
İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, 10 Aralık Uluslararası İnsan Hakları Günü ile ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, bildirgenin temelini oluşturan insan onuru, barış ve adalet kavramlarının güncelliğini koruduğunu belirtti. İHD, mücadelelerinin merkezinde bulunan temel hak ve özgürlüklere yönelik ihlallerin sona ermesi için çağrıda bulundu.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 10 Aralık 1948’de kabulünün 77’nci yıl dönümü dolayısıyla, 10 Aralık günü Uluslararası İnsan Hakları Günü olarak kutlanıyor.
İHD Antalya Şubesi, 10 Aralık Uluslararası İnsan Hakları Günü kapsamında bugün (10 Aralık) Muratpaşa’daki Attolos Meydanı’nda bugün saat 17.30’da basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı İHD Avukat Ebedin Altınkaynak yaptı.

Açıklamada, II. Dünya Savaşı’nın ardından 10 Aralık 1948’de kabul edilen bildirgenin bugün 577 dile çevrildiği ve insan hakları mücadelesinin temel referans metinlerinden biri olduğu vurgulandı. İHD, insan onurunun korunabilmesi için barışın öncelikli koşul olduğunu ifade etti.
KÜRT MESELESİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
İHD Antalya Şubesi, Kürt meselesinin bir insan hakları ve demokrasi meselesi olduğuna dikkat çekerek, uzun yıllardır uygulanan güvenlik temelli politikaların ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Açıklamada, çatışmalı süreç boyunca yaşanan yaşam hakkı ihlalleri, zorla kaybetmeler, köy boşaltmalar ve işkence vakalarının derneğin raporlarıyla kamuoyuna duyurulduğu hatırlatıldı.
Dernek, 1 Ekim 2024’te başlayan müzakere sürecini “barış hakkı” çerçevesinde olumlu bir gelişme olarak değerlendirerek, kalıcı barış için destek sunmaya hazır olduğunu ifade etti.
Açıklamada, çatışmalı dönemdeki hak ihlallerinin açığa çıkarılmasının barış sürecinin kalıcılaşması için zorunlu olduğu belirtilirken, cezasızlık politikalarının sona erdirilmesi gerektiği vurgulandı. İHD, barış için cesaret, adalet için ise yüzleşme gerektiğini ifade etti.
KADIN HAKLARI VE SAVAŞIN ETKİLERİ
İHD Antalya Şubesi, çatışma ortamlarının kadınlar üzerinde yarattığı etkilerin daha ağır olduğunu belirterek, kadınların eğitim, çalışma ve toplumsal yaşama katılımında yaşanan engellerin devam ettiğini açıkladı. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ve ILO 190 sayılı sözleşmenin onaylanmamış olmasının kadın hakları bakımından olumsuz sonuçlar doğurduğu belirtildi.
DEMOKRASİ VE HUKUK SİSTEMİNE DAİR DEĞERLENDİRME
Açıklamada, siyasi baskılar, kayyum uygulamaları, gazetecilere ve muhalif kesimlere yönelik yargısal süreçlerin demokrasi açısından kaygı verici olduğu ifade edildi. İHD, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına rağmen tutuklulukları süren bazı isimlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
İHD Antalya Şubesi, insan haklarının özünün barış olduğunu vurgulayarak barışın kendiliğinden ortaya çıkmadığını, toplumsal kesimlerin katkısıyla mümkün olacağını belirtti. Açıklamada, kadınlardan çocuklara, işçilerden çevre mücadelesi verenlere kadar birçok toplumsal kesimin barışın inşasında rol oynadığı ifade edildi.
Açıklama, tüm halkların eşit, özgür ve güvenli yaşam hakkının ancak barış ortamında korunabileceği vurgusuyla son buldu.





