
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, 2026 yılı merkezi yönetim bütçesine ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, bütçenin kadınların yaşam hakkını, eşitliği ve toplumsal refahı değil; militarizmi, savaşı ve güvenlikçi politikaları öncelediğini savundu.
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, 2026 yılı merkezi yönetim bütçesine ilişkin bugün (17 Aralık) değerlendirmede bulundu.
Açıklamada, Meclis’e sunulan 2026 bütçesinde savunma harcamaları için 1 trilyon 202 milyar lira, iç güvenlik için ise 953 milyar lira ayrıldığı belirtilerek, toplamda 2 trilyon 155 milyar liralık bir kaynağın “güvenlik” başlığı altında savaşa ayrıldığı ifade edildi. Bu tutarın toplam bütçenin yaklaşık yüzde 11’ine karşılık geldiği kaydedildi.
“SAVAŞ BÜTÇESİ KADIN YOKSULLUĞUNU VE ŞİDDETİ DERİNLEŞTİRİYOR”
İnisiyatif, artan savunma ve güvenlik harcamalarının kadınlar açısından yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal sonuçlar doğurduğunu belirterek, militarizm ve patriyarkanın kadın yoksulluğunu, erkek şiddetini ve cezasızlığı beslediğini savundu.
Açıklamada, savunma sanayiinin 2002 yılında 5 milyar dolarlık bir sektörken bugün 65 milyar dolarlık bir endüstriye dönüştüğü vurgulandı. Sınır ötesi askeri faaliyetlerin ise farklı bakanlık ve kurum bütçelerine “personel gideri”, “yardım” ve “teknik destek” başlıkları altında dağıtılarak kamuoyundan gizlendiği ileri sürüldü.
EKOLOJİ, TARIM VE SU KAYNAKLARI İÇİN UYARI
Tarım ve Orman, Enerji, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıklarının 2026 bütçelerine de değinilen açıklamada; maden, petrol, HES, GES projeleri ve güvenlik gerekçesiyle yapılan ağaç kesimlerinin ekolojik yıkımı derinleştirdiği belirtildi. Su kaynaklarının metalaştırılmasının ve adil erişimin engellenmesinin, suyu bir savaş aracına dönüştürdüğü ifade edildi.
Hükümetin 2024–2025’i “Aile Yılı” ilan etmesine de değinilen açıklamada, bu yaklaşımın kadınların bireysel haklarını güçlendirmek yerine aileci bir ideolojiyle sınırlandırdığı savunuldu. Kadının güçlendirilmesi için ayrılan bütçenin 7 milyar 997 milyon lira, ailenin korunması için ayrılan kaynağın ise 21 milyar 804 milyon lira olduğu hatırlatıldı.
Ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 bütçesinin 174 milyar 300 milyon TL’ye çıkarılmasının, devletin önceliklerinin kadın hakları yerine dini kurumlar ve militarizm olduğunu gösterdiği ileri sürüldü.
İnisiyatif, Sağlık Bakanlığı bütçesinde koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan payın yetersiz olduğunu, HPV aşısının ücretsiz sunulmaması ve üreme sağlığı hizmetlerindeki eksikliklerin kadınların sağlık hakkını ihlal ettiğini belirtti. Madde bağımlılığıyla mücadeleye ayrılan kaynağın ise son derece sınırlı olduğu vurgulandı.
Bütçenin büyük bölümünün savaşa ayrılmasının eğitim maliyetlerini artırdığı, bu durumun özellikle yoksul hanelerde kız çocuklarının eğitimden kopmasına yol açtığı ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, 2026 bütçesinin demokratik, eşitlikçi, ekolojik ve barışçıl bir “yaşam bütçesi” olmadığı belirtilerek, kadınların ve LGBTİ+’ların yaşam haklarını yok sayan politikaların kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, savaş ve rant odaklı bütçeyi tanımadıklarını belirterek, barış mücadelesini ve dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı.





