BES Antalya Şube’den adli yıl açılışında yargı emekçilerinin sorunlarına ilişkin basın açıklaması

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şubesi, bugün (1 Eylül) saat 13.00’te Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama, BES Antalya Şube Adliye İşyeri Temsilcisi Ali Yılmaz tarafından okundu.

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şubesi tarafından bugün (1 Eylül) saat 13.00’te Antalya Adliyesi önünde basın açıklaması düzenlendi. Açıklamayı okuyan BES Antalya Şube Adliye İşyeri Temsilcisi Ali Yılmaz, adli yıl tatili nedeniyle 20 Temmuz’da ara verilen çalışmaların bugün itibarıyla başladığını hatırlatarak, adli yıl açılışlarının yürütme erkinin temsil edildiği salonlarda yapılmasının yargı bağımsızlığının zedelendiğinin göstergesi olduğunu belirtti.

“TOPLUMSAL HİSTERİYE DÖNÜŞEN ŞİDDET SARMALI”

Açıklamada, giderek toplumsal bir histeriye dönüşen şiddet sarmalının, toplumun birlikte yaşama iradesini zayıflattığı ve başta yargı kurumu olmak üzere kamu kurumlarına duyulan güveni zedelediği ifade edildi. Yargı kurumunun iktidarın etkisi ve tasarrufu doğrultusunda karar oluşturduğu yönündeki algının güçlendiği, bu durumun kimsenin yararına olmadığı vurgulandı.

“YARGI İKTİDARLARI DEĞİL DEMOKRASİYİ KORUMALI”

Açıklamada, yargının evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde hareket etmesi ve iktidarları değil, demokrasiyi ve demokratik değerleri koruması gerektiği belirtildi.

Açıklamada, iktidarın ekonomik politikaları nedeniyle yargı emekçilerinin mağduriyetinin arttığı, artan yoksulluğun toplumsal şiddeti artırdığı, bunun da yargı emekçileri açısından daha fazla dava dosyası, daha fazla duruşma ve mobbing boyutuna ulaşan ağır bir iş yükü anlamına geldiği ifade edildi.

“EMEKÇİLERİN UĞRADIĞI HAKSIZLIKLARA SIN VERİLMELİ”

Açıklamada, iktidarın periyodik olarak çıkardığı yargı reformu paketlerinde yargı emekçilerinin sorunlarının görmezden gelindiği, bu paketlerin yeni dava süreçlerine yol açtığı ve dava sayılarındaki artışın yargı emekçilerinin çalışma hayatını zorlaştırdığı belirtildi.

Açıklamada, “Yargı emekçileri bir yandan keyfi biçimde açılan davalarla uğraşırken, diğer yandan zamanında tamamlanamayan işlerden kaynaklanan baskı ve ağır iş yükü nedeniyle keyfî soruşturmalarla mağdur edilmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

“23 Temmuz 2009 tarihinde yasalaşan 6009 sayılı Kanun kapsamında 3717 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikler, yargı emekçileri aleyhine sonuçlar doğurmuş ve yargı emekçilerinin kazanılmış hakkı olan havuz parasının ortadan kaldırılmasına yol açmıştır.”

Açıklamada dile getirilen talepler şöyle sıralandı:

-Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında kurum içinden atamalar yapılması, yazılı sınav sonuçları esas alınarak liyakat ilkesine göre atamalar gerçekleştirilmesi,

-Havuz paralarının tüm yargı emekçilerine adil şekilde verilmesi için yasal düzenleme yapılması,

-Yargı emekçilerinin ücretsiz faydalanabileceği kreş ve bebek bakım odaları açılması,

-Tüm yargı emekçilerine ayrım yapılmaksızın ulaşım ücreti verilmesi,

-Aşırı iş yükünün ortadan kaldırılması için yeterli sayıda personel alımı yapılması,

-Mobbing uygulayan amirlere yaptırım uygulanması için düzenleme yapılması,

-Yargı hizmetleri sınıfı oluşturulması, kadro ve unvanların yeniden tanımlanması.

Basın açıklamasında ayrıca, yargı emekçilerinin “insanca yaşayacak ücret, güvenceli kadrolu istihdam, adalet hizmetleri sınıfı, vergide adalet ve angarya çalışmaya hayır” talepleri dile getirildi. Açıklamada, “Taleplerimiz karşılanana kadar mücadelemiz sürecek” ifadesine yer verildi.