İSİG Meclisi: Ağustos ayında Antalya’da 11, Türkiye genelinde en az 226 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin tespitlerine göre Ağustos ayında Antalya’da 11, Türkiye genelinde en az 226 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. 2026 yılının ilk sekiz ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayısı bin 509’a ulaştı. İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin 178’i ücretli, 48’i kendi nam ve hesabına çalışanlardan oluştu.

İşçi Sağlığı ve iş Güvenliği (İSİG) Meclisi tarafından yapılan tespitlere göre Ağustos ayında en az 226 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. 2026 yılının ilk sekiz ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayısı bin 509’a ulaştı. Aylara göre dağılım ocakta 155, şubatta 129, martta 151, nisanda 190, mayısta 214, haziranda 228, temmuzda 216 ve ağustosta 226 olarak kaydedildi.

İş cinayetlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımında 178 ücretli (işçi ve memur) ve 48 kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf) hayatını kaybetti. İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin yüzde 79’unu ücretliler, yüzde 21’ini kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturdu. Hasat zamanında çiftçi ölümleri arttığı için kendi nam ve hesabına çalışanların oranının diğer aylara göre daha yüksek olduğu belirtildi.

EN YÜKSEK İŞ CİNAYETLERİ YAŞANDIĞI İŞ KOLLARI

İş cinayetleri en fazla inşaat, tarım, taşımacılık, belediye/genel işler, ticaret-büro-sinema ve metal iş kollarında meydana geldi. İnşaat iş kolunda yüksek hızlı tren, havalimanı, bakanlık, okul, hastane ve lüks konut şantiyelerinin yanı sıra Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) konutları, karayolları, büyükşehir belediyeleri ve deprem bölgesindeki inşaat çalışmalarında da iş cinayetleri kaydedildi. Yalnızca 12 Ağustos’ta en az dokuz inşaat işçisi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Tarım iş kolunda mevsimlik tarım işçileri ve çiftçilerin yanı sıra çoban ve orman işçilerinin de yaşamını yitirdiği belirtildi. Taşımacılık iş kolunda ise tır ve yolcu otobüsü şoförlerinin ölümleri kaydedildi. Sektörlere göre 73 inşaat, 58 tarım, 54 sanayi ve 41 hizmet sektörü işçisi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

İŞ CİNAYETİ NEDENLERİ

İş cinayetlerinin nedenleri arasında, üçte ikisi taşımacılık ve tarım iş kollarında meydana gelen trafik ve servis kazaları; yüzde 70’i inşaatlarda gerçekleşen yüksekten düşmeler; yarısı tarım ve inşaat iş kollarında meydana gelen ezilme ve göçükler; tüm sektörlerde görülen kalp krizleri ve yarıdan fazlası inşaatlarda meydana gelen elektrik çarpmaları yer aldı.

Trafik ve servis kazalarına ilişkin olarak, bu ölümlerin iş cinayeti olarak değerlendirilmediği, tır, kamyon, otobüs, servis minibüsü, taksi şoförleri ve moto kuryelerin uzun çalışma saatleriyle çalıştıkları belirtildi. Araçların yeterli bakımının yapılmadığı, eski araçların kullanıldığı, yol aydınlatması veya yol düzenlemelerinde sorunlar bulunduğu ve iş yetiştirme baskısı olduğu ifade edildi. Şoför ölümlerinin iş cinayeti olduğu, servislerde de birçok işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtildi. Trafik kazalarının yurttaşların ölümüne ve yaralanmasına neden olması nedeniyle halk sağlığı sorunu olduğu kaydedildi.

“15 MESEM’Lİ ÇOCUK İŞ CİNAYETLERİNDE HAYATINI KAYBETTİ”

Ağustos ayında dördü metal, üçü tarım, üçü inşaat, biri ticaret, biri çimento, biri konaklama, biri genel işler ve biri iş kolu belirlenemeyen olmak üzere 15 çocuk işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Çocukların ikisi Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çalışıyordu. Kentlerdeki çocukların en kötü çalışma biçimlerinden biri olan MESEM ve kırsaldaki çocukların en kötü biçimi olan mevsimlik tarım işçiliğine karşı bir mücadele programı oluşturmanın acil bir görev olduğu belirtildi.

Ağustos ayında sekizi tarım, ikisi ticaret, biri tekstil, biri taşımacılık, biri sağlık, biri konaklama ve biri genel işler olmak üzere en az 15 kadın işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) iş kazası istatistiklerinde kadın işçi ölümlerinin toplam ölümlerin yüzde 2’si olduğu, oysa kısıtlı olanaklarla 3-4 kat daha fazla kadın işçi ölümü tespit edildiği belirtildi. Bu ölümlerin esas olarak tarımda yoğunlaştığı (sigortasız olduğu) için kayda alınmadığı, bildirimler yoluyla da birçok kadın işçi ölümünün kaydedildiği ifade edildi. Buradan “kadın işçi ölümlerinin saklandığı, basına yansımadığı” sonucuna ulaşılabileceği kaydedildi.

