Antalya’da ilkbaharda gezilecek yerler

antalya ilkbaharda gezilecek yerler antalya ilkbaharda gezilecek yerler
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya ilkbaharda gezilecek yerler arasında antik kentler, şelaleler, milli parklar, mağaralar ve doğa yürüyüşü rotaları bu haberde yer alıyor.

Antalya denildiğinde yaz aylarında deniz turizmi öne çıksa da kent, ilkbaharda farklı bir gezi seçeneği sunuyor. Mart, Nisan ve Mayıs aylarında antik kentlerden şelalelere, Toroslar’ın eteklerinden kıyıdaki yürüyüş rotalarına kadar birçok alan ziyaret edilebiliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Antalya için öne çıkardığı rotalar arasında Kaleiçi, Antalya Müzesi, Köprülü Kanyon ile Perge, Termessos, Side, Phaselis ve Olympos gibi antik kentler bulunuyor. Bakanlığın tanıtımında Toroslar, portakal çiçekleri, çam ağaçları ve endemik orkideler de Antalya’nın doğal değerleri arasında sıralanıyor.

Antalya’da ilkbaharda günübirlik veya hafta sonu gezileri için değerlendirilebilecek başlıca noktalar şöyle:

Termessos Antik Kenti

Antalya merkezden doğa ve arkeolojiyi birlikte içeren bir rota arayanların seçeneklerinden biri Termessos.

Güllük Dağı Milli Parkı içerisinde bulunan Termessos, deniz seviyesinden yaklaşık bin 50 metre yükseklikte yer alıyor. Kentte surlar, Kral Yolu, agora, tiyatro, odeon, sarnıçlar ve mezar yapıları görülebiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı da Termessos’u Antalya’nın dağlık coğrafyasında bulunan önemli antik yerleşimlerden biri olarak tanımlıyor.

Ören yerindeki yapılar dağlık araziye yayıldığı için ziyaret, klasik bir müze gezisinden çok yürüyüş rotası niteliğinde. Bu nedenle yağışlı günlerin ardından kayganlaşabilecek patikalar ve arazi koşulları dikkate alınmalı.

İlkbaharda Termessos çevresindeki bitki örtüsünün canlanması, antik kent ile Güllük Dağı’nın doğal yapısını aynı rota içinde görme imkanı sağlıyor.

Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı

Antalya merkez çevresinde ilkbahar doğa gezileri için öne çıkan alanlardan biri Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı.

Tarım ve Orman Bakanlığı kayıtlarında Kurşunlu Şelalesi, Antalya’daki tabiat parkları arasında bulunuyor ve alan 1991 yılından bu yana tabiat parkı statüsünde.

Park yalnızca şelaleden oluşmuyor. Bakanlığın bölgeye ilişkin çalışmalarında Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı sınırlarında 88 kuş ve 22 memeli türünün de aralarında bulunduğu zengin bir omurgalı çeşitliliğinin tespit edildiği belirtiliyor.

Ormanlık alan, yürüyüş parkurları ve su çevresindeki doğal peyzaj nedeniyle Kurşunlu, özellikle ilkbaharda kısa süreli doğa gezileri için değerlendirilebilecek rotalar arasında.

Perge Antik Kenti

Aksu ilçesindeki Perge, Antalya kent merkezine yakın antik kent seçeneklerinden biri.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Perge’yi kent merkezine en yakın antik yerleşimlerden biri olarak tanımlıyor. Antik kent aynı zamanda arkeolojik kalıntılarının ve kazılarda ortaya çıkarılan eserlerin önemi nedeniyle UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor.

Perge’de sütunlu cadde, agora, hamam yapıları, stadyum ve anıtsal kent dokusunun izleri görülebiliyor.

Geniş bir açık alana yayılan Perge’nin ilkbaharda ziyaret edilmesi, özellikle yaz aylarının yoğun sıcakları başlamadan önce antik kenti yürüyerek incelemek isteyenler için bir seçenek oluşturuyor.

Phaselis Antik Kenti

Kemer’in kıyı rotasında tarih, orman ve denizi bir arada görmek isteyenler için Phaselis öne çıkıyor.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne göre Phaselis, Beydağları Sahil Milli Parkı’nın çam ve sedir ormanları içerisinde, Kemer’in yaklaşık 16 kilometre batısında bulunuyor. Antik kent bir yarımada üzerinde yer alıyor ve Kuzey Liman, Askeri Liman ve Güney Liman olmak üzere üç tarihi limana sahip.

