Antalya Barosu tarafından kadın cinayetleri ve çocuk ihmallerine ilişkin açıklama yapıldı

Antalya Barosu Kadın Hakları Komisyonu Antalya Barosu Kadın Hakları Komisyonu
Fotoğraf: Evrim Deniz / csgorselarsiv.org

Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu (KHTÇEK), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde kadın cinayetleri, çocuk ihmalleri ve yargı pratiklerine ilişkin kamuoyu açıklaması yaptı. Açıklamada, bir hafta içinde altı kadının öldürülmesi ve çocuk koruma sistemindeki zafiyetler ele alındı.

Dünya Kadınlar Günü öncesinde Antalya Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Kurulu (KHTÇEK) tarafından açıklama gerçekleştirildi. Açıklamada kadın ve çocuk hakları konularına ve uygulamada görülen eksikliklere değinildi.

KADIN CİNAYETLERİ CEZASIZLIK ALGISININ BİR SONUCU

Kurul tarafından yapılan açıklamada, geçen hafta bir gün içinde altı kadının katledildiği bilgisi paylaşıldı. Kadın cinayetlerinin toplumsal cinsiyet eşitsizliği, cezasızlık algısı ve koruma mekanizmalarının işletilmemesinin sonucu olduğu ifade edildi. Metinde, her kadın cinayetinin önlenebilir olduğu ve koruma yükümlülüğünün anayasal olarak devlete ait olduğu kaydedildi.

ÇOCUK KORUMA SISTEMİNDEKİ EKSİKLİKLERE DİKKAT ÇEKİLDİ

Açıklamada, 14 yaşındaki bir kız çocuğunun, kendisine şiddet ve istismar uyguladığı belirtilen babasını öldürmek zorunda kalması olayı hatırlatıldı. Bu vakanın çocuk koruma sistemindeki eksiklikler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği hukuken ve fiilen çocuğun devlet tarafından korunmuş olması gerekliliği bildirildi. Yargılama sürecine ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:

“* Çocuğun fiilin hukuki sonuçlarını algılama yeteneği ve meşru savunma sınırları titizlikle incelenmelidir.

* Çocuk adalet sisteminin temel amacı cezalandırmak değil, çocuğun üstün yararını gözeterek onu korumaktır.

* Hiçbir çocuk, hayatta kalmak için şiddete başvurmak zorunda bırakılmamalıdır.”

“KADIN İRADESİ FAİL LEHİNE İNDİRİM GEREKÇESİ DEĞİLDİR”

Kurul Ceyda Yüksel cinayeti davasına da değindi. Olayda cinsel birlikteliği reddettiği gerekçesiyle uygulanan ‘haksız tahrik’ indiriminin yüksek yargı tarafından onanması eleştirildi. Kurul, rızanın özgür iradeye dayandığını ve her an geri çekilebileceğini vurguladı. Bir kadının iradesini beyan etmesinin fail lehine indirim gerekçesi yapılmasının yaşam hakkını hiçe saymak olduğu belirtildi.

6284 ETKİN ŞEKİLDE UYGULANMALI ÇAĞRISI YAPILDI

Antalya Barosu KHTÇEK, laiklik ilkesinin ve hukuk devletinin kadın hakları için temel teminat olduğunu ifade ederek taleplerini şu şekilde sıraladı:

“* 6284 sayılı Kanun etkin şekilde uygulanmalı ve koruyucu tedbirler hayata geçirilmelidir.

* Kadınların yaşam hakkı ve özgürlükleri siyasi veya toplumsal pazarlık konusu yapılmamalıdır.

* Toplumsal cinsiyet eşitliği, demokratik hukuk devletinin omurgası olarak kabul edilmelidir.”

Kurul, hayatı elinden alınan tüm kadınları anarak, bir kişinin daha eksilmemesi için hukuki ve toplumsal mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini kamuoyuna duyurdu.