
Antalya yaz aylarında su tüketimi; yüksek sıcaklık, turizm hareketliliği, bahçe sulaması, havuzlar ve artan günlük kullanım nedeniyle yükseliyor.
Antalya‘da yaz ayları yalnızca hava sıcaklığının değil su talebinin de yükseldiği dönem. Kentte Temmuz ve Ağustos aylarında sıcaklıkların zirveye yaklaşması, yağışların yılın en düşük seviyelerine inmesi, turizm hareketliliğinin yoğunlaşması ve bahçe ile peyzaj sulamasının artması aynı döneme denk geliyor.
Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT) da sıcak dönemlerde su tüketiminin yükseldiğini ve buna bağlı olarak içme suyu altyapısı üzerindeki yükün arttığını belirtiyor. Ancak Ağustos 2026 itibarıyla Antalya’nın 19 ilçesini kapsayan, yaz ve kış aylarının günlük tüketimini karşılaştırmaya imkan veren güncel 2026 toplam tüketim verisi açık kaynaklarda yayımlanmış değil. Bu nedenle kent genelinde “yazın tüketim şu kadar kat artıyor” şeklinde kesin bir oran vermek için yeterli resmi veri bulunmuyor.
Antalya yaz aylarında su tüketimi neden artıyor?
Antalya’daki yazlık su talebinin artmasında tek bir neden yok. Birkaç etken aynı dönemde bir araya geliyor.
Bunların başında:
yüksek hava sıcaklıkları,
turizm sezonunun yoğunlaşması,
duş ve günlük kişisel kullanımın artması,
otel ve konaklama tesisleri,
havuzlar,
bahçe ve peyzaj sulaması,
temizlik ihtiyacının artması,
yazlık konutların kullanıma açılması
geliyor.
Antalya’nın önemli farklarından biri de su talebinin en yüksek olduğu dönemle yağışın en düşük olduğu dönemin aynı aylara denk gelmesi.
Temmuz ve Ağustos Antalya’nın en sıcak ayları
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Antalya için 1930-2025 dönemini kapsayan resmi iklim istatistikleri, yaz aylarındaki tabloyu açık biçimde gösteriyor.
Antalya’da ortalama en yüksek sıcaklık:
Haziran: 30,8 derece
Temmuz: 34,2 derece
Ağustos: 34,1 derece
olarak ölçülüyor.
Uzun dönem verilerinde Temmuz ayında ölçülen en yüksek sıcaklık 45 dereceye, Ağustos ayında ise 44,6 dereceye kadar çıkıyor.
Sıcaklık arttığında insanların içme, duş, kişisel temizlik ve serinleme amacıyla kullandığı su miktarı da artabiliyor. Aynı zamanda açık alanlardaki bitkiler daha hızlı su kaybettiği için bahçe ve peyzaj sulamasına duyulan ihtiyaç yükseliyor.
Yazın yağış neredeyse tamamen azalıyor
Antalya’nın su tüketimi açısından dikkat çeken bir başka özelliği yaz yağışlarının çok düşük olması.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uzun dönem ortalamalarına göre Antalya’da aylık toplam yağış:
Ocak: 225,5 mm
Şubat: 148,1 mm
Haziran: 10,7 mm
Temmuz: 4,7 mm
Ağustos: 4,3 mm
seviyesinde.
Ortalama yağışlı gün sayısı Temmuz’da 0,54, Ağustos’ta ise 0,55 güne kadar düşüyor.
Kışın yağışla kısmen karşılanabilen bahçe ve yeşil alan su ihtiyacının yaz döneminde büyük ölçüde sulama sistemlerine kalması, kentteki su talebini artıran etkenlerden biri.
Turizm sezonu su talebini nasıl etkiliyor?
Antalya’nın yazlık su tüketimini diğer birçok kentten ayıran temel unsurlardan biri turizm.
Yaz sezonunda Antalya’nın yerleşik nüfusuna milyonlarca ziyaretçinin günlük su ihtiyacı ekleniyor. Oteller, pansiyonlar, restoranlar, plaj tesisleri ve diğer turizm işletmeleri aynı dönemde daha yoğun çalışıyor.
