İçeriğe geç
Antalya Kent HaberEn güzel kentin habercisi
DestekleBağımsız Gazeteciliği DestekleAntalya Postası
Güncel

Antalya Tabip Odası'ndan kadın doğum uzmanlarına yönelik cezalandırıcı karara ilişkin açıklama

Nazlı ÖzbiçenGüncellendi 12.094 dk okuma
Antalya Tabip Odası'ndan kadın doğum uzmanlarına yönelik cezalandırıcı karara ilişkin açıklama

Antalya Tabip Odası, Sağlık Meslekleri Kurulu’nun beş kadın doğum uzmanını altı ay meslekten men etme kararına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, "Bu hekimler on binlerce doğumu anne ve bebek iyiliğiyle başarıyla gerçekleştirmiş hekimlerdir" denildi.

Antalya Tabip Odası, Sağlık Meslekleri Kurulu'nun özel sağlık kuruluşlarında görev yapan beş Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı hakkında altı ay süreyle meslekten men etme kararına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Açıklamanın ilk bölümü Antalya Tabip Odası Genel Sekreteri Doktor Güray Ünlü tarafından okundu.

Açıklamada, primer sezaryen oranı yüksekliğinin tek başına mesleki yetersizlik göstergesi olmadığı vurgulandı. Hekimlerin mesleki bilgi ve becerileri hakkında somut kanıt sunulmadan, yalnızca primer sezaryen oranlarının yüksekliği gösterilerek yetersiz ilan edilmelerinin hukuken kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Açıklamada, "Primer sezeryan, bir kadına ilk kez yapılan sezeryanı tarif etmektedir. Primer sezaryen oranı yüksekliği tek başına mesleki yetersizlik göstergesi değildir" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada "Sağlık Meslekleri Kurulu, özel sağlık kuruluşlarında görev yapan beş Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı meslektaşımızı, altı ay süreyle meslekten men ederek eğitime alma kararı vermiştir. Aynı anda gönderilen bir yazıyla hastaneleri ile ilişikleri kesilmiştir. Bu karar uyarınca bazısı 35 yıllık hekim olan meslektaşlarımız, belirlenen hastanelerde asistanlarla beraber 'mesleki yeterlilik eğitimi'ne başlamış, mesleklerini doğum dışındaki vakalarda bile icra edemez hale gelmiştir. Bu hekimler on binlerce doğumu anne ve bebek iyiliğiyle başarıyla gerçekleştirmiş hekimlerdir" cümlelerine yer verildi.

“DURUM TELAFİSİ GÜÇ BİR İTİBAR KAYBINA YOL AÇACAK”

Durumun telafisi güç bir itibar kaybına yol açacağı belirtilen açıklamada, ayrıca bu süreçte hiçbir ücret alamayacak olmalarının açık bir hak gaspı olduğu ifade edildi. Özel hastanede çalışan hekimler için mesleki yetersizlik isnadının, tazminatsız iş akdi feshine yol açacağı kaydedildi.

Söz konusu kararın 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 23. maddesine dayandırıldığı, ancak bu maddenin ancak mesleki yetersizliği bir mahkeme kararı, disiplin soruşturması veya bilimsel bir bilirkişi heyeti raporuyla tespit edilen kişiler için uygulanabileceği vurgulandı.

Açıklamada, "Meslektaşlarımızın mesleki bilgi ve becerileri hakkında hiçbir somut kanıt sunulmadan, yalnızca 'primer sezaryen oranlarının yüksekliği' gösterilerek 'yetersiz' ilan edilmeleri, hukuken kabul edilemez bir durumdur" denildi.

Dosyalardaki eksiklikler sonucunda endikasyonsuz olarak nitelendirilen sezeryanların mevcut olduğu belirtilen açıklamada, bazı hekimlere uyarı verdiğini ancak uyarı tarihinden önceki dosyaları değerlendirilmeye tutulduğu belirtildi.

Açıklamada, “Uyarı verildikten çok kısa süre sonra ceza tebliğ edilen meslektaşlarımız da vardır. Yönetmelikte uyarı için tanınan ve hekimin daha dikkatli davranacağı bir süre tanımı yoktur. Bu durum 'hukuk güvenliği' ilkesini zedelemektedir" belirtildi.

