
Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, komedyen Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı sahne gösterisindeki politik ve sosyal hicivler nedeniyle hakkında soruşturma başlatılmasına tepki gösterildi. Açıklamada, ifade ve sanat özgürlüğüne yönelik bu müdahalenin demokratik hukuk devletiyle bağdaşmadığı belirtildi.
Komedyen Deniz Göktaş “Ölüdeniz” adlı stand-up gösterisini, 1 Haziran’da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde sahneledi. Gösterinin kaydı ise 24 Haziran’da Deniz Göktaş’ın YouTube kanalında yayınlandı. YouTube’da 7 milyonu aşkın kez izlenen Gösteride yer alan bazı şakalar nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Deniz Göktaş hakkında “dini değerleri aşağılama” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
“MİZAHIN ADLİ SÜRECE DAHİL DEDİLMESİ, DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ İLKESİYLE BAĞDAŞMIYOR”
Başlatılan soruşturmaya yönelik Antalya Barosu tarafından açıklama yapıldı. Açıklamada, komedyen Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı sahne gösterisindeki politik ve sosyal hicivleri gerekçe gösterilerek hakkında soruşturma başlatılmasının, ifade ve sanat özgürlüğüne yönelik tahammülsüzlüğün ulaştığı boyutu gösterdiği belirtildi. Açıklamada, sahne gösterisinde yer alan mizahi, ironik veya absürt unsurların ceza hukuku kapsamında dar yorumlarla adli sürece konu edilmesinin demokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı ifade edildi.
“MUHALİFİ SUSTURMA APARATI”
Antalya Barosu, bu tür idari ve yargısal pratiklerin asıl amacının hukukun toplumu şekillendirme ve muhalif sesleri susturma aracına dönüştürülmesi olduğunu belirtti. Rahatsız edici dahi olsa eleştirinin, hicvin ve çok sesliliğin yargı eliyle bastırılmaya çalışıldığı toplumların zihinsel çoraklaşmaya, tektipleşmeye ve sessizliğe mahkûm olduğu vurgulandı. Hukuk devletinde hiçbir yurttaşın nefret içermeyen ve ayrımcılığa varmayan düşüncelerini yargı tehdidi altında ifade etmek zorunda bırakılamayacağı ifade edildi.
Açıklamada Antalya Barosu’nun, mizahı güvenlik zafiyeti, sanatçıyı ve özgür düşünceyi adli tehdit olarak gören anlayışı reddettiğini, hukukun üstünlüğünü ve ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceğini duyurdu.




