Antalya Barosu TODAK’tan 19 Mart sürecine ilişkin rapor

antalya barosu 19 mart raporu, antalya barosu, antalya ekrem imamoğlu protestoları antalya barosu 19 mart raporu, antalya barosu, antalya ekrem imamoğlu protestoları

Antalya’da, Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasının ardından başlayan sokak eylemlerine ilişkin hazırlanan rapor kamuoyuyla paylaşıldı. Antalya Barosu Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulu (TODAK) tarafından hazırlanan “Meydan ve Sokağın Hafızası” başlıklı raporda, protesto sürecinde yaşanan kolluk müdahaleleri, gözaltı uygulamaları ve yaşanan hak ihlali ele alındı.

Antalya’da, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasıyla başlayan sokak eylemlerinin yıl dönümünde bir rapor yayımlandı.

Antalya Barosu Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulu (TODAK) tarafından hazırlanan “Meydan ve Sokağın Hafızası” başlıklı rapor, dün (26 Mart) kamuoyuyla paylaşıldı.

Raporda, barışçıl toplanma hakkının ihlal edildiği, kolluk müdahalelerinin orantısız olduğu ve sürecin çok katmanlı hak ihlalleri içerdiği vurgulandı.

PROTESTOLARIN ARKA PLANI: “KIRILMA NOKTASI”

Rapora göre protestolar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te gözaltına alınmasının ardından ülke genelinde gelişti. Antalya’daki eylemler de bu sürecin yerel yansıması olarak ele alındı.

Raporda ayrıca protestoların yalnızca güncel bir gelişme değil, Türkiye’de barışçıl toplanma hakkının tarihsel seyri ve baskılanma pratikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

“BARIŞÇIL TOPLANMA HAKKI DARALTILIYOR”

TODAK raporu, Türkiye’de yürürlükte olan 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun hak kullanımını sınırlayan bir çerçeve oluşturduğunu belirtiyor.

Raporda, bildirim zorunluluğu ve idareye tanınan geniş yetkiler nedeniyle spontane protestoların fiilen suç haline getirildiği ve bunun temel haklar açısından sorun yarattığı kaydedildi.

antalya barosu 19 mart raporu, antalya barosu, antalya ekrem imamoğlu protestoları

ANTALYA’DAKİ PROTESTOLARDA NELER YAŞANDI?

Raporda 20–25 Mart 2025 tarihleri arasındaki protestolar kronolojik olarak incelendi. Bu süreçte:

  • Kent merkezinde yoğun polis varlığı ve bariyer uygulamaları
  • TOMA, biber gazı ve tazyikli su kullanımı
  • Gösterilere katılan yurttaşlara yönelik müdahaleler
  • Gözaltı işlemleri ve sonrasında yapılan operasyonlar

ayrıntılı biçimde ele alındı.

ORANTISIZ GÜÇ VE HAK İHLALİ İDDİALARI

Raporda dikkat çeken başlıklardan biri kolluk müdahaleleri oldu.

  • Biber gazı ve tazyikli su kullanımının ölçüsüz olduğu
  • Barışçıl gösterilere müdahale edildiği
  • Gözaltı süreçlerinde usulsüzlükler yaşandığı

tespitlerine yer verildi.

Ayrıca gözaltına alınan kişilerin beyanlarında kötü muamele, kayıt dışı gözaltı ve kaba dayak iddialarının bulunduğu aktarıldı.

AVUKATLAR VE GAZETECİLER DE ENGELLENDİ

Rapora göre protesto alanında yalnızca göstericiler değil, avukatlar ve gazeteciler de çeşitli engellemelerle karşılaştı.

  • Avukatların müdahalelere erişiminin kısıtlandığı
  • Gazetecilerin haber takibinin engellendiği

belirtilerek bu durumun adil yargılanma ve basın özgürlüğü açısından sorun yarattığı ifade edildi.

ŞAFAK OPERASYONLARI VE SORUŞTURMALAR

Protestoların ardından gerçekleştirilen şafak operasyonlarına da raporda geniş yer verildi.

  • Ev baskınlarıyla gözaltılar
  • Dijital materyallere el konulması
  • Uzatılan gözaltı süreleri
  • “Şablon gerekçelerle” tutuklamalar

gibi uygulamaların ölçülülük ilkesine aykırı olduğu değerlendirildi.

“TEMEL HAKLARIN ÇOK KATMANLI İHLALİ”

Raporun sonuç bölümünde, Antalya’daki süreç “temel hakların çok katmanlı ihlali” olarak tanımlandı.

  • Barışçıl toplanma hakkının yanı sıra:
  • ifade özgürlüğü
  • örgütlenme özgürlüğü
  • kişi özgürlüğü ve güvenliği
  • adil yargılanma hakkı

gibi birçok hakkın birlikte ihlal edildiği vurgulandı.

TODAK’TAN ÖNERİLER

Raporda kamu kurumlarına yönelik çeşitli öneriler de yer aldı:

  • Kolluk güçlerinin insan hakları temelli yaklaşım benimsemesi
  • Yargı süreçlerinin bağımsız ve tarafsız yürütülmesi
  • 2911 sayılı yasanın insan hakları standartlarına uygun biçimde değiştirilmesi
  • Gözaltı süreçlerinde İstanbul Protokolü’nün uygulanması

çağrısı yapıldı.

Raporun tamamını okumak için tıklayın