Antalya’da keçi ve küçükbaş hayvancılık hangi ilçelerde sürüyor?

antalya küçükbaş hayvancılık antalya küçükbaş hayvancılık
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya’da küçükbaş hayvancılık hangi ilçelerde sürüyor? Koyun ve keçi yetiştiriciliğinin güncel durumu bu haberde yer alıyor.

Antalya denildiğinde tarımsal üretimde seracılık ve yaş sebze-meyve öne çıksa da kentin dağlık ve kırsal bölgelerinde küçükbaş hayvancılık önemli bir üretim faaliyeti olmayı sürdürüyor. Torosların engebeli arazi yapısı nedeniyle özellikle kıl keçisi yetiştiriciliği Antalya hayvancılığında ayrı bir yere sahip.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 yılı faaliyet verilerine göre kentte 9 bin 422 küçükbaş hayvancılık işletmesinde yaklaşık 1 milyon 290 bin koyun ve keçi bulunuyor. İl Müdürlüğü de Antalya’nın coğrafi yapısının özellikle keçi yetiştiriciliğine uygun olduğunu ve küçükbaş hayvan varlığı içinde kıl keçisinin önemli pay taşıdığını belirtiyor.

Antalya küçükbaş hayvancılık faaliyetleri başta Korkuteli, Elmalı ve Kaş olmak üzere Toroslar ve yayla kuşağındaki ilçelerde öne çıkıyor. Akseki, Gündoğmuş, İbradı ile Manavgat, Alanya, Serik, Döşemealtı ve Konyaaltı’nın kırsal kesimleri de coğrafi özellikleri nedeniyle küçükbaş yetiştiriciliğinin sürdüğü alanlar arasında değerlendiriliyor. Ancak 2025 veya 2026 yılı için koyun ve keçi sayılarını 19 ilçenin tamamı bazında gösteren güncel bir kamu tablosu yayımlanmış değil.

Antalya’da yaklaşık 1,3 milyon küçükbaş hayvan bulunuyor

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 Faaliyet Raporundaki TÜRKVET verilerine göre kentte küçükbaş hayvan sayısı son üç yılda şöyle değişti:

2023: 1 milyon 226 bin 676 baş
2024: 1 milyon 219 bin 571 baş
2025: 1 milyon 290 bin 99 baş

Aynı dönemde küçükbaş hayvancılık işletmesi sayısı 2023’te 10 bin 560, 2024’te 9 bin 392 ve 2025’te 9 bin 422 olarak kaydedildi.

Buna göre küçükbaş hayvan sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık 70 bin baş artarken işletme sayısında sınırlı bir yükseliş gerçekleşti.

İşletme sayısının hayvan sayısıyla aynı hızda yükselmemesi, Antalya’daki küçükbaş üretiminin yalnızca işletme adedi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de gösteriyor.

Antalya’da keçi yetiştiriciliği neden öne çıkıyor?

Antalya küçükbaş hayvancılığının en karakteristik bölümünü keçi yetiştiriciliği oluşturuyor.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kentin arazi yapısının özellikle keçi yetiştiriciliğine uygun olduğunu ve küçükbaş hayvan varlığı içinde kıl keçisinin en büyük paylardan birini aldığını belirtiyor. 2024 yılı TÜİK verilerine göre Antalya’nın toplam küçükbaş hayvan varlığı 1 milyon 209 bin 773 baş olarak kaydedilmiş ve kent Türkiye’de sekizinci sırada yer almıştı.

Antalya’nın Toroslara uzanan yüksek ve engebeli kesimlerinde makilik alanların geniş olması, keçinin bu coğrafyada yetiştirilebilmesini kolaylaştırıyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin iklim eylem planında da kentin yüksek kesimlerinde kıl keçisi ve koyun yetiştiriciliğinin, kıyı bölgelerinde ise büyükbaş süt hayvancılığının daha fazla öne çıktığı belirtiliyor.

Korkuteli küçükbaş hayvancılığın merkezlerinden biri

Korkuteli, Antalya’da hayvancılığın ekonomik olarak daha görünür olduğu ilçelerden biri.

İlçede hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvan üretimi yapılırken Korkuteli Belediyesi tarafından işletilen canlı hayvan pazarı küçükbaş ticaretinin devam ettiğini gösteren güncel yapılardan biri.