ASAT Genel Müdür Yardımcısı Necdet Erol, Haziran 2025’te Akdeniz Üniversitesi ve ASAT iş birliğiyle düzenlenen su konulu etkinlikte kurumun yaklaşık 2 milyon 700 bin Antalyalının yanında yıl boyunca kente gelen milyonlarca ziyaretçiye de hizmet verdiğini belirtmişti. ASAT’ın yaklaşık 1 milyon 550 bin abonesinin bulunduğu da aynı toplantıda açıklanmıştı.
Turizmin yoğunlaştığı yaz döneminde su kullanımı yalnızca otel odasındaki duş veya lavabodan ibaret değil.
Konaklama tesislerinde:
oda temizliği,
çamaşırhane,
mutfak,
havuzlar,
peyzaj alanları,
bahçe sulaması,
ortak alanların temizliği
gibi farklı kullanım noktaları bulunuyor.
Bu nedenle ziyaretçi sayısındaki mevsimsel artış doğrudan ve dolaylı olarak su talebine yansıyor.
Antalya’da turizm su tüketiminde ne kadar etkili?
Antalya’da turizm sektörünün su tüketimindeki ağırlığına ilişkin geçmiş yıllara ait ASAT verileri de bulunuyor.
2023 verilerine ilişkin kamuoyuna yansıyan rakamlarda Antalya’daki şebeke suyu tüketiminin yaklaşık dörtte birine karşılık gelen 42 milyon 372 bin 680 metreküplük bölümün otellere ait olduğu belirtilmişti.
Bu rakam 2026 tüketimi olarak değerlendirilmemeli. Ancak Antalya’da konaklama sektörünün şehir şebekesi üzerindeki büyüklüğünü göstermesi bakımından dikkat çekici.
Yaz döneminde otel doluluklarının artması nedeniyle turizmin su talebindeki etkisi daha görünür hale geliyor.
Havuzlar su tüketimini artırıyor mu?
Havuz kullanımı yaz aylarındaki ek su talebinin bileşenlerinden biri.
Havuzların yalnızca ilk kez doldurulması değil:
buharlaşma nedeniyle eksilen suyun tamamlanması,
filtreleme sistemlerinin işletilmesi,
temizlik,
çevre alanlarının yıkanması
gibi işlemler de su kullanımına neden olabiliyor.
Antalya’nın sıcak ve güneşli yaz koşulları buharlaşmayı artırdığı için açık havuzlarda eksilen suyun daha sık tamamlanması gerekebiliyor.
Özellikle turizm tesislerinin yoğunlaştığı kıyı ilçelerinde havuzlar ile geniş peyzaj alanlarının aynı tesiste bulunması su talebini artıran unsurlar arasında.
Bahçe sulaması neden bu kadar önemli?
Yaz aylarında konutların ve sitelerin su tüketiminde fark yaratabilecek başlıklardan biri bahçe sulaması.
Antalya’da Temmuz ve Ağustos’ta yağışın aylık ortalama 5 milimetrenin altına inmesi nedeniyle çim ve yüksek su isteyen peyzaj bitkilerinin doğal yağışla yaşamını sürdürmesi zorlaşıyor.
Bu durumda:
apartman bahçeleri,
siteler,
villalar,
otel bahçeleri,
işletmelerin yeşil alanları,
kamusal park ve refüjler
sulama ihtiyacı oluşturuyor.
Sulama sistemi doğru planlanmadığında içme suyu niteliğindeki şebeke suyunun önemli miktarı peyzaj için kullanılabiliyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi peyzajda su tüketimini azaltmaya çalışıyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi, kuraklık ve artan su ihtiyacı nedeniyle kent peyzajında daha az su isteyen uygulamalara yöneliyor.
Belediyenin sürdürülebilir peyzaj uygulamalarında kuraklığa dayanıklı bitkiler, su ihtiyacı düşük türler ve daha verimli sulama yöntemleri kullanılıyor. Büyükşehir Belediyesi bu yöntemlerle uygulama yapılan alanlarda sulama suyu ve enerji tüketiminde yaklaşık yüzde 50 tasarruf sağlandığını belirtiyor.
