Antalya’da NATO tutuklamalarına karşı basın açıklaması: “Tüm tutsaklar serbest bırakılsın”

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen NATO Liderler Zirvesi öncesinde, Antalya’da 5 Temmuz sabahı 45 kişinin gözaltına alındığını üç kişinin de tutuklandığını belirterek tüm tutsakların serbest bırakılmasını istedi.
Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri’nin dün (12 Ağustos) Attalos Meydanı’nda gerçekleştirdiği basın açıklamasında, Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen NATO Liderler Zirvesi öncesinde Antalya’da 5 Temmuz 2026 sabahı 45 kişinin gözaltına alındığını, üç kişinin de tutuklandığını belirterek tüm tutsakların serbest bırakılmasını istendi.
Açıklamada, Antalya’da da 5 Temmuz sabahı şafak baskınlarıyla 45 ilerici devrimci yurtsever NATO karşıtı eylem yapabilirler diye gözaltına alındığı ifadeleri kullanılarak “Günlerce gözaltında kalmış ve üç arkadaşımız uydurma gerekçelerle tutuklanmıştır” denildi.
"YÜZLERCE DEVRİMCİYİ, SOSYALİSTİ SAVUNMAK İÇİN BİR ARAYA GELDİK"
Basın açıklamasıyla bir araya gelinmesinin sebebine yönelik, NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınan ve tutuklanan yüzlerce devrimciyi, sosyalisti savunmak amacıyla bir araya gelindiği ifade edilerek şu açıklamalarda bulunuldu:
"NATO’nun bu topraklarda halklara yönelik yeni suçlar için hazırlık yapmasına karşı çıktıkları, ABD ve Batılı emperyalistlere, onların yerli işbirlikçilerine karşı “NATO ülkemizden defol” demek için mücadele eden, bu sebeplerle zirve öncesi gözaltına alınan ve tutuklanan yüzlerce devrimciyi, sosyalisti savunmak amacıyla bugün yeniden bir araya geldik”
"HUKUK DEVLETİ SÖYLEMLERİ BİR KENARA BIRAKILDI"
NATO Zirvesi’nin en temel ve demokratik hak ve özgürlüklerin askıya alınarak olağanüstü hal koşullarında gerçekleştirildiği ifade edildi. Zirve’nin, dünya çapında silahlanmanın artırılması, savaş hazırlıklarının derinleştirilmesi, NATO’nun küresel ölçekteki askeri kapasitesinin genişletilmesi ve emperyalist rekabetin yeni aşamasına ilişkin kararların alındığına yönelik gerçekleştirildiği belirtildi.
Açıklamanın devamında, NATO’nun ve emperyalist, kapitalist sistemin çıkarları söz konusu olduğunda “hukuk devleti”, “demokrasi” ve “düşünce özgürlüğü” söylemlerinin bir kenara bırakıldığı belirtildi.
“DEVLETİN BÜTÜN ZOR AYGITLARI TOPLUMSAL MUHALEFETİ EZMEK İÇİN HAREKETE GEÇİRİLDİ”
NATO’nun ve sermaye düzeninin çıkarlarının söz konusu olduğunda devletin bütün zor aygıtları emperyalist savaş politikalarının önünü açmak ve toplumsal muhalefeti ezmek için harekete geçirildiği ifadeleri kullanılarak şu açıklamalarda bulunuldu:
“Polisinden yargısına, valiliklerden istihbarat birimlerine kadar bütün baskı aygıtları kapitalist, emperyalist savaş politikalarının önündeki toplumsal muhalefeti bastırmak, halkı sindirmek ve sermaye düzeninin çıkarlarını güvence altına almak için seferber edildi.“
“TRUMP’IN İSMİ VERİLDİ”
Zirve öncesi yapılan çalışmalar kapsamında yaklaşık 13 milyar lira harcandığı ifade edildi. Zirveye katılanların sabah koşularını rahatça yapabilmesi için parkların kapatıldığı ifadeleri kullanılırken, halkın yoksulluğu görülmesin diye reklam panolarının badana boya yapılarak gizlenmeye çalışıldığı belirtildi.
Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:
"İktidar, sanki NATO’ya yeni giriyorlar gibi, “canını dişine taktı”, emperyalist, siyonist katillere yaranmak adına elinden geleni yaptı. Öyle ki İstanbul’da Boğaz Köprüsü hologramlar ile ABD bayrağının renklerine büründürüldü, Ankara’da yeni yapılan Havalimanı’nın salonuna dünya halklarının katili, pedofili sapıklığı ile anılan Trump’ın ismi verildi!”
“DEVRİMCLER, SOSYALİSTLER YİNE TARİHİN DOĞRU YERİNDE DURDU”
Ülke topraklarında “katliam zirvesi’ni” gerçekleştirenlerin İran’da çocukları katlettiği, Filistin’de milyonları soykırımdan geçirerek açlıkla terbiye etmeye çalıştığı, Venezuela’da ve Küba’da halklara açıkça terör estirenler olduğu ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın devamında devrimciler, sosyalistlerin yine tarihin doğru yerinde durduğu belirtilerek “İşte bu yüzdendir ki bugün hala cezaevlerinde haksız, hukuksuz bir şekilde tutulan arkadaşlarımız, gözaltı ve tutuklama saldırılarına maruz kalmıştı!” ifadeleri kullanıldı.
Tutuklularının bir kısmının serbest bırakılmış olsa da bugün onlarca arkadaşlarının , “NATO’ya Hayır” dedikleri için cezaevlerinde tutulduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Onların suçu halkların katili NATO’ya karşı çıkmak, onların suçu işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların haklarını savunmaktır. Onlarca arkadaşımız, NATO’nun askeri olmayı reddettikleri için bugün bu haksız, hukuksuz koşullara maruz bırakılmaktadırlar.
Bugün buradan bir kez daha tutsak arkadaşlarımızla gurur duyduğumuzu, arkadaşlarımızı sahiplendiğimizi, anti-emperyalist mücadeleyi büyütmek için mücadele edeceğimizi haykırıyoruz. Ülkemizin devrimci tarihi, anti-emperyalist mücadelenin tarihidir. Bizler, bu mücadeleyi her alanda büyütmeye devam edeceğiz.”
Açıklamanın sonunda, “Tüm tutsaklar serbest bırakılsın”, “NATO defol!” sloganları kullanıldı.
GüncelASAT’ın yedi yılda Antalya'da gerçekleştirdiği yatırımlar açıklandı