Belediyenin verilerine göre Korkuteli Canlı Hayvan Pazarı ve Borsası 26 bin 450 metrekarelik alanda faaliyet gösteriyor. Tesiste küçükbaş hayvanlar için 85 padok bulunuyor.

Pazarın aynı anda 5 bin kapalı ve 3 bin açık olmak üzere toplam 8 bin küçükbaş hayvan kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. Küçükbaş hayvan pazarı her hafta çarşamba günü kuruluyor.

Bu altyapı yalnızca Korkuteli’deki üreticilerin değil çevredeki hayvancılık işletmelerinin de canlı hayvan ticaretine erişimini sağlıyor.

Elmalı’da koyunculuk öne çıkıyor

Elmalı da Antalya’nın küçükbaş hayvancılık açısından öne çıkan yayla ilçelerinden biri.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 Faaliyet Raporunda Antalya’da yürütülen küçükbaş ıslah çalışmalarında Elmalı’nın adı doğrudan yer alıyor.

2024 yılında başlatılan İvesi Koyunu Projesi’nin Elmalı, Korkuteli ve Kaş’ta toplam 39 yetiştirici ve 6 bin 300 koyunla uygulanmak üzere planlandığı belirtiliyor. Projenin daha sonra Bakanlık tarafından ikinci bir talimata kadar durdurulduğu da aynı raporda yer alıyor.

Projenin mevcut durumda durdurulmuş olması, ilçelerde koyunculuğun sona erdiği anlamına gelmiyor. Proje için bu üç ilçede yetiştirici ve sürülerin belirlenmiş olması, bölgelerin küçükbaş yetiştiriciliğindeki mevcut üretim altyapısını gösteriyor.

Kaş’ın kırsal mahallelerinde de küçükbaş üretimi devam ediyor

Kaş, kıyı turizmiyle öne çıkmasına rağmen yüzölçümünün önemli bölümü dağlık ve kırsal alanlardan oluşuyor.

Özellikle Gömbe, Sütleğen ve çevresindeki yüksek kesimler Antalya’nın yayla kuşağının bir parçası.

Kaş’ın Elmalı ve Korkuteli ile birlikte İvesi Koyunu Projesine dahil edilen üç ilçeden biri olması da ilçede koyunculuk yapan işletmelerin bulunduğunu gösteriyor.

Kaş’ta kıyı kesimiyle yüksek kesimler arasında tarımsal üretim yapısı önemli ölçüde değişiyor. Kıyıya yakın bölgelerde örtü altı üretim ve turizm ağırlık kazanırken iç kesimlerde hayvancılık ve yayla tarımı varlığını sürdürüyor.

Honamlı keçisi Antalya’da korunuyor

Antalya’nın küçükbaş hayvancılık açısından önemli yerel değerlerinden biri Honamlı keçisi.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 verilerine göre Küçükbaş Hayvan Genetik Kaynaklarının Yerinde Korunması Projesi kapsamında beş işletmedeki bin 14 Honamlı keçisinin takibi yapıldı.

Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Geliştirilmesi Projesi kapsamında yürütülen Honamlı Keçisi II çalışmasında ise üç ilçede 28 yetiştiriciye ait 5 bin 605 keçi bulunuyor. Bunların içerisinde üç sürü elit sürü statüsünde.

Honamlı keçisi, Toroslarda geleneksel olarak yetiştirilen yerli keçi ırklarından biri. Islah çalışmalarının devam etmesi yalnızca hayvan sayısının artırılmasını değil, yerel genetik özelliklerin korunmasını da amaçlıyor.

Kıl keçisi için dört ilçede ıslah çalışması yürütülüyor

Antalya’da kıl keçisi yetiştiriciliği de kamu destekli ıslah programlarının içinde bulunuyor.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 yılı raporuna göre Kıl Keçisi Projesi dört ilçede 23 yetiştirici ve 5 bin 16 keçi üzerinde yürütüldü.

Bu sürülerden üçü elit sürü kapsamında yer aldı.

Raporda söz konusu dört ilçenin isimleri ayrı ayrı belirtilmiyor. Bu nedenle yalnızca bu veriden hareketle güncel ilçe sıralaması yapmak mümkün değil.

Ancak çalışmanın birden fazla ilçede devam ediyor olması, kıl keçisi yetiştiriciliğinin Antalya’da tek bir bölgeye sıkışmadığını gösteriyor.