Bu yaklaşım özellikle Antalya gibi sıcak ve yaz yağışı çok düşük kentlerde önem taşıyor.
Kent peyzajında su ihtiyacı yüksek geniş çim alanların azaltılması ve iklime uygun türlerin kullanılması, içme suyu kaynakları üzerindeki yaz baskısını azaltabilecek yöntemler arasında.
Yazlık konutlar ve ikinci evler de tüketimi değiştiriyor
Antalya’nın Kaş, Kemer, Alanya, Manavgat, Serik, Demre, Finike ve Gazipaşa gibi kıyı ilçelerinde yaz aylarında mevsimsel nüfus hareketliliği yaşanıyor.
Yılın bir bölümünde boş veya düşük kullanımda olan konutların yazın kullanılmaya başlanması su talebini artırabiliyor.
Bu konutlarda sadece ev içi tüketim değil:
bahçe sulaması,
havuz kullanımı,
araç yıkama,
teras ve açık alan temizliği
gibi yaz dönemine özgü ek kullanım biçimleri de ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle nüfusun yıl içindeki hareketliliği, sabit nüfus verilerinden bağımsız olarak altyapının belirli dönemlerde daha yüksek kapasiteyle çalışmasını gerektirebiliyor.
Antalya’nın nüfusu da büyüyor
Su talebindeki değişim yalnızca yaz mevsimiyle sınırlı değil.
TÜİK’in 2025 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre Antalya’nın nüfusu 2 milyon 777 bin 677 kişiye ulaştı.
Artan nüfus;
yeni konut,
yeni abonelik,
yeni mahalle,
daha fazla ticari işletme
anlamına gelirken içme suyu altyapısının da buna göre genişletilmesini gerektiriyor.
ASAT, Ağustos 2026 tarihli açıklamasında da Antalya’nın büyüyen nüfusu, gelişen turizm sektörü ve artan su ihtiyacını altyapı yatırımlarının temel nedenleri arasında gösterdi.
Antalya’nın suyu nereden geliyor?
Antalya’nın içme suyu açısından dikkat çeken özelliklerinden biri yeraltı su kaynaklarının ağırlığı.
ASAT Genel Müdür Yardımcısı Necdet Erol’un Haziran 2025’te açıkladığı verilere göre Antalya’da şebekeye sağlanan suyun yaklaşık yüzde 98’i yeraltı kaynaklarından temin ediliyor.
Antalya’nın karstik jeolojik yapısı, kent için önemli yeraltı su kaynakları oluşturuyor.
Bunlardan Kırkgöz su kaynakları, ASAT tarafından Antalya’nın içme suyu güvenliği açısından stratejik kaynaklardan biri olarak tanımlanıyor. ASAT, Kırkgöz’ün Toros Dağları’nın karstik yapısı ile Kestel düdenlerinden beslendiğini belirtiyor.
Kırkgöz neden önemli?
Kırkgöz kaynakları Antalya’nın içme suyu güvenliğinde önemli konuma sahip.
ASAT, Ağustos 2026’da Antalya Valiliği koordinasyonunda Kırkgöz Havzası’nda su altı ve su üstü temizlik çalışmaları ile bilimsel incelemeler gerçekleştirildiğini açıkladı.
Kurum, bölgede su kalitesini düzenli olarak izlediğini ve yeraltı ile yerüstü kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirtti.
Bu durum Antalya’daki su tartışmasının yalnızca tüketilen miktarla sınırlı olmadığını gösteriyor. Kaynağın kirlenmeden korunması da su güvenliğinin temel parçalarından biri.
Çok yağışlı bir kış su tasarrufu ihtiyacını ortadan kaldırır mı?
Hayır.
Bir dönemde yağışların yüksek gerçekleşmesi, uzun vadeli su yönetimi ihtiyacını ortadan kaldırmıyor.
