
Antalya mahalle trafik güvenliği için yalnızca hız kesici kasis değil; 30 km/s bölgeleri, yükseltilmiş geçitler, yol daraltmaları ve denetim birlikte kullanılabilir.
Antalya’da ana bulvarlardan mahalle aralarına girildiğinde trafik yoğunluğu azalıyor ancak başka bir sorun ortaya çıkabiliyor: sürücülerin konutların, parkların ve çocukların bulunduğu dar sokaklarda yüksek hızla ilerlemesi.
Özellikle uzun ve düz sokaklar, geniş taşıt yolları ve kavşaklar arasında sürücüyü yavaşlamaya zorlayan herhangi bir fiziksel düzenlemenin bulunmadığı güzergâhlar hız yapmaya daha elverişli hale gelebiliyor. Sokakta yaya geçidi, okul, park veya apartman girişi bulunması ise aynı yol üzerindeki riski artırıyor.
Antalya genelinde hangi mahalle sokaklarında ne kadar hız ihlali yapıldığını gösteren kamuya açık mahalle bazlı güncel bir harita bulunmuyor. Ancak Antalya Valiliğinin Temmuz 2026 verileri kentin genel trafik yükünün büyüklüğünü ortaya koyuyor. Yalnızca bir ay içerisinde Antalya’da 479 bin 884 sürücü denetlenirken 2 bin 556 trafik kazası meydana geldi; bu kazalarda 17 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 71 kişi yaralandı. Aynı açıklamada kentte kayıtlı motorlu araç sayısının 1 milyon 726 bin 290’a ulaştığı belirtildi.
Bu veriler bütün kazaların hızdan veya mahalle yollarından kaynaklandığı anlamına gelmiyor. Ancak kentteki araç yoğunluğu arttıkça konut bölgelerinde hız yönetiminin de trafik güvenliğinin önemli parçalarından biri olduğu görülüyor.
Antalya’da mahalle arasında yasal hız sınırı kaç?
Karayolları Genel Müdürlüğünün güncel hız sınırları tablosuna göre aksine bir trafik işareti bulunmadığında otomobil, minibüs, otobüs, kamyonet ve birçok motosiklet türü için yerleşim yeri içerisindeki genel azami hız sınırı 50 km/s.
Ancak bu rakam her mahalle sokağında mutlaka 50 km/s hızla gidilebileceği anlamına gelmiyor.
Karayolları Trafik Yönetmeliği, ilgili trafik otoritelerine yol ve trafik şartlarına göre belirli güzergâhlarda hız sınırlarını yeniden belirleme yetkisi veriyor. İl ve ilçe trafik komisyonlarının görevleri arasında gerekli yerlerde en yüksek ve en düşük hız limitlerini yeniden belirlemek de bulunuyor. Büyükşehirlerde ulaşım düzenlemelerinde UKOME sistemi önemli rol üstleniyor.
Dolayısıyla konutların, okulların veya yoğun yaya hareketinin bulunduğu bir bölgede daha düşük hız sınırı belirlenmesi mümkün.
Mahalle aralarında 30 km/s sınırı uygulanabilir mi?
Dünya Sağlık Örgütü, insanların yürüdüğü, yaşadığı ve araçlarla aynı ortamı paylaştığı sokaklarda 30 km/s hız sınırının yaygınlaştırılmasını öneriyor.
WHO’ya göre özellikle çocuklar, yaşlılar, bisikletliler ve yayaların motorlu taşıtlarla aynı sokak ortamında bulunduğu bölgelerde düşük hızlar ciddi yaralanma riskini azaltıyor. Kurum, konut ve yerleşim sokaklarında 30 km/s hızın trafik güvenliği açısından önemli bir yaklaşım olduğunu vurguluyor.
Antalya açısından bu model özellikle okul çevreleri, parkların bulunduğu sokaklar, yoğun apartman bölgeleri ve yaya hareketinin yüksek olduğu mahalle içi güzergâhlarda değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca yol kenarına “30” levhası yerleştirilmesi her zaman sürücünün hızını gerçekten 30 km/s seviyesine düşürmeyebilir.
Asıl fark, sokak tasarımının da sürücüye düşük hızla ilerlemesi gerektiğini hissettirmesiyle ortaya çıkıyor.
