Antalya’da sel riski hangi bölgelerde yüksek?

antalya sel riski antalya sel riski
Görsel: Yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

Antalya sel riski yüksek bölgeler, kıyı ovaları, merkez ilçeler ve taşkın anında alınacak önlemler bu haberde yer alıyor.

Antalya’da sel ve taşkın riski yalnızca yağış miktarına göre belirlenmiyor. Yerleşimin deniz seviyesine yakın olması, dere yatağına uzaklık, zeminin su geçirgenliği, eğim, yağmur suyu altyapısı ve yapılaşma yoğunluğu da risk düzeyini etkiliyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin Afet Risk Azaltma ve İklim Eylem Planı’na göre Antalya şehir merkezi, körfezin doğu kıyısı ile Finike, Demre ve Kumluca’daki alüvyal kıyı düzlükleri taşkın tehlikesinin yüksek olduğu bölgeler arasında bulunuyor. Elmalı Ovası’nda ise suyun yeterince tahliye olamaması nedeniyle yağış kaynaklı taşkın tehlikesi öne çıkıyor.

Antalya’da sel riski hangi bölgelerde yüksek?

Antalya’da taşkın tehlikesinin yüksek olduğu başlıca alanlar şöyle sıralanıyor:

Antalya şehir merkezindeki düşük kotlu ve yoğun yapılaşmış kesimler

Antalya Körfezi’nin doğu kıyısındaki yerleşim ve tarım alanları

Finike, Demre ve Kumluca’daki alüvyal kıyı ovaları

Manavgat’ın kıyı kesimi

Elmalı Ovası

Dere yatakları, menfezler ve akarsu taşkın alanlarının çevresi

Alt geçitler, bodrum katları ve yağmur suyunun biriktiği çukur noktalar

Seraların ve geçirimsiz yüzeylerin yoğunlaştığı kıyı tarım alanları

Plan kapsamında yapılan analizde şehir ve sanayi alanları gibi geçirimsiz yüzeylerin taşkına karşı yüksek duyarlılığa sahip olduğu; doğal ve yapay su yüzeyleri ile sulak alanların ise çok yüksek duyarlı alanlar arasında değerlendirildiği belirtiliyor.

Antalya şehir merkezinde sel riski nerelerde artıyor?

Antalya şehir merkezinde sel riski, özellikle yoğun yapılaşma nedeniyle toprağın yağmur suyunu ememediği bölgelerde artıyor. Yollar, kaldırımlar, otoparklar ve binalarla kaplı yüzeyler, şiddetli yağış sırasında suyun kısa sürede cadde ve sokaklarda birikmesine neden olabiliyor.

Antalya’nın 2022 tarihli Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’ndaki geçmiş afet kayıtlarına göre taşkın olaylarının merkezde en fazla görüldüğü ilçeler Döşemealtı, Kepez, Muratpaşa, Aksu ve Konyaaltı olarak sıralanıyor. Bu bilgi, söz konusu ilçelerin tamamının aynı düzeyde risk taşıdığı anlamına gelmiyor; risk dere yataklarına, kot seviyesine ve altyapıya göre mahalle içerisinde değişebiliyor.

Muratpaşa’da sel riski yüksek mi?

Muratpaşa, Antalya’nın afetlere karşı duyarlılığı yüksek ilçeleri arasında yer alıyor. Yoğun yapılaşma, geniş geçirimsiz yüzeyler, bodrum katları ve kısa sürede oluşan yoğun yüzey akışı şehir sellerinin etkisini artırabiliyor.

Belediyenin iklim risk analizinde Antalya şehir merkezi, Serik, Manavgat ve Alanya ile birlikte yüksek etkilenebilirlik görülen alanlar arasında değerlendiriliyor. Muratpaşa’nın tamamı yüksek taşkın alanı olarak kabul edilmemekle birlikte düşük kotlu sokaklar, dere bağlantıları, alt geçitler ve geçmişte su biriken noktalar daha fazla dikkat gerektiriyor.

