Antalya KDK, Pınar Zorlu için Antalya Adliyesi önünde açıklama yaptı

Antalya KDK Pınar Zorlu Antalya KDK Pınar Zorlu

Antalya Kadın Dayanışma Komiteleri, Pınar Zorlu’nun boşandığı ve uzaklaştırma kararı aldırdığı erkek tarafından yakılarak öldürülmesi ilişkin Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Kadınların öldürülmediği, sömürülmediği bir düzeni mutlaka kuracağız” denildi.

Antalya’nın Muratpaşa ilçesine bağlı Şirinyalı Mahallesi’nde 31 Aralık 2024  tarihinde boşandığı ve uzaklaştırma kararı aldırdığı erkek G.Ü. tarafından saldırıya uğramış. G.Ü. tarafından üzerine benzin dökülerek ateşe verilmişti.

Çevredeki yurttaşlar yangın söndürme tüpüyle müdahale etmişti. Vücudunun büyük bir bölümü yanan Zorlu, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Yanık Ünitesi’ne tedavi altına alındı, daha sonra Antalya Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Zorlu, vücudunda oluşan yanıklar nedeniyle birçok kez ameliyata alındı.

Yaklaşık üç haftalık mücadelenin ardından Zorlu, tedavi gördüğü Antalya Şehir Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde yaşamını yitirdi.

Kadın Dayanışma Komiteleri, Pınar Zorlu’nun katledilmesine ilişkin davanın takipçisi olduklarını belirterek Antalya Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Antalya’da boşandığı ve uzaklaştırma kararı aldırdığı Gürhan Üzer’in, üzerine benzin döküp yakmasıyla ağır yaralanan ve yaşam mücadelesini kaybeden Pınar Zorlu için adliye önündeyiz. Çok üzgün ve öfkeliyiz. Pınar kocası tarafından öldürülen emekçi bir kadın ve yaşananlar bugünkü düzenin kadına yönelik şiddeti meşrulaştırmasının bir yansımasıdır. Kadın Dayanışma Komiteleri olarak kadınların öldürülmediği, sömürülmediği bir düzenin mümkün olduğunu biliyoruz. Çürüyen bu düzenin üzerimize yığılmasına, karanlığın boğazımıza yapışmasına, bizi hayattan koparmasına izin vermek istemiyoruz ,mücadele ediyoruz. Pınarın canice öldürülmesi tekil olaylara indirgenemez ve toplumsal zeminden koparılamaz. Pınar’ın davası bütün emekçi kadınların davasıdır. Suçlunun en ağır cezayı alması için ses yükseltiyoruz ve ‘artık yeter!’ diyoruz, biz kadınlar birlikte dayanışmayla güçlüyüz. Bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz ve kadınların öldürülmediği, sömürülmediği bir düzeni mutlaka kuracağız.”