Antalya’da içme suyu çeşmeleri yeniden yaygınlaşmalı mı?

antalya içme suyu çeşmeleri antalya içme suyu çeşmeleri
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya’da yaz sıcaklarının etkisini artırması, parklar, sahiller ve meydanlarda ücretsiz içme suyuna erişimi yeniden kent gündemine taşıyor.

Antalya’da uzun ve sıcak geçen yaz ayları, kamusal alanlarda içme suyuna erişimin önemini artırıyor. Bir dönem mahallelerin, parkların ve meydanların olağan unsurlarından biri olan içme suyu çeşmeleri, bugün kentin her noktasında aynı ölçüde erişilebilir değil. Özellikle yaya hareketliliğinin yoğun olduğu bölgelerde, Antalya içme suyu çeşmelerinin yeniden yaygınlaştırılması kamusal hizmet, sağlık, çevre ve su tasarrufu açısından değerlendirilebilecek başlıklardan biri haline geliyor.

Antalya’da sıcaklık içme suyuna erişimi daha önemli hale getiriyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Antalya için yayımladığı uzun yıllar istatistiklerine göre kentte Ağustos ayı ortalama sıcaklığı 28,5 derece, ortalama en yüksek sıcaklık ise 34,1 derece seviyesinde.

25 Ağustos 2026’da Antalya’da hava sıcaklığı öğle saatlerinde 35 dereceye ulaşırken yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklık 42 dereceye çıktı. Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü verilerine dayandırılan ölçümlerde nem oranının yüzde 70 ile 80 arasında olduğu belirtildi.

Bu koşullar özellikle uzun süre açık alanda bulunanlar, toplu taşıma kullananlar, çocuklar, yaşlılar, bisikletliler, spor yapanlar ve açık alanda çalışanlar açısından suya kolay erişimi daha önemli hale getiriyor.

Park, meydan, yürüyüş yolu, sahil bandı ve toplu taşıma aktarma noktalarındaki içilebilir su çeşmeleri bu nedenle yalnızca bir kent mobilyası olarak değil, temel bir kamusal hizmet olarak da değerlendirilebilir.

Antalya’nın park ve kamusal alan ağı oldukça geniş

Antalya Büyükşehir Belediyesinin Yeşil Kent sistemi; Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez, Aksu, Döşemealtı, Manavgat ve diğer ilçelerde çok sayıda park ve rekreasyon alanını listeliyor. Konyaaltı Sahil Yaşam Parkı, Boğaçayı Rekreasyon Alanı, Atatürk Parkı, Düden Parkı, Cumhuriyet Meydanı ve Karaalioğlu Parkı gibi yoğun kullanılan alanlar bu ağın içerisinde bulunuyor.

Bu kadar geniş bir kamusal alan ağı, içme suyu noktalarının nerelerde bulunması gerektiğine ilişkin planlamayı da önemli hale getiriyor. Çeşmelerin yalnızca merkezi meydanlarda değil; mahalle parklarında, yürüyüş ve bisiklet güzergâhlarında, çocuk oyun alanlarının yakınında ve yoğun kullanılan durak çevrelerinde de planlanması kent içindeki erişimi artırabilir.

ASAT sisteminde sebil ve hayrat çeşmeleri için düzenleme bulunuyor

Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünün güncel abonelik sisteminde “Sebil-Hayrat” başlığı altında umumi kullanıma yönelik çeşmelere ilişkin ayrı bir düzenleme bulunuyor.

ASAT’a göre su şebekesinin bulunduğu ve hem idarenin hem de ilgili belediyenin uygun gördüğü yerlerde, hayırseverlerin talebiyle umumi kullanım amacı taşıyan sebil veya hayrat çeşmelerine su aboneliği tesis edilebiliyor. Bu çeşmelerde kullanılan suyun yalnızca içme amacıyla kullanılması gerekiyor.

Bu düzenleme Antalya’da kamusal içme suyu çeşmelerinin teknik olarak su şebekesine bağlanabildiğini gösterirken, yeni çeşmelerin belediyelerin kamusal alan planlamasına dahil edilip edilemeyeceği ayrı bir yerel yönetim tercihi olarak öne çıkıyor.

Çeşmeden akan suyun güvenliği nasıl sağlanabilir?

Kamusal çeşmelerin yaygınlaştırılmasında en önemli konulardan biri su kalitesi.

ASAT’ın güncel bilgilerine göre Antalya şehir merkezindeki şebekeyi besleyen kaynaklar yer altı sularından oluşuyor. Şebekeye verilen su, mikroorganizmalara karşı sodyum hipoklorit kullanılarak dezenfekte ediliyor. ASAT ayrıca içme suyu kalitesine ilişkin analizleri Su Kalite Kontrol Laboratuvarı üzerinden yürütüyor.

