Antalya’da kış aylarında seralarda don nöbeti nasıl tutuluyor?

Antalya’da seralarda don nöbeti nasıl tutuluyor? Üreticilerin gece boyunca uyguladığı ısıtma yöntemleri ve zirai don önlemleri.
Antalya'da kış aylarında hava sıcaklıklarının düşmesi, örtü altı üretim yapan çiftçiler için zirai don riskini beraberinde getiriyor. Özellikle Serik, Aksu, Kumluca, Demre ve Gazipaşa gibi tarımsal üretimin önemli olduğu ilçelerde üreticiler, sıcaklığın kritik seviyelere gerilediği gecelerde seralarını kontrol ederek ürünlerini korumaya çalışıyor. Antalya'da 2026 yılının ilk günlerinde yaşanan soğuk hava sırasında bazı üreticiler sabaha kadar seralarda nöbet tutarken soba ve farklı ısıtma yöntemlerinden yararlandı. Peki, Antalya'da seralarda don nöbeti nasıl tutuluyor, üreticiler hangi saatlerde önlem alıyor ve zirai donun önüne geçmek için hangi yöntemler kullanılıyor?
Antalya’da seralarda don nöbeti neden tutuluyor?
Antalya, Türkiye'de örtü altı tarımsal üretimin önemli merkezleri arasında yer alıyor. Kentte domates, biber, patlıcan, salatalık ve farklı sebze türlerinin yetiştirildiği seralar, yılın büyük bölümünde üretimin sürdürülmesine olanak sağlıyor.
Ancak seraların dış ortamdan belirli ölçüde korunması, bitkilerin düşük sıcaklıklardan tamamen etkilenmeyeceği anlamına gelmiyor. Özellikle gece saatlerinde sıcaklığın düşmesi, hassas sebze türlerinde gelişme sorunlarına ve ciddi durumlarda don zararına yol açabiliyor.
Bu nedenle üreticiler, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün tahminlerini takip ederek seraların iç sıcaklığını kontrol ediyor. Sıcaklıkların ürünün dayanabileceği seviyelerin altına inmesi beklenen gecelerde ısıtma sistemleri devreye alınabiliyor.
Don nöbeti olarak adlandırılan uygulama ise üreticilerin gece boyunca seradaki sıcaklığı izlemesi, gerekli durumlarda ısıtma sistemlerine müdahale etmesi ve ürünlerin zarar görmesini önlemeye çalışması anlamına geliyor.
Seralarda don nöbeti saat kaçta başlıyor?
Antalya'da don nöbetinin başlangıç saati hava koşullarına, seranın bulunduğu bölgeye ve yetiştirilen ürüne göre değişiyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün zirai don bilgilendirmesine göre hava sıcaklığı genellikle öğleden sonra düşmeye başlıyor. Gece yarısından sonra kritik seviyelere yaklaşabilen sıcaklıklar, çoğu durumda gün doğumundan hemen önce en düşük değerlerine ulaşıyor.
Bu nedenle üreticiler yalnızca gece yarısını değil, sabaha karşı saatleri de dikkatle takip ediyor.
Antalya'nın Aksu ilçesinde 2026 yılının başında yapılan bir haberde, kapya biber üreticisi Hasan Arslan'ın gece 23.30 ile 00.00 civarında sobaları yaktığı ve sabah 07.30'a kadar serada kaldığı aktarıldı.
Bu örnek, don nöbetinin bazı üreticiler için bütün gece süren bir çalışma anlamına geldiğini gösteriyor. Ancak her serada aynı saatlerde nöbet tutulduğu düşünülmemeli.
Antalya’da üreticiler 2026 yılına don nöbetiyle başladı
Antalya'nın Serik ilçesinde 2026 yılının ilk günlerinde yaşanan soğuk hava, sera üreticilerini gece boyunca ürünlerini korumaya yöneltti.
2 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan haberlere göre ilçede sıcaklığın sıfır derece civarına gerilemesi üzerine üreticiler seralarda soba yakarak ve farklı önlemler alarak don riskine karşı mücadele etti.
Serik'in Çandır Mahallesi'nde domates yetiştiriciliği yapan Arısoy ailesi, gece boyunca sera sıcaklığını takip ederken aile üyeleri de nöbete destek verdi.
Üreticiler, termometrelerle sera içindeki sıcaklığı düzenli olarak kontrol etti. Aynı dönemde önlem alınmayan bazı seralarda ürünlerin soğuktan zarar gördüğü bildirildi.
