Antalya’da arıcılık yapanlar kovanları kış soğuklarından nasıl koruyor?

antalya arıcılık kış hazırlığı antalya arıcılık kış hazırlığı
Görsel: Yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Antalya’da arıcılar kış öncesinde kovanlarını soğuk, nem ve hastalıklara karşı hazırlıyor. Kışlatma yöntemleri ve 2026 yılı çalışmaları bu haberde yer alıyor.

Antalya‘da 2026-2027 kış sezonu yaklaşırken arıcılık faaliyetlerinde kovanların soğuk hava koşullarına hazırlanması önem kazanıyor. Kıyı kesimleri ile Toroslar’ın yüksek rakımlı bölgeleri arasında sıcaklık, yağış ve rüzgâr koşulları farklılık gösterirken arı kolonilerinin kışı sağlıklı geçirebilmesi için sonbahar bakımı, yeterli besin stoku ve uygun kovan yerleşimi gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, arıcıların kış öncesinde kolonilerin gücünü, ana arı durumunu, bal ve polen stoklarını ve hastalık belirtilerini kontrol etmesini öneriyor. Antalya’da 2026 yılında yürütülen ana arı yetiştiriciliği projesi kapsamında ise 19 ilçeden 100 arıcıya toplam 500 ana arı üretim kovanı dağıtıldı.

ANTALYA’DA ARILAR KIŞ SOĞUKLARINDAN NASIL KORUNUYOR?

Arılar, kış aylarında vücut sıcaklıklarını korumak amacıyla koloni halinde bir araya gelerek kış salkımı oluşturuyor.

Bu süreçte arılar, kovan içindeki sıcaklığı düzenlemek için birlikte hareket ediyor ve depoladıkları besin kaynaklarını kullanıyor.

Ancak koloninin kışı geçirebilmesi yalnızca kovanın dışarıdan yalıtılmasına bağlı değil. Koloninin gücü, yeterli besin varlığı, ana arının durumu, nem kontrolü ve hastalıklarla mücadele de belirleyici oluyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının arıcılık bilgilendirmelerinde başarılı bir kışlatma için sağlam kovanların kullanılması, rüzgârdan korunaklı alanların seçilmesi ve kovanlarda yeterli havalandırmanın sağlanması gerektiği belirtiliyor.

Özellikle kovan içerisinde oluşan aşırı nem, soğuk hava kadar önemli bir risk oluşturabiliyor.

ANTALYA’DA KIŞLATMA HAZIRLIKLARI NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, arıcılıkta sonbahar bakımının bölgelere göre farklılık göstermekle birlikte Eylül ayından itibaren başladığını belirtiyor.

Bal hasadının ardından arı kolonilerinin kışa hazırlanması için kontroller yapılıyor.

Bu kontrollerde koloninin arı mevcudu, ana arının durumu, yavru gelişimi, hastalık ve zararlılar ile besin stokları değerlendiriliyor.

Antalya’da ise hazırlıkların zamanı arılığın bulunduğu bölgenin iklim ve yükselti koşullarına bağlı olarak değişebiliyor.

Kıyı kesimindeki bir arılıkla yüksek rakımlı bir yaylada bulunan arılığın aynı tarihlerde aynı bakım işlemlerine ihtiyaç duyduğu varsayılmamalı.

Bu nedenle kışlatma planının yerel koşullara ve koloninin durumuna göre hazırlanması gerekiyor.

ANTALYA’NIN KIYI VE YÜKSEK KESİMLERİNDE ARICILIK NASIL FARKLILAŞIYOR?

Antalya’nın kıyı bölgelerinde kış ayları genellikle iç ve yüksek kesimlere göre daha ılıman geçiyor.

Ancak kıyılarda yağış, yüksek nem ve kuvvetli rüzgâr gibi koşullar kovanların korunması açısından önem taşıyabiliyor.

Akseki, İbradı, Gündoğmuş, Korkuteli ve Elmalı gibi yüksek rakımlı bölgelerde ise düşük sıcaklıklar, don ve kar yağışı daha fazla dikkate alınması gereken unsurlar arasında bulunuyor.

Bu nedenle arıların kışlatılmasında tek bir yöntem bütün bölgeler için aynı sonucu vermeyebilir.

