63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali açılış töreniyle başladı
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Antalya Spor Salonu'nda düzenlenen törenle başladı. Törende Tilbe Saran ve Menderes Samancılar'a Onur Ödülü verildi. Saran, ödülünü haksız yere hapiste yatan milletvekilleri, gazeteciler, hukukçular, şehir planlamacıları, sinemacılar, bürokratlar, belediye başkanları, akademisyenler ve insan hakları aktivistlerine; Samancılar ise özgür basına adadı.
.webp&w=3840&q=75)
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Antalya Spor Salonu'nda gerçekleştirilen törenle sinema haftasını başlattı. Törende Tilbe Saran ve Menderes Samancılar'a Onur Ödülü, Suzan Kardeş ve Abdurrahman Keskiner'e Sinema Emek Ödülü takdim edildi. Saran ödülünü haksız yere hapiste yatan milletvekilleri, gazeteciler, hukukçular, şehir planlamacıları, sinemacılar, bürokratlar, belediye başkanları, akademisyenler ve insan hakları aktivistlerine adadı; Samancılar ise ödülünü özgür basına adadı.
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali başladı. Festivalin kırmızı halı geçişinde oyuncular yer aldı. Gece, Pınar Altuğ Atacan ve Emre Kınay'ın sunumuyla gerçekleştirildi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, açılış konuşmasında festivalin bu yılki sloganına vurgu yaparak, "Sinemaya duyduğumuz sevgi geçici değil, Antalya'nın sanatla kurduğu bağ geçici değil, Altın Portakal'a sahip çıkma irademiz geçici değil. Sinemaya olan tutkumuz daima, kararlılığımız daima, inancımız daima" dedi.

Özdemir, festivalin bu yılki "Kökler- Kamera ve Işık" başlıklı özel bölümüne dikkat çekerek, "Dünyanın dört bir yanından savaş haberleri alıyoruz. Hiçbir savaş sıradan değildir, hiçbir çocuğun ölümü bir haber başlığından ibaret değildir. Bu yıl savaşın gölgesinde üretmeye çalışan sinemacıların hikayesine odaklanan bu bölümde Lübnan, İran, Filistin ve Ukrayna'dan gelen 13 film gösterilecek. Bu filmler aracılığıyla bu yıkımların ortasında yaşamaya üretmeye ve anlatmaya devam eden insanların hikayelerine tanıklık edeceğiz. Dileğimiz; sinemanın ışığı dünyanın hiçbir coğrafyasında sönmesin" ifadelerini kullandı.
Ulusal Uzun Metraj Yarışması Jüri Başkanı Derviş Zaim, ilk filmi "Tabutta Rövaşata" ile ilk ödülünü 1996'da Altın Portakal'da aldığını hatırlatarak, "Aradan bunca yıl geçtikten sonra burada jüri başkanı olarak bulunuyor olmanın gururu içindeyim; festivale teşekkür ediyorum. 63 yıl, çok önemli bir birikim; bu birikime layık olmak amacımız. Festivalin, ileriki yıllarda gelişerek büyümesi temennimdir" dedi.
TİLBE SARAN ÖDÜLÜNÜ HAKSIZ YERE HAPİSTE YATANLARA ADADI
.webp&w=3840&q=75)
Festivalin ilk Onur Ödülü, dört filmde kendisiyle birlikte çalışan yönetmenler Mehmet Binay ve Caner Alper tarafından usta oyuncu Tilbe Saran'a sunuldu. Saran, ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada, "Bu kadar kıymetli bir ödüle layık gördüğünüz ve Menderes ağabeyle aynı satırda anılma şerefi bahşettiğiniz için öncelikle festivale, özellikle de bu büyülü fener için durmadan hayal kuran sinema emekçilerine teşekkür etmek isterim" dedi.
Saran, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Normallik taş döşenmiş yola benzer; üzerinde rahat yürürsün ama çiçek yetişmez, demiş Van Gogh. Sanat, betonu delip bize selam çakan çiçektir. Kamera, bir derviş gibi, zamanlar, sınırlar, diller, dinler arasında dolaşıp kimselerin görmediğini, duymadığını, unutulanları anlatıp gönülden gönüle köprüler kurar. Sinema; üzerimize yığılan taşların arasından boynunu uzatıp yolumuzu kesen çiçek olur. 'Sadece ölmek için gelmedik bu dünyaya/ Gün ağarırken limon kokusu geldiğine göre' demiş şair Ritsos. Bugün haksız yere hapiste yatan milletvekilleri, gazeteciler, hukukçular, şehir planlamacıları, sinemacılar, bürokratlar, belediye başkanları, akademisyenler ve insan hakları aktivistlerinin bir an önce limon kabuğu kokusu ve çiçeklere kavuşması dileğiyle."
MENDERES SAMANCILAR ÖDÜLÜNÜ ÖZGÜR BASINA ADADI
.webp&w=3840&q=75)
Bu yılın ikinci Onur Ödülü, Türk sinemasının usta isimlerinden Menderes Samancılar'a verildi. Samancılar, ödülünü yeğeni olan oyuncu Berkay Ateş'ten aldı. Ateş, ödülü vermeden önce yaptığı konuşmada, "Bir onur ödülü, bir insana ancak bu kadar yakışırdı" dedi.
Samancılar, ödülünü özgür basına adadığını belirterek, "Ben her aldığım ödülü başka bir şey için kaldırmayı seviyorum. Bu sene maden işçilerine, zeytinlikleri biçilen köylülere, şehit yakınlarına, gazilere, emeklerinin karşılığını alamayan emeklilere, yoksullara sokakta yatanlara, evleri başlarına yıkılan deprem mağdurlarına… O kadar yaralıyız ki hangi birine kaldırayım ödülü… Şu anda ciddi mücadele veren pek çok kesim var ancak bu ödül; başta Murat Ağırel olmak üzere basın emekçilerine! Özgür basın olmadıkça özgür ülke olmaz; yaşasın özgür basın!" diye konuştu.
SİNEMA EMEK ÖDÜLLERİ SUZAN KARDEŞ VE ABDURRAHMAN KESKİNER’E VERİLDİ
Gecede Sinema Emek Ödülleri makyöz Suzan Kardeş ve yapımcı Abdurrahman Keskiner'e verildi. Kardeş, ödülünü yönetmen Ömer Faruk Sorak'tan aldı. Sorak, kırk yıldır birlikte çalıştıklarını belirterek, "Bu zamanda çok şey değişti; Suzan değişmedi. Aynı heyecan aynı yetenekle sektörün birçok alanında birçok başarıya imza atarak bizi de gururlandırıyor" dedi. Kardeş, Altın Portakal'ı Türkiye'nin "OSCAR"ı olarak gördüğünü dile getirerek, "İyi ki sinemayla bir ömür geçirdim çünkü sinema dünyadaki hiçbir şeye benzemeyen, insanı başka bir hayal dünyasında yaşatan bir şey" dedi ve ödülünü bugüne kadar hayatına girmiş herkes ve bütün set arkadaşlarına adadığını söyledi.

