DİSK Akdeniz Temsilcisi Vedat Küçük: “Sermayeye hizmet, emekliye sefalet torbasına hayır”

DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi Vedat Küçük, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda “Bazı Kanun ve Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin açıklama yaptı.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Akdeniz Bölge Temsilcisi Vedat küçük, dün (14 Temmuz) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne yönelik görüşme öncesinde yazılı açıklama gerçekleştirdi.

Bölge Temsilcisi Küçük açıklamasında, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) iktidarı tarafından sunulduğunu belirttiği teklifin, işverene kaynak aktarmak ve emekliyi sefalete mahkum etmek üzerine kurgulandığını belirtti.

Küçük, teklifin emekçinin değil, sermayenin çıkarını önleyen bir siyasi tercih olduğunu belirterek, İşsizlik Sigortası Fonu’na ve emeklinin sefalete sürüklendiğine dair açıklamalarda bulundu.

“AK PARTİ DÖNEMİNDE İŞSİZLİK FONU İŞVEREN DESTEK FONUNA DÖNÜŞTÜ”

İşsizlik Sigortası Fonu’nun işsizlikle mücadele amacıyla oluşturulduğu ve temel hedeflerden birinin işsizlik ödeneğine kaynak yaratmak olduğunu belirten Küçük,  Fon’un AK Parti döneminde giderek “işveren destek fonu”na dönüşmüş durumda olduğu ifadelerini kullandı.

Bahsi geçen kanun teklifinde Fon’dan işverenlere daha fazla kaynak aktarılmasının öngörüldüğüne dair şu açıklamalarda bulundu:

“Bu amaçla imalat sektöründe işverenlere yönelik teşvik programının süresi 2028 yılı sonuna kadar uzatılmakta ve konaklama tesislerine 2026 Mayıs-Aralık döneminde sağlanacak sigorta primi desteğinin Fon’dan karşılanmasına yönelik düzenlemeler getirilmektedir.”

Küçük bu düzenlemelerle, imalat sanayiinden turizme uzanan geniş işveren kesiminin, sezonluk kâr kaybını ya da istihdam maliyetinin kendi cebinden ödenmeyeceği, “işçinin alın teriyle” biriken bir fondan karşılanacağını belirtti. Bu düzenlemelerle, İşsizlik Sigortası Fonu’nun asıl amacından işsize güvence olmaktan bir kez daha uzaklaştırılmasına hizmet edildiğini dile getirdi.

“İŞVERENE PAY YÜKSELİYOR, İŞÇİLERE YILLARDIR AZALIYOR”

İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işverenlere ayrılan payın yıllardır yükseldiğini belirten Küçük, işçilere ayrılayın payın ise azalarak devam ettiğini belirterek yıllar içindeki değişiminine ilişkin açıklamada bulundu.

Küçük, 2016-2025 arasındaki 10 yılda Fon’dan işçilere ayrılan payın 5,7 puan azaldığını, işverenlere aktarılan kaynakların ise 28,9 puan artığını açıkladı. 2023-2025 arası son 3 yılda ise işçilerin yaklaşık iki katı fazla kaynak işverenlere ayrıldığını belirtti.

Torba yasada emeklinin sefalete sürüklendiğini belirten Küçük, en düşük emekli aylığı 20 bin TL’den, 23 bin 552 TL’ye çıkarıldığını bu artışın altı aylık resmi enflasyonun, TÜİK tarafından baskılanan enflasyonun göstermelik bir telafisinden ibaret olduğunu dile getirdi.

Emeklinin insanca yaşamasını sağlayacak yapısal, kalıcı bir düzenleme olmadığını belirten Küçük, söz konusu en düşük emekli aylığı DİSK/Araştırma Merkezi’nin açıkladığı Mayıs 2026 dönemi açlık sınırının yüzde 35 altında olduğunu açıkladı.

“HER ÜÇ EMEKLİDEN İKİSİ ÇALIŞMAK ZORUNDA”

Emeklilere büyümeden pay verilmediği, emeklileri sefalete mahkum ettiğini belirttiği sistemin, bugün her üç emekliden ikisini çalışmak zorunda bıraktığını belirtti. Küçük, bu durumun kaynak yoksunluğundan olmadığını, kaynağın kimden yana kullanılacağına dair siyasi bir tercihten kaynaklandığını belirtti.

En düşük emekli aylığının hangi ilkeye göre belirlendiğinin, hangi sistematik esasa bağlandığının belirsiz olduğunu, emeklilerin her altı ayda bir “acaba bu sefer ne kadar zam gelecek” kaygısıyla yaşamaya mahkûm edildiğini ifade ederek son olarak şu açıklamalara yer verdi:

“İktidarın keyfiyetine ve seçim taktiklerine göre şekillenen lütfuna terk edilmiştir. Hazine’den tamamlama ile en düşük emekli aylığı belirleme uygulamasından vazgeçilmeli, emekli aylıkları insanca yaşanabilecek bir düzeye yükseltilmeli, en az asgari ücret kadar olmalıdır. Tüm emekli aylıkları da bu oranda artırılmalıdır.

Sonuç olarak bu torba yasa teklifi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, emek karşıtı bir siyasetin ezberlediğimiz reçetesinden ibarettir: İşçilere ve işsizlere ait kaynakların işverenlere aktarılması ve emekliye sefalet!
Gelirde adaletsizliği daha da büyütecek olan bu emek karşıtı düzene karşı örgütlü mücadelemizi büyüteceğiz!

Gelirde, vergide, ülkede adalet için mücadeleye devam!”