“SEZARYEN ORANLARININ YÜKSEKLİĞİ HEKİMİN YETERSİZLİĞİNDEN DEĞİL YAPISAL SORUNLARDAN KAYNAKLIDIR”

Türkiye'deki sezaryen oranlarının yüksekliğinin hekimlerin yetersizliğinden değil, çoğunlukla sistemin yapısal sorunlarından kaynaklandığı belirtilen açıklamada, sağlık sistemindeki koordinasyon eksikliklerine dikkat çekildi. Yeterli hemşire ve ebe bulunmaması, yenidoğan uzmanı ihtiyacı, 24 saat ameliyathane şartlarının sağlanamaması, kan bankası imkanları ve yoğun bakım şartları gibi faktörlerin sezaryen oranlarını etkilediği kaydedildi.

Açıklamada,"Artık modern sağlık hukukunda 'hekim kusuru' değil, 'hizmet kusuru' kavramı bulunmaktadır. Kadın doğum uzmanı çoğu zaman gece şartlarında doğumu tek başına yönetmekte, ebe desteğini yeterince alamamakta, bebekte sıkıntı geliştiğinde dakikalar içinde karar vermek zorunda kalmaktadır" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, sezaryen isteğinin kadının özgür iradesi olduğu ve bu tercih nedeniyle hekimin suçlanamayacağı ifade edildi. Anne isteğine bağlı sezaryen endikasyonunun Sağlık Bakanlığı tarafından tanınması ve istatistik dışı tutulması gerektiği belirtildi.

“ARAŞTIRMALAR YAPILMALI”

Açıklamada, "Anne isteğine bağlı sezeryan endikasyonu bakanlığımız tarafından da tanınmalı ve istatistik dışı tutulmalıdır. Bu hastaların doğum sonrası neden sezeryan istedikleri araştırılmalı ve bu yönde çalışmalar yapılmalıdır" cümlelerine yer verildi.

Açıklamada,"Bakanlığın endikasyonlar sınıflamasında anne isteğine bağlı sezeryan yoktur, bu nedenle hekimler dosyalara farklı tanılar yazmak zorunda kalmakta, bu da istatistiklerin yanlış değerlendirilmesine yol açmaktadır" ifadeleri kullanıldı.

“SAĞLIK ENDÜSTÜRİSİ ZARAR ETMESİ İMKANSIZ DEV BİR İŞLETMEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

Açıklamanın ikinci bölümü Antalya Tabip Odası Başkanı Doktor H. Can Ertürk tarafından okundu. Ertürk, sağlıkta dönüşüm programı sonucu halk sağlığı ve sevk zincirinin adeta ikinci planda kaldığını, sağlığın endüstriye, zarar etmesi imkansız dev bir işletmeye dönüştüğünü belirtti.

Açıklamada, "Hem kamu da hem özel sektör de sağlık yürütücüsü olarak en büyük yük Hekimlerin omuzlarında bulunmakta, çark tamamen hekimler tarafından döndürülmektedir. Hekimler görevlerini büyük bir özveri, eğitim, bilgi ve tecrübeyle yerine getirirken yetkiyi Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarından almaktadır" cümlelerine yer verildi. 

Açıklamada, "Diplomasında 'Teorik ve Pratik tüm sınavlarını kazanarak Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının verdiği hak ve yetkilerden faydalanmak üzere kendisine Tıp Doktoru ünvanı verilmiştir' yazmaktadır. Ayrıca ihtisasından sonra verilen uzmanlık belgesinde örneğin' Bir Kadın Doğum Kliniğini müstakilen idare edebilir niteliği kazandığını bildirir belgedir.' yazmaktadır" ifadeleri kullanıldı 

“TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN KAYIPLARA YOL AÇACAK”

Açıklama şu cümlelerle sonlandırıldı:

"Bu iki diploma ile kanunların verdiği hak ve yetkiyi kullanan kişiye yine kanunla belirtilmiş yanlışı karşısında karşılaşacağı müeyyideleri bir yana bırakarak, yönetmelik ve kurul kararı ile yaptırım uygulanması (yönetmeliklerin kanunu aşamayacak olmasına rağmen) kanaatimizce hem Anayasal hem Yasal olarak telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açacağı ortadadır. Devamında da tüm diploma ve uzmanlık belgesi sahibi Hekimlerin de aynı yöntemle diplomalarına müdahale edilmesinin kapısını da açacağı gün gibi ortadadır."

Paylaş
Bağımsız Gazeteciliği Destekle Bu haberi okuyabildiyseniz birileri onun için sahada çalıştı. Yerel ve bağımsız habercilik okurlarının desteğiyle ayakta kalır.
Nazlı ÖzbiçenBütün yazıları
Sıradaki haber GüncelKonyaaltı Belediyesi'nden sıcak hava tedbiri: "Saha personeli dinlendirilecek"