
Antalya’da açıkta satılan gıdaların kimler tarafından, nasıl denetlendiği ve şikâyet yolları bu haberde yer alıyor.
Antalya’da pazar yerleri, sahiller, festival alanları, sanayi bölgeleri, turistik noktalar ve işlek caddelerde açıkta satılan gıdalar farklı kamu kurumlarının görev alanına göre denetleniyor.
Gıdanın sağlık ve hijyen koşullarına uygunluğu temel olarak Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilçe tarım ve orman müdürlüklerindeki gıda kontrol görevlileri tarafından inceleniyor. Belediyelerin zabıta ekipleri ise iş yeri ruhsatı, seyyar satış izni, pazar yeri kuralları, kaldırım işgali ve kamusal alan kullanımı gibi konularda denetim gerçekleştiriyor.
Gerekli durumlarda tarım ve orman müdürlükleri, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve polis ekipleri ortak denetim düzenleyebiliyor. Antalya’da 2026 yılında yapılan ortak çalışmalarda seyyar satıcıların ürünleri, hijyen koşulları, ruhsatları ve kamu alanı işgalleri birlikte kontrol edildi.
GIDA DENETİMİNDE ASIL YETKİ HANGİ KURUMDA?
Gıda üretim, satış ve toplu tüketim yerlerinin gıda güvenilirliği yönünden resmi denetimi Tarım ve Orman Bakanlığının görev alanında bulunuyor.
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü; gıda üretim yerlerini, satış noktalarını, restoranları, kafeleri, pazar yerlerini ve diğer toplu tüketim işletmelerini izlemek, kontrol etmek ve denetlemekle görevli.
Alo 174 Gıda Hattına yapılan şikâyetler de ilgili il veya ilçe müdürlüğüne yönlendiriliyor. Gıda kontrol görevlileri gerekli görülmesi halinde işletmeye giderek yerinde inceleme yapıyor, ürünlerden numune alıyor ve mevzuata aykırılık tespit edilmesi durumunda işlem başlatıyor.
BELEDİYE ZABITASI NELERİ KONTROL EDİYOR?
Belediyelerin zabıta ekipleri, açıkta gıda satan kişinin veya işletmenin kamusal alandaki faaliyetini belediye mevzuatı açısından denetliyor.
Zabıta ekiplerinin kontrol ettiği başlıca konular şöyle:
Seyyar satış için izin bulunup bulunmadığı,
İşletmenin ruhsatı,
Kaldırım, yol veya yeşil alan işgali,
Pazar yeri ve tezgâh kuralları,
Fiyat etiketi ve tarife bilgileri,
İş yerinin genel temizlik koşulları,
Atıkların çevreye bırakılıp bırakılmadığı,
Belediyenin belirlediği satış alanlarının dışında faaliyet yürütülmesi.
Gıdanın laboratuvar analizi, içeriğinin mevzuata uygunluğu ve mikrobiyolojik güvenilirliği ise gıda kontrol görevlilerinin yetkisinde bulunuyor. Bu nedenle denetimlerde belediye ve ilçe tarım ekipleri birlikte görev yapabiliyor.
Kepez’de 2026 yılında gerçekleştirilen ortak denetimlerde seyyar satıcıların satış izinleri, kamu alanı işgalleri, ürünlerin hijyen durumu ve gıda güvenilirliği koşulları birlikte incelendi.
AÇIKTA SATILAN HER GIDA YASAK MI?
Bir ürünün ambalajsız satılması, tek başına her durumda yasak olduğu anlamına gelmiyor. Taze meyve ve sebzeler ile mevzuata uygun teknik ve hijyenik koşullarda satışa sunulan bazı dökme gıdalar ambalajsız olarak satılabiliyor.
Ancak gıdanın toz, egzoz, güneş, yağmur, böcek, hayvan, kirli yüzey veya doğrudan el teması gibi dış etkenlere açık olması sağlık riski oluşturabiliyor.
