DEM Partili Akın’dan COP31 eleştirisi: “Süreç komisyonda ilk kez görüşülüyor”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çevre Komisyonu’nda düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Antalya’da yapılacak 31’inci Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP31) ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Çevre Komisyonu’nda düzenlenen bilgilendirme toplantısında, Antalya’da yapılacak COP31’e ilişkin konuştu. Akın, 1995 yılından bu yana COP süreçlerini takip ettiğini, bu kapsamda Brezilya’nın Belém kentine gittiğini belirtti.

Akın, konuşmasında 1995 yılından bu yana COP süreçlerini takip ettiğini, bu kapsamda Brezilya’nın Belém kentine gittiğini söyledi. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağının açıklanmasından sonra sürecin Meclis Çevre Komisyonu’nda ilk kez görüşüldüğünü belirtti. Akın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’la konuyu görüşmek istediğini ancak randevu talebinin gerçekleşmediğini ifade etti.

“ALINAN KARARLAR TAVSİYE NİTELİĞİNDE“

Akın, COP süreçlerinde alınan kararların tavsiye niteliğinde olduğunu ve yaptırımının bulunmadığını, Türkiye’nin artık yaptırımı olan kararlar alınması yönünde bir tutum içinde olup olmadığını sordu.

Ulusal çapta yürütülen katkı ve tartışmaların eksik olduğunu belirten Akın, Türkiye’nin fosil yakıt üretimi ve enerji politikaları konusunda 2050 yılına kadar uzanan bir hedef planı içinde olduğunu, ancak bu hedeflerle mevcut enerji politikaları arasında fark bulunduğunu, iddia edilenle yapılan arasındaki tutarsızlığın nasıl çözüleceğinin sorulduğunu ifade etti.

“BAKANLIKLARA ARASINDA POLİTİKA FARKI MI VAR?”

Akın, konuya ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında politik olarak fark olup olmadığını sordu.

Akın, sera gazları konusunun yalnızca çevre ve ziraat mühendislerini değil, Tarım Bakanlığı’nı da ilgilendirdiğini, hayvancılık ve üretim kaynaklı sera gazlarının kömür kadar etkili olduğunu, bu konudaki değerlendirmelerde eksiklik olduğunu belirtti.

“SAĞLIK BOYUTU SÜRECE DAHİL EDİLMELİ”

Akın, COP31 sürecine katılacak paydaşlar arasında ziraat mühendisleri ve çevre mühendislerini gördüğünü ancak sağlık boyutuyla Türk Tabipleri Birliği’nin sürece dahil edilmediğini, yerel yönetimlerin de katılımcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Akdeniz Bölgesi’nin iklim krizinin etkilerini en fazla yaşayacak noktalardan biri olduğunu, iklim bozulmasının bir anda yoğun yağmur, dolu ve tarıma zarar verme gibi somut örneklerle kendini gösterdiğini, Türkiye’de artık dört mevsim kategorisiyle bir tanımlama yapma şansının kalmadığını belirtti.

“DAHA ŞEFFAF OLUNMALI”

Akın, konuşmasının sonunda, iklim krizine ilişkin daha net, şeffaf ve açık bir tartışma yürütülmesi gerektiğini belirtti. İklim bozulmasının sonuçlarının yalnızca bölgeyi değil, dünyadaki tüm canlı yaşamını etkileyeceğini ve önümüzdeki dönemde en büyük sorunlardan birinin iklim krizine bağlı göç hareketleri olacağını ifade etti. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu ancak alınan önlemler konusunda ciddi sorunlar ve sıkıntılar bulunduğunu söyledi.

Akın, iklim krizine bağlı göç hareketleriyle karşılaşılacağını, Türkiye’nin ev sahipliğinin önemli olduğunu ancak alınan önlemler konusunda sorunlar ve sıkıntılar bulunduğunu ifade etti.

Akın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un sorularına yanıt vermesi gerektiğini belirtti.