Sadece hız sınırı levhası yeterli olur mu?
Bir sokak geniş, düz ve boş görünüyorsa sürücüler yasal hız sınırını bilmelerine rağmen daha hızlı ilerleyebiliyor.
Bu nedenle trafik güvenliğinde “kendi kendini açıklayan yol” yaklaşımı önem kazanıyor.
Bir mahalle yolunun geometrisi zaten 20-30 km/s hızla gitmeyi gerektiriyorsa sürücünün sürekli polis veya radar görmesine gerek kalmadan hız doğal olarak düşebiliyor.
Buna karşılık iki yanında park etmiş araçların bulunduğu ancak taşıt şeridinin hâlâ çok geniş bırakıldığı uzun bir sokak, sürücüyü daha yüksek hıza teşvik edebiliyor.
Bu nedenle Antalya’da mahalle aralarındaki hız sorununda levha, fiziksel düzenleme ve denetimin birlikte uygulanması daha etkili olabilir.
Hız kesici kasis yapılabilir mi?
Mahalle sakinlerinin en sık talep ettiği önlemlerden biri hız kesici kasis.
Ancak her sokağa istenildiği şekilde kasis yapılması doğru değil.
Karayolları Genel Müdürlüğünün trafik işaretleme standartlarına göre hız kesici tümseklerin ilgili teknik standarda uygun olması gerekiyor. Kasislerin yalnızca şehir içindeki ve transit trafiğe hizmet etmeyen uygun yollarda kullanılması; şehir içi ana arterler ile şehirlerarası trafiğe hizmet eden yollara yerleştirilmemesi öngörülüyor. Kasislerin ayrıca sürücünün önceden fark edebileceği biçimde işaretlenmesi gerekiyor.
Bu nedenle bir apartman yönetiminin veya mahalle sakininin kendi imkânıyla yola beton dökerek gelişigüzel kasis oluşturması güvenli bir çözüm değil.
Yanlış yükseklikteki veya yeterince görünür olmayan kasis motosikletliler için ciddi tehlike yaratabileceği gibi ambulans, itfaiye ve diğer araçların geçişini de olumsuz etkileyebilir.
Antalya’da kasis talebi nereye yapılabilir?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin resmi başvuru rehberinde bu soru doğrudan yanıtlanıyor.
Belediyeye göre hız kesici kasis talebi, Ulaşım Planlama ve Raylı Sistemler Dairesi Başkanlığı UKOME Şube Müdürlüğü tarafından teknik olarak değerlendiriliyor. Yerinde inceleme yapılıyor ve UKOME Genel Kurulundan olumlu karar çıkması durumunda Fen İşleri ekiplerince uygulama gerçekleştiriliyor. Ardından gerekli boyama ve işaretleme Trafik Şube Müdürlüğü tarafından yapılıyor.
Bu sistemin önemli tarafı, her vatandaş talebinin otomatik olarak kasis yapılmasıyla sonuçlanmaması.
Sokağın genişliği, yolun trafik fonksiyonu, toplu taşıma veya acil durum araçlarının kullanımı, görüş mesafesi, yaya hareketi ve mevcut trafik düzeni teknik incelemede dikkate alınabiliyor.
Bu nedenle mahallede hız sorunu yaşanıyorsa başvuruda yalnızca “kasis istiyoruz” demek yerine sorunun hangi saatlerde yaşandığını, yakınlarda okul veya park bulunup bulunmadığını ve riskli noktayı açık biçimde belirtmek değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.
Antalya’da yükseltilmiş yaya geçidi kullanılabilir mi?
Kasisin alternatiflerinden biri yükseltilmiş yaya geçidi.
Bu sistemde yaya geçidi yol seviyesinden yükseltilerek araçların geçide yaklaşırken fiziksel olarak yavaşlaması sağlanıyor. Böylece tek bir düzenleme hem yaya geçişini görünür hale getiriyor hem de hız düşürücü görevi görüyor.
Karayolları Genel Müdürlüğünün trafik işaretleme standartlarında yaya geçitleriyle birlikte tasarlanan hız kesici uygulamalar için teknik şemalar bulunuyor.
Antalya’da da bunun uygulama örnekleri mevcut.