Özellikle üretim yeri ve içeriği bilinmeyen et, süt, balık, yumurta, tatlı, kuru yemiş, peynir, sucuk, tavuklu pilav, midye dolma ve benzeri ürünlerin uygun koruma olmadan sokakta satılması halinde denetim yapılabiliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, zorunlu etiket bilgilerini taşımayan ambalajsız ürünlerin ve ambalajı bozulmuş gıdaların satın alınmamasını öneriyor. Bakanlık ayrıca ürünlerin kendi sıcaklık, nem ve ışık koşullarına uygun şekilde satışa sunulması gerektiğini belirtiyor.
DENETİMLER NASIL PLANLANIYOR?
Antalya’daki gıda denetimleri yalnızca bir şikâyet geldiğinde yapılmıyor.
Denetimler şu yöntemlerle gerçekleştirilebiliyor:
Risk esaslı rutin denetimler,
Bakanlık tarafından hazırlanan yıllık kontrol programları,
İl ve ilçe müdürlüklerinin denetim planları,
Belirli ürünlere yönelik tematik denetimler,
Alo 174 ve CİMER şikâyetleri,
Güvenilir Gıda uygulamasından yapılan bildirimler,
Önceki denetimde eksiklik bulunan işletmelere yönelik takip kontrolleri,
Şüpheli ürünlerden numune alma çalışmaları.
Et, süt, tavuk, balık ve hazır yemek gibi daha hızlı bozulabilen ürünlerin bulunduğu işletmeler, taşıdıkları risklere göre daha sık kontrol edilebiliyor. Yaz ayları, bayramlar, turizm sezonu ve toplu etkinlikler sırasında belirli ürün gruplarına yönelik denetimler artırılabiliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, yıllık numune alma programlarının ürünün taşıdığı risk, şikâyetler, ihbarlar ve ortaya çıkan güncel gelişmeler doğrultusunda hazırlandığını belirtiyor.
DENETİMDE HANGİ KOŞULLARA BAKILIYOR?
Açıkta veya işletme içinde satışa sunulan gıdalar denetlenirken yalnızca ürünün görünüşüne bakılmıyor.
Kontrol görevlileri şu başlıkları inceleyebiliyor:
İşletmenin kayıt veya onay belgesi,
Ürünün üretildiği ve temin edildiği yer,
Fatura ve izlenebilirlik belgeleri,
Son tüketim veya tavsiye edilen tüketim tarihi,
Etiket ve içerik bilgileri,
Saklama sıcaklığı,
Buzdolabı ve dondurucuların çalışması,
Soğuk zincirin korunması,
Ürünün güneşten, tozdan ve böceklerden korunması,
Çiğ ve pişmiş gıdaların ayrı tutulması,
Personelin hijyen koşulları,
Kullanılan suyun güvenilirliği,
Üretim ve satış yüzeylerinin temizliği,
Çöp kutuları ve atık yönetimi,
Haşereyle mücadele kayıtları,
Gıda ile temas eden kapların uygunluğu.
Kepez’de fırın ve unlu mamul işletmelerinde 2026 yılında yapılan ortak denetimlerde son tüketim tarihleri, personel hijyeni, üretim alanları, çöp kovaları, sineklikler ve ilaçlama belgeleri kontrol edildi.
SOĞUK ZİNCİR NASIL KONTROL EDİLİYOR?
Et, tavuk, balık, süt ürünü, yumurta, hazır sandviç, kremalı tatlı ve benzeri gıdaların uygun sıcaklıkta saklanması gerekiyor.
Denetim sırasında dolapların çalışıp çalışmadığı, ürünlerin belirtilen muhafaza sıcaklığına uygun tutulup tutulmadığı ve soğutucu dışında ne kadar süre beklediği incelenebiliyor.
Sokakta veya pazarda satılan bir ürün buz kabı içinde tutulsa bile kabın gerçek sıcaklığı, ürünün suyla teması ve güneş altında ne kadar beklediği önem taşıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, çalışmadığı görülen buzdolabı veya donduruculardaki ürünlerin satın alınmamasını ve durumun Alo 174’e bildirilmesini öneriyor.
SEYYAR SATICILAR NASIL DENETLENİYOR?
Seyyar gıda satıcılarında iki ayrı konu değerlendiriliyor. İlk olarak satışın belediyeden izinli olup olmadığı, ikinci olarak ürünün gıda güvenilirliği koşullarını taşıyıp taşımadığı kontrol ediliyor.