Ancak kamusal çeşmeler söz konusu olduğunda yalnızca şebeke suyunun kalitesi yeterli değil. Çeşmenin tesisatı, musluğu, bağlantıları ve çevresinin de düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor.

Yeni kurulacak çeşmelerde periyodik su analizi, bakım takvimi ve temizlik kayıtlarının oluşturulması; çeşmenin üzerinde de suyun içilebilir olup olmadığına ilişkin açık bilgilendirme bulunması güvenli kullanım açısından önem taşıyor.

Su kaynakları korunurken çeşmeler yaygınlaştırılabilir mi?

Kamusal çeşmelerin yaygınlaştırılması tartışılırken Antalya’nın su kaynakları üzerindeki baskı da göz ardı edilemez.

ASAT, “Geçici İnsani Tüketim Amaçlı İçme Suyu Aboneliği” uygulamasını su kaynaklarının umumi kullanımda yetersiz ve kısıtlı olması gerekçesiyle 1 Mayıs 2024 tarihinden itibaren geçici olarak durdurduğunu belirtiyor. Bu abonelik türü doğrudan park ve meydanlardaki sebil-hayrat çeşmeleriyle aynı kategori olmasa da kentte su kaynaklarının verimli kullanılmasının önemini gösteriyor.

Bu nedenle yeni çeşmelerin sürekli açık akan eski sistemler yerine su tüketimini sınırlayan modellerle kurulması seçeneklerden biri olabilir. Basmalı musluklar, belirli sürede otomatik kapanan sistemler, kaçak algılayan sayaçlar ve arızaların merkezi olarak takip edildiği altyapılar gereksiz su tüketiminin önüne geçebilir.

Şişe doldurma noktaları da çözüm olabilir

Kentlerde klasik çeşmelerin yanında yeniden kullanılabilir mataraların doldurulabileceği içme suyu istasyonları da değerlendirilebilir.

Bu noktaların özellikle Konyaaltı ve Lara sahilleri, kent meydanları, büyük parklar, bisiklet yolları, spor alanları, otogar ve toplu taşıma aktarma merkezleri gibi yoğun noktalarda kurulması, yurttaşların yanlarında taşıdıkları mataraları ücretsiz olarak doldurabilmelerine olanak sağlayabilir.

Böyle bir uygulama tek kullanımlık plastik şişe tüketiminin azaltılmasına da katkı sağlayabilir. Ancak bunun için çeşme sayısının artırılmasının yanı sıra istasyonların sürekli çalışır durumda tutulması ve su kalitesinin düzenli denetlenmesi gerekiyor.

Erişilebilir çeşme tasarımı önemli

Yeni içme suyu çeşmelerinin yalnızca sayısı değil, tasarımı da önem taşıyor.

Tekerlekli sandalye kullananların ulaşabileceği yükseklikte musluklar, çocukların kullanabileceği ayrı bölümler, matara doldurmaya uygun alanlar ve su birikmesini önleyen zemin düzenlemeleri kamusal erişimi artırabilir.

Çeşmelerin güneş altında kalan noktalara rastgele yerleştirilmesi yerine gölgelikli dinlenme alanları, park girişleri ve yaya güzergâhlarıyla birlikte planlanması da kullanım açısından daha işlevsel bir model oluşturabilir.

Öncelik hangi bölgelerde olmalı?

Antalya’da yeni içme suyu noktaları planlanacaksa bütün mahallelere aynı sayıda çeşme yerleştirilmesi yerine kullanım yoğunluğunun dikkate alınması daha gerçekçi bir yöntem olabilir.

Sahil bantları, meydanlar, büyük parklar, çocuk oyun alanları, spor alanları, yürüyüş ve bisiklet yolları, toplu taşıma merkezleri, pazar yerleri ve yoğun yaya trafiğinin bulunduğu bölgeler öncelikli alanlar arasında değerlendirilebilir.

İlçe belediyeleri ile ASAT arasında kurulacak ortak bir envanter sistemiyle mevcut içme suyu çeşmelerinin konumları, çalışıp çalışmadıkları ve bakım durumları da kamuoyuyla paylaşılabilir.

Antalya’da yaz aylarında sıcaklığın ve nemin yüksek seviyelere ulaştığı düşünüldüğünde ücretsiz içme suyuna erişim, kent yaşamının giderek daha önemli ihtiyaçlarından biri haline geliyor. Ancak çeşmelerin yeniden yaygınlaşması yalnızca yeni muslukların kurulmasıyla sınırlı değil. Su kaynaklarını koruyan sistemler, düzenli bakım, su kalitesi denetimi, erişilebilir tasarım ve doğru konumlandırma birlikte ele alındığında kamusal içme suyu noktaları Antalya’nın kent altyapısının daha işlevsel bir parçasına dönüşebilir.