Konyaaltı Belediyesinin 2024 faaliyet raporunda Uluç Mahallesi 1155 Sokak’ta UKOME kararıyla yükseltilmiş yaya geçidi, Gürsu Mahallesi 306 Sokak’ta ise hız kesici kasis yapıldığı belirtiliyor.
Özellikle okul, çocuk parkı, sağlık tesisi veya yoğun yaya geçişinin bulunduğu noktalarda yükseltilmiş geçit klasik kasise göre daha işlevsel bir çözüm olabilir.
Yol daraltılırsa araçlar yavaşlar mı?
Trafik sakinleştirme yalnızca kasis yapmak anlamına gelmiyor.
Bir başka yöntem, araçların geçtiği yolun belirli noktalarda fiziksel olarak daraltılması.
Geniş bir taşıt yolu sürücüye yüksek hız için daha fazla güven hissi verebilirken daha dar bir geçiş sürücünün dikkatini artırıp hızını azaltabiliyor.
Karayolları Genel Müdürlüğünün trafik güvenliği çalışmalarında düşük trafik hacimli küçük yollarda kısa dar kesimlerin araç hızlarını azaltmak amacıyla kullanılabileceği belirtiliyor. Bu düzenlemeler yaya geçitleriyle birlikte de tasarlanabiliyor.
Mahalle sokaklarında kaldırımın belirli noktalarda genişletilmesi, yolun iki taraftan daraltılması veya karşılıklı araçların kontrollü biçimde geçtiği kısa kesimler bu yaklaşımın örnekleri arasında.
Bu yöntem doğru tasarlandığında sürekli kasis yapılmadan da sürücünün yüksek hızla ilerlemesini zorlaştırabiliyor.
Kaldırım çıkıntıları yaya güvenliğini artırabilir
Kavşaklarda kaldırımların taşıt yoluna doğru genişletilmesi de mahalle aralarında kullanılabilecek yöntemlerden biri.
Bu düzenleme sürücünün dönüş hızını düşürürken yayaların karşıdan karşıya geçmek zorunda olduğu mesafeyi kısaltıyor.
Özellikle apartmanlar arasında görüşün park etmiş araçlarla kapandığı sokaklarda çocukların veya yayaların yola çıktığı noktanın daha görünür hale gelmesine yardımcı olabilir.
Antalya’nın birçok eski mahallesinde kavşak köşelerine kadar araç park edilmesi görüş mesafesini azaltabiliyor. Böyle bölgelerde yalnızca hız sınırı levhası koymak yerine kavşak geometrisini değiştirmek daha kalıcı sonuç verebilir.
Sokak girişleri farklı tasarlanabilir mi?
Bir sürücünün ana caddeden mahalle arasına girdiğini fiziksel olarak hissetmesi hız davranışını değiştirebilir.
Sokak girişinin yükseltilmesi, kaplamanın değiştirilmesi, kaldırımın devamlılığının korunması veya yolun başlangıcında daraltma yapılması sürücüye yaya ağırlıklı bir bölgeye geçtiği mesajını verebilir.
Bu tür uygulamalar özellikle ana bulvardan doğrudan uzun ve düz bir mahalle sokağına girilen yerlerde kullanılabilir.
Antalya’da Konyaaltı Sahili alan düzenlemelerine ilişkin resmi belgelerde de yaya ve araçların aynı alanı paylaştığı bölümlerde taşıt hızının fiziksel tasarım önlemleriyle düşürülmesi yaklaşımı kullanılıyor. Müze Meydanı çevresindeki planlamada taş zemin ve yükseltiler gibi hız düşürücü önlemlerle yaklaşık 30 km/s seviyesinde trafik hedeflenmişti.
Bu yaklaşım mahalle ölçeğine de uyarlanabilir.
Şikan uygulaması nedir?
Düz bir sokağın başlangıcından sonuna kadar sürücünün direksiyonu çevirmeden ilerleyebilmesi hız yapmayı kolaylaştırabilir.
“Şikan” olarak adlandırılan trafik sakinleştirme düzenlemesinde ise yol boyunca küçük yatay yön değişiklikleri oluşturulur.
Kaldırım genişletmeleri, peyzaj alanları veya kontrollü park düzenlemeleri aracılığıyla yol hafifçe sağa ve sola yönlendirilir. Böylece sürücü uzun bir düz çizgide hızlanamaz.
