Antalya’da kıyı yürüyüş yollarında bisiklet-yaya çatışması yaşanıyor mu?

antalya bisiklet yaya güvenliği antalya bisiklet yaya güvenliği
Görsel: Yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Antalya’da kıyı yollarında bisiklet ve yaya hareketi aynı alanlarda kesişiyor. Ayrım, işaretleme ve hız yönetimi güvenliği belirliyor.

Antalya’da Konyaaltı’ndan Lara’ya, falez parklarından ilçe sahillerine kadar uzanan kıyı alanları aynı anda yürüyüş, koşu, bisiklet, çocuk oyunu ve gündelik ulaşım amacıyla kullanılıyor.

Bu çok amaçlı kullanım kıyıların canlılığını artırırken farklı hızlarda hareket eden kullanıcıları da aynı kamusal alanda buluşturuyor.

Yürüyen bir yurttaş saatte birkaç kilometre hızla ilerlerken bisikletli bunun birkaç katına ulaşabiliyor. Çocukların aniden yön değiştirmesi, köpek gezdirenlerin yolu kesmesi, yaya geçişlerinin bisiklet yoluyla kesişmesi veya bisiklet yolunun yürüyüş alanı gibi kullanılması durumunda güvenlik riski ortaya çıkabiliyor.

Antalya’da kıyı yürüyüş yollarında bisikletliler ile yayalar arasında gerçekleşen çarpışmaları, ramak kala olaylarını veya şikâyetleri ayrı kategoride gösteren güncel ve kent genelini kapsayan resmî bir veri seti bulunmuyor.

Bu nedenle “Antalya sahillerinde bisiklet-yaya kazaları yaygınlaştı” şeklinde istatistiksel bir sonuca ulaşmak mümkün değil.

Ancak mevcut kıyı tasarımları, yoğun kullanım saatleri ve yürürlükteki bisiklet yolu mevzuatı, bisiklet-yaya karşılaşmasının yönetilmesi gereken gerçek bir kamusal alan konusu olduğunu gösteriyor.

Konyaaltı Sahili en belirgin örneklerden biri

Konyaaltı Sahili Antalya’da bisiklet ve yaya hareketinin aynı kıyı koridorunda yoğunlaştığı başlıca alanlardan biri.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin geçmiş faaliyet kayıtlarına göre Konyaaltı Sahil Projesi yaklaşık altı buçuk kilometrelik kıyı şeridini kapsayan ve yaya öncelikli olarak tasarlanan büyük bir kamusal alan projesi olarak hayata geçirildi.

Projede yürüyüş alanlarının yanında bisiklet ve koşu güzergâhları da oluşturuldu.

Antalya Kent Haber’in Temmuz iki bin yirmi altıda yayımladığı bisiklet rotaları çalışmasında da Konyaaltı Sahili kent içindeki başlıca bisiklet güzergâhlarından biri olarak öne çıkıyor. Özellikle sabah erken saatleri ile gün batımına yakın dönemlerde hattın bisiklet kullanımı açısından yoğunlaştığı belirtiliyor.

Aynı saatler yürüyüş ve spor yapan yurttaşların da sahili yoğun kullandığı dönemler.

Dolayısıyla çatışma riski yalnızca yolun fiziksel genişliğiyle değil, aynı zaman diliminde kaç farklı kullanıcının bulunduğuyla ilişkili.

Bisiklet yolu ile yürüyüş yolu aynı alan mı?

Konyaaltı Sahili’nin önemli bölümlerinde bisiklet yolu zemindeki renk ve çizgilerle yaya alanından ayrılıyor.

Özellikle daha yeni düzenlenen kesimlerde bu ayrım daha belirgin.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin iki bin yirmi dört yılı faaliyet raporuna göre Boğaçayı Köprüsü ile Liman arasındaki ikinci etap Konyaaltı Sahili Çevre Düzenleme Projesi’nde dokuz yüz on metre bisiklet yolu ile yedi yüz seksen metre koşu yolu oluşturuldu.

Projede ayrıca yaya yürüyüş yolları, oturma alanları, plaja iniş güzergâhları ve yeşil alanlar yer alıyor.

