Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi’nden sokak hayvanlarına yönelik besleme yasağına ve toplamalara tepki: “Köpeklerden başlayarak bütün hayvanları içine alan bir katliam mekanizması hayata geçirilmiş durumda”

Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi açıklama Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi açıklama

Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ardından sokakta yaşayan hayvanlara yönelik uygulamaların “katliama” dönüştüğünü belirterek bugün (21 Aralık) Muratpaşa’daki Attalos Meydanı’nda bir basın açıklaması yaptı. İnisiyatif, hayvanların toplanması, beslenmelerinin yasaklanması ve tedaviye erişimlerinin engellenmesine karşı tepki göstererek, yasa geri çekilene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu.

Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, bugün saat 16.00’da Muratpaşa ilçesindeki Attalos Meydanı’nda bir basın açıklaması düzenledi. Açıklama, birçok kentinde eşzamanlı olarak gerçekleştirildi.

Açıklamayı Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi adına Çağrı Sert okudu. Açıklamada, “Bir yılı aşkın bir süredir sokaklarda yaşayan hayvanların yaşadıkları acılar arttı. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle katliamın önü açıldı. Yasa değişikliğine karşı direnirken ‘Yasa değil, bu bir katliam’ diye bağırarak bunun bir katliama yol açacağını söylüyorduk. 2 Ağustos 2024’ten beri bu katliamı yaşıyoruz” denildi.

“ŞİMDİ KATLİAM YENİ BİR AŞAMAYA ULAŞTI”

Yasa geçtiğinden bu yana 10 binlerce köpeğin sokaklardan toplandığı ifade edilen açıklamada; “Barınak adı altındaki toplama kamplarına tıkıldı, bu barınaklarda katledildi, aç bırakıldı, canlı canlı ölüme terk edildi, uyuşturulup çöp poşetlerine atılarak ölmeleri beklendi. Şimdi katliam yeni bir aşamaya ulaştı. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok şehirde sokakta yaşayan hayvanların beslenmesi yasaklandı” sözleri kullanıldı.

Açıklamada, İstanbul Valisi Davut Gül’ün sokakta kedi beslemelerinin doğanın dengesini bozduğuna yönelik açıklamaları hatırlatıldı. İnisiyatif, İstanbul’un büyük bir şantiyeye dönüştürüldüğüne dikkat çekerek, ekolojik yıkımın sorumlusunun sokak hayvanları ya da onları besleyenler değil; iktidarın hayata geçirdiği “çılgın” ve “mega” projeler olduğunu vurguladı.

Açıklamada, kâr odaklı politikalarla doğal alanların sermayeye açıldığı, ormanların madencilik faaliyetlerine tahsis edilmesine yönelik yasa tekliflerinin bunun açık bir göstergesi olduğu ifade edilerek, ekolojiyi yok eden ve doğal dengeyi altüst edenlerin iktidar ve şehirlerin idari yöneticileri olduğu belirtildi.

Kedilerin, köpeklerin toplanması şehirle yaban hayatı arasındaki bariyeri de kaldırdığını ifade edilen açıklamada, “Şimdi katliam yasasını geçirenler şehirlere inen ayıların, tilkilerin, domuzların öldürülmesi için uğraşıyor. Köpeklerden başlayarak bütün hayvanları içine alan bir katliam mekanizması hayata geçirilmiş durumda” sözleri kullanıldı.

“MUHTAÇ HAYVANLARI DOYURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Hayvanların tedavilerin engellenmeye çalışıldığı vurgulanan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“2026 yılında çipi olmayan hayvanların özel kliniklerde tedavi görmesinin önüne geçecek düzenlemeler yapılıyor. Katliam yasası iktidarın, AKP ve MHP’li vekillerin yüzümüze güle güle oy verdikleri düzenlemeyle yasalaştı ancak katliam yasasını uygulayan sadece iktidar belediyeleri değil. Ankara başta olmak üzere pek çok şehirde muhalefetin belediyeleri yasayı en katı şekilde uyguluyor. Yasa geçtiğinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’li hiçbir belediyenin yasayı uygulamayacağına söz vermişti ancak bu söz tutulmuyor. Yıllardır mahallelerinde yaşayan, halk tarafından beslenen köpekler içinde uyuşturucu madde bulunan tüftüflerle vurularak yasaya bile aykırı şekilde toplanıyor. Yavru veya yaşlı köpekler bu anestezik madde nedeniyle hayatını kaybediyor. “

Katliam yasasına karşı direnirken sokaklarda binlerce kişinin olduğu vurgulanan açıklamada, “Bu binleri tekrar sokaklara, katliam yasasına karşı direnişe çağırıyoruz. Buradan ilan ediyoruz. Besleme yasaklarını tanımayacağız, her sokakta, her parkta, bulduğumuz her yerde beslenmeye muhtaç hayvanları doyurmaya devam edeceğiz” denildi.

Açıklamada farklı kesimlere çağrıda bulundu. İnisiyatif, hak savunucularına seslenerek hakların bir bütün olduğunu vurguladı ve hayvanlara yönelik nefretten beslenen politikaların kadınları ve LGBTİ+’ları hedef alan nefretle aynı zeminde ilerlediğine dikkat çekti. Açıklamada, tüm ayrımcı ve yok edici politikalara karşı omuz omuza mücadele çağrısı yapıldı.

Belediye işçilerine de çağrıda bulunulan açıklamada, hiçbir yasanın işçileri katliam yapmaya zorlayamayacağını belirterek, emekçilerin bu süreçte katliam politikalarına ortak edilmesine karşı direnmeye davet etti. Veteriner hekimlere yönelik çağrıda ise tedavi yasaklarının tanınmaması gerektiği ifade edilerek, etik sorumluluk gereği çipli ya da çipsiz ayrımı yapılmaksızın tüm hayvanların tedavi edilmesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamanın sonunda iktidara ve katliam yasasını uygulayan tüm kurumlara seslenen Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, söz konusu yasanın derhal geri çekilmesini ve hayvanlara yönelik uygulamalara son verilmesini istedi. İnisiyatif, yasa geri çekilene kadar her yerde yaşam hakkı savunucularının karşılarında olacağını belirterek, “Sizler öldürüyorsunuz, biz direne direne yaşatacağız” ifadelerini kullandı.