Antalya’da özellikle genişliği uygun olan konut sokaklarında bu yöntem, sürekli aralıklarla kasis yapılmasına alternatif oluşturabilir.
Ancak tasarımın çöp kamyonu, itfaiye, ambulans ve diğer büyük araçların dönüş ihtiyacı dikkate alınarak hazırlanması gerekiyor.
Park edilmiş araçlar hız sorununu azaltır mı?
Sokak kenarında düzensiz parkın yolu daraltması bazen sürücüleri yavaşlatıyor gibi görünebilir. Ancak bu güvenli bir trafik sakinleştirme yöntemi değil.
Özellikle kavşak köşelerine, yaya geçitlerine veya apartman çıkışlarına park edilen araçlar yayaların görünmesini engelleyebiliyor.
Bir çocuk iki park etmiş otomobilin arasından yola çıktığında yüksek hızla gelen sürücünün tepki vermesi için çok daha az zaman kalıyor.
Bu nedenle park düzeninin belirlenmiş cepler içerisinde yapılması ve kavşak yakınlarında görüş üçgenlerinin açık tutulması gerekiyor.
Trafik sakinleştirme ile düzensiz park birbirine karıştırılmamalı.
Okul çevrelerinde daha güçlü önlemler gerekli mi?
Mahalle içindeki en hassas bölgelerin başında okullar geliyor.
Sabah giriş ve öğleden sonra çıkış saatlerinde yüzlerce öğrenci aynı anda kaldırımları, yaya geçitlerini ve sokakları kullanabiliyor. Servis araçları ve velilerin araçları da aynı anda bölgeye geldiğinde trafik karmaşası büyüyor.
Bu alanlarda düşük hız sınırı, yükseltilmiş yaya geçitleri, görünür okul bölgesi işaretleri, kaldırım genişletmeleri ve araçların okul kapısının hemen önünde hızlanmasını engelleyen yol tasarımları birlikte değerlendirilebilir.
Dünya Sağlık Örgütü, çocukların ve araçların birlikte bulunduğu sokaklarda 30 km/s hızın güvenlik açısından temel yaklaşımlardan biri olmasını öneriyor.
Ancak okul çevresinde yalnızca “OKUL” yazısının asfalta boyanması, yolun geometrisi yüksek hıza izin vermeye devam ettiği sürece tek başına yeterli olmayabilir.
Çocuk parklarının çevresinde de hız düşürülmeli mi?
Bir mahalle parkının çevresi okul kadar yoğun olmasa bile öngörülemeyen yaya hareketinin fazla olduğu bölgelerden biri.
Çocukların topun peşinden sokağa çıkması, bisiklet veya scooter kullanması, yaşlıların ve bebek arabalarının çevrede bulunması sürücülerin çok daha düşük hızlarda hareket etmesini gerektiriyor.
Bu nedenle parkların hemen yanındaki sokaklarda yaya geçitleri, hız düşürücü giriş düzenlemeleri ve mümkünse kesintisiz kaldırımlar uygulanabilir.
Park çıkışlarının doğrudan hızlı akan taşıt yoluna açılmaması da tasarım açısından önemli.
Radar mahalle arasında çözüm olur mu?
Hız denetimi trafik güvenliğinin önemli parçalarından biri ancak tek çözüm değil.
Radar veya elektronik denetim sürücülerin belirli noktalarda hız sınırına uymasını sağlayabilir. Buna karşılık denetimin olmadığı zamanlarda yol yüksek hıza uygun tasarlanmışsa aynı davranış yeniden ortaya çıkabilir.
Bu nedenle mahalle yollarında en güçlü model fiziksel trafik sakinleştirme ile denetimin birlikte kullanılması.
Antalya’da trafik denetimlerinin yoğun biçimde sürdürüldüğü güncel verilerden de görülüyor. Antalya Valiliğine göre yalnızca Temmuz 2026’da 479 bin 884 sürücü denetlendi ve farklı trafik ihlalleri nedeniyle 92 bin 427 idari para cezası uygulandı.
Ancak açıklanan bu toplam ceza sayısının tamamı hız ihlali değil. Bu nedenle veriyi doğrudan “Antalya’da şu kadar hız cezası kesildi” şeklinde yorumlamak doğru olmaz.
