Antalya Kadın Platformu, Konyaaltı Anadolu Lisesi müdürünün kız öğrencilere yönelik cinsiyetçi sözlerini protesto etti

Antalya Kadın Platformu, Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde bulunan Konyaaltı Anadolu Lisesi’nde mezuniyet fotoğrafı çektirmek isteyen kız öğrencilere hakaret ve tehditte bulunan okul müdürü H.A.D’ye karşı basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Kadınların bedenleri üzerinde tahakküm kurmaya çalışan bu gerici zihniyetin karşısında susmayacağız, sessiz kalmayacağız, geri adım atmayacağız” denildi.

Antalya Kadın Platformu, Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde bulunan Konyaaltı Anadolu Lisesi’nde mezuniyet fotoğrafı çektirmek isteyen kız öğrencilere hakaret ve tehditte bulunan okul müdürü H.A.D’ye karşı dün (2 Nisan) saat 12.30’da Konyaaltı Anadolu Lisesi önünde basın açıklaması düzenledi.

Açıklamada, 22 Nisan’da yaşanan olayın eğitimde cinsiyetçi baskı ve tacizin örneği olan olay, kız öğrencilerin haklarına yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Konuya ilişkin velilerin suç duyurusunda bulunulduğu ifade edildi.

Öğrenciler, mezuniyet için belirtilen kıyafetle okula geldiklerinde, okul müdürü  tarafından cinsiyetçi ifadeler kullanılarak aşağılanmış, hakaretlere ve tehditlere uğradığı vurgulanan açıklamada, “Müdürün kullandığı ifadeler, yalnızca bu öğrencilerin onurlarına ve kişisel haklarına yönelik bir saldırı değil, aynı zamanda eğitimin ve eğitimcilerin toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı niteliğinin açık bir göstergesidir” denildi.


Açıklamada, müdürün “Bu haliniz ne okula böyle mi gelinir? Örf adetlerimize, ahlakımıza uygun değil. Ben size ahlak öğretirim. Adam gibi gelin. Böyle mini etekler benim lügatımda yok. Benim görev yaptığım okulda da olamaz. Öğrenci gibi gelip öğrenci gibi gideceksiniz. “Eğer mezuniyette de böyle giyinirseniz kapıları kilitlerim. Kaymakam dahi alsa mezun etmem. Bu kılık kıyafet ne? Oradan hemen cübbe alıp üzerinize giyiyorsunuz. Çıkardığınızı görürsem sizi bulurum.” sözlerini söylediği ifade edilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Öğrencilerin mağduriyetine rağmen, müdürün bu cinsiyetçi tavrı devam etmiş, öğrenciler okul bahçesinde zorla bekletilmiş, cübbe giymeye zorlanmış, tuvalet ihtiyaçlarını karşılamalarına dahi izin verilmemiştir. Bu olay, yalnızca sözlü taciz ve tehditle sınırlı kalmamış, öğrenciler üzerinde psikolojik ve fiziksel baskı yaratmıştır. Öğrenciler, müdür okuldan ayrılana kadar sınıfta kapalı tutulmuş, yalnızca saat 11.00’den sonra dışarı çıkabilmişlerdir. Bu süreçte, öğrencilerin bir kısmı ciddi psikolojik baskı altında kalmış ve ağlamıştır. Bu utanç verici olay, eğitimde cinsiyetçi, otoriter ve gerici müdahalelerin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Kadınların ve kız çocuklarının kıyafetleri üzerinden yapılan bu zorbalık, her şeyden önce onların insan haklarına, kişilik haklarına ve özgürlüklerine yönelik açık bir saldırıdır.”

Açıklamada, sürecin takipçisi olacakları ve cinsiyetçi zihniyetle mücadele etmeye devam edecekleri ifade edildi. Eğitim kurumlarında, öğrencilere cinsiyetçi bir biçimde müdahale eden, hakaret ve tehditte bulunan, onları baskı altına alan her türlü zihniyetin kabul edilemez olduğu söylendi.

Tüm idarecilerin toplumsal cinsiyet eğitimi alması gerektiği vurgulanan açıklamada, şu talepler sıralandı:

“Konyaaltı Anadolu Lisesi’nde yaşanan bu olayın derhal soruşturulması, sorumlular hakkında adli ve idari işlem yapılması,

Cinsiyetçi tutumların okullarda son bulması için etkin adımların atılması,

Öğrencilerin hakları ihlal edilen her durumda, öncelikli olarak onların haklarını savunacak mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir.

Eğitimde eşitlik, özgürlük ve haklar adına hiçbir gerici zihniyete, baskıya ve ayrımcılığa boyun eğmeyeceğiz.

Antalya Kadın Platformu olarak, öğrencilerin ve kadınların onurunu ve haklarını savunma kararlılığını sürdürecekleri belirtilen açıklamada, şu ifadeler denildi:

“Kadınların bedenleri üzerinde tahakküm kurmaya çalışan bu gerici zihniyetin karşısında susmayacağız, sessiz kalmayacağız, geri adım atmayacağız! Eğitim kurumları; çocukların, gençlerin özgür bireyler olarak yetişeceği, eşitliğin, bilimin ve laikliğin hayat bulacağı yerlerdir. Okullar; kız öğrencilerin etek boyuyla uğraşanların değil, onların hayallerine, bilgisine ve özgürlüğüne değer verenlerin alanı olmalıdır! Bedenleri hedef alan, kadınları ahlak ölçüsüyle denetlemeye kalkışan her zihniyet suçludur ve bu suça sessiz kalan herkes de bu suça ortaktır!”

Olayın derhal, şeffaf ve bağımsız bir şekilde soruşturulmalı; suça ortak olanlar derhal cezalandırılması gerektiği belirtilen açıklamada, son olarak şu ifadeler kullanıldı:

“Eğer gerekli adımlar atılmazsa, bu olayın peşini bırakmayacağımızı herkes bilmelidir!
Bir kez daha ilan ediyoruz: Hiçbir kız öğrenci, hiçbir kadın, kıyafeti, bedeni veya kimliği nedeniyle yargılanamaz, hedef gösterilemez, baskı altına alınamaz! Öğrencilerimizin özgürlüklerini hedef alan, onları baskı altına almaya çalışan her girişim karşısında sokakta, okulda, meydanda, her yerde direneceğiz. Ahlakı etek boyunda arayanlara inat, yaşasın hayat!”