Bu olay, Antalya'nın ılıman iklimine rağmen kış aylarında örtü altı üretimin ciddi sıcaklık riskleriyle karşılaşabildiğini ortaya koydu.
Aksu’da seralarda don nöbeti nasıl gerçekleştiriliyor?
Antalya'nın Aksu ilçesi, örtü altı sebze üretiminin yoğun olduğu bölgeler arasında bulunuyor. İlçede domates ve biber gibi ürünlerin yetiştirildiği seralarda kış döneminde sıcaklık takibi önem taşıyor.
3 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan yerel haberde, Aksu'nun Yeşilkaraman Mahallesi'nde kapya biber yetiştiriciliği yapan Hasan Arslan'ın don tehlikesi nedeniyle serasında nöbet tuttuğu aktarıldı.
Üretici, 5 dekarlık serasında başladığı ısıtma çalışmasını diğer seralarına da uygulamayı planladığını belirtti. Gece saatlerinde yakılan sobalarla sera içindeki sıcaklığın korunmaya çalışıldığı ifade edildi.
Bu tür uygulamalarda üreticiler, ısıtmanın yeterli olup olmadığını belirlemek için sera içindeki termometreleri kontrol ediyor.
Ancak soba sayısı, yakıt türü ve hedef sıcaklık her işletmede aynı olmuyor. Seranın büyüklüğü, örtü malzemesi ve bitkinin gelişim dönemi dikkate alınarak farklı uygulamalara ihtiyaç duyulabiliyor.
Seralarda soba yakılarak don önlenebilir mi?
Soba kullanımı, Antalya'daki bazı örtü altı üreticilerinin soğuk gecelerde başvurduğu ısıtma yöntemleri arasında bulunuyor.
Uygun şekilde kurulmuş ve güvenli biçimde kullanılan ısıtma sistemleri, sera içerisindeki sıcaklığın kritik seviyelerin üzerinde tutulmasına yardımcı olabiliyor.
Ancak soba yakılması, don zararının her koşulda önleneceği anlamına gelmiyor. Dış ortam sıcaklığının ne kadar düştüğü, seranın ısı kaybı, kullanılan yakıt ve ısıtma kapasitesi sonucu etkiliyor.
Özellikle büyük seralarda sıcaklığın her noktada aynı olmaması da önemli bir sorun oluşturabiliyor.
Üreticilerin ısıtma sistemi seçerken uzman desteği alması, baca ve havalandırma koşullarını dikkate alması gerekiyor. Kontrolsüz yakıt kullanımı yangın ve karbonmonoksit zehirlenmesi gibi ciddi güvenlik risklerine neden olabiliyor.
Dumanlama yöntemi seraları soğuktan koruyor mu?
Antalya'da geçmiş don olaylarında bazı üreticilerin dumanlama yöntemine başvurduğu bildiriliyor. Özellikle 2026 yılının başında Serik'teki üreticilerin bir bölümünün soba yakmanın yanında dumanlama da yaptığı haberleştirildi.
Bununla birlikte dumanlama yönteminin tek başına güvenilir bir don önleme uygulaması olduğu söylenemez.
Açık arazide veya serada yalnızca duman oluşturmanın sıcaklığı yeterli düzeyde artıracağı garanti edilemiyor. Üstelik kontrolsüz yakma işlemleri hava kirliliğine, yangına ve sağlık açısından tehlikeli gazların ortaya çıkmasına yol açabiliyor.
Bu nedenle dumanlama, ısıtma ve sıcaklık kontrolünün yerine geçebilecek kesin bir çözüm olarak değerlendirilmemeli.
Örtü altı üretimde don riskine karşı uygulanacak yöntemlerin seranın özelliklerine ve meteorolojik koşullara göre uzmanlar tarafından belirlenmesi önem taşıyor.
Sera içindeki sıcaklık kaç dereceye düşünce don tehlikesi başlıyor?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, zirai don olaylarını standart ölçüm koşullarında belirlenen hava sıcaklıklarına göre sınıflandırıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün zirai don sınıflandırması:
Don düzeyiHava sıcaklığı
Hafif don
0°C ile -2,2°C arası
Orta kuvvette don
-2,2°C ile -4,4°C arası
Kuvvetli don
-4,4°C'nin altı
Ancak bu sınıflandırma, bütün bitkilerin yalnızca sıfır derecenin altında zarar göreceği anlamına gelmiyor.