Bölge veya koşulKışlatmada dikkate alınması gereken başlıca unsur
Antalya’nın kıyı kesimleriYağış, nem ve rüzgâr
Akseki ve İbradı’nın yüksek kesimleriSoğuk hava, kar ve buzlanma
Gündoğmuş’un dağlık bölgeleriRakım, rüzgâr ve ulaşım koşulları
Korkuteli ve ElmalıDon, düşük sıcaklık ve kar ihtimali
Manavgat ve Alanya’nın yüksek kesimleriDeğişken yükselti ve hava koşulları

Bu değerlendirme, ilçelerin genel coğrafi özelliklerine dayanıyor. Belirli bir mahalledeki arılığın kışlatma koşulları ayrıca incelenmeli.

KIŞIN KOVANLAR NEREYE YERLEŞTİRİLMELİ?

Tarım ve Orman Bakanlığının teknik bilgilendirmelerinde kışlatma alanının seçiminde rüzgârdan korunma ve nemin azaltılması öne çıkıyor.

Bakanlığa bağlı Isparta İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün arıcılık rehberinde, mümkün olduğunda kuzeyi kapalı ve güneyi açık alanların tercih edilmesi öneriliyor.

Açık arılıklarda ise su biriktirmeyen, rüzgâr almayan ve nemin yoğunlaşmadığı yerlerin seçilmesi gerekiyor.

Kovanların doğrudan ıslak toprağa temas etmemesi de önemli.

Uygun sehpa veya yükseltilmiş platform kullanılması, zeminden kaynaklanan nemin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.

Ayrıca kovanların sel yatağı, su biriken çukur alan veya heyelan riski bulunan noktalara yerleştirilmemesi gerekiyor.

KOVANLARIN YERDEN YÜKSEKTE TUTULMASI NEDEN ÖNEMLİ?

Kış aylarında yağışların artması, kovanların bulunduğu zeminde nem ve su birikmesine neden olabiliyor.

Kovanın doğrudan toprağa yerleştirilmesi, nemle temas riskini artırabiliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının arıcılık rehberlerinde kovanların sehpa üzerine alınması öneriliyor.

Isparta İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün teknik bilgilendirmesinde kovanların yerden yaklaşık 30-40 santimetre yüksekliğinde bir sehpa üzerine konulması tavsiye ediliyor.

Ancak kullanılacak yükseltinin sağlam olması, kovanların devrilmesini önleyecek şekilde hazırlanması ve arılığın arazi koşullarına uygun olması gerekiyor.

Özellikle kuvvetli rüzgâr görülebilen alanlarda sehpanın dengesi ve kovanın sabitliği önem taşıyor.

KIŞIN KOVAN İÇİNDEKİ NEM NASIL KONTROL EDİLİYOR?

Arı kolonilerinin kışlatılmasında nem kontrolü, soğuktan korunma kadar önemli.

Kovan içerisinde meydana gelen yoğuşma, iç yüzeylerde su birikmesine ve arıların bulunduğu ortamın nemlenmesine yol açabiliyor.

Bu nedenle kovanların tamamen hava geçirmez hale getirilmesi uygun bir yöntem değil.

Tarım ve Orman Bakanlığının teknik yayınlarında, kovanların yağmurdan korunması ve yeterli havalandırmanın sağlanması gerektiği belirtiliyor.

Kovan kapağındaki sızıntıların giderilmesi, uygun örtü ve yalıtım malzemelerinin kullanılması ve giriş açıklığının koloniye göre düzenlenmesi nem kontrolüne katkıda bulunabiliyor.

Ancak havalandırmanın miktarı ve kullanılacak malzeme, kovanın tipine ve bulunduğu iklim koşullarına göre belirlenmeli.

KOVANLARIN GİRİŞ DELİKLERİ KIŞIN KAPATILIR MI?

Kovan girişlerinin tamamen kapatılması, arıların hava alışverişini ve dışarı çıkışını engelleyebileceği için doğru bir uygulama değil.

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı il müdürlüklerinin kışlatma rehberlerinde giriş deliklerinin koloni gücüne uygun biçimde daraltılması öneriliyor.

Bu düzenleme, rüzgârın doğrudan kovan içine girmesini azaltmaya ve bazı zararlıların girişini sınırlamaya yardımcı olabiliyor.

Ancak giriş açıklığının tamamen kapatılması, havalandırmayı olumsuz etkileyebilir.

Bu nedenle girişin büyüklüğü, arıların sayısına ve kovanın kullanım koşullarına göre ayarlanmalı.