Bu tasarım farklı hareket biçimlerinin tamamen aynı çizgi üzerinde ilerlemesi yerine ayrı koridorlarda yürütülebileceğini gösteriyor.

Ancak hatların ayrılması temas ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıyor.

Asıl sorun yolların kesiştiği noktalarda ortaya çıkabilir

Yaya sahile ulaşmak için bisiklet yolunu geçmek zorunda kalabilir.

Bisikletli ise plaj girişleri, otopark bağlantıları, büfeler, çocuk oyun alanları veya yoğun yaya akslarının önünden geçebilir.

Dolayısıyla kilometrelerce ayrı ilerleyen iki güzergâh belirli noktalarda kesişebilir.

Bisiklet Yolları Yönetmeliği bu nedenle bisiklet yollarının kavşak, giriş ve geçiş noktalarında özel işaretleme yapılmasını öngörüyor. Bisiklet yolunun taşıt yollarıyla kesiştiği yerlerde farklı renkli zemin kullanılması, yol başlangıç ve bitişleri ile tehlikeli noktaların levhalarla belirtilmesi gerekiyor. Yönetmelik ayrıca yaya kaldırımında bulunan bisiklet yolları için yayaları uyaran levhaların gerekli yerlere yerleştirilmesini istiyor.

Aynı yaklaşım kıyı alanlarındaki yaya geçişlerinde de güvenlik açısından önem taşıyor.

Yaya bisiklet yolunda yürüyebilir mi?

Bisiklet yolu yalnızca zeminin farklı renge boyandığı dekoratif bir bölüm değil.

Bisiklet Yolları Yönetmeliği bisiklet güzergâhlarını belirli kullanım kurallarına tabi ulaşım altyapısı olarak tanımlıyor.

Mevzuatta yaya kaldırımı için ayrılan yerde bisiklet kullanılamayacağı açık biçimde belirtiliyor. Buna karşılık yayalaştırılmış sokaklarda idare tarafından özel bisiklet şeridi oluşturulabiliyor. Böyle alanlarda bisikletli için saatte on kilometrelik hız sınırı uygulanabiliyor.

Bu kuralların temel mantığı kullanıcıların nerede hareket edeceğinin öngörülebilir olması.

Benzer biçimde bisiklet yolu sürekli olarak yaya yürüyüş alanına dönüştüğünde bisikletlinin ani manevra veya fren yapma ihtiyacı artıyor.

Bisikletliler kaldırımda sürebilir mi?

Genel kural olarak yaya kaldırımı yayaya ayrılmış alan.

İki bin yirmi üç tarihli Yaya Yolları ve Kaldırımların Tasarım Kuralları Hakkında Yönetmelik de kaldırımı karayolunun yalnız yayaların kullanımına ayrılmış bölümü olarak tanımlıyor.

Bisiklet kullanımının söz konusu olduğu yerde ise Bisiklet Yolları Yönetmeliğine uygun biçimde belirlenmiş bir bisiklet yolu veya şeridi olması gerekiyor.

Bu ayrım Antalya’nın sahil alanlarında özellikle önemli.

Geniş yürüyüş yolu olması, bütün alanın bisiklet kullanımına açık olduğu anlamına gelmediği gibi sahil boyunca bisiklet yolu bulunması da yayaların her noktada bu yolu geçmeyeceği anlamına gelmiyor.

Hız farkı neden çatışmanın merkezinde?

Yaya ve bisiklet arasındaki temel farklardan biri hız.

İki kullanıcı aynı yönde ilerlese bile bisikletli yayaya çok daha hızlı yaklaşabiliyor.

Özellikle çocuklar, yaşlılar veya kulaklıkla yürüyen kişiler arkadan yaklaşan bisikleti fark etmeyebilir.

Bisikletlinin de yaya tarafından yapılacak ani yön değişikliğini önceden tahmin etmesi her zaman mümkün değil.

Bisiklet Yolları Yönetmeliği bu nedenle ilgili idarelere yolun özelliğine göre farklı hız sınırları belirleme imkânı veriyor.

Ayrıca yaya güvenliğini tehlikeye sokabilecek yerlerde bisikletlilerin hızını düşürmek amacıyla hız kesici düzenlemeler yapılmasına izin veriliyor.