Antalya’nın içme suyunda yeraltı kaynaklarının yüksek paya sahip olması nedeniyle yağışların bu kaynakları beslemesi önemli. Ancak kaynakların yenilenme hızı ile suyun çekilme ve tüketilme hızı arasında uzun vadeli denge gerekiyor.
Ayrıca iklim değişikliği yalnızca yıllık toplam yağış üzerinden değerlendirilmiyor. Yağışın hangi aylarda düştüğü, kısa sürede aşırı yağış şeklinde gerçekleşip gerçekleşmediği, toprağa ve yeraltı sistemine ne kadar sızabildiği ve kurak dönemlerin uzunluğu da önem taşıyor.
Bu nedenle kışın görülen kuvvetli yağış ile yazın yüksek tüketim aynı su yönetimi sorununun farklı parçaları.
Tarımsal sulama şehir şebekesiyle aynı şey mi?
Hayır.
Antalya’da su kullanımı konuşulurken tarımsal sulama ile ASAT abonelerinin şebeke suyu tüketimini birbirinden ayırmak gerekiyor.
ASAT Genel Müdür Yardımcısı Necdet Erol, Haziran 2025’te Antalya’da kullanılan toplam suyun yaklaşık yüzde 70’inin tarımsal sulamada kullanıldığını belirterek özellikle verimsiz sulama yöntemlerine dikkat çekmişti.
Ancak bu oranı “Antalya’daki musluk suyunun yüzde 70’ini tarım kullanıyor” şeklinde okumak doğru değil.
Tarımsal sulama farklı kaynaklardan sağlanabiliyor. Buna karşılık evler, oteller ve birçok işletmede kullanılan içme-kullanma suyu ASAT’ın şehir şebekesinden geliyor.
Yine de her iki kullanım aynı havzanın ve aynı bölgesel su varlığının sürdürülebilirliği açısından birbirleriyle ilişkili.
Su kayıp ve kaçakları neden önemli?
Yaz aylarında talep arttığında şebekeye verilen her metreküp su daha önemli hale geliyor.
Şebekedeki fiziksel kaçaklar nedeniyle kaybedilen su:
kaynaktan çıkarılmış,
pompalanmış,
enerji harcanmış,
şebekeye verilmiş
olmasına rağmen kullanıcıya ulaşmadan kaybolabiliyor.
ASAT, 2025 ve 2026 yıllarını kayıp ve kaçak su yönetimine ağırlık verilen dönem olarak belirlediğini ve bu amaçla yaklaşık 7 milyar TL’lik kaynak planlandığını açıklamıştı.
Kayıp-kaçak oranının düşürülmesi yeni su kaynakları bulmak kadar önemli olabiliyor. Çünkü mevcut kaynaktan üretilen suyun daha büyük bölümünün tüketiciye ulaştırılmasını sağlıyor.
ASAT 7 yılda yaklaşık 5 bin kilometre içme suyu hattı yaptı
Antalya’nın büyüyen su ihtiyacı altyapı yatırımlarına da yansıyor.
ASAT’ın 11 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre 2019-2026 döneminde Antalya genelindeki içme suyu altyapısına 26 milyar 311 milyon 497 bin 414 TL kaynak kullanıldı.
Aynı dönemde 4 milyon 969 bin 633 metre, yani yaklaşık 4 bin 970 kilometre yeni içme suyu hattı imalatı gerçekleştirildi.
ASAT, yatırımların amaçları arasında:
yeni yerleşimlerin su ihtiyacını karşılamayı,
ekonomik ömrünü tamamlayan hatları yenilemeyi,
şebeke kapasitesini artırmayı,
su kayıplarını azaltmayı,
yeni su depoları oluşturmayı
sıralıyor.
Yazın yüksek tüketim neden su basıncını etkileyebilir?
Bir mahallenin su kaynağında yeterli su bulunması, günün her saatinde her noktaya aynı basınçta su ulaşacağı anlamına gelmiyor.
Şebeke belirli çaplarda borular, depolar, pompalar ve ana iletim hatlarından oluşuyor.
Aynı saatlerde çok sayıda abonenin yüksek miktarda su kullanması halinde şebekedeki debi artıyor. Özellikle yüksek kotlu bölgeler veya kapasitesinin sınırına yaklaşmış hatlarda basınç sorunları yaşanabiliyor.
Bu nedenle yazın görülen bazı düşük basınç sorunlarının arkasında yalnızca kaynak yetersizliği değil, aynı anda oluşan yüksek talep ve şebeke kapasitesi de bulunabiliyor.
ASAT, yaz döneminde yükselen tüketim nedeniyle oluşabilecek arıza ve kesintilere müdahale etmek için ekiplerin 7 gün 24 saat çalıştığını açıklamıştı.
Alanya ve turizm ilçelerinde neden daha fazla baskı oluşabiliyor?
Antalya’nın her ilçesinde yaz nüfusu aynı oranda değişmiyor.
Özellikle turizm ve yazlık konutların yoğun olduğu kıyı ilçelerinde mevsimsel artış daha belirgin olabiliyor.
ASAT’ın Alanya’daki geçmiş altyapı çalışmalarında Konaklı, Avsallar, Payallar, Türkler ve çevredeki mahallelerin yaz dönemindeki artan su ihtiyacına yönelik iletim hatlarının güçlendirilmesi gündeme gelmişti.
Benzer baskılar turizm hareketliliğinin güçlü olduğu diğer kıyı bölgelerinde de altyapının yaz kapasitesinin planlanmasını gerekli kılıyor.
Antalya’da günlük ne kadar su tüketiliyor?
Bu soruya Ağustos 2026 itibarıyla Antalya’nın tamamını kapsayan tek bir güncel açık veriyle yanıt vermek mümkün değil.
ASAT’ın resmi internet sitesinde faaliyet raporları, su kayıpları raporları, mali belgeler ve tesis bilgileri yayımlansa da 19 ilçenin günlük toplam tüketimini ve bunun aylara göre değişimini gösteren 2026 tarihli açık bir günlük veri serisi bulunmuyor.
Bu nedenle farklı haberlerde karşılaşılan yaklaşık günlük tüketim rakamlarının hangi bölgeyi ve hangi dönemi kapsadığı mutlaka kontrol edilmeli.
Antalya merkezi için hesaplanan bir rakamın Alanya, Manavgat, Kaş ve diğer ilçeler dahil Antalya geneli olarak sunulması doğru olmaz.
Antalya’nın su tüketimini Termessos örneği gösteriyor
Antalya’nın su ihtiyacının ölçeğini anlamak için üretim tesisleri üzerinden fikir edinmek mümkün.
ASAT verilerine dayanan Ağustos 2026 tarihli bir çalışmada Döşemealtı’ndaki Termessos Su Üretim Tesislerinden içme suyu sistemine saatte yaklaşık 8 bin metreküp, günlük yaklaşık 192 bin metreküp su verilebildiği belirtiliyor.
Aynı tesiste 40 derin kuyu bulunduğu ve Termessos’un Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı ve Muratpaşa’nın toplam içme-kullanma suyu ihtiyacının yaklaşık yüzde 37’sini karşılayabildiği aktarılıyor.
Ancak buradan matematiksel olarak hesaplanan toplam kapasite, gerçekleşmiş günlük tüketim olarak değerlendirilmemeli.
Evlerde yazın su tüketimini en çok hangi alışkanlıklar artırıyor?
Hanelerde tüketim artışı tek bir büyük kullanımdan değil, gün boyunca tekrarlanan birçok işlemden oluşabiliyor.
Yazın daha sık:
duş alınması,
çamaşır yıkanması,
balkon ve teras temizlenmesi,
bahçe sulanması,
araç yıkanması,
çocuk havuzlarının doldurulması
su kullanımının yükselmesine neden olabiliyor.
Özellikle bahçe hortumunun uzun süre açık bırakılması veya küçük bir kaçak musluğun günlerce fark edilmemesi toplam tüketimi belirgin biçimde artırabiliyor.
Antalya’da su nasıl tasarruflu kullanılabilir?