Koyunculuk da farklı ilçelere yayılıyor

Antalya küçükbaş hayvancılığı yalnızca keçiden oluşmuyor.

Pırlak Koyunu Projesi 2025 yılında altı ilçede 20 yetiştirici ve 3 bin 257 koyun üzerinde yürütüldü. Proje kapsamındaki üç sürü elit sürü olarak takip edildi.

Antalya’da Pırlak koyunu üzerine yapılan ıslah çalışmalarının geçmiş dönem kayıtlarında Aksu, Döşemealtı, Elmalı, Kaş, Kepez, Konyaaltı, Korkuteli, Manavgat ve Serik gibi ilçelerin projelerde yer aldığı görülüyor. Ancak bu liste 2015 yılında başlayan projenin kapsamını gösterdiği için bugünkü hayvan sayılarını veya güncel ilçe sıralamasını ifade etmiyor.

Güncel faaliyet raporunun projeyi halen altı ilçede sürdürmesi ise koyunculuğun Antalya’nın farklı bölgelerinde devam ettiğini gösteriyor.

Akseki, Gündoğmuş ve İbradı’da keçicilik için coğrafya uygun

Antalya’nın kuzeydoğusunda bulunan Akseki, Gündoğmuş ve İbradı, yoğun kentleşmenin dışında kalan dağlık ilçeler.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ilçe tanıtımında Akseki’nin Toroslara uygun şekilde engebeli ve dağlık bir yapıya sahip olduğu belirtiliyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin planlama verilerinde ise Akseki’de yaklaşık 146 bin, Gündoğmuş’ta yaklaşık 192 bin ve İbradı’da yaklaşık 23 bin dekar çayır ve mera alanı bulunduğu belirtiliyor.

Bu üç ilçedeki dağlık arazi ve mera yapısı küçükbaş hayvancılık açısından uygun koşullar sağlıyor.

Ancak güncel kamu kaynaklarında 2025 veya 2026 yılı için Akseki, Gündoğmuş ve İbradı’daki koyun ve keçi sayılarını ayrı ayrı gösteren yeni bir tablo bulunmadığından ilçeleri hayvan sayısına göre sıralamak mümkün değil.

Manavgat ve Serik’in dağlık kesimlerinde üretim yapısı değişiyor

Manavgat ve Serik geniş yüzölçümleri nedeniyle tek tip tarımsal yapıya sahip ilçeler değil.

Kıyıya ve ovalara yaklaşıldığında örtü altı üretim, tarla tarımı ve turizm öne çıkarken Toroslara doğru ilerleyen mahallelerde arazi yapısı küçükbaş hayvancılığa daha elverişli hale geliyor.

Geçmiş dönem Pırlak Koyunu Islah Projesinde hem Manavgat hem Serik’in yer almış olması, iki ilçedeki küçükbaş yetiştiricilik altyapısının uzun süredir var olduğunu gösteriyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün güncel kayıtlarında Manavgat ve Serik’te hayvancılık işletmeleri ve veteriner hizmet altyapısının da devam ettiği görülüyor.

Bununla birlikte kıyı ilçelerinde küçükbaş hayvancılık ilçenin tamamına eşit şekilde dağılmıyor; daha çok kırsal ve dağlık mahallelerde yoğunlaşıyor.

Antalya’da 530 yetiştirici koyun-keçi birliğinde kayıtlı

Küçükbaş yetiştiricilerinin örgütlenmesi de Antalya’daki sektörün güncel durumunu gösteren göstergelerden biri.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 Faaliyet Raporuna göre Antalya İli Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliğinin 530 üyesi bulunuyor.

Bu sayı kentteki toplam küçükbaş işletme sayısıyla aynı değil. Birliğe üye olmak ile TÜRKVET sisteminde küçükbaş işletmesi olarak kayıtlı olmak farklı kayıt biçimleri.

2025 yılında TÜRKVET’teki küçükbaş işletme sayısı 9 bin 422 olarak kaydedilmiş durumda.

Bu farklılık, Antalya’daki küçükbaş üreticilerin önemli bölümünün küçük aile işletmesi niteliğinde olduğunu ve tüm işletmelerin aynı üretici örgütü altında bulunmadığını gösteriyor.

Küçükbaş hayvan sayısı artarken işletme sayısı neden aynı hızda artmıyor?