Bu hükümler özellikle plaj girişleri ve çocuk oyun alanları çevresinde değerlendirilebilir.

Yaz akşamları risk neden artabilir?

Antalya sahilleri yazın günün büyük bölümünde kullanılıyor ancak sıcaklığın düşmeye başladığı akşam saatlerinde kullanım biçimleri üst üste binebiliyor.

Aynı güzergâhta;

yürüyüş yapanlar,

koşucular,

bisikletliler,

çocuklu aileler,

bebek arabaları,

köpek gezdirenler

ve sahile geçmeye çalışan kullanıcılar bulunabiliyor.

Antalya Kent Haber’in iki bin yirmi altı bisiklet rotaları çalışması da Konyaaltı güzergâhının özellikle sabah ve gün batımına yakın saatlerde bisikletliler tarafından tercih edildiğini belirtiyor.

Bu nedenle yolun gün ortasında boş görünmesi, akşam yoğunluğunda da aynı güvenlik seviyesinin bulunduğu anlamına gelmiyor.

Çocuk oyun alanları çevresinde farklı tasarım gerekebilir

Çocukların hareketleri yetişkin yayalara göre daha öngörülemez.

Topun peşinden koşan veya oyun alanından bir anda çıkan çocuğun yakınından yüksek hızla bisiklet geçmesi risk yaratabilir.

Konyaaltı sahil düzenlemelerinde çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları ve bisiklet altyapısı aynı geniş kamusal alan içerisinde bulunuyor. Büyükşehir Belediyesinin iki bin yirmi dört faaliyet raporunda ikinci etap proje alanında çocuk oyun ekipmanları, bisiklet yolu, koşu parkuru ve yaya yürüyüş alanlarının birlikte yer aldığı görülüyor.

Bu tür noktalarda yalnızca zemindeki bisiklet resmi yeterli olmayabilir.

Görüş mesafesinin açık tutulması, yaya geçişlerinin belirginleştirilmesi ve bisiklet hızının düşürülmesi daha güvenli bir kullanım sağlayabilir.

Koşucular hangi yolu kullanmalı?

Kıyı alanlarında yalnızca yaya ile bisiklet değil, koşucu ile bisiklet arasında da hız ve alan paylaşımı sorunu yaşanabilir.

Konyaaltı’nın yeni düzenlenen Boğaçayı-Liman bölümünde ayrı koşu ve bisiklet yollarının oluşturulması bu açıdan dikkat çekici.

Dokuz yüz on metre bisiklet yolu ve yedi yüz seksen metre koşu yolu aynı proje içerisinde ayrı altyapılar olarak yer alıyor.

Bu ayrım, spor yapan kişinin bisiklet yolunu kullanma ihtiyacını azaltabilir.

Ancak kullanıcı hangi zeminin hangi işlev için ayrıldığını bilmiyorsa fiziksel tasarımın beklenen sonucu vermesi zorlaşıyor.

Renk ayrımı tek başına yeterli mi?

Her zaman değil.

Mavi veya farklı renkte kaplama bisiklet yolunu görsel olarak tanımlamaya yardımcı oluyor.

Fakat yoğun sahil alanlarında yönlendirme levhası, zemin sembolleri ve geçiş noktalarının birlikte kullanılması gerekiyor.

Bisiklet Yolları Yönetmeliği de bisiklet yolunun başlangıcı, bitişi, dönüşleri ve tehlikeli kesimlerinde işaretleme yapılmasını öngörüyor. Yaya kaldırımı seviyesinde oluşturulan bisiklet yollarında yayaları uyaran levhalar da gerekli görülen yerlere yerleştiriliyor.

Zaman içerisinde silinen yol boyasının yenilenmesi de bu nedenle yalnızca estetik bakım değil trafik güvenliği konusu.

Fiziksel ayrım daha etkili olabilir mi?

Uygun genişliğin bulunduğu alanlarda evet.

Bisiklet Yolları Yönetmeliği “ayrılmış bisiklet yolu” modelini ayrıca tanımlıyor.

Bu modelde bisiklet yolu taşıt trafiğinden yeşil bant, refüj, delinatör veya kot farkı gibi fiziksel yöntemlerle ayrılabiliyor.