Abdurrahman Keskiner ise ödülünü usta oyuncu Suna Yıldızoğlu'ndan aldı. Sinemada 61 yılı geride bıraktığını söyleyen Keskiner, ilk Altın Portakal'ını 1970'te "Çirkin Adam" filmiyle aldığını hatırlattı. Onlarca film, dizi ve belgeselin yanı sıra "Muhsin Bey" filmiyle 5 Altın Portakal aldığını dile getiren Keskiner, "O dönemden beraber çalıştığım hemen hemen kimse kalmadı. Ama yeni nesil daha farklı geliyor; onların sansürle uğraşması, filmi yurtdışına götürmek için kaçak çıkarması gerekmiyor. Ben Umut filmini yurt dışına gönderdim, üç yıl mahkemelerde uğraştım. Şimdi arkadaşlarımız yurt dışında başarılar elde ediyor, hepsini canı gönülden kutluyorum; demek ki yaptıklarımız boşa gitmemiş" dedi.
GENÇ BAŞARI VE SİNEMAYA KATKI ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU
Genç Başarı ödülleri Leyla Smyrna Cabas ve Cem Yiğit Üzümoğlu'na verildi. Cabas, ödülünü Ulusal Jüri Başkanı Derviş Zaim'den alarak, "Bana verilen fırsatların değerini biliyorum, onları en iyi şekilde değerlendireceğim. Kız çocuklarının ve kadınların, hayallerine ulaşmak da hatta hayatta kalmakta zorlandığı bir dünyada kendimi şanslı hissediyorum. Umarım bütün genç kızlar hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulur ve umarım bir gün bunun için şanslı olmak gerekmez" dedi.
Üzümoğlu ise ödülünü oyuncu ve seslendirme sanatçısı Şenay Gürler'den aldı. Gürler, Üzümoğlu ile henüz lise öğrencisi olduğu dönemde aynı dizide çalıştıklarını belirterek, "En iyi arkadaşım olmuştu. İyi bir oyuncu olmasının yanında insan olarak da son derece değerli, topluma duyarlı böyle şahane bir insana ödül verdiğim için çok mutluyum" diye konuştu. Üzümoğlu, "Bu ödül; bana el veren, bana dokunan, beni hayata hazırlayan insanların. Ben burada sadece bir ismim" ifadesini kullandı.
Festivalin Sinemaya Katkı Ödülü Beşiktaş Kültür Merkezi'ne (BKM) verildi. Ödülü BKM adına oyuncular Ersin Korkut ve Ezgi Mola, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir'den aldı. Mola, "Çocukluktan beri yaptıklarını izlediğim, onlarla olma hayalini kurduğum bir kurumdu. Daha sonra o ailenin bir parçası olmak gurur verici. Künyede adı geçen herkes adına aldığımız ödül için teşekkür ediyoruz" dedi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Bülten
Kültür SanatKemerKemer Belediyesi Cumhuriyet Orkestrası, Ulupınar Çıralı'da konser verdi Kemer Belediyesi Gençlik Orkestrası ve Antalya Üstün Kent Orkestrası'ndan oluşan Kemer Belediyesi Cumhuriyet Orkestrası, Ulupınar Mahallesi Çıralı Köyü'nde konser verdi. 


%2520(Medium).webp&w=3840&q=75)