
Antalya Umut Sendikası (Umut-Sen) Temsilciliği, dün (11 Nisan) saat 18.30’da Antalya Muratpaşa’da bulunan Attalos Heykeli’nin önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, sendika ve hak savunucularına yönelik tutuklamalara tepki gösterildi.
Antalya Umut Sendikası (Umut-Sen) Temsilciliği, tarafından 11 Nisan (dün) saat 18.30’da Antalya Muratpaşa’da bulunan Attalos Heykeli’nin önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamada Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu’nun 9 Nisan tarihinde Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 217.maddesi kapsamında “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlaması ile tutuklanmasına tepki gösterildi.
Basın açıklamasını Antalya Umut-Sen Temsilcisi Sümeyra Göztepe okudu.
Açıklamada Esra Işık’ın çevre mücadelesi kapsamında yürüttüğü faaliyetler nedeniyle 12 gündür tutuklu olduğu, Mehmet Türkmen’in tekstil işçilerinin çalışma koşullarına ilişkin mücadelesi sonrası haftalardır cezaevinde bulunduğu, Başaran Aksu’nun ise maden işçileri ve köylülerin haklarına yönelik çalışmaları nedeniyle tutuklandığı ifade edildi.
Açıklamada, Başaran Aksu’nun Türk Ceza Kanunu’nun 217. maddesi kapsamında tutuklandığı belirtildi. Açıklamada Umut-Sen, Aksu’nun kendi iradesiyle adliyeye gittiğini ancak buna rağmen “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutuklandığını belirtti.
Açıklamada, söz konusu tutuklamaların emek ve çevre mücadelesi yürüten kesimlere yönelik bir baskı oluşturduğu belirtildi. Açıklamada, kamu kaynaklarının kullanımı, büyük ölçekli projeler ve bu süreçlerin toplumsal etkilerine ilişkin eleştiriler yer aldı.
Basın açıklamasında, Başaran Aksu’nun tutuklanmasına tepki gösterdiği için gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Doğukan Akan’nın tutuklanmasına tepki gösterildi.
Umut-Sen, açıklamasında Başaran Aksu, Esra Işık ve Mehmet Türkmen’in serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Açıklamada: “Bizler devrimci sendikalar, siyasi örgütler ve doğa savunucuları olarak bu sermaye- devlet arasındaki çıkar ilişkilerini ve sermaye düzeninin vahşetini her yerde teşhir edeceğiz. Köylerimizde, işyerlerimizde, sokaklarda, fabrikalarda ve her yerde bu baskıların karşısında duracağız” denildi.
Umut-Sen, açıklamasının sonunda Başaran Aksu, Esra Işık ve Mehmet Türkmen’in serbest bırakılması çağrısında bulundu. Açıklama “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Yaşasın Sınıf Dayanışması” sloganlarıyla bitirildi.
Açıklamada Başaran Aksu’nun gönderdiği bir mektup okundu. Mektubu Temsilcilik adına Gizem Balcı okudu:
Tutuklanmama üzülen çok sayıda kardeş, dost olduğunu biliyorum yurdun dört bir tarafında.
Onlara selamlarımı sevgilerimi iletiyorum. Tutuklanmamızı sağlayanlar Migros direnişinde üzdüklerimiz, Akbelen Alagöz direnişlerinde riyakarlıklarını ortaya döktüklerimiz, Polyak direnişiyle korkuttuklarımız ve geriye doğru yasalar çıkartıp yasalar değiştiren mücadelelerimizin holdinglerden sarı sendikalara, rejime, tüm egemen sınıflarda yarattığı üzüntünün bileşkesidir. 12 Nisan Pazar saat 18.00’da Eskişehir Mihalıççık sınırlarından başlayıp Ankara’ya adım adım uzanacak direnişin holding patronlarından ve bu patronun bağlantılı olduğu eski yeni siyasi iktidar temsilcilerinin direnişi kırmak, işçiyi ürkütmek gibi amaçlarla tutuklanmamda payı olduğunu biliyorum.
Ben de 12 Nisan Pazar saat 18.00 itibariyle Doruk Maden İşçilerinin mücadelesinin sesine ses katmak ve güçlülerin holdinglerin yargısını protesto etmek amacıyla açlık grevine başlıyorum.
Mehmet Türkmen, Esra Işık, İsmail Arı, Alican Uludağ şahsında tüm siyasi tutsaklara özgürlük!
Kaybedeceklerini görüyorum. Bütün çabamız bu hızlı olsun diyedir. Halkımızı seviyorum.
Umut-Sen, açıklamasının sonunda Başaran Aksu, Esra Işık ve Mehmet Türkmen’in serbest bırakılması çağrısında bulundu. Açıklama “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Yaşasın Sınıf Dayanışması” sloganlarıyla bitirildi.





