
ÇHD, “kuyu tipi” cezaevlerine karşı 266 gün açlık grevini sürdüren Gürkan Türkoğlu’nun sağlık durumu geri dönülemez noktada olduğunda talebinin karşılanmaya çalışıldığını belirterek, tedaviyi reddetmesi üzerine de “zorla tıbbi müdahaleye maruz bırakıldığının” taraflarına iletildiğini açıkladı.
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Antalya Yüksek Güvenlikli Kuyu Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan Gürkan Türkoğlu’nun “kuyu tipi” olmayan bir ceza infaz kurumuna sevk edilme talebiyle bir yıla yakın sürdürdüğü açlık grevinde yaşamını yitirmesine yönelik açıklama yaptı.
“TÜRKOĞLU’NUN HUKUKİ MÜCADELESİNİ SÜRDÜREN AVUKATI DA TUTUKLANDI”
Siyasi tutuklu Türkoğlu’nun sağlık durumunun ağırlaşarak yaşamını tehdit edecek boyuta ulaştığında iradesi dışında hastaneye sevk edildiği, yoğun bakımda zorla tıbbi müdahaleye maruz bırakılarak, bilinci yerine geldiğinde tedaviyi reddetmesi üzerine yatağa bağlandığı ve kelepçelendiğinin taraflarına aktarıldığı belirtildi.
Bu süreç boyunca Türkoğlu’nun hukuki mücadelesini yürüten ÇHD’nin de üyesi olduğu belirtilen Av. Doğa İncesu’nun da 26 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen siyasi nitelikli operasyon kapsamında tutuklandığı belirtilerek “Müvekkilinin yaşam hakkı için mücadele eden avukatın tutuklanması, savunma hakkına yönelik saldırının ulaştığı boyutu bir kez daha ortaya koymuştur” denildi.
Hak ihlallerinin derinleşmesinin, yaşam hakkını, işkence ve kötü muammele yasağını savunması gereken avukatların susturulmaya çalışıldığı düzen içinde tesadüf olmadığı ifadeleri kullanıldı.
“SEVK TALEPLERİ SİSTEMATİK BİÇİMDE REDDEDİLMİŞTİR”
5 Temmuz’da hastanede yaşamını yitiren Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen’in kuyu tipi olmayan bir ceza infaz kurumuna sevk edilmeleri talebiyle hukuki girişimler başlattığı belirtildi.
Adalet Bakanlığı’na sayısız sevk dilekçesinin sunulduğu, farklı ceza infaz kurumlarından dayanışma dilekçeleri gönderildiği, kamuoyu çağrıları yapıldığı ve destek açlık grevleri gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada“Ancak tüm başvurular ve çağrılar görmezden gelinmiş, sevk talepleri sistematik biçimde reddedilmiştir” denildi.
Açlık grevinin ilerleyen son aylarında Türkoğlu’nun sağlık durumunun ağırlaştığı, vücut ağırlığının kritik seviyelere düştüğü, hafıza kaybı, denge bozukluğu, çoklu nörolojik belirtilerin ortaya çıktığı açıklandı.
Sağlık durumun yaşamını tehdit edecek boyuta ulaştığında iradesi dışında hastaneye sevk edildiği belirtildi.Yoğun bakımda da zorla tıbbi müdahaleye maruz bırakıldığı ifade edilen açıklamada Türkoğlu’nun bilinci yerine geldiğinde tedaviyi reddetmesi üzerine yatağa bağlandığı ve kelepçelendiği taraflarına aktarıldığı belirtildi.
“KAMU MAKAMLARI AĞIR HAK İHLALİNİN ÖNÜNE GEÇMEMİŞTİR”
Türkoğlu’nun aylar boyunca dile getirdiği tek talebin, sağlık durumu geri dönülemez noktaya ulaştıktan sonra karşılanmaya çalışıldığı, “Adalet Bakanlığı tarafından sevk kararı verildiği açıklanmış olsa da bu karar, artık uygulanamayacak kadar geç verilmiştir. Yaşam hakkını korumakla yükümlü olan kamu makamları, aylar boyunca süren uyarılara rağmen harekete geçmemiş; yaşanan ağır hak ihlalinin önüne geçmemiştir” denildi.
Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesi bir “ölüm olayı” olmadığı aylar boyunca sürdürülen tecridin, keyfi infaz rejiminin ve kamu makamlarının sorumluluğunu yerine getirmemesinin sonucu olduğu ifadelerine yer verildi.
Ceza infaz kurumlarında uygulanan izolasyon politikalarının tutsakların yaşam hakkını tehdit etmeye devam etmekte olduğu belirtilerek “Defalarca yapılan başvurulara, kamuoyu çağrılarına ve hukuki girişimlere rağmen gerekli adımları atmayanlar, bu ölümün sorumluluğundan kaçamaz” denildi.
ÇHD’nin taleplerine ilişkin kamuoyuna sunulan açıklamada, Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesine ilişkin sürecin etkin bir biçimde soruşturulması, sorumlular hakkında gerekli idari işlemlerin “derhal başlatılmalıdır” talebi yer aldı.
Kuyu tipi ceza infaz kurumlarında yaşananlara yönelik yaşam hakları ve sağlık haklarının güvence altına alınması, savunma hakkına yönelik saldırıların son bulmasına dair şu talepler açıklandı:
- Kuyu tipi ceza infaz kurumlarında uygulanan ağır tecrit ve izolasyon politikalarına son verilmeli, tutsakların yaşam ve sağlık hakkı güvence altına alınmalıdır.
- Savunma hakkına yönelik saldırılar derhal son bulmalı, meslektaşımız Av. Doğa İncesu başta olmak üzere hukuki faaliyetleri nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılan tüm avukatlar serbest bırakılmalıdır.
Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesine neden olan hukuksuzlukların üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Yaşam hakkını, savunma hakkını ve insan onurunu savunmaya; tecride, işkenceye ve keyfi infaz rejimine, KUYU TİPİ HAPİSHANELERE karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ





