Antalya, iklim krizi nedeniyle kaybedilen uyku saatinin en yüksek olduğu iller arasında yer alıyor

Görsel: Yapay zeka ile oluşturulmuştur

Climate Central’ın bin 338 büyük şehri kapsayan çalışmasına göre, iklim krizi nedeniyle artan gece sıcaklıkları uyku süresini azaltıyor. Türkiye’den 15 şehrin incelendiği araştırmada Antalya, iklim krizi kaynaklı uyku kaybının yüksek olduğu iller arasında yer aldı.

İklim Masası

Climate Central tarafından yapılan kapsamlı analiz, iklim krizi nedeniyle artan sıcaklıklara bağlı uyku kaybının 1970’lerin başından bu yana en az iki kat arttığını ortaya koydu. Çalışmaya göre dünya genelinde ortalama bir kişi, 2020-2025 döneminde yüksek ortam sıcaklıkları nedeniyle yılda yaklaşık 56 saat uyku kaybetti.

TÜRKİYE’DEN 15 ŞEHİR İNCELENDİ

Araştırma kapsamında Türkiye’den Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Malatya, Mersin ve Van olmak üzere 15 şehir incelendi.

Türkiye’ye ilişkin bulgulara göre, iklim krizi nedeniyle kaybedilen uyku saatinin en yüksek olduğu il Adana oldu. Adana’da sıcaklıklar nedeniyle 1970-1975 yılları arasında ortalama 40 saat uyku kaybedilirken, 2020-2025 döneminde bu kayıp 48 saate çıktı. Çalışmaya göre bu kaybın yüzde 14’ü, yani yaklaşık yedi saati iklim krizinden kaynaklandı.

ANTALYA’DA İKLİM KRİZİ KAYNAKLI UYKU KAYBI BEŞ SAAT

Araştırmada Antalya, iklim krizi nedeniyle uyku kaybının öne çıktığı şehirler arasında yer aldı. Çalışmaya göre Antalya’da yüksek gece sıcaklıklarına bağlı uyku kaybının beş saati iklim kriziyle ilişkilendirildi.

İklim krizi nedeniyle kaybedilen uyku saatinin yüksek olduğu diğer iller arasında Gaziantep ve Mersin altı saatle, Antalya, Diyarbakır, Konya ve Malatya ise beş saatle yer aldı. Ankara, İstanbul, Bursa, Eskişehir, İzmir, Kayseri ve Van’da ise bu kayıp dört saat olarak hesaplandı.


YÜKSEK GECE SICAKLIKLARI NE İÇİN TEHLİKELİ?

Yüksek gece sıcaklıkları, vücudun serinlemesini ve gündüz sıcaklıklarının ardından toparlanmasını engellediği için özellikle tehlikeli. Ayrıca felç, kardiyovasküler rahatsızlık ve ölüm riskini artırıyor.

Sıcak geceler, uyku kalitesini de bozar ve uyku süresini kısıtlar. Bu da fiziksel ve ruhsal sağlık sorunları doğurur; bilişsel işlevleri, çocukların beyin gelişimini ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkiler. Kısa ve kalitesiz uyku, beklenen yaşam süresini kısaltabilir. Kaza ve yaralanma risklerini artırabilir.  

Sıcak geceler; bebekler, yaşlılar ve hamile kadınları gibi kırılgan grupları daha çok etkiler. 

Yüksek gece sıcaklıklarının etkileri, ülkeler arasında ve ülkeler içinde de farklılık gösterir. Kısmen konut kalitesi ve klima gibi soğutma sistemlerine erişimdeki farklılıklar nedeniyle, düşük gelirli vatandaşları daha çok etkiler.

İklim değişikliği nedeniyle dünya ısınırken, gece sıcaklıkları, gündüz sıcaklıklarından bile daha hızlı arttı: 2025 yılında, Orta Doğu’daki şehirler, en düşük sıcaklıkların 36 dereceye kadar ulaştığı rekor gece minimum sıcaklık değerlerini kırdılar. 

TÜRKİYE’DE “TROPİK GECELER”

Türkiye’de 1950 ile 2022 yılları arasındaki süreci inceleyen, Prof. Dr. Ecmel Erlat ve Doç. Dr. Doğukan Yavaşlı tarafından yayımlanan bir makaleye göre; bu süre zarfında Akdeniz’de yaşanan tropikal gecelerin ortalama sayısı yüzde 93, ortalama uzunluğu ise yüzde 45 arttı. 

Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, ‘‘Tropik gecelerin yaşandığı dönemler giderek uzuyor; başlangıç tarihleri ortalama 10 gün erkene gelmişken, bitiş tarihleri ise 12 gün daha geçe kaymış durumda. Kısacası, artık Akdeniz’in birçok bölgesinde yaz boyunca tropikal geceler yaşanıyor. Bu artış, tüm Akdeniz havzasında gözlenmekle birlikte, kıyı şeritlerinde ve kentsel alanlarda daha belirgin’’ dedi. 

‘‘Akdeniz’deki tropikal gece artışının arkasında yatan temel neden ise iklim değişikliği. Başta fosil yakıtların yakılması olmak üzere insan kaynaklı faaliyetler, küresel ısınmaya yol açıyor ve bu ısınma da, özellikle Akdeniz gibi hassas bölgelerdeki sıcaklıkları ciddi şekilde etkiliyor,’’ ifadelerini kullanan Yavaşlı’ya göre, ‘‘Küresel ısınmanın yanı sıra, deniz yüzey sıcaklığındaki artış ve kentsel ısı adası etkisi de tropikal gecelerin artmasına katkıda bulunuyor. Deniz yüzey sıcaklıklarının artması, özellikle kıyı bölgelerinde daha yüksek sıcaklıklara neden olurken, kentsel ısı adası nedeniyle şehirler, kırsal alanlara göre daha fazla ısınıyor”dedi.