Hız göstergeli elektronik levhalar işe yarar mı?
Bazı kentlerde kullanılan başka bir yöntem sürücünün anlık hızını gösteren elektronik levhalar.
Araç yaklaştığında “Hızınız 47” gibi bir bilgi ekranda gösteriliyor. Sınır aşıldığında uyarı işareti veya farklı bir mesaj görüntülenebiliyor.
Bu sistem fiziksel olarak aracı durdurmuyor ancak sürücünün hızının farkına varmasını sağlıyor.
Özellikle aynı sokakta sürekli hız yapıldığı yönünde şikâyet bulunuyorsa önce hız ölçümü gerçekleştirmek açısından da elektronik sistemler yararlı olabilir.
Böylece “Burada araçlar hızlı gidiyor” şeklindeki gözlemsel şikâyet, gerçek araç hızlarının ölçüldüğü veriye dönüştürülebilir.
Önce hız ölçümü yapılmalı mı?
Mahalle sakinlerinin algıladığı hız ile araçların gerçek hızı her zaman aynı olmayabilir.
Dar bir sokakta 40 km/s hızla geçen araç çok hızlı hissedilebilirken geniş bir bulvarda aynı hız daha düşük algılanabilir.
Bu nedenle kalıcı altyapı yatırımı yapılmadan önce belirli gün ve saatlerde araç sayısı ile ortalama ve yüksek hızların ölçülmesi daha doğru sonuç sağlayabilir.
Trafik mühendisliğinde özellikle araçların büyük bölümünün hangi hız aralığında hareket ettiği, yol tasarımı açısından önemli bir veri.
Eğer ölçüm sonucunda araçların önemli bölümü belirlenen hız sınırının çok üzerinde gidiyorsa fiziksel müdahale ihtiyacı daha açık biçimde ortaya konabilir.
Her şikâyet edilen sokağa kasis yapılmalı mı?
Hayır.
Kasis bazı sokaklarda etkili olurken bazı yollar için uygun olmayabilir.
Toplu taşıma güzergâhında sık aralıklarla kasis yapılması otobüs yolcularının konforunu azaltabilir. Ambulans ve diğer acil durum araçlarının yoğun kullandığı güzergâhlarda da uygulamanın etkisi dikkate alınmalı.
Ana arter niteliğindeki yollarda ise KGM standartları hız kesici tümsek kullanımını uygun görmüyor.
Ayrıca sürücüler kasisler arasında tekrar hızlanıyorsa çok sayıda kasis yapılmasına rağmen sorun tamamen çözülmemiş olabilir.
Böyle yerlerde yol daraltma, kavşak düzenlemesi, yükseltilmiş yaya geçidi veya genel sokak geometrisinin değiştirilmesi daha etkili olabilir.
Çok yüksek kasis daha güvenli mi?
Hayır.
Bir kasisin sürücüyü ne kadar sert şekilde sarstığı onun ne kadar güvenli olduğunu göstermiyor.
Standart dışı yüksek kasisler araçların altına zarar verebilir, motosiklet ve bisikletlileri düşürebilir ve acil durum araçlarının geçişini zorlaştırabilir.
Ayrıca sürücünün kasisi son anda fark ederek ani fren yapması arkadan çarpma riski oluşturabilir.
Karayolları Genel Müdürlüğü hız kesici tümseklerin belirli teknik standartlara uygun şekilde tasarlanmasını ve işaretlenmesini öngörüyor.
Bu nedenle mahalle sakinleri açısından amaç “daha büyük kasis” değil, doğru yerde ve doğru standartta trafik sakinleştirme olmalı.
Motosikletler için özel olarak dikkat edilmeli
Antalya’da trafik sakinleştirme uygulamalarının motosikletler dikkate alınmadan tasarlanması ayrı bir risk yaratabilir.
Antalya Valiliğinin Temmuz 2026 verilerine göre kentte kayıtlı 1 milyon 726 bin 290 motorlu aracın 555 bin 100’ünü, yani yaklaşık yüzde 32’sini motosikletler oluşturuyor.
Bu nedenle bozuk, işaretsiz veya standart dışı bir kasis Antalya açısından çok daha geniş bir kullanıcı grubunu etkiliyor.
