
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren 12. Yargı Paketi’ne ilişkin yaptığı konuşmada, teklifin adıyla içeriğinin çeliştiğini belirterek yargıdaki siyasallaşmaya tepki gösterdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifi üzerine yaptığı konuşmada, teklifin adında etkinlik, verimlilik, makul süre ve hukuki güvenlik vurgusu yapıldığını ancak Türkiye’nin yargı gerçeğinin farklı olduğunu söyledi.
Coşar, Türkiye’de bağımsızlığını yitirmiş bir yargı düzeni, tarafsızlığı tartışmalı mahkemeler, uygulanmayan Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları, iktidarın hedef gösterdiği muhalifler, sabah baskınlarıyla gözaltına alınan belediye başkanları, gizlilik kararına rağmen servis edilen dosyalar, iddianame ortada yokken suçlu ilan edilen kişiler ve cezalandırma aracına dönüştürülen tutuklama tedbirlerinin bulunduğunu belirtti.
Coşar, “Bu kanun teklifiyle yargıdaki hangi sorunlara çözüm bulunuyor? Baştan aşağı geçiştirilen, toplumun ihtiyaçlarını karşılamayan bir kanun teklifidir. 28’inci Yasama Döneminde beş yargı paketi görüşüldü ama yargıdaki durumu düzeltmek yerine iyice içinden çıkılmaz hâle getirdi. Yargı eliyle siyaseti dizayn eden zihniyet 12 değil 50 tane yargı paketi getirse bu düzenin değişmeyeceği de açıktır” dedi.
“YARGI İKTİDARIN SOPASI HALİNE GELDİ”
Coşar, Türkiye’de yargı krizinin derinleştiğini, yargının iktidarın sopası haline geldiğini ifade etti. Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal ettiği kanun tekliflerinin kelime oyunlarıyla aynen getirildiğini belirtti.
Coşar, “Bu teklif bize ‘Duruşmalar üç ayı geçmesin’ diyor. Elbette yargılamalar hızlansın ancak siyasi baskı altındaki bir siyasi mahkemenin hızlı hüküm kurması adil midir? Siyasi yargılamalar hukuk devleti ilkesiyle bağdaşır mı? Türkiye’deki yargı üzerindeki siyasi baskı artık iddia olmaktan çıkmış, hakikatin kendisi olmuştur” diye konuştu.
“3 BİN 739 SAYFALIK İDDİANAME SAVUNMASI İÇİN BİR BUÇUK GÜN VERİLDİ”
Coşar, 19 Mart sürecinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması, tutuklanması ve diploma iptaline ilişkin davaların yargının siyaseti dizayn etmek için kullanıldığının örneği olduğunu söyledi. İmamoğlu’na savunma için bir buçuk gün süre verilmesini eleştiren Coşar, “Ortada 3 bin 739 sayfalık iddianame var. ‘Bir buçuk günde savunmanı yap’ demek açıkça adil yargılanma hakkının, savunma hakkının ihlalidir. 12 Eylül döneminde dahi görülmemiş bu uygulamaya gözlerimizle şahit olduk” dedi.
Coşar, Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik mutlak butlan kararını demokrasiye darbe olarak nitelendirerek, “Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşandı, Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partimize yetkisiz bir mahkeme mutlak butlan kararı verdi. Yine, genel merkezimize kolluk eliyle biber gazlarıyla girildi. Kurultay delegelerimizin iradesine yönelik bu hukuksuz müdahaleyle Cumhuriyet Halk Partimiz dizayn edilmek istenmiştir” ifadelerini kullandı.