Phaselis’in konumu, ziyaretçilere aynı alanda antik kent kalıntıları, ormanlık alan ve Akdeniz kıyısını görme imkanı veriyor.

İlkbahar döneminde bölge yalnızca denize girmek amacıyla değil, antik kentin cadde, liman ve yapılarını yürüyerek görmek için de değerlendirilebilir.

Olympos Antik Kenti

Kumluca sınırlarındaki Olympos, Antalya’nın batı kıyısındaki önemli tarih ve doğa rotalarından biri.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne göre Olympos, Phaselis’ten sonra Antalya’nın güney sahillerindeki önemli antik liman kentlerinden biri ve Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içerisinde bulunuyor. Antik kent, Likya Birliği’nin önemli kentleri arasında yer alıyordu.

Beydağları Sahil Milli Parkı aynı zamanda Likya Yolu’nun geçtiği, Çıralı ve Adrasan gibi kıyı alanlarını da içine alan geniş bir koruma alanı. Phaselis ve Olympos gibi antik yerleşimler de milli park sınırlarında bulunuyor.

Bu nedenle Olympos ilkbaharda yalnızca antik kent ziyareti değil, kıyı ve yürüyüş rotalarının birlikte değerlendirilebileceği bir bölge oluşturuyor.

Köprülü Kanyon Milli Parkı

Daha uzun bir doğa rotası arayanlar için Köprülü Kanyon Milli Parkı Antalya’nın önemli seçeneklerinden biri.

Tarım ve Orman Bakanlığının güncel kayıtlarında Köprülü Kanyon Milli Parkı’nın Antalya’nın Manavgat ve Serik ilçeleri ile Isparta’nın Sütçüler ilçesi sınırlarına yayıldığı belirtiliyor. Korunan alanın büyüklüğü yaklaşık 47 bin 473 hektar.

Köprüçay çevresindeki kanyon yapısı, ormanlık alanlar ve tarihi köprülerle birlikte bölge doğa gezileri açısından geniş bir alan sunuyor.

Milli park aynı zamanda Selge Antik Kenti ile birlikte planlanabilecek bir rota. GoTürkiye’nin bölge tanıtımında Selge’nin Köprülü Kanyon Milli Parkı ziyaretiyle birleştirilebileceği belirtiliyor.

Kanyon veya akarsu etkinlikleri planlanıyorsa ilkbaharda yağışlar ve su debisindeki değişiklikler nedeniyle faaliyet öncesinde güncel hava, yol ve saha koşullarının kontrol edilmesi gerekiyor.

Side Antik Kenti

Manavgat’ta deniz kıyısında tarihi bir yürüyüş rotası isteyenler için Side Antik Kenti değerlendirilebilir.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne göre Side, Antik Dönem’de Pamfilya’nın önemli liman kentlerinden biriydi ve Manavgat’ın yaklaşık 7 kilometre güneybatısındaki bir yarımada üzerinde kuruldu.

Antik kentte tiyatro, agora ve anıtsal yapıların yanı sıra yarımadanın kıyı dokusu da gezi rotasının parçası.

Side Arkeoloji Müzesi de antik kentin içerisinde, Antik Dönem’e ait bir hamam yapısında bulunuyor. Müze, Side ve çevresinden elde edilen arkeolojik eserleri barındırıyor.

Bu nedenle Side’da açık alandaki antik kent gezisi ile müze ziyareti aynı gün içerisinde planlanabilir.

Karain Mağarası

İlkbaharda Antalya’nın yalnızca kıyı kesimini değil, iç kesimlerini de görmek isteyenler için Karain Mağarası farklı bir rota sunuyor.

Döşemealtı ilçesinin Yağca Mahallesi sınırlarında bulunan Karain Mağarası, Antalya kent merkezinin yaklaşık 30 kilometre kuzeybatısında ve deniz seviyesinden 430-450 metre yükseklikte yer alıyor. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Karain’i Türkiye’nin büyük doğal mağaralarından biri olarak tanımlıyor.

Mağarada Paleolitik, Mezolitik, Neolitik ve Tunç Çağı’na uzanan dönemlere ait arkeolojik buluntular tespit edilmiş durumda.

Karain’e ulaşırken mağara girişine kadar çıkan merdivenli ve eğimli bölüm nedeniyle hareket kısıtlılığı bulunan ziyaretçilerin alan koşullarını önceden kontrol etmesi yararlı olabilir.