Kasislerin gece görünürlüğü, boyasının yenilenmesi, öncesindeki trafik işaretleri ve yüzeyin bozulmaması motosiklet güvenliği bakımından özellikle önemli.
Gece hız yapan araçlar için ne yapılabilir?
Bazı mahallelerde hız şikâyeti günün tamamında değil özellikle gece saatlerinde yoğunlaşabiliyor.
Trafiğin azalmasıyla birlikte uzun ve boş sokaklar sürücülerin daha hızlı hareket etmesine olanak sağlayabiliyor. Motosiklet veya otomobillerin oluşturduğu yüksek motor sesi de hız sorunuyla birlikte mahalle sakinlerini rahatsız edebiliyor.
Bu durumda yalnızca gündüz yapılan kısa bir trafik incelemesi gerçek sorunu göstermeyebilir.
Vatandaşların başvurularında şikâyetin özellikle hangi saatler arasında yoğunlaştığını belirtmesi, teknik inceleme veya denetimin doğru zaman aralığına yönlendirilmesini sağlayabilir.
Belirli saatlerde tekrarlayan tehlikeli sürüş davranışları ise trafik ekiplerine bildirilebilir.
Sokak tamamen araç trafiğine kapatılabilir mi?
Her mahalle yolu için mümkün olmasa da belirli bölgelerde araç trafiğinin azaltılması da seçeneklerden biri.
Okul önlerinde belirli giriş-çıkış saatlerinde araç trafiğinin sınırlandırılması, bazı dar sokakların tek yön yapılması veya yalnızca yerel erişime izin verilen alanların oluşturulması farklı kentlerde kullanılan yöntemler arasında.
Ancak böyle bir uygulamanın çevredeki sokaklara trafik yükünü aktarıp aktarmayacağı incelenmeli.
Bir sokağı kapatıp bütün araçları yan sokaktan geçirmek, güvenlik sorununu yalnızca başka bir mahalle noktasına taşıyabilir.
Bu nedenle trafik sirkülasyonu mahalle ölçeğinde birlikte değerlendirilmelidir.
Tek yön uygulaması hızı artırabilir mi?
Tek yön düzenlemesi her zaman hız düşürmez.
Dar bir sokakta karşı yönden araç gelmemesi ulaşımı kolaylaştırabilir ancak yol geniş kalırsa sürücünün hızlanması için daha fazla alan da oluşabilir.
Bu nedenle tek yön kararı alınırken boşalan yol alanının tamamının araçlara bırakılması yerine kaldırım genişletme, park cepleri, bisiklet altyapısı veya peyzaj için kullanılması düşünülebilir.
Böylece trafik düzenlenirken yolun yüksek hız üreten karakteri de değiştirilebilir.
Mahalle sakinleri hız sorununu nasıl belgeleyebilir?
Başvurunun mümkün olduğunca somut hazırlanması değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.
Sokağın açık adresi, sorun yaşanan kavşak, okul veya parkın konumu, hız yapan araçların yoğun olduğu saatler ve daha önce meydana gelen kazalar veya ramak kala olayları başvuruda belirtilebilir.
Özellikle “X Sokak’ın Y Caddesi ile kesişiminde, okul çıkışı olan 15.30-17.00 arasında araçlar yüksek hızla ilerliyor” şeklindeki bir tarif, yalnızca “Mahalleye kasis istiyoruz” şeklindeki genel başvurudan daha açıklayıcıdır.
Mahalle muhtarlığı üzerinden de toplu talep oluşturulabilir. Antalya Büyükşehir Belediyesi muhtarların talep ve şikâyetlerini MUBİM sistemi üzerinden belediyeye iletebildiğini belirtiyor.
Hız kesici talebinde karar nasıl veriliyor?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin açıkladığı işleyişe göre kasis talepleri teknik inceleme sonrasında UKOME gündemine alınabiliyor.
UKOME Şube Müdürlüğünün görevleri arasında Büyükşehir sınırları içerisindeki ulaşım projeleri için ön etütlerin yapılması, alt komisyon çalışmalarının yürütülmesi ve karar gerektiren konuların UKOME Genel Kuruluna sunulması bulunuyor.