Zabıta ekipleri satış noktasının kamu alanını işgal edip etmediğini ve belediye kurallarına uygunluğunu incelerken tarım ve orman ekipleri ürünün kaynağı, saklama koşulları ve hijyenini kontrol edebiliyor.
İzin belgesinin bulunması, ürünün otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Aynı şekilde gıdanın temiz görünmesi de seyyar satışın belediye mevzuatına uygun olduğunu göstermiyor.
Antalya’daki ortak denetimlerde seyyar satıcıların ürünleriyle birlikte faaliyet izinleri, ruhsatları ve yol-kaldırım işgalleri de kontrol ediliyor.
MİDYE, TAVUKLU PİLAV VE KÖFTE SATIŞI NASIL KONTROL EDİLİYOR?
Midye dolma, tavuklu pilav, köfte, döner, ciğer ve balık gibi ürünler üretim, taşıma ve saklama koşulları nedeniyle daha fazla risk taşıyabiliyor.
Bu ürünlerde şu bilgiler önem taşıyor:
Ürünün hangi kayıtlı işletmede üretildiği,
Satış noktasına hangi koşullarda taşındığı,
Üretim ve tüketim zamanı,
Sıcak veya soğuk muhafazanın korunması,
Çiğ ürünlerle pişmiş ürünlerin ayrılması,
Satıcının el ve ekipman temizliği,
Ürünün güneş ve dış ortamdan korunması.
Denetim görevlileri ürünün kaynağını gösteren belgeyi isteyebilir ve şüpheli durumlarda numune alabilir. Üretim yeri belirlenemeyen veya uygun sıcaklıkta tutulmayan ürünler hakkında mevzuat kapsamında işlem yapılabilir.
PAZAR YERLERİNDE AÇIK GIDA DENETİMİ NASIL YAPILIYOR?
Semt pazarlarında taze sebze ve meyvelerin açık olarak satılması olağan bir uygulama. Ancak ürünlerin zeminle doğrudan temas etmemesi, kirli suya maruz kalmaması ve satış alanının temiz tutulması gerekiyor.
Peynir, yoğurt, süt, yumurta, sucuk, et ürünü ve benzeri soğukta saklanması gereken gıdaların ise uygun muhafaza ekipmanında tutulması önem taşıyor.
Pazar denetimlerinde belediye zabıtası tezgâh tahsisi, fiyat etiketi, tartı, pazar düzeni ve atıklarla ilgili kontroller gerçekleştirirken tarım ve orman görevlileri gıda güvenilirliğini değerlendirebiliyor.
Ürünün üzerinin yalnızca ince bir bezle kapatılması, soğuk muhafaza gerektiren gıdalar açısından yeterli koruma sağlamıyor.
KAREKODLA SON DENETİM TARİHİ GÖRÜLEBİLİYOR
Gıda satış ve toplu tüketim yerlerinde işletmeye ait karekodun tüketicinin görebileceği bir noktada bulundurulması 28 Temmuz 2025 tarihinden itibaren zorunlu.
Bu uygulama market, kasap ve manav gibi satış yerleriyle restoran, kafe ve yemekhane gibi toplu tüketim işletmelerini kapsıyor.
Yurttaşlar Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması üzerinden karekodu okutarak işletmenin kayıt veya onay numarasını, unvanını, adresini ve son denetim tarihini görebiliyor.
Karekodun bulunmaması, okutulamaması veya başka bir işletmeye ait bilgiler göstermesi halinde Alo 174 ya da uygulamadaki ihbar bölümü üzerinden bildirim yapılabiliyor.
GÜVENİLİR GIDA UYGULAMASI NASIL KULLANILIYOR?
Tarım ve Orman Bakanlığının Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması, işletmelerin denetim bilgilerinin görüntülenmesine ve şikâyet gönderilmesine imkân sağlıyor.
Uygulamadaki “Çek-Gönder” özelliğiyle açıkta veya uygunsuz koşullarda satılan bir gıdanın fotoğrafı ve konumu paylaşılabiliyor. Yapılan başvuruların durumu da uygulama üzerinden takip edilebiliyor.