“16 GÖÇMEN İŞÇİ İŞ CİNAYETİNDE HAYATINI KAYBETTİ”

Ağustos ayında16  göçmen işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu işçilerin yedisi Suriyeli, üçü Afganistanlı, ikisi Gürcistanlı, ikisi Özbekistanlı, biri İranlı ve biri Türkmenistanlıydı.

Ağustos ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden 226 işçinin en az yedisi (yüzde üç) sendikalı, 219’u (yüzde 97) sendikasızdı. Sendikalı işçilerin ikisi belediye, ikisi enerji, biri tarım, biri maden ve biri inşaat iş kolunda çalışıyordu.

2026 yılının ilk sekiz ayında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle:

Ocak ayında en az 155 işçi,
Şubat ayında en az 129 işçi,
Mart ayında en az 151 işçi,
Nisan ayında en az 190 işçi,
Mayıs ayında en az 214 işçi,
Haziran ayında en az 228 işçi,
Temmuz ayında en az 216 işçi,
Ağustos ayında en az 226 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Ağustos ayında iş cinayetlerinin iş kollarına göre dağılımı şöyle:

İnşaat, yol iş kolunda 68 işçi; tarım, orman iş kolunda 58 emekçi (yirmi altı işçi ve otuz iki çiftçi); taşımacılık iş kolunda 22 işçi; belediye, genel işler iş kolunda 15 işçi; ticaret, büro, eğitim, sinema iş kolunda 12 işçi; metal iş kolunda 11 işçi; konaklama, eğlence iş kolunda dokuz işçi; madencilik iş kolunda beş işçi; tekstil, deri iş kolunda dört işçi; gemi, tersane, deniz, liman iş kolunda dört işçi; çimento, toprak, cam iş kolunda üç işçi; enerji iş kolunda üç işçi; petro-kimya, lastik iş kolunda iki işçi; ağaç, kağıt iş kolunda iki işçi; sağlık, sosyal hizmetler iş kolunda iki işçi; gıda, şeker iş kolunda bir işçi; iletişim iş kolunda bir işçi.



Ağustos ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:

Trafik, servis kazası nedeniyle 50 işçi; yüksekten düşme nedeniyle 48 işçi; ezilme, göçük nedeniyle 42 işçi; kalp krizi, beyin kanaması nedeniyle 27 işçi; elektrik çarpması nedeniyle 23 işçi; şiddet nedeniyle 10 işçi; zehirlenme, boğulma nedeniyle altı işçi; patlama, yanma nedeniyle beş işçi; nesne çarpması, düşmesi nedeniyle üç işçi; intihar nedeniyle iki işçi; kesilme, kopma nedeniyle bir işçi; diğer nedenlerden dolayı dokuz işçi hayatını kaybetti.

Ağustos ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:

14 yaş ve altı dört çocuk işçi; 15-17 yaş arası 11 çocuk/genç işçi; 18-29 yaş arası 38 işçi; 30-49 yaş arası 80 işçi; 50-64 yaş arası 63 işçi; 65 yaş ve üstü 21 işçi; yaşını bilmediğimiz dokuz işçi hayatını kaybetti. 

Ağustos ayında Türkiye’nin 65 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiği tespit edildi:

19 ölüm İstanbul’da; 12 ölüm Gaziantep’te; 11’er ölüm Ankara ve Antalya’da; 10 ölüm Ordu’da; sekiz ölüm Aydın’da; yedişer ölüm Adana ve İzmir’de; altışar ölüm Bursa, Edirne, Hatay ve Nevşehir’de; beş’er ölüm Kahramanmaraş, Manisa, Sakarya ve Samsun’da; dört’er ölüm Çanakkale, Giresun, Isparta, Kayseri, Konya, Osmaniye, Şanlıurfa ve Tekirdağ’da; üç’er ölüm Mersin, Muğla ve Trabzon’da; ikişer ölüm Afyon, Bingöl, Çorum, Gümüşhane, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kırklareli, Kocaeli, Malatya, Muş, Niğde, Siirt, Uşak ve Rusya’da; birer ölüm Ağrı, Aksaray, Amasya, Ardahan, Bartın, Bayburt, Bitlis, Burdur, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Hakkari, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Rize, Sinop, Sivas, Tokat, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak, Suriye ve Suudi Arabistan’da meydana geldi.

NEDEN İŞ CİNAYETİ?

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, iş cinayetleri için şu bilgilendirmeyi yapıyor:

İSİG Meclisi; bütün iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğunun bilinciyle, yaşanan işçi ölümlerini ‘iş kazası’ olarak değil ‘iş cinayeti’ olarak tanımlar. Bu noktada işçilerin sağlığının her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce geldiğini savunur. Çalışma ortamında emekçilerin ölümünün, sakat kalmasının, psikolojik ve fizyolojik sağlıklarını kaybetmelerinin gerçek nedenini, emeği sadece artı değer elde etme aracı olarak gören, emekçiyi bütünsel bir insan olarak kabul etmeyen kapitalist sistem olduğunu tespit eder.