Domates, biber ve salatalık gibi sıcaklık hassasiyeti bulunan sebzelerde gelişme sorunları, donma noktasına ulaşılmadan da görülebiliyor. Bitkinin türü, gelişim dönemi, soğuğa maruz kalma süresi ve sera içindeki nem koşulları zararın düzeyini etkileyebiliyor.
Bu nedenle bütün seralar için geçerli tek bir ısıtma başlangıç sıcaklığı bulunmuyor. Hedef sıcaklığın yetiştirilen ürüne göre belirlenmesi gerekiyor.
Termometre ile sera sıcaklığı nasıl takip ediliyor?
Don nöbetinin temel unsurlarından biri sera içindeki sıcaklığın düzenli ölçülmesi oluyor.
Üreticiler, termometreler ve farklı sensörler aracılığıyla sıcaklığın ne kadar düştüğünü takip edebiliyor. Özellikle seranın dış ortamla temas eden bölümlerinde sıcaklık farklılıkları oluşabileceğinden ölçümlerin uygun noktalardan yapılması önem taşıyor.
2026 yılının başında Serik'teki üreticilerin gece boyunca termometrelerle sera sıcaklığını kontrol ettiği bildirildi.
Bazı işletmelerde kontroller üreticilerin belirli aralıklarla seraya gitmesiyle yapılırken teknolojik altyapıya sahip seralarda dijital sensörler kullanılabiliyor.
Sıcaklık değişimlerinin kayıt altına alınması, üreticilerin sonraki soğuk hava olaylarında daha planlı hareket etmesine yardımcı olabilir.
Kumluca’da dijital sistemlerle don nöbeti tutuluyor mu?
Antalya'da geleneksel don nöbetine alternatif oluşturabilecek uygulamalar arasında dijital sera takip sistemleri de bulunuyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin geçmiş yıllarda Elmalı ve Kumluca ilçelerinde başlattığı Dijital Tarımsal Takip Amaçlı Kablosuz İzleme Sistemi, seralardaki hava ve toprak sıcaklığı ile nem değerlerinin uzaktan takip edilmesini amaçlıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığının Tarım Orman Ekranı platformunda yayımlanan habere göre sistemden yararlanan bazı üreticiler, sera sıcaklığını cep telefonları üzerinden izleyebildiklerini belirtti.
Kumluca'nın Mavikent Mahallesi'nde üretim yapan Şahin Köse, daha önce gece boyunca serada kalarak termometreyi düzenli kontrol ettiğini, dijital takip sistemi sayesinde sıcaklık bilgilerine uzaktan ulaşabildiğini ifade etti.
Beykonak'ta üretim yapan Adem Çoban ise sistemin sıcaklık değişimlerini takip ederek seraya ne zaman gidip sobaya yakıt eklemesi gerektiğini belirlemesine yardımcı olduğunu anlattı.
Ancak bu uygulamaların geçmiş yıllardaki örnekleri, 2026 itibarıyla Antalya'daki bütün seralarda aynı sistemin kurulu olduğu anlamına gelmiyor.
Dijital takip sistemi don nöbetini tamamen ortadan kaldırıyor mu?
Sera içi sıcaklığı uzaktan izleyebilen sistemler, üreticilerin çalışma yükünü azaltmaya yardımcı olabiliyor. Özellikle belirli sıcaklık seviyelerinde bildirim gönderebilen cihazlar, üreticilerin zamanında müdahale etmesini kolaylaştırabiliyor.
Ancak dijital takip sistemleri, tek başlarına serayı ısıtmıyor veya don zararını önlemiyor.
Sıcaklığın kritik seviyeye düşmesi halinde ısıtma sistemlerinin çalıştırılması, ekipmanların kontrol edilmesi ve gerektiğinde yerinde müdahale yapılması gerekiyor.
Ayrıca elektrik kesintisi, internet bağlantısı sorunu veya sensör arızası gibi durumlarda uzaktan takip sistemleri beklenen bilgiyi sağlayamayabiliyor.
Bu nedenle dijital sistemlerin geleneksel kontrolleri tamamen ortadan kaldıran değil, uygun şekilde kullanıldığında donla mücadeleyi destekleyen araçlar olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Antalya’da hangi ilçelerde zirai don riski bulunuyor?