Kepez’de sel riski hangi bölgelerde artıyor?

Kepez’de risk özellikle yoğun yapılaşmış, yağmur suyunun doğal yollarla tahliye edilemediği ve kapalı dere hatlarının bulunduğu kesimlerde artabiliyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin genel iklim risk haritasında Kepez’in büyük bir bölümü, orta seviyede tehlike ile yüksek seviyede etkilenebilirliğin bir arada görüldüğü alanlar arasında yer alıyor. Bu sınıflandırma, yağış sırasında altyapı kapasitesi, nüfus yoğunluğu ve yapılaşma biçiminin oluşabilecek zararı artırabileceğini gösteriyor.

Konyaaltı ve Boğaçayı çevresinde sel riski var mı?

Konyaaltı, geçmiş taşkın kayıtlarında merkez ilçeler arasında öne çıkıyor. İlçede dere yataklarına, akarsu ağızlarına, alt geçitlere ve düşük kotlu kıyı alanlarına yakın noktalar şiddetli yağış sırasında daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Bir bölgenin akarsu veya dereye yakın olması tek başına taşkın yaşanacağı anlamına gelmez. Dere yatağının kesiti, köprü ve menfezlerin kapasitesi, yağışın süresi, deniz seviyesi ve yukarı havzadan gelen su miktarı birlikte etkili olur.

Aksu’da sel riski neden yüksek?

Aksu, geniş tarım alanları, seralar, akarsu ve sulama kanallarıyla çevrili bir kıyı ovası üzerinde bulunuyor. Deniz seviyesine yakın düzlüklerde suyun yavaş tahliye olması, yoğun yağışlarda tarım arazileri ile yerleşim alanlarında su baskını riskini artırabiliyor.

İklim risk analizinde Aksu’nun büyük bölümü orta tehlike ve yüksek etkilenebilirlik sınıfında gösteriliyor. Seracılık alanlarında yağmur suyunun akış yollarının daralması veya yüzeyin geçirgenliğinin azalması da taşkınların etkisini büyütebiliyor.

Serik’te sel riski hangi alanlarda yüksek?

Serik, belediyenin afet duyarlılığı analizinde Muratpaşa, Kepez, Manavgat ve Alanya ile birlikte en duyarlı ilçeler arasında gösteriliyor. İlçenin kıyı ovasında bulunan tarım, turizm ve yerleşim alanları yoğun yağışlardan etkilenebiliyor.

Serik’in büyük bir bölümü genel risk haritasında orta tehlike ve yüksek etkilenebilirliğin görüldüğü alanlar arasında bulunuyor. Dere ve çay yataklarının yakınındaki tarım alanları, kıyı düzlükleri, seralar ve düşük kotlu yerleşimler için adres bazlı inceleme yapılması gerekiyor.

Manavgat’ta sel riski yüksek mi?

Manavgat’ın kıyı kesimi, Antalya genelindeki iklim kaynaklı afet riskinin en yüksek olduğu bölgeler arasında gösteriliyor. Belediyenin analizinde yüksek tehlike ve yüksek etkilenebilirliğin birlikte görüldüğü alanların Manavgat kıyısında yoğunlaştığı belirtiliyor.

Manavgat ilçesinde Çardakköy ile Karaköy arasındaki bölge de orta seviyede tehlike ve yüksek seviyede etkilenebilirliğe sahip alanlar arasında yer alıyor. Akarsu yatakları, kıyı ovaları, D400 çevresindeki düşük noktalar ve yoğun yapılaşmış alanlarda risk aynı ilçe içerisindeki yüksek kesimlere göre daha fazla olabiliyor.

Alanya’da sel riski hangi bölgelerde yüksek?