Uygulamada ayrıca taklit veya tağşiş yapıldığı açıklanan ürünlere ilişkin kamuoyu duyuruları bulunuyor.
ALO 174’E ŞİKÂYET NASIL YAPILIR?
Açıkta satılan veya uygun olmayan koşullarda saklanan gıdalar Alo 174 Gıda Hattına bildirilebiliyor.
Alo 174 haftanın yedi günü 24 saat hizmet veriyor. Başvurular şu kanallardan yapılabiliyor:
174 telefon hattı,
0501 174 0 174 WhatsApp hattı,
Alo 174 internet sitesi,
Canlı destek sistemi,
[email protected] e-posta adresi,
Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması.
Şikâyet kaydı oluşturulabilmesi için işletmenin veya satıcının bulunduğu açık adres, tabela adı ve yaşanan sorun net biçimde anlatılmalı.
ŞİKÂYETTE HANGİ BİLGİLER VERİLMELİ?
Denetim ekibinin doğru satış noktasını bulabilmesi için yalnızca “Antalya’da açıkta yemek satılıyor” biçimindeki genel bir ifade yeterli olmayabilir.
Başvuruda şu bilgiler yer almalı:
İlçe ve mahalle,
Cadde veya sokak,
Satıcının bulunduğu sabit nokta,
İşletmenin veya tezgâhın adı,
Satılan ürün,
Olayın tarihi ve saati,
Gıdanın nasıl muhafaza edildiği,
Güneşte veya açıkta bekleyip beklemediği,
Buzdolabının çalışıp çalışmadığı,
Varsa araç plakası,
Fotoğraf ve konum bilgisi,
Satın alma yapıldıysa fiş veya sipariş kaydı.
Seyyar satıcı sürekli yer değiştiriyorsa bulunduğu saat, güzergâh, araç özellikleri ve plaka bilgisi denetim açısından önem taşıyor.
ŞİKÂYET EDENİN KİMLİĞİ SATICIYA AÇIKLANIR MI?
Alo 174 başvurularında şikâyet sahibinden kimlik ve iletişim bilgileri isteniyor. Bakanlık, bu bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşılmadığını belirtiyor.
Başvurunun takip edilebilmesi için kayıt numarası saklanmalı. Alo 174 hattı yeniden aranarak veya internet sistemine T.C. kimlik numarasıyla giriş yapılarak başvurunun durumu sorgulanabiliyor.
Şikâyet konusu açık biçimde yazılmalı; doğrulanmamış iddialar kesin bilgi gibi sunulmamalı.
ŞİKÂYET KAÇ GÜNDE SONUÇLANIR?
Tarım ve Orman Bakanlığı, Alo 174 başvurularına en geç 15 gün içinde cevap verildiğini belirtiyor.
Üründen numune alınması ve laboratuvar analizi gerekmesi halinde 15 gün içinde ön bilgi verilebiliyor. Analiz devam ettiği sürece başvurudaki işlem bilgileri güncellenebiliyor.
Başvuruların fiili sonuçlanma süresi, şikâyetin sağlık riski düzeyine ve ilgili il müdürlüğünün çalışma yoğunluğuna göre değişebiliyor.
NUMUNE NASIL ALINIYOR?
Gıda kontrol görevlileri görünüş, koku veya saklama koşulları üzerinden kesin karar verilemeyen durumlarda üründen resmi numune alabiliyor.
Numune; ürünün türüne uygun kaplara konularak kayıt altına alınıyor ve yetkili gıda kontrol laboratuvarına gönderiliyor. Analiz sonucunda mikrobiyolojik, kimyasal veya içerik yönünden mevzuata aykırılık tespit edilirse işletme hakkında işlem uygulanıyor.
Antalya’da alınan resmi numunelerin analiz edilebildiği kurumlardan biri Antalya Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü. Denetimler, numuneler, analiz sonuçları ve idari yaptırımlar Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi’nde kayıt altına alınıyor.
UYGUNSUZLUK TESPİT EDİLİRSE NE OLUR?