Yaya ile bisiklet arasındaki ayrımda da küçük peyzaj bantları veya farklı kotlar bazı alanlarda görsel sınırı güçlendirebilir.

Ancak sahil bandında her noktada fiziksel bariyer oluşturmak doğru olmayabilir.

Plaja erişimin çok sık olduğu bölgelerde kullanıcıların sürekli bariyer aşmak zorunda kalması yeni sorunlar yaratabilir.

Bu nedenle ayrımın nerede boya ve işaretlemeyle, nerede peyzaj veya kot farkıyla yapılacağı alan bazında değerlendirilmek zorunda.

Konyaaltı’nın ikinci etap projesi neden önemli?

Boğaçayı Köprüsü ile Liman arasındaki bölüm Antalya açısından güncel tasarım örneği sunuyor.

İki bin yirmi dört yılında kullanıma açılan yaklaşık dokuz yüz yirmi metre uzunluğundaki projede bisiklet, koşu ve yürüyüş işlevleri ayrı alanlarla ele alındı.

Yaklaşık yirmi sekiz bin metrekare yeşil alan oluşturulurken plaja ulaşım için on dört basamaklı iniş ve beş rampa bağlantısı düzenlendi.

Bu kadar fazla kıyı bağlantısının bulunması aynı zamanda bisiklet yolu üzerinde yaya geçişlerinin doğru yönetilmesinin önemini artırıyor.

Çünkü sahile ulaşan yurttaşın bisiklet güzergâhını kesmesi bazı noktalarda kaçınılmaz.

Eski ve yeni bölümler arasında standart farkı oluşabilir mi?

Uzun yıllar içerisinde parça parça gelişen kıyı alanlarında böyle bir ihtimal bulunuyor.

Bisiklet yollarının zemin rengi, genişliği, işaretlemeleri veya yaya yolu ile arasındaki mesafe projenin yapıldığı döneme göre değişebiliyor.

Türkiye’de bugün yürürlükte bulunan Bisiklet Yolları Yönetmeliği Aralık iki bin on dokuz tarihinde yayımlandı. Yönetmelik bisiklet yollarının taşıt yolları, kaldırımlar ve diğer ulaşım sistemleriyle nasıl bütünleşeceğine ilişkin ayrıntılı kurallar getiriyor.

Bu nedenle daha eski kıyı altyapısının bakım ve yenileme sırasında güncel tasarım standartlarına göre yeniden değerlendirilmesi güvenlik açısından önemli olabilir.

Antalya bisiklet yollarını artırmayı planlıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesinin iki bin yirmi beş–iki bin yirmi dokuz Stratejik Planında bisiklet altyapısını genişletme hedefi bulunuyor.

Plan döneminin başlangıcında otuz bir kilometre olarak gösterilen “yapılan bisiklet yolu uzunluğu” göstergesinin iki bin yirmi dokuz sonunda elli yedi kilometreye çıkarılması hedefleniyor.

Plan ayrıca “Bisiklet Dostu Şehir Projesi”ni yapılacak çalışmalar arasında gösteriyor.

Bisiklet yolunun büyümesi kent açısından önemli olmakla birlikte yalnızca kilometre artışı güvenli kullanım için yeterli değil.

Yeni hattın yaya alanlarıyla ilişkisi, kavşakları, sürekliliği ve işaretlemeleri de aynı ölçüde önemli.

Yeni bisiklet yolunun kilometresi mi, kalitesi mi önemli?

Her ikisi de.

Kesintisiz olmayan bisiklet yolu kullanıcının belirli noktalarda yürüyüş yoluna veya taşıt yoluna geçmesine neden olabilir.

Bu durumda bisiklet yolu mevcut olsa bile çatışma riski tamamen çözülmüş olmaz.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin güncel Ulaşım birimlerinin görevleri arasında trafik güvenliği için yatay ve düşey işaretlemeler yapmak, yönlendirme ve uyarı tabelalarını düzenlemek, ulaşım sorunlarını tespit ederek çözüm geliştirmek bulunuyor.

Dolayısıyla bisiklet-yaya güvenliği yalnızca yeni yol inşaatı değil, bakım ve trafik yönetimi konusu da.