TÜRKİYE’DEN UZMAN GÖRÜŞÜ: “HER YIL YAKLAŞIK YEDİ SAATLİK UYKU KAYBI”

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uğurcan Sayılı, iklim değişikliğinin, dünyanın birçok bölgesinde gece sıcaklıklarını artırdığını ve aşırı sıcak geceleri daha yaygın hale getirdiğini söyledi.

Climate Central’ın, iklim değişikliğinin dünya genelindeki şehirlerde uykuyu nasıl etkilediğini tahmin etmek amacıyla 2020- 2025 dönemi ve karşılaştırmak için 1970’lerin başındaki dönemin referans alındığını belirtti. Bu şekilde, bir kişinin yüksek gece sıcaklıkları nedeniyle ortalama ne kadar uyku kaybettiği ve bu uyku kaybının ne kadarın iklim değişikliğinden kaynaklandığının tahmin edildiğini açıkladı.

Çalışmaya göre, 2020- 2025 yılları arasında dünya genelinde ortalama bir kişinin, her yıl 56 saat uyku kaybettiği, bu kaybın yıllık tahminen altı saati, (yüzde 10’dan biraz fazlası) iklim değişikliğinin neden olduğu ısınmaya atfedilebildiğini ifade etti.

Doç Dr. Sayılı, iklim değişikliğiyle bağlantılı en büyük uyku kayıplarına değinerek şunları söyledi:

“Bu, yüksek gece sıcaklıkları nedeniyle her yıl yaklaşık yedi gecelik uyku kaybedildiği anlamına geliyor; bunun yaklaşık bir gecesi ise iklim değişikliği ile bağlantılı. En büyük etkiler ise halihazırda aşırı sıcak gece sıcaklıklarının yaşandığı yerlerde yoğunlaşıyor. Örneğin 2020-2025 döneminde, iklim değişikliğiyle bağlantılı en büyük uyku kayıplarının yaşandığı bölgeler arasında Orta Doğu da yer alıyor. 

Türkiye’de ise 2020-2025 yılları arasında gece sıcaklığı nedeniyle her yıl yaklaşık 35 saat uyku kaybedilmiş. Bu yıllık uyku kaybının tahminen 4,5 saati, yani yüzde 13’ü, iklim değişikliğine atfediliyor. 

İş programları, stres, sağlık durumu, kafein, ışık, gürültü, yatak odası koşulları ve nem, kişinin ne kadar uyuduğunu ve sıcak gecelerin uykusunu ne ölçüde etkilediğini şekillendirebilse de bu çalışma ile iklim değişikliğinin ve gece ısınmasının, iyi bir gece uykusu alma yeteneğini giderek daha fazla sekteye uğrattığı vurgulanıyor.’’

“DÜŞÜK GELİRLİ ÜLKELERDE YAŞAYAN YAŞLILAR VE KADINLAR DAHA ÇOK RİSK ALTINDA”

Küresel İklim ve Sağlık İttifakı (Global Climate and Health Alliance) Başkanı ve Kanada Tabipler Birliği’nin gelecek dönem başkanı, acil tıp uzmanı Dr. Courtney Howard, yetersiz uykunun devam etmesi kilo alımı, diyabet, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar ve ölüm riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu söyledi.

Gece sıcaklıklarının artmasının uykuya zarar verdiğini açıklayan Howard, bu etkinin özellikle düşük gelirli ülkelerde yaşayan yaşlı ve kadınlar üzerinde daha belirgin olduğunu söyledi.Howard, yetişkinlerin en iyi sağlık durumunda olabilmek için yedi ile dokuz saat uykuya ihtiyacı olduğunu belirtti.

“SERA GAZI EMİSYONLARI ACİLEN AZALTILMALI”

Howard, halk sağlığı ve insan verimliliğinin, iklim değişikliğiyle artan sıcaklıkların ve şiddetin artmasıyla uyku bozuklukları, halk sağlığına yönelik gibi tehditleri meydana getirdiğini söyledi. Buna yönelik uyum önlemlerine geçilmesi ihtiyacının duyulduğu söyleyerek, seragazı emisyonlarının acilen azaltılmasına ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.

İKLİM MASASI HAKKINDA

İklim Masası, basına bilimsel temelli iklim haberleri servis etmek amacıyla kurulmuştur. İklim değişikliğini, ekonomiden tarıma, biyoçeşitliliğe etkilerinden toplumsal sonuçlarına, tüm yönleriyle ele almayı hedefleyen bir haber servisidir.

Bilim insanları tarafından İklim Masası için kaleme alınan haber metinleri, gazetecilere ve basın kuruluşlarına ücretsiz sunulur.

Gazeteciler, haberi hazırlayan bilim insanını ve İklim Masası’nı referans göstermek kaydıyla, metinlerin tamamını veya bir kısmını kullanabilir ve metinlerden alıntı yapabilir.

İklim Masası, iklim değişikliğiyle ilgili basında yer alan haberlerin nicelik, nitelik ve konu çeşitliliği bakımından gelişmesini hedefler. İklim değişikliği konusundaki çalışmaları daha görünür kılmayı, yeni araştırmalara ilham vermeyi ve iklim değişikliği konusunda üretilen akademik bilgiyi bir araya getirerek gazeteciler için güvenilir bir bilgi kaynağı oluşturmayı amaçlar.

Çalışmanın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz