
CHP Antalya Gençlik Kolları, Akdeniz Üniversitesi’nde bu yıl toplu mezuniyet töreninin stadyumda yapılmayıp, her fakültenin kendi mezuniyetini ayrı ayrı düzenleyecek olmasına karşı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Üniversiteler suskun değil özgür, gençlik bastırılmış değil cesur, gelecek umutsuz değil aydınlık olacaktır” denildi.
Akdeniz Üniversitesi’nde bu yıl genel mezuniyet yerine fakültelerde mezuniyet yapılacağı duyulması üzerine 14 Mayıs öğrenciler eylem gerçekleştirmiş ve Olbia Çarşı’sında açıklama yapmışlardı. Rektörlüğe yürümek isteyen öğrencileri ÖGB müdahale etmişti.
Atanmış Rektör Özlenen Özkan ve üniversite yönetiminin aldığı kararla, bu yıl her fakülte mezuniyet törenini kendi yerleşkesinde gerçekleştirecek.
Dün (15 Mayıs) Akdeniz Üniversitesi’nin sosyal medya hesabından “Mezuniyet heyecanı bu yıl daha özel” başlıklı açıklamayla kararı duyurdu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, mezuniyet töreninin iptalinin siyasi bir gerekçeye dayandığını belirterek konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı.
Mezuniyet töreninin iptalinin ardından, CHP Antalya Gençlik Kolları Akdeniz Üniversitesi Meltem Kapısı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya; CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Parti Meclisi Üyesi Niyazi Şen, CHP Antalya ilçe başkanları, CHP Antalya İl Gençlik Kolları Başkanı Onur Kayar, CHP Antalya teşkilatı, Akdeniz Üniversitesi öğrencileri ve yurttaşlar katıldı.

Üniversite yönetiminin aldığı yanlış karar nedeniyle basın açıklamasının gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında, bilimle, akılla ve özgür düşünceyle aydınlanmış bir Türkiye hayalinin temel taşlarından biri olan üniversitelerimizin; aldığı basiretsiz kararlarla öğrencilerine neredeyse nefes dahi aldırmayan baskıcı uygulamalarla anılacak olması bizleri derinden yaralamaktadır” denildi.
Mezuniyet töreninin hiçbir gerekçe gösterilmeden iptal edilmesinin gençliğin hayallerine, emeklerine ve özgürlük hakkına doğrudan müdahale olarak değerlendirildiği dile getirilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Mezuniyet törenleri; bir öğrencinin yıllar süren emeğinin, ailesinin fedakârlığının ve toplumun geleceğe olan inancının sahneye çıktığı en kıymetli anlardır. Bu anlamlı ve bir o kadar hak edilmiş kutlamanın engellenmesi, üniversitelerin asli değerleriyle bağdaşmayan, üniversitenin teamüllerini çiğneyen, asla kabul edilemez bir tutumdur. Bugün, Akdeniz Üniversitesi’nde gençlerin yalnızca keplerini değil; umutlarını da yere düşürmek isteyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu karar; eleştiren, sorgulayan, haksızlık karşısında susmayan, özgürlük talebini yükselten üniversite gençliğine karşı bir gözdağıdır. Oysa biz çok iyi biliyoruz ki; bu ülkenin gençliği, yalnızca üniversite kapılarından değil, karanlığa karşı açılan bütün kapılardan içeri girmeye muktedirdir.”
Akdeniz Üniversitesi’nin 2020 yılından bu yana bütçe fazlası verdiği vurgulanan açıklamada;
“Milyonlarca liralık harcamaların ve israfın yaşandığı birçok kamu etkinliği göz önündeyken, gençlerin emeklerinin kutlanacağı törenden tasarruf edilmesi, ekonomik değil ideolojik bir tercihtir. Esas mesele tasarruf değil, öğrencilerin mezuniyet töreninde taşıyacağı pankartlardan, atacağı sloganlardan, söyleyeceği sözlerden duyulan korkudur. Bu karar, sadece bir tasarruf kararı değil; gençliğin sesine, iradesine, ifade özgürlüğüne vurulmuş siyasal bir prangadır. Bu, anayasal hakların ayaklar altına alınmasıdır. Şayet esas mesele tasarruf ise tasarruf; öğrencinin sevinci, ifade özgürlüğü, protestosu üzerinden değil, yersiz protokol harcamalarından, yandaş projelerden, israf düzeninden yapılmalıdır. Gelen tepkiler üzerine Üniversite yönetiminin yaptığı yeni açıklama ise tam bir fiyasko olmuştur. Her fakültenin kendi mezuniyetini kendi yapması gibi zaten daha önce Üniversitede uygulanan sistemi sanki yeni bir buluşmuş gibi açıklamak, insan aklıyla dalga geçmektir. Yapılan açıklamada mezuniyetin daha samimi daha özel ve unutulmaz olması için böyle bir karar alındığı söyleniyor. Fakat madem bu uygulama daha özel, daha unutulmaz, daha samimi; neden önceki yıllarda kendi fakültesinde mezuniyet töreni yapan Hukuk fakültesine, sırf genel mezuniyet için stadyuma katılsınlar diye salon vermediniz? Bu uygulama ile üniversite yönetiminin öğrencilerin tepkisini azaltmak için yaptığı açıklama birbiriyle çelişmektedir. Dolayısıyla alınan yeni karar da oldukça samimiyetsizdir.”
Alınan kararın nedeninin tepkiyi dağıtma çabası olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Bu karar kraldan çok kralcı olma kararıdır. Bu karar, Can Atalay’a, Osman Kavala’ya, Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ’a , İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na biber gazı yiyerek, tazyikli suyla ıslanarak sahip çıkan Akdeniz Üniversiteli kardeşlerimizi susturmaya ve cezalandırmaya çalışma kararıdır. Ancak biz gençler, değil mezuniyetimizi, uğuruna yıllarımızı verdiğimiz diplomamızı iptal etseler dahi bir adım geri durmayacağız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu kararı asla kabul etmiyoruz, Bu baskıcı ve antidemokratik zihniyeti de reddediyoruz. Bizler, gençliğin sesi olmaya, onların haklı taleplerini savunmaya, emeklerinin, hayallerinin ve özgürlüklerinin yanında durmaya devam edeceğiz. Akdeniz Üniversitesi öğrencileri yalnız değildir. Onların kepleri havada olacak, umutları yarıda bırakılmayacaktır. Tüm kamuoyunu, demokratik haklarına sahip çıkan gençlerin yanında durmaya, bu antidemokratik karara karşı ses yükseltmeye davet ediyoruz. Üniversiteler suskun değil özgür, gençlik bastırılmış değil cesur, gelecek umutsuz değil aydınlık olacaktır. Unutmayın, gençlik sustukça karanlık büyür; biz sustukça karanlık kazanır. Ama biz burada, bu kapının önünde, hep birlikte haykırıyoruz: Gençlik susmaz, umut yenilmez, mücadele bitmez!”





