Kepez’de özgül öğrenme bozuklukları semineri düzenlendi

Antalya Kepez Belediyesi tarafından Antalya Bilim Merkezi’nde “Özgül Öğrenme Bozuklukları: Disleksi ve Disgrafi Semineri” gerçekleştirildi. Seminerde, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzman Dr. Merve Günay Ay ile Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım’ın özgül öğrenme bozukluklarına ilişkin bilgiler paylaştı.

Kepez Belediyesi tarafından çocukların öğrenme süreçlerinde yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve aileleri bilinçlendirmek amacıyla “Özgül Öğrenme Bozuklukları: Disleksi ve Disgrafi Semineri” düzenlendi. Seminerde, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzman Dr. Merve Günay Ay ile Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım’ın özgül öğrenme bozukluklarına ilişkin bilgiler paylaştı.

Antalya Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilen seminere katılım sağlandığı, seminerde, Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzman Dr. Merve Günay Ay ile Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım’ın özgül öğrenme bozukluklarına ilişkin bilgiler paylaştığı belirtildi. Uzmanların özellikle erken farkındalığın çocukların gelişim sürecinde kritik rol oynadığının altını çizdiği belirtildi.

“ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ZEKA GERİLİĞİ DEĞİLDİR”

Özel Eğitim Uzmanı Tolga Yıldırım’ın, özgül öğrenme bozukluğunun çoğu zaman disleksi ya da öğrenme güçlüğü olarak bilindiğini ancak tanımlamada daha geniş bir kapsama sahip olduğunu belirttiği ifade edildi. Yıldırım’ın, “Okuma, yazma ve matematik alanlarında çocukların en az altı ay boyunca yapılan müdahalelere rağmen güçlük yaşamaya devam etmesi bu durumu işaret eder. Ancak bu bir zeka geriliği değildir” dediği aktarıldı.

Yıldırım’ın, özgül öğrenme bozukluğunun hafif, orta ve ağır olmak üzere üç düzeyde değerlendirildiğini ifade ettiği, orta düzeydeki çocukların yoğun ve uzun süreli özel eğitim desteği olmadan yeterli akademik beceri kazanmasının zor olduğunu dile getirdiği belirtildi.

Disleksinin erkek çocuklarda kızlara oranla iki kat daha fazla görüldüğünü aktaran Yıldırım’ın, yazma güçlüğü yaşayan çocuklarda harf ve hece karıştırma, imla hataları, sağ-sol karışıklığı ve kendini yazılı ifade etmede zorlanma gibi belirtilerin görülebileceğini, ayrıca matematik alanındaki öğrenme güçlüğü olan (diskalkuli) çocukların sayı kavramlarını anlamakta zorlandığını ve zaman kavramlarında güçlük yaşayabildiğini belirttiği ifade edildi.

Çocuk ve Genç Psikiyatristi Uzman Dr. Merve Günay Ay’ın ise özgül öğrenme bozukluğunun nedenlerine değinerek, durumun yüzde 50-70 oranında genetik temelli olduğunu söylediği, ailelerde bu durumun bulunmasının çocukta görülme riskini beş ila 12 kat artırdığını ifade ederek çevresel faktörlerin de bu süreci etkilediğini belirttiği aktarıldı.

“FARK EDİLDİĞİNDE VAKİT KAYBEDİLMEDEN UZMANA BAŞVURULMALI”

Ay’ın, okul öncesi dönemde konuşma gecikmesi, kelime dağarcığında sınırlılık, renk ve sayı kavramlarını öğrenmede zorluk gibi belirtilerin erken sinyaller olabileceğini dile getirerek, “Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı” dediği kaydedildi.

Ay’ın, tanı sürecinde acele edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, öğrenme güçlüğü tanısı konulmadan önce çocuğun yeterli eğitim alıp almadığının, görme gibi fiziksel sorunlarının olup olmadığının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirttiği, tanı sürecinde zeka testleri ve özel değerlendirme bataryalarının kullanıldığını da aktardığı ifade edildi.

Ay’ın, çocukların okumasına, yazmasına ve aritmetik becerilerine bakıldığının da altını çizerek, okul öncesi çocuklara da farklı testlerle işitsel ve algısal testlerle sonuca ulaşıldığını bildirdiği, okul dönemindeki çocuklar için ise öncelikle yeterli eğitim almış mı, yeterli eğitim almasına rağmen öğrenmemiş mi bunlara bakıldığını sözlerine eklediği aktarıldı.

Söyleşiye katılan her iki uzmanın da özgül öğrenme bozukluğunun uzun soluklu bir süreç olduğunu ve tedavide aile, okul, öğretmen ve uzman iş birliğinin büyük önem taşıdığını vurguladığı, ayrıca bu tanıyı alan öğrencilerin eğitim hayatında ek süre, bireysel sınav ortamı gibi çeşitli haklara sahip olduğunun da hatırlatıldığı belirtildi.

Kepez Belediyesi Bülten.