Sahil bisiklet yolu yalnızca spor için mi?

Hayır.

Bisiklet Antalya’da hem spor ve rekreasyon hem de ulaşım aracı olarak değerlendiriliyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi de bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması, bisiklet ağı oluşturulması ve toplu taşımayla entegrasyonun geliştirilmesini sürdürülebilir ulaşım politikaları arasında gösteriyor.

Bu ayrım önemli.

Eğer bisiklet yolu yalnızca hafta sonu spor parkuru gibi görülürse gündelik ulaşım yapan bisikletlinin kesintisiz güzergâh ihtiyacı gözden kaçabilir.

Aynı biçimde yol yalnızca hızlı bisiklet sürmek için görülürse sahil gibi yoğun kamusal alanlardaki yaya önceliği ihmal edilebilir.

Sahilde bisiklet hız sınırı getirilebilir mi?

Mevzuat buna imkân veriyor.

Bisiklet Yolları Yönetmeliği, bisiklet otobanları dışında yolun niteliği ve bulunduğu yere göre ilgili idarenin farklı hız sınırlamaları belirleyebileceğini düzenliyor.

Yayalaştırılmış sokaklarda bisiklet kullanımına izin verilen özel şeritlerde ise saatte on kilometre sınırı öngörülebiliyor.

Konyaaltı gibi ayrı bisiklet yoluna sahip güzergâhlarda otomatik olarak saatte on kilometrelik bu sınırın geçerli olduğu söylenemez.

Ancak çocuk oyun alanı, plaj geçişi veya yoğun yaya kesişimi bulunan belirli noktalarda yerel hız yönetimi uygulanması mevzuat açısından mümkün.

Hız tabelası gerçekten işe yarar mı?

Tek başına yeterli olmayabilir.

Bisikletlinin geniş ve düz bir koridorda hızını yalnızca küçük bir levha nedeniyle sürekli düşürmesi beklenmemeli.

Hız sınırının gerekli olduğu alanlarda zemin işaretleri, daraltılmış geçişler, görsel uyarılar veya uygun hız kesici tasarımlar birlikte kullanılabilir.

Bisiklet Yolları Yönetmeliği de yaya güvenliğinin tehlikeye girebileceği yerlerde hız kesici düzenlemelere izin veriyor.

Burada önemli olan bisikletliyi tehlikeye düşüren sert fiziksel engeller oluşturmak değil, yaklaşan yaya kesişimini önceden anlaşılır hale getirmek.

Zil kullanımı sorunu çözer mi?

Bisiklet zili faydalı bir uyarı aracı olabilir ancak güvenliğin yerini alamaz.

Bisikletlinin sürekli önündeki yayalara zil çalmak zorunda kalması, yol kullanımında tasarım veya davranış kaynaklı bir sorun bulunduğunu gösterebilir.

Yaya bisiklet yoluna fark etmeden girdiyse görünür zemin işaretleri ve yönlendirme iyileştirilebilir.

Yayaların yolu geçmek zorunda olduğu bir noktaysa bisikletlinin yavaşlaması gereken belirgin geçiş oluşturulabilir.

Güvenli kıyı yolu kullanıcıların sürekli birbirini uyarmak zorunda olmadığı, kimin nerede hareket edeceğinin büyük ölçüde anlaşılabildiği yol olmalı.

Köpek gezdirenler açısından hangi sorun ortaya çıkabilir?

Özellikle uzun tasmalı köpekler bisiklet yolunda görünmeyen bir engel oluşturabilir.

Yaya bir tarafta, köpek yolun diğer tarafındaysa aradaki tasma hızlı yaklaşan bisikletli açısından fark edilmesi zor bir risk yaratabilir.

Bu tür durumlar yalnızca bisikletlinin veya hayvan sahibinin davranışıyla çözülemeyebilir.

Park ve yürüyüş alanlarında bisiklet koridorunun açık biçimde ayrılması, kullanıcıların doğru hatta yönlendirilmesi ve yoğun alanlarda hızın düşük tutulması riski azaltabilir.

Antalya için bu tür ramak kala olaylarını gösteren güncel resmî sayısal veri bulunmuyor.