Alanya’nın kıyı kuşağında yoğun yerleşim, turizm tesisleri, dere vadileri ve dağlardan denize kısa mesafede inen akarsular bulunuyor. Bu yapı, şiddetli yağış sırasında ani yüzey akışının kısa sürede yerleşim alanlarına ulaşmasına neden olabiliyor.

Belediyenin risk analizinde Avsallar ile Konaklı arasındaki kesim ve Dim Baraj Gölü çevresi, orta tehlike ile yüksek etkilenebilirliğin bir arada görüldüğü alanlar arasında gösteriliyor. Alanya da Antalya şehir merkezi, Serik ve Manavgat ile birlikte yüksek etkilenebilirlik saptanan ilçeler arasında bulunuyor.

Finike, Demre ve Kumluca’da sel riski neden yüksek?

Finike, Demre ve Kumluca ilçe merkezlerinin önemli bölümleri kıyıdaki alüvyal düzlükler üzerinde bulunuyor. Alüvyal ovaların düşük eğimli olması, şiddetli yağış sırasında akarsu ve yüzey sularının geniş alanlara yayılabilmesine yol açıyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesinin taşkın tehlike analizinde bu üç ilçenin kıyı düzlüklerinde taşkın tehlikesinin yüksek olduğu açıkça belirtiliyor. Bu kesimlerde ağırlıklı olarak akarsu taşkınları ile tarım arazileri ve seralarda su baskınları görülebiliyor.

Elmalı’da sel riski var mı?

Elmalı kıyı ilçesi olmamasına rağmen taşkın tehlikesinin yüksek değerlendirildiği bölgeler arasında bulunuyor. Elmalı Ovası’nda eğimin düşük olması ve yağmur suyunun yeterince hızlı drene olamaması, uzun veya yoğun yağışlarda su birikmesine neden olabiliyor.

Belediyenin analizinde Elmalı gibi dağlık alanlardaki ovalarda şiddetli yağış tehlikesi düşük olsa bile taşkın tehlikesinin yüksek olabileceği belirtiliyor. Bu bölgelerde temel risk, kıyıdaki akarsu taşkınlarından farklı olarak suyun ova içerisinde tahliye olamamasından kaynaklanıyor.

Kaş, Kemer ve Gazipaşa’da sel riski var mı?

Kaş, Kemer ve Gazipaşa’nın kıyı kesimlerinde dar vadiler, dik yamaçlar ve kısa akarsu yatakları bulunuyor. Şiddetli yağışlarda yamaçlardan gelen suyun hızla dere yataklarına ulaşması ani sel ve çamurlu akış riskini artırabiliyor.

Bu ilçelerde risk geniş ve düz ovalardan farklı olarak dere ağızları, vadi tabanları, menfezler ve dik yamaçların altındaki yerleşimlerde yoğunlaşabilir. İlçe genelinin tamamını aynı risk sınıfında değerlendirmek yerine yapı veya parsel bazında jeolojik, hidrolojik ve imar verilerinin incelenmesi gerekiyor.

Akseki, İbradı ve Gündoğmuş’ta sel riski düşük mü?

Belediyenin genel afet analizinde İbradı, Akseki ve Gündoğmuş, afetlerden etkilenebilirliğin en düşük olduğu ilçeler arasında gösteriliyor. Ancak bu durum ilçelerde sel yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.

Dağlık alanlardaki kuru dereler, dar vadiler ve menfezler kısa süreli kuvvetli yağışlarda ani sele neden olabilir. Yüksek eğim suyun hızını artırdığı için küçük bir dere yatağı bile kısa sürede tehlikeli hale gelebilir.

Dere yatağına yakın evlerde sel riski daha mı yüksek?

Dere yatağının içinde, kenarında veya doğal su akış hattı üzerinde bulunan yapılar taşkına daha fazla maruz kalabilir. Ancak riskin kesin olarak belirlenebilmesi için derenin taşkın debisi, yatak genişliği, binanın kotu ve taşkın koruma yapıları birlikte değerlendirilmelidir.

Antalya’nın iklim eylem planında akarsuların her iki tarafında taşkın debilerine göre yeterli koruma alanı bırakılması, kapatılan derelerin açılması ve yatak kesitini daraltan yapıların kaldırılması öneriliyor.

Bodrum katları ve alt geçitler neden tehlikeli?

Bodrum katları, kapalı otoparklar, alt geçitler ve yol seviyesinden aşağıda kalan iş yerleri yağmur suyunun biriktiği ilk noktalar arasında bulunuyor.

Sel sırasında su seviyesi çok kısa sürede yükselebileceği için su basmış alt geçide araçla girilmemeli, bodrum veya kapalı otoparktan eşya kurtarmaya çalışılmamalıdır. AFAD, sel sularına girilmemesi ve tahliye uyarılarına uyulması gerektiğini belirtiyor.

Antalya’da sel riski nasıl kontrol edilir?

Antalya’da bir adresin sel riski yalnızca ilçe veya mahalle adına bakılarak kesin olarak belirlenemez. Aynı mahallede dere yatağına yakın düşük kotlu bir parsel ile yüksek ve eğimli bir bölge farklı risk taşıyabilir.

Ev satın alma, kiralama veya inşaat öncesinde şu belgeler incelenebilir:

Belediyenin imar planı ve plan notları

Jeolojik ve jeoteknik etüt raporları

Parselin dere yatağına ve taşkın alanına uzaklığı

DSİ tarafından verilen taşkın görüşleri

Binanın yol ve dereye göre kotu

Bodrum ve kapalı otoparkların su yalıtımı

Yağmur suyu tahliye sistemi

Geçmiş yıllardaki su baskını kayıtları

Antalya Büyükşehir Belediyesinin planında kent selleri için mikrohavza temelli risk haritalarının hazırlanması, akarsu taşkın alanlarının tanımlanması ve bu bölgelerdeki bina ve altyapıların belirlenmesi eylemler arasında bulunuyor.

Antalya’da sel uyarıları nereden takip edilir?

Kuvvetli yağış ve sel tehlikesi bulunan günlerde Meteoroloji Genel Müdürlüğünün MeteoUYARI sistemi takip edilebilir. Sistem, beklenen meteorolojik olayların olumsuz etkilerine göre illeri renk kodlarıyla sınıflandırıyor.

AFAD, Antalya Valiliği, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin güncel açıklamaları da izlenmelidir. Acil durumda 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.

Sel sırasında ne yapılmalı?

AFAD’ın sel güvenliği önerilerine göre dere yataklarından, su basmış yollardan, köprülerden ve alt geçitlerden uzak durulması gerekiyor. Araçla akan suyun içine girilmemeli ve tahliye kararı verilmişse yüksek ve güvenli bir alana geçilmelidir.

Elektrik tesisatına su ulaşmışsa elektrikli cihazlara dokunulmamalı, yetkililer güvenli olduğunu açıklamadan su basan binaya girilmemelidir. Sel suyuyla temas eden gıda ve içme suyu da sağlık kontrolü yapılmadan kullanılmamalıdır.

Antalya’da sel riski artacak mı?

Antalya Büyükşehir Belediyesinin iklim projeksiyonunda gelecekte toplam yağışın bazı dönemlerde azalmasına rağmen yağışların daha sağanak karakterli hale gelebileceği belirtiliyor. Kısa sürede düşen şiddetli yağışların özellikle büyük yerleşim merkezlerinde şehir sellerini artırabileceği öngörülüyor.

Plan kapsamında yağmur suyu ve kanalizasyon sistemlerinin ayrılması, kapalı dere hatlarının açılması, kıyı kesiminde suyu yavaşlatacak yeşil alanların oluşturulması, erken uyarı sistemlerinin kurulması ve taşkın alanlarındaki yapılaşmanın sınırlandırılması öneriliyor.