Denetimde görülen eksikliğin türüne ve sağlık riskine göre farklı işlemler uygulanabiliyor.
İşletmeye eksikliği gidermesi için süre verilebilir, takip denetimi yapılabilir veya idari para cezası uygulanabilir. Gerekli durumlarda ürünlere el konulması, faaliyetin durdurulması ya da Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması mümkün.
Sağlığı tehlikeye düşüren ürünler piyasadan toplatılabiliyor ve mevzuat kapsamında imha edilebiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, denetim veya laboratuvar sonucunda taklit, tağşiş ya da sağlığı tehlikeye düşüren durumların kesinleşmesi halinde işletme ve ürün bilgilerini kamuoyuna açıklayabiliyor.
GIDANIN TEMİZ GÖRÜNMESİ GÜVENLİ OLDUĞUNU GÖSTERİR Mİ?
Bir gıdanın rengi, kokusu veya görünüşünün normal olması güvenli olduğunu kesin olarak göstermiyor.
Salmonella, E. coli, Listeria ve benzeri mikroorganizmalar bazı ürünlerde görünüşü veya kokuyu belirgin biçimde değiştirmeden bulunabilir.
Bu nedenle açıkta satılan ürün değerlendirilirken satıcının temiz görünmesinden çok ürünün kaynağı, saklama sıcaklığı, üretim zamanı ve dış ortamdan korunup korunmadığı dikkate alınmalı.
Şüpheli ürünün tadına bakılarak kontrol edilmemesi gerekiyor.
TÜKETİCİLER NELERE DİKKAT ETMELİ?
Açıkta veya dökme olarak satılan bir gıda alınırken şu noktalar kontrol edilmeli:
Satış yeri kayıtlı ve denetlenebilir olmalı,
Varsa işletme karekodu görünür yerde bulunmalı,
Ürünün kaynağı açıklanabilmeli,
Etiketli ürünlerde tarihler okunmalı,
Gıda güneş, toz ve böceklerden korunmalı,
Soğuk ürünler çalışan dolapta tutulmalı,
Satıcı gıdayla para arasında el hijyeni sağlamalı,
Servis araçları temiz olmalı,
Çiğ ve pişmiş ürünler birbirine temas etmemeli,
Ürün kötü kokulu, renk değiştirmiş veya sulanmış olmamalı.
Kayıtlı ve sabit bir işletmenin bulunması, şikâyet ve izlenebilirlik süreçlerini kolaylaştırıyor. Buna rağmen işletmenin kayıtlı olması her ürünün kontrol edilmeden tüketilebileceği anlamına gelmiyor.
ZEHİRLENME ŞÜPHESİNDE NE YAPILMALI?
Açıkta satılan bir gıdanın tüketilmesinin ardından bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı veya ateş gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Aynı ürünü tüketen birden fazla kişide benzer belirtiler görülüyorsa bu bilgi sağlık görevlilerine ve Alo 174’e iletilmeli.
Fiş, ürün ambalajı, satış noktası bilgisi ve kalan gıda varsa korunmalı ancak şüpheli ürün yeniden tüketilmemeli.
Bilinç kaybı, bayılma, solunum güçlüğü, kanlı ishal, sıvı alamama veya hızla kötüleşen genel durumda 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı.
ANTALYA’DA DENETİM İÇİN AÇIK ADRES ÖNEMLİ
Antalya’da açıkta satılan gıdaların sağlık ve hijyen yönünden denetimi Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile ilçe müdürlükleri tarafından gerçekleştiriliyor.
Belediye zabıtası ise seyyar satış, ruhsat, pazar düzeni ve kamu alanı işgali gibi başlıklarda görev yapıyor. Gerektiğinde bu kurumlar ortak denetim düzenliyor.
Yurttaşlar sağlık ve gıda güvenilirliği şikâyetlerini Alo 174’e, seyyar satış ve kaldırım işgali gibi belediye konularını ise ilgili belediyenin zabıta birimine bildirebilir.
Şikâyette açık adres, işletme adı, tarih, saat, ürün türü ve fotoğraf paylaşılması denetimin doğru noktada ve daha hızlı yapılmasına yardımcı oluyor.