Kaleiçi

Antalya’da araç kullanmadan veya kent merkezinden uzaklaşmadan yapılabilecek ilkbahar gezilerinin başında Kaleiçi geliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya’nın görülmesi gereken yerleri arasında Kaleiçi’ni ilk sıralarda gösteriyor. Aynı kent rotasında Antalya Müzesi de bulunuyor.

Kaleiçi’nde tarihi sokak dokusu, sur izleri, Hadrian Kapısı, liman çevresi ve farklı dönemlere ait yapılar yürüyerek görülebiliyor.

İlkbaharda kent merkezindeki gezi, deniz sezonuna bağlı olmadan yapılabildiği için günübirlik Antalya programlarında değerlendirilebilir.

Antalya Müzesi

İlkbaharda yağışlı bir güne denk gelen Antalya gezilerinde kapalı alan alternatifi olarak Antalya Müzesi öne çıkıyor.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne göre müze; Likya, Pamfilya ve Pisidya uygarlıklarına ayrılan koleksiyonlarıyla Alt Paleolitik Çağ’dan Roma Dönemi’ne kadar geniş bir tarihsel dönemi kapsıyor. Perge kazılarında bulunan heykeller de müzenin koleksiyonunda önemli yer tutuyor.

Antalya Müzesi, özellikle Perge, Termessos veya bölgedeki diğer antik kentleri ziyaret edenlerin arkeolojik gezi programını tamamlayabilecek duraklardan biri.

Likya Yolu’nun Antalya etapları

İlkbaharda uzun mesafeli yürüyüş planlayanlar için Likya Yolu’nun Antalya sınırlarındaki etapları da seçenekler arasında.

Beydağları Sahil Milli Parkı içerisinden geçen rota; Phaselis, Çıralı, Olympos ve Adrasan çevresindeki doğal ve arkeolojik alanlarla kesişiyor.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de Likya Yolu’nun Antalya’daki doğal ve tarihi değerleri bir araya getiren yürüyüş güzergahlarından biri olduğunu belirtiyor.

Ancak Likya Yolu’nun tamamı günübirlik ve kolay bir yürüyüş parkuru değil. Etapların uzunluğu, yükselti farkı, su kaynakları ve telefon erişimi değişebildiği için yürüyüş yapılacak bölümün önceden belirlenmesi gerekiyor.

İlkbaharda Antalya’da günübirlik nereye gidilir?

Antalya kent merkezinden hareket edeceklar için farklı ilgi alanlarına göre rota oluşturulabilir.

Doğa için: Kurşunlu Şelalesi ve Termessos
Arkeoloji için: Perge ve Antalya Müzesi
Deniz kıyısı ve tarih için: Phaselis veya Side
Doğa yürüyüşü için: Beydağları ve Likya Yolu’nun uygun etapları
Mağara ve tarih öncesi dönem için: Karain Mağarası
Kanyon ve orman için: Köprülü Kanyon Milli Parkı
Kent içi gezi için: Kaleiçi ve Antalya Müzesi

Antalya’nın farklı ilçelerine yayılan bu noktaların tamamını tek güne sıkıştırmak yerine yakın konumdaki alanların aynı program içerisinde değerlendirilmesi daha uygulanabilir bir rota oluşturuyor.

Antalya’da ilkbaharda gezerken nelere dikkat edilmeli?

Mart, Nisan ve Mayıs aylarında Antalya’nın kıyı kesimi ile yüksek ve dağlık bölgeleri arasında hava koşulları önemli ölçüde farklılaşabiliyor. Termessos, Likya Yolu ve Köprülü Kanyon gibi açık alanlarda gezi planlayanların günlük hava tahminini ve arazi koşullarını kontrol etmesi gerekiyor.

Milli park, tabiat parkı ve ören yerlerinde giriş saatleri ile ücretler yıl içerisinde değişebildiği için ziyaret öncesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığının güncel duyurularının kontrol edilmesi gerekiyor. Köprülü Kanyon gibi korunan alanların güncel ziyaret bilgileri Tarım ve Orman Bakanlığının Doğa Turizmi sisteminde yayımlanıyor.

Doğal ve arkeolojik alanlarda belirlenen yürüyüş güzergahlarının dışına çıkılmaması, bitki ve yaban hayatına müdahale edilmemesi, ateş yakılmaması ve kültür varlıklarının bulunduğu alanlarda koruma kurallarına uyulması da Antalya’nın doğal ve kültürel mirasının korunması açısından önem taşıyor.