Kış boyunca girişin kar, ölü arılar veya başka malzemelerle tıkanıp tıkanmadığının dışarıdan kontrol edilmesi de önem taşıyor.

ARILAR KIŞIN NASIL ISINIYOR?

Bal arıları soğuk hava koşullarında koloni halinde kış salkımı oluşturuyor.

Arılar bir araya gelerek sıcaklığın korunmasına yardımcı oluyor ve salkım içerisinde zamanla yer değiştiriyor.

Salkımın bulunduğu bölgedeki sıcaklık, kovanın genel sıcaklığından farklı olabiliyor.

Ancak bu süreçte arıların yeterli besin kaynağına ihtiyaçları bulunuyor.

Koloninin zayıf olması veya besin stoklarının yetersizliği, kış dönemindeki kayıp riskini artırabiliyor.

Bu nedenle kışlatma hazırlığında yalnızca kovanın dış koşullara karşı korunması değil, koloninin biyolojik ihtiyaçlarının karşılanması da önem taşıyor.

ANTALYA’DA ARILARIN KIŞLIK BAL STOĞU NASIL BELİRLENİYOR?

Tarım ve Orman Bakanlığı, sonbahar bakımında kovanın bal ve polen stoklarının kontrol edilmesini öneriyor.

Arıların kış döneminde ihtiyaç duyduğu besin miktarı, koloninin gücüne, kışın uzunluğuna ve yerel iklim koşullarına göre değişebiliyor.

Bakanlığın farklı arıcılık rehberlerinde kışlatma için yeterli balın kovanda bırakılması gerektiği belirtiliyor.

Ancak Antalya’nın bütün bölgelerinde her koloni için aynı miktarın yeterli olacağı söylenemez.

Özellikle yüksek rakımlı bölgelerdeki kolonilerle daha ılıman alanlarda bulunan kolonilerin tüketim koşulları farklı olabilir.

Bu nedenle kışlık besin ihtiyacının koloni bazında değerlendirilmesi gerekiyor.

Bal hasadı sırasında koloninin kışın kullanacağı besinin tamamen alınmaması da önem taşıyor.

KIŞIN ARILARA ŞEKER ŞURUBU VERİLİR Mİ?

Arıcılıkta sonbahar beslemesi, kolonilerin kış öncesinde yeterli besin stokuna ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla uygulanabiliyor.

Ancak besleme zamanı, miktarı ve yöntemi hava sıcaklığına ve koloninin durumuna bağlı.

Soğuk döneme girildikten sonra yapılan sıvı beslemenin her koşulda uygun olduğu varsayılmamalı.

Tarım ve Orman Bakanlığının teknik yayınlarında, sonbaharda yeterli besin stokunun oluşturulması ve kolonilerin kışa hazırlıklı girmesi gerektiği vurgulanıyor.

Bu nedenle arı beslemesinin gelişigüzel yapılması yerine üreticilerin veteriner hekimler ve ilgili arıcılık uzmanlarının teknik önerilerine başvurması gerekiyor.

Özellikle zayıf kolonilerde beslenme sorunlarının başka sağlık sorunlarıyla birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.

ZAYIF ARI KOLONİLERİ KIŞA NASIL HAZIRLANIYOR?

Arıcılıkta güçlü bir koloninin kış koşullarına dayanma ihtimali, zayıf kolonilere göre farklılık gösterebiliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının kış bakımına ilişkin rehberlerinde ana arının durumu ve işçi arı sayısının kontrol edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Özellikle anasız veya arı nüfusu yetersiz kolonilerin kışa hazırlanmasında farklı yönetim uygulamaları değerlendirilebiliyor.

Bunlar arasında uygun koşullarda kolonilerin birleştirilmesi de bulunuyor.

Ancak kolonilerin birleştirilmesi, hastalıkların başka kolonilere taşınması riskini de dikkate almayı gerektiriyor.

Bu nedenle hastalık şüphesi bulunan kolonilerin kontrolsüz biçimde birleştirilmemesi ve uygulamanın uzman değerlendirmesiyle yapılması önem taşıyor.

KIŞ ÖNCESİNDE ANA ARI KONTROLÜ NEDEN YAPILIYOR?

Ana arının sağlığı ve yumurtlama kapasitesi, koloninin devamlılığı açısından önem taşıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı, sonbahar bakımında ana arının durumunun kontrol edilmesini öneriyor.

Ana arının bulunmaması veya koloninin yeterli gelişimi gösterememesi, kışlatma sürecinde sorun oluşturabiliyor.

