
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önceki dönemlerinde milletvekilliği ve senatörlük yapmış 221 isim arasında yer alan yedi Antalya eski parlamenterleri, CHP’nin 38. Kurultayı’na ilişkin “mutlak butlan” kararını kabul etmediklerini duyurdu. Eski milletvekilleri, mevcut tartışmaların çözümü için derhal olağanüstü kurultay çağrısı yaptı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önceki dönemlerinde milletvekilliği ve senatörlük yapmış 221 isim, partinin 38. Kurultayı’na ilişkin “mutlak butlan” kararını kabul etmediklerini duyurdu. Aralarında Antalya’dan yedi eski parlamenterin de bulunduğu ortak açıklamada, Özgür Özel’e destek verildiği belirtildi.
Bianet’in haberine göre açıklamada, siyasi partilerin “demokratik siyasal yaşamın vazgeçilmez unsurları” olduğu ifade edildi. Kurultay ve parti içi seçim süreçlerinin Anayasa’nın 79’uncu maddesi uyarınca yargı gözetiminde yapıldığı, seçimlere ilişkin itirazlarda son merciin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) olduğu hatırlatıldı. “Siyasi iradenin yönlendirmesiyle verilen hukuk dışı yargı kararları ile CHP yönlendirilemez ve yönetilemez” denildi.
Mevcut tartışmaların çözümü için “derhal olağanüstü kurultay” çağrısı yapıldı.
Ortak açıklamaya imza atan Antalya eski parlamenteri şöyle sıralandı:
Mustafa Akaydın (Eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Antalya Milletvekili), Çetin Osman Budak (Eski Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve Antalya Milletvekili), Tuncay Ercenk (Eski Antalya Milletvekili), Nail Kamacı (Eski Antalya Milletvekili), Osman Özcan (Eski Antalya Milletvekili), Tayfur Süner (Eski Antalya Milletvekili), Devrim Kök (Eski Antalya Milletvekili).
Aralarında yedi eski Antalya parlamenterinin bulunduğu 211 eski milletvekilli ve senatörlük yapmış ismin ortak açıklaması şu şekilde:
“Bizler TBMM’nin önceki dönemlerinde CHP çatısı altında görev yapmış milletvekilleri ve senatörler olarak hukuk devleti ilkesini, milli iradenin üstünlüğünü ve demokratik siyasetin meşruiyetini hedef alan ‘mutlak butlan’ kararını kabul etmediğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
Siyasi partiler demokratik siyasal yaşamın vazgeçilmez unsurlarıdır. Parti içi süreçler ve Kurultay iradesiyle ilgili seçim süreçleri Anayasa 79. maddeye göre yargı gözetiminde gerçekleştirilir. Seçim süreçleri ile ilgili her türlü itiraz önce İlçe Seçim Kuruluna son olarak da Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) yapılır. YSK, usulsüzlük bulmaz ve itirazı reddederse seçilmişe mazbatasını verir. 79. maddeye göre YSK’nın verdiği karar kesindir ve itiraz edilemez. İktidar yargısının, siyaseti düzenlemenin aracı durumuna getirilmesi, demokratik düzen açısından çok sakıncalıdır ve toplum vicdanında giderilmesi güç yaralar açmaktadır.
Bu nedenle CHP’nin 2,5 yıl önce yapılan ve Sayın Özgür Özel’in Genel Başkan seçildiği 38. Kurultayın ‘mutlak butlan’ gerekçesiyle iptalini demokratik siyasete, hukuk devleti ilkesine ve millet iradesine vurulmuş ağır bir darbe olarak değerlendiriyoruz. Çünkü; siyasal meşruiyetin kaynağı millet iradesidir.
Sandıkta ortaya çıkan iradenin yok sayılması, siyasal kurumlara ve adalete olan toplumsal güveni sarsmaktadır. Mutlak butlan kararı ile anayasal düzene siyasallaşmış yargı eliyle müdahale edilmiştir. Bu kabul edilemez bir durumdur. Mutlak butlancılar, tarihin doğru tarafında durmayan ve yarınlardan umudu olmayanlardır. Esas olan CHP örgütlerinin ve üyelerinin iradesidir. Siyasi iradenin yönlendirmesiyle verilen hukuk dışı yargı kararları ile CHP yönlendirilemez ve yönetilemez.
Anayasa hükümlerine rağmen, yetkisiz bir istinaf mahkemesinin aldığı kararla, Demokratik ve Laik Cumhuriyetin kurucu partisi olan CHP içinde yaratılmak istenen ayrışma ve tartışmaların büyümeden çözümü için en doğru, meşru ve hukuki çözüm yolu derhal Olağanüstü Kurultay Çağrısı yapmaktır.
Şu anda yargı eliyle yaratılmış bulunan ‘hukuki temsil boşluğu’ en hızlı şekilde, en geç 45 gün içinde gidilecek olan Olağanüstü Kurultay iradesiyle çözümlenir.
Böylelikle iktidarın, yargı eliyle siyaseti düzenleme çabalarına anlamlı bir yanıt verilirken diğer yandan da 38. Kurultay sonrasında iki olağanüstü ve bir de olağan kurultayda CHP delegelerinin ve üyelerinin çok büyük desteğiyle Genel Başkan seçilen ve yaptığı çalışmalarla CHP’yi yeniden Türkiye’nin birinci partisi yapan Sayın Özgür Özel’in ülkemizin geleceği konusunda yarattığı büyük umudun sürdürülmesi sağlanmış olacaktır.
Türkiye’nin kurucusu ve güvencesi olan CHP sahipsiz değildir. Bizler siyasi rekabetin, hukuka aykırı yöntemlerle değil milletin iradesiyle şekillenmesinden yana olan ve CHP örgütünden gelen önceki dönem parlamenterleri olarak Türkiye’nin demokratik birikimine, halkın iradesine, cumhuriyet değerlerine ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyor ve derhal Kurultay diyoruz.”