Antalya’da 2024’ten 2025’e küçükbaş hayvan sayısı yaklaşık 1 milyon 220 binden 1 milyon 290 bine çıktı.

Aynı dönemde işletme sayısı ise 9 bin 392’den 9 bin 422’ye yükseldi.

Bu tablo hayvan sayısındaki artışın ağırlıklı olarak yeni binlerce işletmenin kurulmasından değil, mevcut işletmelerde sürü büyüklüğünün değişmesinden de kaynaklanabileceğini düşündürüyor.

Ancak İl Müdürlüğünün raporunda işletme başına ortalama sürü büyüklüğünün neden değiştiğine ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme bulunmuyor.

Bu nedenle küçükbaş hayvancılığın gelişimini yalnızca toplam hayvan sayısına bakarak değerlendirmek yeterli değil. Üretici sayısı, sürü büyüklüğü, mera kullanımı ve işletmelerin devamlılığı birlikte ele alınmalı.

2025’te yaklaşık 399 bin küçükbaş hayvan küpelendi

Antalya’da küçükbaş yetiştiriciliğinin ölçeğini gösteren bir başka veri hayvanların kimliklendirilmesi.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerine göre 2023 yılında 344 bin 940, 2024 yılında 438 bin 184 ve 2025 yılında 398 bin 753 küçükbaş hayvana küpeleme işlemi yapıldı.

Koyun ve keçilerin kayıt altına alınması, hayvan hareketlerinin takip edilmesi, hastalıklarla mücadele ve destekleme işlemleri açısından önem taşıyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, küpelenmemiş ve kayıt altına alınmamış koyun ve keçilerin sevkine izin verilmediğini belirtiyor. İl içi taşımada nakil belgesi, iller arası taşımada ise buna ek olarak veteriner sağlık raporu gerekiyor.

Antalya’ya başka illerden 100 binden fazla küçükbaş hayvan geldi

Küçükbaş hayvancılıkta hayvan hareketleri de dikkat çekiyor.

2025 yılında Antalya’dan diğer illere 40 bin 20 küçükbaş hayvan sevk edilirken, başka illerden Antalya’ya getirilen küçükbaş hayvan sayısı 106 bin 867 oldu.

Bu rakamlar Antalya’nın yalnızca hayvan yetiştirilen değil aynı zamanda canlı hayvan hareketlerinin yoğun olduğu bir il olduğunu gösteriyor.

Hayvan hareketleri damızlık alımı, besicilik, satış, kurban dönemi veya işletmeler arasındaki farklı amaçlarla gerçekleştirilebildiği için söz konusu sayılar doğrudan Antalya’daki üretim artışı olarak yorumlanmamalı.

Küçükbaş hayvancılığa 2026’da yeni destek programı başladı

Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 yılında “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek Projesi”ni başlattı.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından da duyurulan proje kapsamında hak sahibi üreticilere TİGEM tarafından 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere toplam 100 küçükbaş hayvan verilmesi planlanıyor.

Başvurular 1-30 Nisan 2026 tarihleri arasında İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri üzerinden alındı.

Programda gençler, kadınlar ve hayvancılık konusunda eğitim veya mesleki niteliğe sahip üreticilere değerlendirmede avantaj sağlanması amaçlandı. Proje genelinde mera varlığı, kaba yem kapasitesi ve mevcut küçükbaş hayvan oranı da illerin değerlendirilmesinde kullanılan kriterler arasında bulunuyor.

Programın 2026-2028 döneminde devam etmesi planlanıyor.

Meraya dayalı üretim küçükbaş hayvancılık için belirleyici

Küçükbaş hayvancılığın Antalya’da hangi ilçelerde sürdüğünü belirleyen temel unsurlardan biri mera ve doğal otlatma alanları.

Koyun ve özellikle keçi yetiştiriciliğinde yem maliyetinin azaltılabilmesi için sürülerin yılın belirli dönemlerinde doğal otlaklardan yararlanması önem taşıyor.

Antalya’nın yüksek kesimleri bu açıdan kıyı kent merkezlerinden farklılaşıyor. Toros kuşağındaki kırsal mahallelerde sürüler bahar ve yaz dönemlerinde daha yüksek rakımlı alanlara çıkarılabiliyor.