Bu nedenle mahalle sakinlerinin talebi önemli olsa da nihai karar teknik değerlendirmeye dayanıyor.
Bazı sokaklarda kasis uygun bulunurken başka bir yerde yükseltilmiş geçit, trafik levhası, geometrik düzenleme veya farklı bir çözüm tercih edilebilir.
Kasis yerine bütün mahalle “sakin bölge” olabilir mi?
Uzun vadede Antalya açısından en kapsamlı seçeneklerden biri bu olabilir.
Tek tek sorunlu sokaklara kasis eklemek yerine okul, park, mahalle çarşısı ve yoğun konut alanlarının bulunduğu bir bölgenin tamamı düşük hızlı trafik bölgesi olarak tasarlanabilir.
Böyle bir alanda girişte hız sınırı düşürülür, kavşaklar daraltılır, yaya geçitleri yükseltilir, kaldırımlar kesintisiz hale getirilir ve yol tasarımı sürücünün sürekli düşük hızda kalmasını sağlar.
Dünya Sağlık Örgütünün 30 km/s yaklaşımı da tam olarak bu tür yerleşim alanlarını hedefliyor.
Bu modelde sürücü yalnızca bir kasiste yavaşlayıp 50 metre sonra yeniden hızlanmaz; mahallenin tamamında yol tasarımı düşük hızı destekler.
Yeni mahallelerde sorun daha oluşmadan önlenebilir mi?
Antalya’nın Aksu, Döşemealtı, Kepez ve diğer gelişme bölgelerinde yeni konut alanları oluşmaya devam ediyor.
Bu bölgelerde yollar yapılırken yalnızca otomobillerin rahat hareket etmesi hedeflenirse birkaç yıl sonra aynı yollar için kasis ve hız sınırı talepleri ortaya çıkabilir.
Bunun yerine mahalle planlama aşamasında dar taşıt şeritleri, güvenli kaldırımlar, kısa yaya geçişleri, okul çevresi düzenlemeleri ve düşük hızlı sokaklar tasarlanabilir.
Trafik sakinleştirmenin en etkili biçimi, yüksek hız üreten yolu yaptıktan sonra önlem eklemek değil; yolun başlangıçtan itibaren yüksek hıza izin vermeyecek biçimde tasarlanması.
Antalya’da mahalle aralarında hız yapan araçlara karşı hangi önlemler alınabilir?
Antalya’da mahalle içi hız sorununa karşı tek bir çözüm bulunmuyor.
Hız kesici kasis uygun sokaklarda etkili olabilir ancak her yol için doğru seçenek değil. Yükseltilmiş yaya geçitleri, kaldırımların kavşaklarda genişletilmesi, kısa yol daraltmaları, düşük hızlı bölgeler, okul çevresi düzenlemeleri, elektronik hız göstergeleri ve trafik denetimleri birlikte değerlendirilebilir.
En önemli nokta ise müdahalenin sorunun bulunduğu sokağın yapısına göre belirlenmesi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi de vatandaşlardan gelen kasis taleplerini doğrudan uygulamak yerine teknik incelemeye ve UKOME kararına bağlıyor. Bu yaklaşım, hız sorununa gelişigüzel beton tümseklerle değil trafik mühendisliği üzerinden çözüm aranması gerektiğini gösteriyor.
KGM standartları hız kesicilerin yalnızca uygun şehir içi yollarda ve teknik kurallara göre kullanılmasını isterken Dünya Sağlık Örgütü insanların yaşadığı, yürüdüğü ve oyun oynadığı sokaklarda 30 km/s gibi düşük hızların yaygınlaştırılmasını öneriyor.
Antalya’da çözüm bu iki yaklaşımın birleşmesinde olabilir: Riskli mahalle sokaklarının tek tek belirlenmesi, gerçek araç hızlarının ölçülmesi ve ardından yolun niteliğine göre en uygun fiziksel düzenlemenin yapılması.
Çünkü mahalle arasında trafik güvenliğinin amacı sürücüyü yalnızca cezalandırmak değil; sürücünün yüksek hız yapmasını zorlaştıran, çocuğun parka, öğrencinin okula, yaşlının karşı kaldırıma daha güvenli ulaşabildiği bir sokak düzeni oluşturmak.





