En iyi 10 Türk politik filmi hangileri? Toplumsal ve siyasal hafızaya iz bırakan yapımlar

En iyi 10 Türk politik filmi En iyi 10 Türk politik filmi
Fotoğraf: Bu Son Olsun (2012)

En iyi 10 Türk politik filmi listesinde darbe dönemlerinden sınıf çatışmasına, adalet krizinden ötekileştirmeye kadar uzanan güçlü yapımlar bu haberde yer alıyor.

Türk sinemasında politik filmler, yalnızca siyasal olayları anlatan yapımlar değil; aynı zamanda toplumsal kırılmaları, devlet-toplum ilişkisini, sınıf meselesini, kimlik çatışmalarını ve hafızada yer eden travmaları perdeye taşıyan filmler olarak öne çıkıyor.

EN İYİ 10 TÜRK POLİTİK FİLMİ

Bu seçkide yer alan 10 film şöyle sıralanıyor:

  • Güneşe Yolculuk
  • Beynelmilel
  • Anons
  • Büyük Adam Küçük Aşk
  • Babamın Kanatları
  • Güz Sancısı
  • Eve Dönüş
  • F Tipi
  • Menekşe’den Önce
  • Pardon

GÜNEŞE YOLCULUK NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?

Yeşim Ustaoğlu’nun yönettiği Güneşe Yolculuk, İstanbul’a göç eden genç bir adamın kimlik, önyargı ve baskıyla karşı karşıya kalmasını anlatıyor. Film, Kürt meselesi, ötekileştirme ve toplumsal şiddet başlıklarını sade ama etkili bir anlatımla işlediği için Türk politik sinemasının en dikkat çeken yapımları arasında gösteriliyor.

BEYNELMİLEL HANGİ DÖNEMİ ANLATIYOR?

Muharrem Gülmez ve Sırrı Süreyya Önder imzalı Beynelmilel, 1980’ler Türkiye’sinde darbe rejiminin yerel müzisyenler ve gündelik hayat üzerindeki etkisini anlatıyor. Film, sıkıyönetim koşullarını trajikomik bir dille ele almasıyla öne çıkıyor.

ANONS NEDEN FARKLI BİR YERDE DURUYOR?

Mahmut Fazıl Coşkun’un Anons filmi, 1963’teki Talat Aydemir darbe girişimi sırasında İstanbul Radyosu’nu ele geçirmek isteyen subayların hikâyesini merkezine alıyor. Film, politik bir olayı yüksek sesli dramatizme başvurmadan, absürt ve gerilimli bir atmosferle anlatmasıyla dikkat çekiyor.

BÜYÜK ADAM KÜÇÜK AŞK NEYİ İŞLİYOR?

Handan İpekçi’nin Büyük Adam Küçük Aşk filmi, Türkçe bilmeyen küçük bir kız ile Kürtçe bilmeyen emekli bir yargıcın yollarının kesişmesini anlatıyor. Film, dil, kimlik ve Kürt meselesi üzerinden ilerleyen hikâyesiyle Türk politik sinemasının en bilinen yapımları arasında yer alıyor.

BABAMIN KANATLARI NEDEN POLİTİK SAYILIYOR?

Kıvanç Sezer’in Babamın Kanatları filmi, kötü huylu tümör teşhisi konulan yaşlı bir inşaat işçisinin hayatını merkeze alıyor. Film, işçi-işveren ilişkileri, güvencesizlik ve emek sömürüsü üzerinden politik bir çizgi kuruyor. Sınıfsal meselelere odaklandığı için son dönem Türk politik sinemasında öne çıkan yapımlar arasında anılıyor.

GÜZ SANCISI HANGİ TARİHSEL OLAYA ODAKLANIYOR?

Tomris Giritlioğlu’nun Güz Sancısı filmi, 6-7 Eylül 1955 olaylarının gölgesinde şekillenen bir aşk ve yüzleşme hikâyesi anlatıyor. Film, azınlıklara yönelik yağma ve saldırıları görünür kılması nedeniyle politik filmler arasında özel bir yerde duruyor.

EVE DÖNÜŞ NEDEN DİKKAT ÇEKİYOR?

Ömer Uğur’un Eve Dönüş filmi, politikayla ilgisi olmayan işçi bir ailenin 1980 darbesi sonrasında yaşadıklarını anlatıyor. Film, darbe döneminin işçi sınıfı üzerindeki baskısını ve gündelik hayatı nasıl parçaladığını göstermesiyle öne çıkıyor.

F TİPİ NEYİ ANLATIYOR?

F Tipi, farklı yönetmenlerin bir araya geldiği bir yapım olarak, Türkiye’de siyasi tutukluların hücre hapsine karşı direnişini konu alıyor. Film, özellikle 19 Aralık 2000’de yapılan “Hayata Dönüş Operasyonu” sonrasında F tipi cezaevlerinde yaşananları odağa alıyor.

MENEKŞE’DEN ÖNCE HANGİ OLAYI KONU ALIYOR?

Soner Yalçın’ın Menekşe’den Önce filmi, 2 Temmuz 1993’te yaşanan Sivas Katliamı’nı ve bu olayda yakınlarını kaybeden Menekşe’nin hikâyesini anlatıyor. Film, tanıklıklar üzerinden ilerleyen yapısıyla toplumsal hafızaya odaklanan politik yapımlar arasında yer alıyor.

PARDON NEDEN BU LİSTEDE?

Mert Baykal’ın yönettiği Pardon, terör örgütü üyesi sanılarak hapse atılan üç arkadaşın hikâyesini kara mizah diliyle anlatıyor. Film, adalet sistemindeki aksaklıkları ve sıradan insanların devlet karşısındaki kırılganlığını görünür kıldığı için politik sinema içinde anılıyor.

TÜRK POLİTİK SİNEMASI NEDEN ÖNEMLİ?

Türk politik sineması, darbeler, azınlık politikaları, kimlik meseleleri, emek sömürüsü, cezaevi deneyimi ve adalet sistemi gibi alanları görünür hale getirmesiyle öne çıkıyor. Bu filmler, yalnızca geçmişi anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin toplumsal hafızasını canlı tutan yapımlar olarak da değerlendiriliyor.