Bu nedenle Antalya küçükbaş hayvancılığı yalnızca kapalı işletme sistemiyle değil, yayla ve mera kullanımıyla birlikte devam eden geleneksel üretim biçimlerini de içeriyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının 2026’daki yeni küçükbaş destek programında da mera varlığı ve mera ot karşılama oranının değerlendirme kriterlerinden biri olması bu yapının önemini gösteriyor.

Küçükbaş hayvancılığın önündeki sorunlar neler?

Antalya’da küçükbaş hayvancılık güçlü bir hayvan varlığına sahip olsa da üretimin devamlılığını etkileyen çeşitli sorunlar bulunuyor.

Yem maliyetleri, çoban ve işgücü bulma güçlüğü, kırsal nüfusun yaşlanması, mera erişimi, hayvan hastalıkları ve üreticinin ürünü hangi fiyattan satabildiği bunlar arasında.

Özellikle küçük aile işletmelerinde sürünün günlük bakımı yıl boyunca düzenli işgücü gerektiriyor. Bu durum gençlerin farklı sektörlere yöneldiği kırsal bölgelerde işletmelerin kuşaktan kuşağa devamını zorlaştırabiliyor.

Antalya’da tarımla uğraşan nüfusun yaşlanması da bu açıdan dikkat çekiyor. Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyinin 2026 değerlendirmesinde kentte çiftçi sayısının son yıllarda azaldığı ve çiftçilerin yaş ortalamasının 60’ın üzerine çıktığı belirtildi.

Antalya’da küçükbaş hayvancılık azalıyor mu?

Antalya’nın güncel TÜRKVET kayıtları küçükbaş hayvan sayısında son yılda düşüş değil artış gösteriyor.

2024 yılında 1 milyon 219 bin 571 olan küçükbaş hayvan varlığı, 2025 yılında 1 milyon 290 bin 99’a yükseldi. İşletme sayısı da 9 bin 392’den 9 bin 422’ye çıktı.

Bu nedenle yalnızca son iki yılın hayvan varlığına bakıldığında Antalya’da küçükbaş hayvancılığın ortadan kalktığı veya sürekli gerilediği söylenemez.

Buna karşılık 2023 yılında 10 bin 560 olan işletme sayısının 2025’te 9 bin 422’ye gerilemiş olması, işletme yapısındaki değişimin ayrıca izlenmesi gerektiğini gösteriyor.

Hayvan sayısının yükselirken üretici işletme sayısının daha düşük bir seviyede kalması, küçük işletmelerin üretimden çekilip çekilmediği ve sürülerin daha büyük işletmelerde yoğunlaşıp yoğunlaşmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Hangi ilçeler öne çıkıyor?

Antalya’da 2025 veya 2026 yılı küçükbaş hayvan varlığını 19 ilçe için ayrı ayrı gösteren güncel bir resmi tablo kamuya açık olmadığı için ilçeleri kesin hayvan sayılarına göre sıralamak mümkün değil.

Bununla birlikte güncel kamu kayıtları ve yetiştiricilik altyapısı değerlendirildiğinde Korkuteli, Elmalı ve Kaş küçükbaş hayvancılığın belirgin şekilde sürdüğü ilçeler arasında öne çıkıyor.

Akseki, Gündoğmuş ve İbradı gibi Toros ilçelerinde coğrafi yapı ve mera alanları özellikle keçiciliğe uygun koşullar sağlıyor. Manavgat, Serik ve Alanya gibi geniş yüzölçümlü kıyı ilçelerinde ise küçükbaş üretim daha çok kıyıdan uzak, dağlık ve kırsal mahallelerde devam ediyor.

Döşemealtı ve Konyaaltı’nın kırsal-yayla kesimleri de geçmişten beri küçükbaş yetiştiricilik çalışmalarında yer alan bölgeler arasında bulunuyor.

Dolayısıyla Antalya’daki keçi ve koyun yetiştiriciliği yalnızca birkaç yayla ilçesine sıkışmış değil. Ancak üretimin ağırlık merkezi kent merkezlerinden çok Toroslar, yaylalar ve kırsal mahalleler.

2025 verilerinde yaklaşık 1 milyon 290 bin küçükbaş hayvanın ve 9 bin 422 işletmenin kayıtlı olması da küçükbaş hayvancılığın Antalya tarımı açısından halen önemli bir üretim alanı olduğunu ortaya koyuyor.