İHD, ÇHD ve ÖHD’den Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki açlık grevleri için ortak açıklama

öhd, ihd, çhd kuyu tipi açıklaması öhd, ihd, çhd kuyu tipi açıklaması

İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Antalya Şubesi ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Antalya Temsilciliği tarafından, bugün (1 Nisan) Döşemealtı’nda bulunan Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı (YGC) Ceza İnfaz Kurumu’ndaki koşullar ve kritik aşamaya gelen açlık grevlerine ilişkin Antalya Adliyesi önünde ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, “kuyu tipi” olarak adlandırılan hapishane modelindeki tecrit koşullarının sonlandırılması ve mahpusların sevk taleplerinin karşılanması çağrısı yapıldı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Antalya Şubesi ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Antalya Temsilciliği tarafından bugün (1 Nisan) Muratpaşa ilçesinde bulunan Antalya Adliyesi önünde Döşemealtı’nda bulunan Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı (YGC) Ceza İnfaz Kurumu’ndaki koşullar ve kritik aşamaya gelen açlık grevleri için ortak basın açıklaması yapıldı.

Kurumlar adına açıklama, İHD Antalya Şube Yönetim Kurulu üyesi Avukat Ferdi Parim tarafından okundu.

Yapılan ortak açıklamada, Antalya YGC Kuyu Tipi Hapishanesi’ndeki fiziksel koşulların mahpus sağlığını tehdit ettiği belirtildi. “Kuyu tipi” hapishanelerde havalandırmanın olmadığı, pencerelere hava sirkülasyonunu engelleyen sık teller çekildiği ve mahpusların günde yalnızca bir iki saat dışarı çıkabildiği ifade edildi.

Açıklamada, kuyu tipi hapishanelerin kapatılması ve sevk talebiyle süresiz açlık grevinde olan Tahsin Sağaltıcı (246’ncı gün), Gürkan Türkoğlu (246’ncı gün) ve Hüseyin Özen’in (226’ncı gün) sağlık durumlarının kritik eşiği aştığı kaydedildi.

Yapılan açıklamada Adalet Bakanlığı ve ilgili makamlarla yapılan yazışmalardan sonuç alınamadığı bildirilerek, mahpusların yaşam hakkının korunması için acil adım atılması istendi.

AÇLIK GREVİNDEKİ MAHPUSLARIN SAĞLIK DURUMU

Açıklamada, açlık grevindeki mahpusların ciddi kilo kaybı ve organ hasarları yaşadığı aktarıldı. 246 gündür grevde olan Tahsin Sağaltıcı’nın 42 kilonun altına düştüğü, hafıza sorunları yaşadığı ve avukat görüş kabinine tekerlekli sandalyeyle getirildiği belirtildi.

Açıklamada, aynı süredir grevde olan Gürkan Türkoğlu’nun ayaklarında his kaybı, diz kapağında iltihaplanma, sürekli ateşlenme sorunu yaşadığı ve avukat görüşüne tekerlekli sandalye ile çıkabildiği ifade edildi.

226’ncı gündeki Hüseyin Özen’in ise, burun kanamaları, denge sorunu, kafası ve bacaklarında yaralar ile karşı karşıya olduğu ifade edilen açıklamada, Özen’in de ayakta duramadığı ve tekerlekli sandalye ile hareket edebildiği paylaşıldı.

Mahpusların sağlık durumları için kritik eşiğin aşıldığının belirtildiği açıklamada, “Bu saatten sonra geçen her gün, kabul edilebilir taleplerle eylemlerini sürdüren mahpusların yaşam hakkını bile isteye gasbetmek anlamına gelecektir” ifadeleri kullanıldı.

“KUYU TİPİ” HAPİSHANE MODELİ VE TECRİT

Açıklamada, hukuk ve insan hakları örgütleri tarafından, kuyu tipi hapishanelerin ağırlaştırılmış tecridi tüm cezaevlerine yaydığını ve mahpusları sosyal çevreden tamamen soyutladığı ifade edildi.

Açıklamada, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9. Maddesi’nde yer alan, “Eylem ve tutumları nedeniyle hapishane idaresi sakıncalı gördüğü her mahpusu tehlikeli mahkum statüsüne alabilmektedir. Bunun sonucu olarak; 80 yaşını aşmış kanser hastaları veya 20’li yaşlardaki gençler kuyu tipi hapishanelere sürgün edilebilmektedir” ifadeleri hatırlatılarak bu durumun insan onuruna aykırı olduğu vurgulandı.

Hapishane modelinin temel insan haklarıyla bağdaşmadığının belirtildiği açıklamada, “Açlık grevindeki mahpusların talepleri meşrudur. Haklıdır. İnsanlık dışı ve işkenceye dönüşmüş tecrit koşullarında tutulmaları hukuka aykırıdır. Talepleri YGC, Y ya da S tipi olmayan herhangi bir hapishaneye arkadaşları ile birlikte geçmektir. Bu talepleri kabul edilmeli, yaşam hakları korunmalı ve kuyu tipi işkenceye son verilmelidir” ifadelerine yer verildi.

BAKANLIK VE SAVCILIĞA SORUMLULUK ÇAĞRISI

Yapılan ortak açıklamada, ilgili resmi kurumlar, Adalet Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ile yapılan görüşmelerden somut bir yanıt alınamadığını belirten yurttaşlar taleplerini şu şekilde sıraladı:

“*Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu idaresini; mahpusların devam eden açlık grevlerinin yarattığı hayati riskleri dikkate alarak derhal sorumluluk almaya davet ediyoruz.

*Mahpusların sevk taleplerinin gecikmeksizin karşılanması, insan onuruna aykırı tecrit koşullarına son verilmesi ve sağlık durumları giderek ağırlaşan mahpusların yaşam hakkının korunması için gerekli tüm acil ve etkili adımların ivedilikle atılması zorunludur.

*Aksi yöndeki her türlü ihmal ve gecikmenin geri dönülmez sonuçlara yol açabileceği açıktır. Bu nedenle ilgili tüm kurumları, gecikmeksizin harekete geçmeye çağırıyoruz”