Bu nedenle arıcıların hasat sonrası kontrollerde ana arının varlığını ve koloninin genel durumunu değerlendirmesi gerekiyor.

Ancak ana arıyla ilgili her sorun yalnızca yaşa bağlı değil. Hastalıklar, beslenme koşulları ve farklı çevresel etkenler de koloni gelişimini etkileyebiliyor.

Bu nedenle sorunun kaynağının belirlenmesi için koloni bütün olarak incelenmeli.

ANTALYA’DA VARROA PARAZİTİNE KARŞI KIŞ ÖNCESİ HANGİ ÖNLEMLER ALINIYOR?

Varroa destructor adlı parazit akar, bal arılarının sağlığını etkileyen önemli zararlılar arasında bulunuyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sonbaharda varroa mücadelesinin koordineli biçimde yürütülmesinin önemine ilişkin daha önce duyuru yayımladı.

Müdürlük, aynı bölgede bulunan arıcıların mücadele çalışmalarını birlikte planlamasının önemini vurguladı.

Tarım ve Orman Bakanlığının 27 Nisan 2026 tarihinde yayımladığı açıklamada da varroa yoğunluğunun belirlenmesine yönelik uygulamalı eğitim gerçekleştirildiği bildirildi.

Bakanlığa göre kontrol altına alınmayan yüksek varroa yükü, arı kolonilerinin zayıflamasına ve kayıplara neden olabiliyor.

Ancak Antalya’da 2026 yılı içerisinde varroa nedeniyle kaybedilen koloni sayısına ilişkin doğrulanmış kapsamlı bir il geneli veri bulunmuyor.

VARROA MÜCADELESİNDE HANGİ İLAÇLAR KULLANILMALI?

Varroa ile mücadelede kullanılacak ürünlerin ruhsatlı olması ve arıcılıkta kullanım için belirlenmiş koşullara uygun biçimde uygulanması gerekiyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün sonbahar mücadelesine ilişkin duyurusunda ruhsatlı ürünlerin kullanılması ve bölgesel eş güdüm sağlanması gerektiği vurgulanıyor.

Ancak belirli bir ürünün her koloni ve her mevsim koşulunda aynı şekilde uygulanması uygun değil.

Uygulama zamanı, arıların durumu, ürünün kullanım talimatları ve bal hasadı gibi faktörler dikkate alınmalı.

Bilinçsiz ilaç kullanımının arı sağlığı ve arı ürünlerinde kalıntı oluşumu açısından riskleri bulunuyor.

Bu nedenle veteriner ilaçlarının kullanımı konusunda yetkili veteriner hekimlerin ve ilgili kamu kurumlarının önerileri esas alınmalı.

ARI KOVANLARI KIŞIN SIK SIK AÇILMALI MI?

Kış döneminde arı kolonilerinin gereksiz yere rahatsız edilmemesi gerekiyor.

Kovanların sık sık açılması, arıların oluşturduğu kış salkımının bozulmasına ve sıcaklık dengesinin etkilenmesine neden olabiliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının teknik rehberleri, kışlatma alanlarının gürültüden ve sarsıntıdan uzak olmasını öneriyor.

Bu nedenle kovanların kontrolleri hava koşulları ve koloninin durumu dikkate alınarak planlanmalı.

Kovanın kapağını açmadan dışarıdan yapılabilecek kontroller, bazı sorunların erken fark edilmesine yardımcı olabilir.

Ancak hastalık veya ciddi besin yetersizliği şüphesinde gerekli müdahalenin geciktirilmemesi gerekiyor.

Müdahalenin biçimi, arıcılık konusunda teknik bilgi ve deneyim gerektiriyor.

KIŞIN ARI KOVANLARINDA EN FAZLA HANGİ RİSKLER BULUNUYOR?

Kış döneminde kovanların korunması farklı risklerin birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının arıcılık rehberlerinde öne çıkan başlıca riskler şöyle:

RiskKoruyucu yaklaşım
Düşük sıcaklıkKoloni gücüne uygun kışlatma ve yalıtım
Aşırı nemHavalandırma ve su geçirmez kovan bakımı
Kuvvetli rüzgârKorunaklı arılık seçimi ve sağlam yerleşim
Besin yetersizliğiSonbaharda bal ve polen stoklarının kontrolü
Zayıf koloniAna arı ve işçi arı durumunun değerlendirilmesi
Varroa ve diğer hastalıklarDüzenli kontrol ve ruhsatlı yöntemlerle mücadele
Su baskınıKovanların yüksek ve su biriktirmeyen zemine alınması
Fiziksel hasarÇatlak, kırık ve kapak kontrolleri

Bu önlemler genel teknik ilkelerden oluşuyor. Her arılık için uygulanacak yöntem, yerel koşullara ve koloninin sağlık durumuna göre belirlenmeli.

