
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Antalya’nın Kemer ilçesinde İdyros Antik Kenti’nin bulunduğu ve yargı süreci devam eden alana iş makineleri sokularak inşaat faaliyeti yapılmasını, doğaya, tarihe, hukuka ve kamu yararına karşı işlenmiş bir müdahale olarak değerlendirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Antalya’nın Kemer ilçesinde İdyros Antik Kenti’nin bulunduğu ve yargı süreci devam eden alana iş makineleri sokularak inşaat faaliyeti yapılmasının doğaya, tarihe, hukuka ve kamu yararına karşı işlenmiş bir müdahale olduğunu belirtti.
“RANT MERKEZLİ ÇEVRE POLİTİKALARI”
Coşar, Antalya Kemer’de Beydağları Sahil Milli Parkı içerisinde, arkeolojik sit alanlarını da kapsayan turizme tahsisli orman arazisinde 900 yataklı otel projesi için yürütülen hazırlıkların, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) iktidarının rant merkezli çevre politikalarının örneklerinden olduğunu söyledi. Coşar siyasi iktidarın Antalya’nın ormanlarını, kıyılarını, akarsularını, antik kentlerini ve kültürel mirasını kamunun ortak değeri olarak değil, sermayeye açılacak rant alanları olarak gördüğünü ifade etti.
Coşar, İdyros Antik Kenti’nin sınırlarının henüz bütüncül biçimde ortaya çıkarılmadığını, alanda yeni arkeolojik buluntular tespit edildiğini, müze denetiminde yapılan sondajlarda mimari kalıntılar, duvarlar ve seramik parçaları ortaya çıktığını, burada yapılması gerekenin iş makinesi sokmak değil, bilimsel kazı, koruma ve tescil sürecini başlatmak olduğunu belirtti.
“YARGI SÜRECİNİ VE BİLİMSEL İNCELEMEYİ ETKİSİZLEŞTİRME GİRİŞİMİ”
Mahkeme bilirkişi keşfine iki gün kala ve turizm bölgesindeki inşaat yasağı döneminde alana iş makinelerinin girmesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Coşar, durumun yargı sürecini ve bilimsel incelemeyi fiilen etkisizleştirme girişimi olarak görüldüğünü ifade etti. Coşar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sorumluluk alması, alandaki tüm fiziki müdahalelerin durdurulması, ağır iş makinelerinin bölgeden çıkarılması ve İdyros’un tamamının bütüncül koruma yaklaşımıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Coşar, İdyros Antik Kenti’nin bulunduğu bölgedeki inşaat alanında yapılan arkeolojik sondaj kazılarının detayları ve bu kazılarda bulunan arkeolojik kalıntıların ilgili kurumlar tarafından kamuoyuna şeffaflıkla açıklanması gerektiğini, insanlığın ortak hafızası ve değeri olan kültürel mirasın sır gibi saklanması ve gizlenmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Sınırları henüz tam olarak kesinleşmemiş olan antik kentin bulunduğu bölgenin bilimsel çalışmalar tamamlanana kadar her türlü yapılaşma, inşaat faaliyeti ve fiziki müdahalelerden uzak tutulması gerektiğini ifade etti.
“ANTALYA DOĞASI BİRKAÇ ŞİRKETİN KAR HIRSINA TESLİM EDİLEMEZ”
Coşar, Antalya’nın doğası ve tarihinin birkaç şirketin kar hırsına teslim edilemeyeceğini, Kemer’in doğası, koyları ve tarihi mirasının geleceğinin kapalı kapılar ardında yapılan tahsislerle, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu muafiyetleriyle ve hukuku aşındıran kararlarla yok edilemeyeceğini belirtti. Coşar AKP iktidarının doğayı ve tarihi ranta açan anlayışına karşı mücadelenin sürdürüleceğini, İdyros Antik Kenti’nin ortak miras olduğunu, ormanların halkın geleceği olduğunu ve bu mirasın ranta teslim edilmeyeceğini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.





