İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin verilerine göre, 2025 yılının Nisan ayının ilk iki haftasında en az dört çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti; bu cinayetlerin yaşandığı illerden biri de Antalya oldu.
İSİG Meclisi’nin yaptığı açıklamaya göre 2025 yılının ilk iki haftasında dört çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İş cinayetlerinin yaşandığı illerden biri Antalya oldu.
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 17 yaşındaki Yakup Taşar, çalıştığı iş yerinde intihar etti.
Nisan ayının ilk iki haftasında tespit edilen hayatını kaybeden çocuklar şu şekilde:
1- Abdurrahman Özkul, 14 yaşında, Niğde Bor Karma OSB’de çalıştığı plastik geri dönüşüm tesisinde makineye kaptırdığı kolunun omuz hizasından kopması sonucu hayatını kaybetti.
2- Mehmet Özarslan, 17 yaşında, Kayseri Sarıoğlan’da çalıştığı kum ocağında iş makinesinin yağ bakımını yaparken Kızılırmak nehrine düştü. Cansız bedenine 26 saat sonra ulaşıldı.
3- Yakup Taşar, 17 yaşında, Antalya Gazipaşa’da işyerinde intihar ederek yaşamına son verdi. Bir süre önce çalışmak için Şırnak Merkez Toptepe Köyü’nden gelmişti.
4- Yusuf Mısri, 14 yaşında, Suriyeli, Konya Beyşehir’de sondaj kuyusu açılırken sondaj makinesi borusunun yerinden çıkarak yüzüne çarpması sonucu hayatını kaybetti.
Görsel: İSİG Meclisi
İSİG Meclisi taleplerini şu şekilde sıraladı:
* Çocuk işçilik yasaklanmalı, mesleki öğrenim çocuk gelişimine uygun bir biçimde planlanmalı ve kamusal kurallar çerçevesi içinde olmalıdır.
* Eğitim her kademede parasız olmalı, müfredat bilimin ışığında ve yaşam ile bağı kuran bir şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.
* Yaşam alanlarımız uyuşturucu ve çeteleşmeden temizlenmeli, çocukların gelişimine uygun bir hale (spor, sanat, kültürel etkinlikler vb.) getirilmelidir.
Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:
“Ancak bunları sistem içinde talep etmek tek başına bir anlam ifade etmiyor. Örgütlenmek, mücadele etmek ve direnmek gerekiyor. Şimdi, çocuklarımızı koruyacak adımları atmanın ve mücadelenin araçlarını yine çocuklarımızla birlikte oluşturmanın zamanıdır.”
İŞÇİLER NEDEN İNTİHAR EDİYOR?
İSİG’e göre işçilerin neden intihar ettikleri şu şekilde açıklanmaktadır:
“Son elli yıldır uygulanan neo-liberal kapitalist politikalar sonucu günde 12 saati geçen uzun çalışma süreleri, ağır ve aşırı çalışma, yoğun çalışma, iş baskısı, geçici işlerde çalışma, uzaktan çalışma, iş stresi, düşük ücret, ücretsiz fazla mesai, performans sistemi vb. gibi çalışma koşulları işçilerin yaşamını ciddi olarak tehdit etmeye başlamıştır. Bu koşullar işçilerin intihar etmesine yol açmaktadır.
İşe bağlı intihar girişiminde bulunmadan önce işçilerde depresyon, tükenmişlik sendromu, kronik yorgunluk ve muhakeme yeteneğini yitirme gibi zihinsel belirtiler görülmektedir. Bu belirtilerin beraberinde baş ağrısı, mide ağrısı, ishal, kabızlık, hafif ateş gibi fiziksel belirtiler de ortaya çıkabilmektedir. Sosyal faaliyetleri çok kısıtlıdır ya da yoktur. Bütün zamanlarını çalışmaya vermişlerdir.
Ortak özelliklerine bakıldığında ise; çalışma yaşamındaki herkeste görülebilmekte, günde 11 saat ve üzerinde çalışma, uzun süre ve tatillerde dahi çalışma, yoğun iş stresi olan işçilerde görülmektedir. Bu durumlara bir de işsizlik nedenli olarak bugününü yaşayamayan, geleceksizleştirilen genç işçilerin intiharlarını da eklemek gerekmektedir.“
İSİG Meclisi; bütün iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğunun bilinciyle, yaşanan işçi ölümlerini ‘iş kazası’ olarak değil ‘iş cinayeti’ olarak tanımlar. Bu noktada işçilerin sağlığının her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce geldiğini savunur. Çalışma ortamında emekçilerin ölümünün, sakat kalmasının, psikolojik ve fizyolojik sağlıklarını kaybetmelerinin gerçek nedenini, emeği sadece artı değer elde etme aracı olarak gören, emekçiyi bütünsel bir insan olarak kabul etmeyen kapitalist sistem olduğunu tespit eder.“