Elektrikli skuterler de aynı tartışmayı büyütüyor mu?

Kıyıdaki mikro hareketlilik artık yalnızca bisikletten oluşmuyor.

Elektrikli skuterler de özellikle Konyaaltı, Beachpark ve Lara gibi bölgelerde kullanılan araçlar arasında.

Antalya Kent Haber’in Temmuz iki bin yirmi altı tarihli çalışmasında da elektrikli skuter kullanımının özellikle sahil şeritleri, turistik bölgeler ve kısa mesafeli ulaşım koridorlarında öne çıktığı belirtiliyor.

Bu durum bisiklet-yaya tartışmasını daha geniş bir “yavaş ve mikro ulaşım-yaya ilişkisi” meselesine dönüştürüyor.

Yaya alanıyla bisiklet altyapısı iyi ayrılmadığında farklı hızdaki araçların sayısının artması yönetimi daha da zorlaştırabiliyor.

Bisiklet yoluna motosiklet girmesi ayrı bir sorun

Bisiklet yolunun güvenliği yalnızca yayalarla ilişkili değil.

Bisiklet Yolları Yönetmeliğine göre bisiklet yollarının, otopark ve giriş gibi sınırlı istisnalar dışında motorlu taşıtlar tarafından kullanılması mümkün değil. İlgili idarelerin gerekli levhaları yerleştirmesi gerekiyor.

Bisiklet yoluna motosiklet veya başka motorlu aracın girmesi hem bisikletlinin güvenliğini azaltıyor hem de bisikletliyi yaya alanına yönelmeye zorlayabiliyor.

Bu nedenle kıyıdaki bisiklet-yaya ilişkisi değerlendirilirken bisiklet güzergâhının başka araçlar tarafından işgal edilip edilmediği de göz önünde bulundurulmalı.

İşletmelerin yaya ve bisiklet alanlarını daraltması riski var mı?

Konyaaltı Sahili’nde geçmiş yıllarda meslek odaları tarafından yapılan saha incelemelerinde işletmelerin bazı yaya yolları ve yeşil alanlara masa, sandalye ve farklı ticari ekipmanlar yerleştirdiği; bazı uygulamaların taşıt, bisiklet ve yaya geçişlerini olumsuz etkilediği belirtilmişti.

Bu tespit günümüzde sahilin tamamında aynı durumun sürdüğünü kanıtlamıyor.

Ancak kamusal hareket koridorlarının ticari kullanım nedeniyle daralmasının yaya-bisiklet çatışmasını artırabilecek bir unsur olduğunu gösteriyor.

Daralan yaya yolu yayayı bisiklet alanına, bisiklet yolundaki engel ise bisikletliyi yaya alanına yöneltebilir.

Yaya yolunun yeterli genişlikte olması da önemli

İki bin yirmi üçte yürürlüğe giren Yaya Yolları ve Kaldırımların Tasarım Kuralları Hakkında Yönetmelik, yeni yapılacak yaya yollarının genişliğinin yaya yoğunluğuna göre belirlenmesini ve genel olarak üç metreden az olmamasını öngörüyor.

Yönetmelik aynı zamanda yaya hareketinin kesintisiz, rahat ve güvenli biçimde sürdürülmesini temel amaç olarak tanımlıyor.

Bu yaklaşım sahil düzenlemeleri açısından önemli.

Yaya için yeterli alan bırakılmadan bisiklet koridoru oluşturulursa yaya taşması kaçınılmaz hale gelebilir.

Aynı şekilde bisiklet yolu gereğinden dar veya sürekli kesintiye uğruyorsa bisikletli başka alanlara yönelmek zorunda kalabilir.

Bisiklet-yaya çatışmasını ölçmek mümkün mü?

Evet.

Bunun için yalnızca yaralanmalı kazaların sayısına bakmak gerekmiyor.

Belirli sahil kesimlerinde kamera veya saha gözlemiyle;

saatlik yaya sayısı,

saatlik bisikletli sayısı,

yanlış koridorda ilerleyen kullanıcı oranı,

ani fren sayısı,

yaya-bisiklet yakın geçişleri,

yaya geçiş noktalarındaki bekleme,

ortalama bisiklet hızı

gibi göstergeler incelenebilir.

