Antalya Barosu’ndan İzmir Barosu’na destek: “Baroların hak ihlallerini raporlayamadığı bir düzenin adı hukuk devleti değildir”

Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında, Avukatlık Kanunu’nun yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirdikleri için fezleke düzenlendiği ve soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında Avukatlık Kanunu’nun yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirdikleri için fezleke düzenlenmesi ve soruşturma başlatılmasının hukuki ve vicdani bir dayanağı olmadığı belirtildi. Açıklamada, İzmir Barosu’nun yanında olunduğu duyuruldu.

Açıklamada, başlatılan soruşturmanın üç temel nedeni olduğu ifade edildi:

“Birincisi, 19 Mart olaylarının ardından tutuklanan ve Menemen Cezaevi’nde darp edildikleri yönünde beyanlarda bulunan gençlerin durumunu raporlaması ve bu konuda kamuoyunu bilgilendirmesi nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması.

İkincisi, Kırıklar Cezaevi’ndeki hak ihlallerini raporlayıp kamuoyuyla paylaşması nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması.

Üçüncüsü, 19 Mart olayları sonrasında demokratik ve anayasal haklarını kullanarak gerçekleştirilen yürüyüşlere katılmaları nedeniyle 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri iddiası.”

Açıklamada, barolara Avukatlık Kanunu tarafından verilen insan haklarını koruma ve savunma yükümlülüğünün suç ve ceza konusu haline getirilmesinin hukuki ve vicdani herhangi bir dayanağının bulunmadığı belirtildi. Baroların hak ihlallerini raporlayamadığı, kamuoyunu bilgilendiremediği, hukuka aykırılıkları görünür kılamadığı, demokratik ve anayasal haklarını kullanarak barışçıl toplantı ve gösterilere dahi katılamadığı bir düzenin adının hukuk devleti değil, ancak otoriter bir yönetim anlayışı olabileceği vurgulandı.

“İZMİR BAROSU BİAT ETMEMİŞ BİR BARO”

Açıklamada, İzmir Barosu’nun tarihin en kritik dönemlerinde dahi hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin yanında durarak biat etmemiş bir baro olduğu, bugün ise yurttaşın en temel haklarını savunduğu için soruşturulduğu ve sanık sandalyesine oturtulmak istendiği ifade edildi. Bu girişimin yalnızca İzmir Barosu’na değil, tüm barolara, tüm avukatlara, savunma mesleğine ve hukuk devletine yöneltilmiş bir girişim olduğu belirtildi.

Antalya Barosu’nun hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı tüm güç ve destekle İzmir Barosu’nun yanında olunduğu duyuruldu. Savunmanın ve avukatlık mesleğinin onurunun hiçbir koşulda teslim alınamayacağı bir kez daha vurgulandı.

Açıklamaya destek veren barolar şöyle:

Adana Barosu, Adıyaman Barosu, Afyonkarahisar Barosu, Ağrı Barosu, Aksaray Barosu, Amasya Barosu, Ankara Barosu, Antalya Barosu, Ardahan Barosu, Artvin Barosu, Aydın Barosu, Balıkesir Barosu, Bartın Barosu, Batman Barosu, Bilecik Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Bolu Barosu, Burdur Barosu, Bursa Barosu, Çanakkale Barosu, Çankırı Barosu, Çorum Barosu, Denizli Barosu, Diyarbakır Barosu, Düzce Barosu, Edirne Barosu, Elazığ Barosu, Erzincan Barosu, Erzurum Barosu, Eskişehir Barosu, Hakkâri Barosu, Hatay Barosu, Gaziantep Barosu, Giresun Barosu, Gümüşhane Barosu, Iğdır Barosu, Isparta Barosu, İstanbul Barosu, İzmir Barosu, Kahramanmaraş Barosu, Karabük Barosu, Kars Barosu, Kastamonu Barosu, Kayseri Barosu, Kırklareli Barosu, Kırşehir Barosu, Kilis Barosu, Kütahya Barosu, Kocaeli Barosu, Konya Barosu, Malatya Barosu, Manisa Barosu, Mardin Barosu, Mersin Barosu, Muğla Barosu, Muş Barosu, Nevşehir Barosu, Niğde Barosu, Ordu Barosu, Osmaniye Barosu, Rize Barosu, Sakarya Barosu, Samsun Barosu, Siirt Barosu, Sinop Barosu, Sivas Barosu, Şanlıurfa Barosu, Şırnak Barosu, Tekirdağ Barosu, Tokat Barosu, Trabzon Barosu, Tunceli Barosu, Uşak Barosu, Van Barosu, Yalova Barosu, Yozgat Barosu, Zonguldak Barosu.