Su tüketimini azaltmak için günlük yaşamda büyük yatırımlar gerektirmeyen yöntemler bulunuyor.
Duş süresini kısaltmak, diş fırçalarken musluğu açık bırakmamak, çamaşır ve bulaşık makinelerini tam doluyken çalıştırmak ve damlatan muslukları gecikmeden onarmak ev içindeki tüketimi azaltabilecek yöntemler arasında.
Bahçe sulamasında ise gündüzün en sıcak saatleri yerine buharlaşmanın daha düşük olduğu erken sabah veya akşam saatleri tercih edilebilir.
Çim yerine Antalya iklimine uyumlu, daha az su isteyen bitkilerin kullanılması da uzun vadede sulama ihtiyacını azaltabilir.
Bir metreküp tasarruf neden önemli?
Antalya gibi abone sayısı yüksek kentlerde küçük bireysel tasarrufların toplam etkisi büyük olabiliyor.
ASAT’ın 2025 yılında açıkladığı verilere göre kurumun yaklaşık 1 milyon 550 bin abonesi bulunuyor.
ASAT Genel Müdür Yardımcısı Necdet Erol, her abonenin yalnızca bir metreküp tasarruf sağlaması halinde toplamda 1 milyon 550 bin metreküp suyun korunabileceğine dikkat çekmişti.
Bu miktar yaklaşık 1 milyar 550 milyon litre suya karşılık geliyor.
Su kaçağı nasıl bildirilebilir?
Ev veya apartman içindeki tesisat kaçakları mülk sahibi veya bina yönetiminin sorumluluğunda olabilirken şebekedeki patlak ve arızalar ASAT’a bildirilebiliyor.
ASAT’ın resmi internet sitesinde arıza ve kesinti bildirim sistemi bulunuyor. Kuruma ayrıca Alo 185 üzerinden ulaşılabiliyor.
Özellikle yaz döneminde sokakta sürekli akan temiz su görülmesi halinde erken bildirim, şebeke kaybının büyümeden giderilmesine katkı sağlayabilir.
Antalya’da su sorunu yalnızca yazlık tüketim meselesi değil
Yaz aylarındaki yüksek tüketim su yönetiminin en görünür tarafı olsa da Antalya açısından mesele daha geniş.
Kent aynı anda:
nüfus artışı,
yoğun turizm,
tarımsal üretim,
yüksek yaz sıcaklıkları,
çok düşük yaz yağışları,
iklim değişikliği,
yeraltı su kaynaklarının korunması,
şebeke kayıp ve kaçakları
gibi başlıkları yönetmek zorunda.
ASAT’ın 2026 yılında Kırkgöz kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalar yürütmesi ve son yedi yılda yaklaşık 5 bin kilometre yeni içme suyu hattı oluşturması, su güvenliğinin yalnızca daha fazla su üretmekten ibaret olmadığını gösteriyor.
Antalya’da su tüketimi neden yazın zirveye yaklaşıyor?
Antalya’da yaz aylarında su tüketiminin yükselmesinin temel nedeni, en sıcak ve en kurak dönemde kentteki insan ve faaliyet yoğunluğunun da artması.
Temmuz ve Ağustos’ta ortalama en yüksek sıcaklık 34 derecenin üzerine çıkarken aylık yağış yaklaşık 4-5 milimetreye kadar geriliyor. Aynı dönemde turizm sezonu yoğunlaşıyor, oteller ve yazlık konutlar daha fazla kullanılıyor, havuz ve peyzaj sulaması artıyor.
Böylece hem evsel kullanım hem turizm ve açık alan kullanımları aynı anda yükseliyor.
Ağustos 2026 itibarıyla Antalya genelinde yaz-kış tüketimini günlük bazda karşılaştıran güncel açık ASAT verisi bulunmadığı için artışın kesin yüzdesini vermek mümkün değil. Buna karşın ASAT’ın kendi açıklamaları da yüksek sıcaklıklarla birlikte yaz döneminde tüketimin arttığını ve içme suyu altyapısının buna göre güçlendirildiğini ortaya koyuyor.