Bu tür çalışma gerçek bir çarpışma yaşanmadan önce sorunlu noktaların belirlenmesini sağlayabilir.

Antalya’da kıyı bandına özgü bu kapsamda güncel ve kamuya açık bir bisiklet-yaya çatışma analizi bulunmuyor.

Şikâyetlerin ayrı kategoride tutulması yararlı olabilir

Yurttaşlardan gelen “bisiklet yolunda yaya var”, “bisikletli çok hızlı geçiyor” veya “yol işgal edilmiş” türündeki bildirimler aynı veri grubunda tutulursa problemli noktalar haritalanabilir.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesinin güncel iletişim kanalları ulaşım konusunda görüş, öneri ve şikâyet kabul ediyor. Ulaşım birimleri aynı zamanda kent genelindeki ulaşım sorunlarını tespit edip çözüm geliştirmekle görevli.

Ancak kıyı alanlarından gelen bisiklet-yaya şikâyetlerinin sayısını ayrı başlıkta gösteren güncel açık istatistik yayımlanmıyor.

Antalya’nın hedefi daha fazla bisiklet yoluysa güvenlik de ölçülmeli

Büyükşehir Belediyesi stratejik planı iki bin yirmi dokuz yılına kadar bisiklet yolu uzunluğunu elli yedi kilometreye çıkarmayı hedefliyor.

Bu büyüme çevreci ulaşım açısından önemli.

Ancak başarı yalnızca toplam kilometreyle ölçülürse yolun nasıl kullanıldığı gözden kaçabilir.

Yeni dönemde performans göstergelerine;

kesintisiz bisiklet yolu uzunluğu,

yenilenen işaretleme miktarı,

güvenli yaya-bisiklet kesişimi sayısı,

bisiklet yolundaki işgal oranı

ve bisiklet kazalarının niteliği

gibi güvenlik göstergeleri de eklenebilir.

Antalya’da kıyı yürüyüş yollarında bisiklet-yaya çatışması yaşanıyor mu?

Mevcut veriler Antalya kıyılarında bisikletliler ile yayalar arasındaki çatışmaların ne sıklıkla yaşandığını sayısal olarak ortaya koymaya yeterli değil.

Kent genelinde kıyı yollarındaki bisiklet-yaya çarpışmalarını, şikâyetleri veya ramak kala olayları ayrı başlık altında takip eden güncel bir kamu veri seti bulunmuyor.

Bu nedenle soruya “sürekli kaza yaşanıyor” şeklinde yanıt vermek doğru olmaz.

Ancak özellikle Konyaaltı gibi çok yoğun kullanılan kıyı alanlarında bisiklet, koşu ve yürüyüşün aynı kamusal koridorda buluşması gerçek bir çatışma potansiyeli yaratıyor.

Konyaaltı’nın daha yeni düzenlenen Boğaçayı-Liman kesiminde bisiklet, koşu ve yaya güzergâhlarının ayrı olarak tasarlanması da farklı hızdaki kullanıcıları ayırmanın planlama açısından benimsendiğini gösteriyor.

Türkiye’deki güncel mevzuat da benzer biçimde bisiklet ve yaya alanlarının tanımlanmasını, gerekli işaretlemelerin yapılmasını, yayaların uyarılmasını ve riskli noktalarda bisiklet hızının yönetilebilmesini öngörüyor.

Antalya’da bundan sonraki temel mesele daha fazla bisiklet yolu yapmak kadar bu yolların yaya alanlarıyla nerede ve nasıl kesiştiğini yönetmek.

Plaj girişlerinde belirgin yaya geçişleri, yoğun bölgelerde düşük hız tasarımı, yenilenen zemin işaretleri, bisiklet ve yürüyüş alanlarının kesintisizliği ve kullanım yoğunluğunun düzenli ölçülmesi; yayayı da bisikletliyi de birbirinin engeli olmaktan çıkarabilir.

Çünkü kıyı alanının güvenli olması için yayayı bisikletten veya bisikletliyi yayadan uzaklaştırmak değil, farklı hızlardaki kullanıcıların aynı kamusal alanı öngörülebilir ve güvenli biçimde paylaşmasını sağlamak gerekiyor.