Antalya Barosu: "Milyonlarca emekliyi açlık ve yoksulluk sınırına hapseden politikalardan derhal vazgeçilmeli"

Antalya Barosu, Ankara’da Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde emeklilerin zam talebiyle bir araya geldiği protestoda emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun intihar etmesine yönelik açıklamada bulundu. Baro açıklamasında, ömrünü bu devlete hizmet etmeye adadığını ifade ettiği Şekeroğlu’nun feryadının, sistemin kendi yurttaşını çaresizlik içinde ölüme sürüklediği kapkara bir tablosuyla noktaladığını belirtti.
Antalya Barosu, Ankara’da AYM önünde emeklilerin zam talebiyle bir araya geldiği protestoda 25 Eylül tarihinde emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun intihar ederek yaşamını yitirmesi sonucunda dün (26 Eylül) sosyal medya hesaplarından açıklama yayımladı. Baro açıklamasında ömrünü bu devlete hizmet etmeye adadığını ifade ettiği Şekeroğlu’nun feryadının, sistemin kendi yurttaşını çaresizlik içinde ölüme sürüklediği kapkara bir tablosuyla noktaladığını belirtti.
“ÖMRÜNÜ KAMU HİZMETİNE ADAMIŞ BİR YURTTAŞ”
Emekli polis memuru iki çocuk babası Şekeroğlu elinde AYM önündeki emeklilerin protestosunda"Para için değil onurumuz için" yazılı dövizle intihar etti. Tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayan Şekeroğlu'na ilişkin Antalya Barosu açıklama yayımladı.
Baro'nun açıklamasında, Şekeroğlu'nun ölümüne ilişkin bu ölümün görmezden gelinebilecek bir trajedi veya münferit bir vaka ya da kriz olmadığı edilldi. Bu ölümün, ömrünü kamu hizmetine adamış bir yurttaşın dahi yoksulluk, geçim sıkıntısı ve derin bir çaresizlik içine itildiğinin en yakın göstergelerinden biri olduğu belirtildi.
ANAYASAL ZORUNLULUK AÇIKLAMASI
Baro açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinin devleti “sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımladığını, Anayasa’nın 5. maddesinin ise devlete, kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik, ve sosyal engelleri kaldırma ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlama görevini yüklemekte olduğunu açıkladı.
Açıklamanın devamında, devletin görevinin yalnızca bireylerin fiziksel varlığını korumak olmadığı ayrıca bireyi yaşamından vazgeçecek noktaya sürükleyen ekonomik, sosyal ve psikolojik yıkımlara karşı koruyucu tedbirleri almak olduğu, insan onuruna yakışır bir yaşam standardını temin etmek olduğu belirtilerek “Sosyal güvenlik hakkı bir lüfuf değil, anayasal bir zorunluluktur” ifadeleri kullanıldı.
“ARTIK İNSAN ONURUNU TEHDİT EDEN BOYUTLARA ULAŞMIŞTIR”
İktisadi tercihlerin yurttaşları insanca yaşamdan mahrum ettiği ifade edilen açıklamada, tercihlerin artık insan onurunu tehdit eder boyutlara ulaştığı ifade edilerek şu açıklamalarda bulunuldu:
“Bununla birlikte ekonomik ve toplumsal durumu, yalnızca yanlış iktisadi tercihlerle açıklamanın da mümkün değildir. Bu aynı zamanda derinleşen bir hukuk devleti ve adalet krizidir. Anayasadaki temel yükümlülüklerin yerine getirilmediği, adaletin tecelli etmediği, hukuki güvenliğin yok edildiği bir ülkede ekonominin ayakta kalmasının söz konusu olamayacağı açıktır.”
"EMEKLİ AYLIKLARI İNSAN ONURUNA YARAŞIR VE GEÇİM SAĞLAMAYA YETECEK SEVİYEYE ÇEKİLMELİ"
Açıklamanın devamında milyonlarca emekliyi açlık ve yoksulluk sınırına hapseden politikalardan derhal vazgeçilmesi gerektiği, emekli aylıklarının insan onuruna yaraşır ve geçim sağlamaya yetecek adli bir seviyeye çekilmesi gerektiği belirtilerek açıklama şu ifadelerle sonlandırıldı:
"Antalya Barosu olarak sosyal hukuk devletini, insan onurunu ve yaşam hakkını savunmayı; emeklilerimizin ve tüm yurttaşlarımızın hak arama mücadelesinin yanında kararlılıkla bulunmayı sürdüreceğimizi belirtiriz."
GüncelAntalya Büyükşehir Belediyesi, ceviz hasadı başlayan mahallelere ceviz soyma makinesi gönderiyor