Antalya'da don riski, ilçenin rakımına, denize uzaklığına, topografyasına ve günlük hava koşullarına göre değişebiliyor.
Serik, Aksu, Kumluca, Demre ve Gazipaşa gibi ilçelerdeki örtü altı üretim alanları, sıcaklık düşüşlerinden etkilenebilecek tarımsal bölgeler arasında bulunuyor.
Elmalı ve Korkuteli gibi yüksek rakımlı ilçelerde ise açık alanlarda ve farklı tarımsal üretim alanlarında soğuk hava koşulları daha belirgin yaşanabiliyor.
Bununla birlikte bir ilçenin tamamında aynı sıcaklığın ölçüldüğü varsayılmamalı. Çukur alanlarda soğuk havanın birikmesi, yakın mesafedeki iki üretim alanının farklı risklerle karşılaşmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle ilçe geneline ait hava tahminlerinin yanında üretim alanındaki sıcaklığın da takip edilmesi önem taşıyor.
Meteoroloji zirai don uyarısı nasıl takip edilir?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, üreticilerin yararlanabilmesi amacıyla Zirai Don Uyarı Sistemi üzerinden tahmin ve bilgilendirmeler yayımlıyor.
Sistemde beş günlük zirai don risk tahmin haritaları, Türkiye don takvimi, geçmiş yıllara ilişkin don tarihleri ve korunma yöntemleri bulunuyor.
Meteorolojinin açıklamasına göre don açısından en kritik zaman dilimi çoğunlukla gece yarısından gün doğumuna kadar uzanıyor. Bu nedenle üreticilerin önlemlerini yalnızca gündüz sıcaklığına bakarak planlamaması gerekiyor.
Ayrıca 0°C, -1°C, -2°C, -3°C ve -4°C seviyelerine ilişkin tarihsel don kayıtları tarımsal planlama amacıyla kullanılabiliyor.
Ancak geçmiş yılların don takvimi, belirli bir tarihte mutlaka don yaşanacağı anlamına gelmiyor. Güncel uyarılar ve kısa vadeli tahminlerin ayrıca izlenmesi gerekiyor.
Seralarda don nöbeti üreticilerin maliyetlerini nasıl etkiliyor?
Seralarda don riskine karşı alınan önlemler, üreticiler açısından ek maliyetler oluşturabiliyor.
Isıtma amacıyla kullanılan yakıt, soba ve diğer ekipmanların bakımı, elektrik tüketimi ve gece boyunca gerçekleştirilen kontroller işletme giderleri arasında yer alıyor.
Özellikle büyük üretim alanlarında yeterli sıcaklığın korunması için daha kapsamlı sistemlere ihtiyaç duyulabiliyor.
Don nöbetinin maliyeti yalnızca yakıt harcamasından oluşmuyor. Üreticilerin gece boyunca çalışması, uyku ve dinlenme sürelerinin azalması ve günlük tarımsal faaliyetlerini sürdürmesi de önemli bir iş yükü meydana getiriyor.
Ancak Antalya'daki seraların tamamını kapsayan güncel bir don nöbeti maliyet araştırması bulunmuyor. Bu nedenle bir dönüm serada gecelik ısıtma gideri için bütün üreticiler açısından geçerli bir tutar açıklamak mümkün değil.
Zirai don domates ve biber üretimini nasıl etkiliyor?
Antalya'da örtü altında yetiştirilen domates ve biber gibi sebzeler, düşük sıcaklıklara karşı hassas ürünler arasında bulunuyor.
Soğuk hava, bitkilerin gelişimini yavaşlatabiliyor ve uygun koşullarda korunamayan ürünlerde yaprak, çiçek veya meyve zararına neden olabiliyor.
Özellikle uzun süre devam eden düşük sıcaklıklar, üretim dönemini ve elde edilecek ürün miktarını etkileyebiliyor.
Serik ve Aksu'da 2026 yılının başında yaşanan don riski sırasında domates ve kapya biber üreticilerinin gece boyunca ısıtma yaptığı haberleştirildi.
Ancak Antalya genelinde bu olayların neden olduğu toplam ürün kaybını gösteren doğrulanmış bir bilanço bulunmadığından kent çapında kesin zarar miktarı açıklamak mümkün değil.
Zirai don sebze fiyatlarını artırır mı?
