İSİG: Kasım’da en az 216 işçi hayatını kaybetti; Antalya’da üç işçi yaşamını yitirdi

isig kasım ayı raporu isig kasım ayı raporu

İSİG Meclisi raporuna göre 2025’in ilk 11 ayında bin 956 işçi hayatını kaybetti. Kasım ayında en az 216, Antalya’da ise üç işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Kasım Ayı İş Cinayeti Raporu‘nu yayımladı. Rapora göre; Kasım ayında en az 216 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

Hayatını kaybeden işçilerin 212’si sendika üyesi olmadığı açıklandı.

Böylece 2025’in ilk 11 ayında iş cinayeti sayısı bin 966 ulaştı. Ocak 180, Şubat 128, Mart 158, Nisan 156, Mayıs 178, Haziran 161, Temmuz 207, Ağustos 192, Eylül 208, Ekim 169, Kasım ayında en az 216 işçi çalışken yaşamını yitirdi.

Rapora göre; Kasım ayında Türkiye’nin 60 farklı şehrinde iş cinayetleri meydana geldiği tespit edildi. Ayrıca, kısa vadeli çalışmak üzere yurtdışına giden ya da Türkiye menşeili şirketlerde çalışan işçiler arasında da ölüm vakaları rapor edildi.

En fazla işçi ölümü İstanbul’da meydana geldi; 24 işçi yaşamını yitirdi. Kocaeli ve Şanlıurfa’da 12’şer, Manisa’da dokuz, Ankara, İzmir ve Ordu’da sekizer, Diyarbakır’da yedi Antalya’da ise üç işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Kasım  ayında en az 13 çocuk işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölen çocukların biri çiftçi, on ikisi (tarım, gıda, kimya, ağaç, büro ve inşaat işkollarında çalışan) işçiydi.

 Ayrıca, az 12 göçmen işçi (dördü İranlı, üçü Mısırlı, ikisi Suriyeli, biri Afganistanlı, biri Rusyalı, biri Türkmenistanlı ) hayatını kaybetti. Göçmen işçilerin sekizi inşaat, ikisi tarım, biri ticaret ve biri gemi işkollarında çalıştığı duyuruldu.

Türkiye genelinde yaşanan iş cinayetlerine ilişkin güncel verilere göre en fazla can kaybı inşaat ve yol işkolunda meydana geldi. Bu alanda 71 işçi yaşamını yitirirken, onu 34 emekçiyle (18 işçi ve 16 çiftçi) tarım ve orman işkolu izledi. Taşımacılık sektöründe 31, ticaret–büro–eğitim–sinema işkolunda ise 14 işçi hayatını kaybetti.

Madencilikte 12, belediye ve genel işlerde sekiz, petro-kimya ve lastik sektöründe yedi, metal işkolunda yedi, konaklama ve eğlence sektöründe altı, enerji sektöründe beş, sağlık ve sosyal hizmetlerde dört işçinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Gemi–tersane–deniz–liman işkolunda üç, savunma ve güvenlikte üç, tekstil ve deri sektöründe iki işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Gıda–şeker, ağaç–kâğıt ve çimento–toprak–cam işkollarının her birinde bir işçi yaşamını yitirirken, çalıştığı işkolu belirlenemeyen altı işçinin de hayatını kaybettiği bildirildi.

isig kasım ayı raporu

EN ÇOK ÖLÜM EZİLME, GÖÇÜK VE YÜKSEKTEN DÜŞME

Türkiye’de son dönemde yaşanan iş cinayetlerine ilişkin verilere göre işçilerin en çok yüksekten düşme nedeniyle yaşamını yitirdiği belirlendi. Bu nedenle 52 işçi hayatını kaybederken, ezilme ve göçük sonucu ölen işçi sayısı 44 oldu.

Trafik ve servis kazaları işçi ölümlerinde üçüncü sırada yer aldı ve 39 işçi bu kazalarda yaşamını yitirdi. Kalp krizi ve beyin kanaması nedeniyle 26, elektrik çarpması sonucu 10, patlama ve yanma nedeniyle dokuz işçi hayatını kaybetti.

Aynı dönemde intihar, şiddet ve patlama–yanma kaynaklı ölümler eşit sayıda gerçekleşti; her biri için dokuz işçi yaşamını yitirdi. Zehirlenme ve boğulma sonucu yedi, nesne çarpması veya düşmesi nedeniyle dört, “diğer nedenler” kapsamında ise yedi işçinin yaşamını kaybettiği açıklandı.

Kasım ayında hayatını kaybeden işçilere ilişkin yaş dağılımı ortaya çıktı. Verilere göre iş cinayetleri, en çok 30-49 yaş aralığındaki işçiler arasında yaşandı.

Açıklamaya göre;

  • 14 yaş ve altı dört çocuk işçi,
  • 15–17 yaş arası dokuz çocuk/genç işçi,
  • 18–29 yaş arası 33 işçi,
  • 30–49 yaş arası 97 işçi,
  • 50–64 yaş arası 56 işçi,
  • 65 yaş ve üzeri 11 işçi yaşamını yitirdi.

Ayrıca yaşı tespit edilemeyen altı işçinin de iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği bildirildi.

NEDEN İŞ CİNAYETİ?

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, iş cinayetleri için şu bilgilendirmeyi yapıyor:

İSİG Meclisi; bütün iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğunun bilinciyle, yaşanan işçi ölümlerini ‘iş kazası’ olarak değil ‘iş cinayeti’ olarak tanımlar. Bu noktada işçilerin sağlığının her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce geldiğini savunur. Çalışma ortamında emekçilerin ölümünün, sakat kalmasının, psikolojik ve fizyolojik sağlıklarını kaybetmelerinin gerçek nedenini, emeği sadece artı değer elde etme aracı olarak gören, emekçiyi bütünsel bir insan olarak kabul etmeyen kapitalist sistem olduğunu tespit eder.“