Finike Boldağ’daki taş ocağı projelerine karşı TİP Finike’den imza kampanyası

Fotoğraf: TİP Antalya Fotoğraf: TİP Antalya
Fotoğraf: TİP Antalya

Antalya’nın Finike ilçesine bağlı Boldağ Mahallesi’nde dört ayrı taş ocağı için ruhsat verilmesine karşı Türkiye İşçi Partisi (TİP) Finike İlçe Örgütü, “Talana, ranta, taş ocaklarına hayır” sloganıyla imza kampanyası başlattı. Kampanyaya ilişkin açıklama yapan TİP Finike İlçe Başkanı Ali Hakan Medet taş ocaklarının tarihi ve doğal alanlara zarar vereceğini belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu.

Antalya’nın Finike ilçesine bağlı Boldağ mevkisinde dört  ayrı taş ocağı için ruhsat verilmesine ilişkin süreç devam ediyor.

Finike merkezli Abdullah Erdoğan Madencilik İnşaat Tic. Ltd. Şti. tarafından yürütülen projeye Eylül 2023’te “ÇED Olumlu” kararı verildi. Yaklaşık 1000 hektarlık ruhsat sahasının ilk etapta 190 dekarında işletme yapılması öngörülüyor. Firma, yılda 200 bin metre küp blok mermer ve kırma-eleme tesisinde 390 bin ton mıcır üretmeyi planlıyor. Çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak 96 bin tonluk atığın, yamaç arazide pasa alanında depolanacağı bildirildi.

tip antalya imza kampanyası
Fotoğraf: TİP Antalya

Ayrıca Plato Mermer de Boldağ’da başka bir ocak açmak için girişimde bulunmuştu. Şirketin 29 Ağustos 2025 tarihinde yaptığı başvuru ile yeni bir ÇED süreci başlatıldığı duyurulmuştu. Projeye “ÇED gerekli değildir” kararı ise 8 Ocak’ta açıklanmıştı.

Yaklaşık bin dekarlık ruhsat sahasının ilk etapta dörtte birinde işletme yapılması planlanıyor.

Konuya ilişkin TİP Finike İlçe Örgütü projelere karşı Talana, ranta, taş ocaklarına hayır” sloganıyla imza kampanyası başlattı. 

Finike’de yaşanan taş ocakları hakkında bilgi veren TİP İlçe Başkanı Ali Hakan Medet,  “Boldağ’da verilen dört adet taş ocağı işletme ruhsatının iki tanesi Abdullah Erdoğan isimli, AKP yandaşı bir müteahhide ait… Bu ruhsat 49 yıllığına verilmiş. Ayrıca 2 Ocak’ta ruhsat alan, Plato Mermercilik isimli Çin ortaklı bir firma da taş ocağı açmak için hazırlık yapıyor. Abdullah Erdoğan’a ait olan işletme, daha önce Gökliman bölgesine yol açmak istedi. Fakat bu yol sit alanından geçtiği için, TORAÇDER tarafından yapılan itiraz sonucunda iptal edildi. Yol iptal edilince, Kızılcakale ve Karşıyaka mahallelerinin ortasından geçen başka bir yolu kullanmak istiyorlar” dedi.

“TAŞ OCAKLARI YERLEŞİM YERİNE ÇOK YAKIN OLDUĞU İÇİN, ÇIKACAK TOZ BURADA YAŞAYAN HALKIN SAĞLIĞINI TEHDİT EDIYOR”

Dört taş ocağının işletileceği alanın tarihi kalıntılarla olduğunu vurgulayan Medet, “Bazı yerleri sit alanı ilan edilmiş olmasına rağmen, henüz sit alanı olmayan bölgelerde taş ocağı işletme izni alınmış. Bu alan, yerleşim yerlerinin bitişiğinde ve doğal güzelliği hiç bozulmamış bir alandır” dedi.

Yalakbaşı ve Belos antik yerleşimleri, arkeolojik kalıntılar bulunduğunu belirten Medet, “Henüz hiç kazı yapılmadığı için, toprağın altında başka tarihi kalıntıların da olacağını tahmin etmek yanlış olmaz. Bu taş ocakları işletmeye başlandığı zaman, öncelikle bu bölgedeki tarihi kalıntılara zarar verilecek, bu tarihi eserler tahrip edilecektir. Bölgede doğal yaşam da büyük bir zarara uğrayacaktır. Çıkan toz çevreyi, doğayı, yaşamı yok edecektir. Taş ocakları yerleşim yerine çok yakın olduğu için, çıkacak toz burada yaşayan halkın sağlığını tehdit ediyor” diye konuştu.

Ocak çalışmalar esnasında yapılacak patlatma ve kırım işlemleri gürültüye sebep olacağını ifade eden Medet, şunları söyledi:

“Ayrıca ortaya çıkacak titreşimlerden dolayı, yeraltı su kaynaklarının olumsuz etkileneceğini göreceğiz. Ağır tonajlı nakliye araçlarının, kamyonların mahalle içinden geçmesi, bölgede yaşayan insanlar açısından hayati tehlike içeriyor. Kamyonların geçirileceği yolun kenarında yerleşim yerlerinde 2 bine yakın öğrenci bulunuyor. Bu çocuklar tehlike altında.”

tip antalya imza kampanyası
Fotoğraf: TİP Antalya

“KAMU ARAZİLERİNİ YAĞMALAYAN, TALAN EDEN AKP İKTİDARINA KARŞI BÜTÜN GÜCÜMÜZLE MÜCADELE EDECEĞİZ”

Araçların yaratacağı toz ve gürültünün bölgede yaşayan yurttaşları olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Medet, “Burada ayrıca dikkat edilmesi gereken bir başka nokta daha var: Ocaklara 49 yıllığına ruhsat verilmiş. Bu taş ocağını çalıştırmak isteyenlerin asıl amaçlarının taş çıkarmak olduğunu zannetmiyorum” ifade etti.

Bölgenin taş ocakları yüzünden orman vasfını yitireceğini ve imara açılacağını belirten Medet, “Taş ocağı işletmecileri bu araziye çökecekler. Kamu arazileri hepimizindir. Bizlerin ve çocuklarımızın, gelecekteki nesillerin ortak varlığıdır. . Kimse halkın malını, toplumun geleceğini gasp edemez. Ülkemizin her yerinde kamu arazilerini yağmalayan, talan eden AKP iktidarına karşı bütün gücümüzle mücadele edeceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.