Derin Yoksulluk Ağı: “Bağımlı kılmayan, dönüştüren sosyal politikalar geliştirin”

Derin Yoksulluk Ağı açıklama Derin Yoksulluk Ağı açıklama

Derin Yoksulluk Ağı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 2025 yılının çalışanların en ağır yılı olacağını ifade etti.

TÜİK’in 2024 yılına ilişkin yoksulluk verileri açıklandı. Verilere göre, yoksulluk oranı 2024’te 0,1 puan artarak yüzde 13,6’ya yükseldi. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hane halklarının yoksulluk oranı 0,9 puanlık artışla yüzde 17,9 olurken, tek çekirdek aileden oluşan hane halklarının yoksulluk oranı 0,1 puanlık artışla yüzde 13,4’e çıktı. Öte yandan, maddi ve sosyal yoksunluk oranı 2023 yılında yüzde 14,4 iken, 2024 anket sonuçlarına göre 1,1 puan azalarak yüzde 13,3’e geriledi.

Yoksulluk dışında vatandaşların yaşam koşullarını doğrudan etkileyen veriler, Türkiye’deki ekonomik zorlukları ortaya koydu. Fertlerin yüzde 57,5’i evden uzakta bir haftalık tatil masrafını, yüzde 39,3’ü iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 26,8’i beklenmedik harcamaları, yüzde 15,1’i ise evin ısınma ihtiyacını karşılayamadığını bildirdi. Ayrıca, yüzde 59,6 oranında kişi eskimiş mobilyalarını yenilemekte ekonomik zorluk yaşadığını belirtti.

Pandeminin ardından konut üretimindeki düşüş, barınma krizini derinleştirmeye devam ediyor. 2024 verilerine göre, oturduğu konuta sahip olanların oranı geçen yıla göre 0,1 puan düşerek yüzde 56,1’e gerilerken, kirada oturanların oranı yüzde 28 olarak ölçüldü.

Derin Yoksulluk Ağı, ‘2025 Çalışan Yoksulluğunun En Ağır Yılı’ başlıklı bir açıklama yayımladı.

Açıklamanın başında şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’deki mevcut yoksulluğu derinleştiren ‘bölüşüm şoku’ onuncu yılına giriyor. Başta büyük şehirlerde yaşayanlar için temel ihtiyaçları dahi karşılayamayan ücretler, bu onuncu yılda her zamankinden daha yetersiz.  Çalışanlar için yoksullaşma, her zamankinden daha derin.”

Ücretler ve maaşlar en düşük seviyede olduğu ifade edilen açıklamada, “Türkiye’de asgari ücret, artık tüm ücretliler için referans noktası haline geldi. Asgari ücreti belirleyen ‘komisyon’ içerisinde asgari ücretlileri temsil eden hiçbir kurum yok. Belirlenen asgari ücrete resmi itiraz etme mekanizması yok. Ve ilk defa çalışanların ve emeklilerin ücretleri geride bıraktığımız yılın resmi enflasyon oranının da altında zamlandı. Ücretlerde maaşlarda  adaleti sağlayın!” denildi.

Kemer sıkma”, acı reçete, parasal sıkılaştırma gibi tabirlerle çalışanların ve yoksulların azaltılmasına yönelik politikalarla enflasyonun düşmediği belirtilen açıklamada, “Temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları hızla artıyor ve çalışanların, emeklilerin gelirlerini daha da değersizleştiriyor.  Çalışanları yoksullaştıran ezberleri terk edin! Çünkü İşsizlik ve kayıt dışı istihdam hala yaygın! Yüksek işsizlik oranları, çalışanların düşük ücretlere, güvencesiz çalışma koşullarına razı ediyor. Kayıt dışı istihdam çalışanları haklarını koruyamaz hale getiriyor ve yoksulluğu artırıyor. İnsan onuruna yakışır iş olanakları yaratın!” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi:

“Mevcut sosyal yardım politikaları, yoksulluğu ortadan kaldırmaya değil, idare etmeye yönelik olmaya devam ediyor. Çalışanları yoksul olarak görmüyor. Sosyal yardımların niteliği değişmeyip sadece hacmi değişiyor. Bağımlı kılmayan, dönüştüren sosyal politikalar geliştirin!”