Zirai don olayları, tarımsal üretimde zarar meydana getirdiğinde ürün arzını etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Özellikle aynı dönemde geniş bir üretim alanının zarar görmesi durumunda pazara sunulabilecek ürün miktarında azalma yaşanması mümkün.
Ancak sebze fiyatları yalnızca hava koşullarına bağlı olarak değişmiyor. Nakliye, işçilik, enerji, üretim maliyetleri ve piyasa koşulları da fiyatların belirlenmesinde rol oynuyor.
Bu nedenle Antalya'da yaşanan her don olayının domates, biber veya diğer sebzelerin fiyatını kesin olarak artıracağı söylenemez.
Fiyat üzerindeki etkinin değerlendirilebilmesi için don olayının gerçekleştiği bölge, zarar gören üretim miktarı ve hal fiyatlarının birlikte incelenmesi gerekiyor.
Don nöbetinde üreticilerin güvenliği neden önemli?
Seralarda don nöbeti sırasında kullanılan ısıtma sistemleri, gerekli önlemler alınmadığında ciddi güvenlik riskleri oluşturabiliyor.
Özellikle kapalı alanlarda kontrolsüz yanma, karbonmonoksit birikimine ve yangın tehlikesine yol açabiliyor. Uygun olmayan yakıtların kullanılması ise hem çalışanların sağlığını hem de sera içerisindeki bitkileri olumsuz etkileyebiliyor.
Bu nedenle soba ve diğer ısıtma sistemlerinin kurulumunda teknik güvenlik koşullarının sağlanması gerekiyor.
Sera çalışanlarının uzun süre soğuk ortamda kalması, yorgunluk ve dikkat kaybı açısından da değerlendirilmesi gereken bir konu.
Özellikle gece boyunca sürdürülen kontrollerde çalışanların dinlenme olanaklarının bulunması ve acil durumlara karşı hazırlıklı olunması önem taşıyor.
Seralarda don zararını azaltmak için hangi önlemler alınabilir?
Antalya'da örtü altı üreticilerinin don riskine karşı alabileceği önlemler, seranın teknik özelliklerine ve yetiştirilen ürüne göre değişiyor.
Öncelikle sera örtüsünün sağlam olması, kapı ve havalandırma açıklıklarından kaynaklanan gereksiz ısı kayıplarının kontrol edilmesi önem taşıyor.
Uygun tasarlanmış ısıtma sistemleri, sıcaklık sensörleri ve otomatik uyarı uygulamaları, riskli gecelerde sıcaklığın izlenmesini kolaylaştırabiliyor.
Bununla birlikte yağmurlama gibi donla mücadele yöntemlerinin bütün sera koşullarına uygun olmadığı unutulmamalı. Yanlış uygulanacak sulama ve ısıtma işlemleri ürünlere zarar verebiliyor.
Bu nedenle üreticilerin Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarını takip etmesi ve kullanılacak teknik yöntemleri ilçe tarım ve orman müdürlükleri ya da ilgili uzmanlarla değerlendirmesi gerekiyor.
Antalya’da 2026-2027 kışında don nöbetleri devam edecek mi?
11 Ekim 2026 itibarıyla Antalya'da yaklaşan kış mevsimi boyunca hangi gecelerde zirai don yaşanacağını kesin olarak belirlemek mümkün değil.
Ancak 2026 yılının ocak ayında Serik ve Aksu'da yaşanan olaylar, Antalya'nın kıyı ilçelerinde bile sıcaklığın kritik seviyelere düşebildiğini gösteriyor.
Üreticilerin soba ve termometrelerle yürüttüğü geleneksel don nöbetleri, bazı işletmelerde dijital sıcaklık takip sistemleriyle destekleniyor.
Bununla birlikte her seranın teknik altyapısı ve ekonomik olanakları aynı değil. Özellikle ısıtma maliyetleri, enerji giderleri ve ekipman ihtiyacı üreticilerin önlem alma kapasitesini etkileyebiliyor.
Antalya'da kış aylarında tarımsal üretimin korunabilmesi açısından erken meteorolojik uyarılar, güvenli ısıtma sistemleri ve üreticilerin teknik desteklere erişimi önem taşıyor. Don nöbeti yalnızca gece boyunca serada beklemekten ibaret olmayıp doğru sıcaklık takibi, zamanında müdahale ve uygun üretim planlamasını kapsayan bir süreç olarak değerlendiriliyor.
GenelAntalya’da kapalı yüzme havuzlarının kışın aylık üyelik maliyetleri


