
Akdeniz Üniversitesi öğrencileri, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün aydınlatılması ve faillerin ortaya çıkarılması talebiyle Olbia Çarşısı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
Van’da 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolan ve 15 Ekim 2024’de Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1’inci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi Merkezi tarafından hazırlanan rapor, 10 Ekim’de dosyaya girdi.

İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda, Rojin’in göğüs ve vajina iç bölgesinde 2 erkek kişiye ait DNA örnekleri bulunduğu ortaya çıktı.
Akdeniz Üniversitesi’nden öğrenciler, Van 100. Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümünün aydınlatılması talebiyle bugün (11 Kasım) saat 18.30’da Oliba Çarşısı’nda bir araya geldi.

Öğrenciler, yürüyüş yapmak istese de ÖGB müsaade etmedi.
Öğrenciler “Rojin’in hesabı sorulacak!” pankartı açarak basın açıklaması okudu.
Basın açıklamasında öğrenciler, Kabaiş’in ölümünün aydınlatılmasını ve tüm faili meçhul kadın cinayetlerinin ortaya çıkarılmasını istedi.
Öğrenciler açıklamaya şu sözlerle başladı:
“Bugün Akdeniz Üniversitesi öğrencileri olarak, kız kardeşimiz ve sıra arkadaşımız Rojin Kabaiş için toplandık.
Rojin bizler gibi bir öğrenciydi. Okumak, öğretmen olmak istiyordu. Ama buna engel oldular.
Rojin bir yıl önce kaldığı KYK yurdundan çıktı ve günler sonra kaybolduğu yerden çok uzakta bir göl kıyısında bulundu.
Bulunduktan saatler sonra ailesine haber verildi. Daha otopsi raporu çıkmadan intihar diyerek üstünü kapatmak istediler.
Ama hepimiz biliyorduk ki Rojin, Türkiye’deki birçok kadın gibi faili meçhul bir cinayete kurban gitmişti.
Adli Tıp Kurumu 1 yıl delilleri sakladı, şimdi de katilleri saklıyor. Uydurma sebeplerle deliller karartılıyor.
Bu ihmallere ve adaletsizliğe göz yummuyoruz, yummayacağız.”
Öğrenciler, yaptıkları basın açıklamasında, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu günden bugüne süregelen belirsizliklere ve yetkililerin sessizliğine tepki gösterdi.

Açıklamada, Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te kaldığı KYK yurdundan çıktıktan sonra kendisinden haber alınamadığı, 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşıldığı hatırlatıldı. Ailesine 17 saat sonra haber verildiği belirtilen açıklamada, otopsi raporu çıkmadan “boğulma” ve “intihar” iddialarının ortaya atıldığı vurgulandı.
Öğrenciler, Adli Tıp Kurumu’nun bir yıl sonra Rojin’in göğüs ve cinsel bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA bulduğunu ancak bu bilgilerin dosyaya eklenmediğini ve kimliklerin açıklanmadığını ifade etti. Ayrıca dosyaya gizlilik kararı getirildiği, ailenin ve avukatların süreçten haberdar edilmediği aktarıldı.

Basın açıklamasında, bu yıl Meclis’e sunulan “Rojin Kabaiş’in cinayeti araştırılsın” önergesinin AKP ve MHP oylarıyla reddedildiği de hatırlatılarak, adalet talebinde bulunan öğrencilere yönelik polis ve özel güvenlik müdahaleleri kınandı.
Öğrenciler açıklamalarında şu soruları yöneltti:
“ATK bir yıldır bizden neyi saklıyor?
Rektör Hamdullah Şelvi’nin Rojin’in otopsi odasında ne işi vardı?
Rojin’in failleri neden saklanıyor?”