ANTALYA’DA GEZGİNCİ ARICILAR KIŞ AYLARINDA NE YAPIYOR?

Gezginci arıcılıkta koloniler, mevsimsel koşullara ve nektar kaynaklarına bağlı olarak farklı bölgelere taşınabiliyor.

Kışlatma için yer seçilirken iklim, ulaşım, besin kaynakları ve arılığın güvenliği gibi unsurlar değerlendiriliyor.

Ancak Antalya’daki bütün gezginci arıcıların aynı bölgelere yöneldiği veya belirli ilçelerde kışlatma yaptığı söylenemez.

Arıların taşınması, hayvan sağlığı ve arıcılıkla ilgili kayıt ve sevk hükümlerine tabi olabiliyor.

Bu nedenle arılıkların taşınmasında gerekli kayıt ve izin süreçlerinin dikkate alınması gerekiyor.

Ayrıca arıların yeni bir alana yerleştirilmesinde çevredeki diğer arılıklarla ilişkiler, çevresel koşullar ve ilgili mevzuat önem taşıyor.

ANTALYA’DA 2026 YILINDA ARICILARA KOVAN DESTEĞİ VERİLDİ Mİ?

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 6 Mart 2026 tarihli açıklamasına göre, kentte ana arı yetiştiriciliğinin geliştirilmesi amacıyla kovan desteği sağlandı.

2025-2028 dönemini kapsayan “Kendi Kraliçeni Yetiştir, Gelecek Nesilleri Geliştir” projesi kapsamında 19 ilçeden 100 arıcıya toplam 500 ana arı üretim kovanı dağıtıldı.

Dağıtımların Alanya ve Finike ilçelerinde gerçekleştirildiği bildirildi.

Projenin öne çıkan bilgileri şöyle:

Proje bilgisiAçıklama
Proje dönemi2025-2028
Yararlanan arıcı sayısı100
Kapsanan ilçe sayısı19
Dağıtılan kovan sayısı500
Bakanlık katkısıKovan maliyetinin yüzde 75’i
Üretici katkısıKovan maliyetinin yüzde 25’i
AmaçAna arı üretim kapasitesinin ve yerel gen kaynaklarının geliştirilmesi

Proje, Antalya İli Arı Yetiştiricileri Birliği ile Serik ve Manavgat Bal Üreticileri Birliğinin de katılımıyla yürütülüyor.

Ancak dağıtılan kovanlar doğrudan kışlık yalıtım ekipmanı olarak tanımlanmıyor. Projenin temel amacı ana arı üretiminin artırılması ve sürdürülebilir arıcılık uygulamalarının geliştirilmesi.

2026 YILINDA ARI KIŞLATMA EVLERİNE İLİŞKİN HANGİ DÜZENLEME YAPILDI?

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliğinin açıklamasına göre 4 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, arıcılıkla ilgili yeni bir düzenleme getirdi.

Düzenlemeyle belirli koşulları sağlayan üreticiler için arıhane ve arı kışlatma evi yapılmasına yönelik imkân tanındı.

Merkez Birliğinin değerlendirmesine göre Arıcılık Kayıt Sistemi’ne kayıtlı ve en az 50 arılı kovana sahip üreticiler, ilgili mevzuat ve izin süreçlerine bağlı olarak bu yapılardan yararlanabiliyor.

Açıklamada ilk 50 arılı kovan için 50 metrekareye kadar yapı alanı ve ilave her 50 arılı kovan için 10 metrekare ek alan düzenlemesinden söz ediliyor.

Ancak söz konusu koşulları sağlamak, üreticinin izin almadan doğrudan yapı inşa edebileceği anlamına gelmiyor.

İl ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri ile diğer yetkili kurumların izin süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.

KIŞLATMA EVİ İLE NORMAL ARI KOVANI ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Arı kovanı, arı kolonisinin yaşadığı ve üretim faaliyetlerini sürdürdüğü temel yapı.

Arı kışlatma evi ise arıcılık faaliyetlerine bağlı olarak kovanların korunması ve kışlatılması amacıyla kullanılabilen ayrı bir tarımsal yapı türü.

Bu nedenle 2026 yılında açıklanan arı kışlatma evi düzenlemesi, her arıcının mevcut kovanını değiştirmesi gerektiği anlamına gelmiyor.

Ayrıca kışlatma evinin kullanılması, koloni bakımının ve hastalık kontrolünün gereksiz hale geldiğini göstermiyor.

Kapalı veya yarı kapalı alanlarda da havalandırma, nem ve sağlık koşullarının dikkate alınması gerekiyor.

ANTALYA’DA ARICILIKTA KIŞ KAYIPLARI ARTMIŞ MI?

Arı kolonilerinin kış döneminde kaybedilmesi, arıcılıkta ekonomik ve ekolojik sonuçlar oluşturabiliyor.

Ancak koloni kayıplarının yalnızca düşük sıcaklıklardan kaynaklandığı düşünülmemeli.

Varroa gibi zararlılar, hastalıklar, yetersiz besin, zayıf koloni yapısı ve uygun olmayan kışlatma koşulları farklı düzeylerde etkili olabiliyor.

Antalya’da 2025-2026 kış döneminde kaybedilen kolonilerin sayısını ve nedenlerini gösteren, karşılaştırılabilir kapsamlı bir resmî il geneli istatistik doğrulanmış değil.

Bu nedenle 2026 yılında arı ölümlerinin belirli bir oranda arttığı veya bütün ilçelerde aynı kayıpların görüldüğü yönünde kesin bir değerlendirme yapılamıyor.

Koloni kayıplarının nedenlerinin belirlenmesi için düzenli izleme, hastalık kontrolleri ve kayıtlı üretim verilerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

ANTALYA’DA ARICILAR TEKNİK DESTEK İÇİN NEREYE BAŞVURABİLİR?

Antalya’da arıcılık faaliyetleriyle ilgili teknik bilgilendirme ve resmî işlemler için İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne ve ilgili ilçe müdürlüklerine başvurulabiliyor.

Antalya İli Arı Yetiştiricileri Birliği de üreticilerin mesleki örgütlenmesi ve bilgilendirilmesi alanında faaliyet gösteriyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün iletişim bilgileri şöyle:

Adres: Sedir Mahallesi, Vatan Bulvarı, Tarım Kampüsü, Muratpaşa/Antalya

Telefon: 0242 345 28 20

Özellikle hastalık şüphesi, ruhsatlı veteriner ilaçlarının kullanımı, kovanların taşınması ve arıcılık kayıtları konusunda ilgili uzmanlardan bilgi alınması gerekiyor.

Bütün kolonilere aynı bakım yönteminin uygulanması yerine arılığın koşullarına ve kolonilerin sağlık durumuna göre değerlendirme yapılması önem taşıyor.

ANTALYA’DA 2026-2027 KIŞINDA ARI KOVANLARININ KORUNMASINDA SON DURUM

Antalya’da arıcılık yapan üreticiler açısından 2026-2027 kış dönemine hazırlık, sonbahar bakımından başlayarak kovan yerleşimi, beslenme, havalandırma ve hastalık kontrolüne kadar uzanan bir süreçten oluşuyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı, güçlü kolonilerin oluşturulmasını, bal ve polen stoklarının kontrol edilmesini, sağlam kovanların kullanılmasını ve varroa gibi zararlılarla mücadele edilmesini öneriyor.

Antalya’nın kıyı kesimlerinde yağış, nem ve rüzgâr; yüksek rakımlı ilçelerinde ise düşük sıcaklıklar, kar ve buzlanma gibi koşullar kışlatma planlamasında farklı ihtiyaçlar oluşturabiliyor.

2026 yılında Antalya’daki 100 arıcıya 500 ana arı üretim kovanı dağıtılması ve arı kışlatma evlerine ilişkin yeni düzenleme, arıcılık altyapısına yönelik gelişmeler arasında bulunuyor.

Bununla birlikte bu çalışmalar, kentteki bütün arıcıların kışlık bakım ihtiyaçlarının karşılandığını veya koloni kayıplarının önlendiğini göstermiyor.

Antalya’da 2026-2027 kışında arı kolonilerinin korunması için yerel iklim koşullarına uygun kışlatma planlarının hazırlanması, kovanların düzenli kontrol edilmesi ve hastalık belirtilerinde teknik destek alınması önem taşıyor.