
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Antalya Şubeler Platformu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verilerine karşı Antalya Defterdarlığı önünde basın açıklaması ve oturma eylemi yaptı. Yapılan açıklamada, “TÜİK’in açıkladığı enflasyon mu yoksa emekçilerin yaşadığı hayat pahalılığı mı daha gerçekçi?“ denildi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, 2025 yılı Aralık ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 0,89 arttı. Yıllık enflasyon, bir önceki yılın Aralık ayına kıyasla yüzde 30,89 olarak gerçekleşti. On iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 34,88 oldu.
Açıklanan enflasyon verileriyle birlikte kamu çalışanları ve emeklilerin zam oranları da netleşti. Buna göre işçi emeklilerinin maaşları yüzde 12,18 oranında artarken, kamu çalışanları ve kamu emeklileri yüzde 18,60 oranında zam alacak.
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda yıllık fiyat artışları; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 28,31, ulaştırmada yüzde 28,44 ve konutta yüzde 49,45 olarak kaydedildi. Bu grupların yıllık enflasyona etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 7,07, ulaştırmada yüzde 4,36 ve konutta yüzde 7,52 oldu.

“MAAŞLARIMIZ HER AY GİTTİKÇE ERİRKEN YOKSULLUĞUMUZ GÜNDEN GÜNE ARTTI”
Açıklanan enflasyon verilerine karşı KESK Antalya Şubeler Platformu bugün (5 Ocak) saat 11. 45’te Antalya Defterdarlığı önünde basın açıklaması ve oturma eylemi yaptı. Basın açıklamasını KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Devrim Mol okudu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Gözümüzü iğneden ipliğe her şeye yapılan zam fırtınası ile açtığımız, bir yılı, 2025 yılını geride bıraktık. Yıllardır devam eden yoksullaştırma politikalarından 4 milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak bizler de payımıza düşeni aldık. 2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine emeği ile geçinen milyonlar için, bizler için adeta bir kâbus yılı oldu. Maaşlarımız her ay gittikçe erirken yoksulluğumuz günden güne arttı.”
2025 yılı geride bırakılsa da çalışanların sorunlarının devam ettiği ifade edilen açıklamada, “Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon olarak açıkladılar. Maaş artışlarımızı TÜİK’in bu sahte verileri ile sınırladılar. Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, bizleri, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler” denildi.
Açıklamada, iktidar temsilcileri, yetkili konfederasyon yönetimi ve Hakem Kurulu’nun oluşturduğu yapı tarafından yapılan toplu sözleşmelerde, Merkez Bankası’nın gerçekleşmeyen enflasyon tahminlerinin esas alındığı savunuldu. Altışar aylık dönemler halinde yapılan maaş artışlarının, daha ilk aylarda TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının dahi altında kaldığı öne sürüldü. Bu nedenle çalışanların uzun süre enflasyon farkı beklemek zorunda kaldığı belirtilirken, son iki yılda maaşların reel olarak yaklaşık yüzde 20 eridiği ifade edildi.
TÜİK’in açıkladığı verilere göre, 2025 yılı Aralık ayında enflasyon aylık bazda yüzde 0,89, yıllık bazda yüzde 30,89 oldu. Son altı aylık enflasyon yüzde 12,19 olarak hesaplanırken, kira artışlarında esas alınan on iki aylık ortalama enflasyon oranı yüzde 34,88 olarak açıklandı.
Öte yandan, bağımsız iktisatçılardan oluşan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) aynı gün yayımladığı verilere de dikkat çekilen açıklamada, ENAG’a göre Aralık ayında enflasyonun aylık yüzde 2,11, yıllık yüzde 56,14 arttığı hatırlatıldı.

KESK Antalya Şubeler Platformu açıklamasında, TÜİK ve ENAG verileri arasındaki farklara vurgu yapılarak, “TÜİK’in açıkladığı enflasyon mu yoksa emekçilerin yaşadığı hayat pahalılığı mı daha gerçekçi?” sorusu yöneltildi. Hükümet yetkililerinin “enflasyon düştü” yönündeki açıklamalarına atıfta bulunulan açıklamada, işçiler, emekçiler ve emekliler açısından hissedilen enflasyonun düşüp düşmediğinin sorgulanması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, 2024 yılı resmi enflasyonunun yüzde 44,38 olarak açıklandığı hatırlatılarak, buna rağmen 2025 yılı asgari ücretinin yaklaşık 15 puan altında, yüzde 30 oranında artırıldığı belirtildi. TÜİK’in 2025 yılı yıllık enflasyonu yüzde 30,89 olarak açıklamasına karşın, asgari ücretin 10 gün önce yüzde 27 oranında artırıldığı ve açlık sınırının altında bırakıldığı ifade edildi.
ASGARİ ÜCRETLİLERİN AYLIK 569 TL, YILLIK İSE 6 BİN 828 TL KAYBINA YOL AÇTI
TÜİK’in kendi verileri esas alınmış olsaydı asgari ücretin 28 bin 931 TL olması gerektiği belirtilen açıklamada, bu durumun asgari ücretlilerin aylık 569 TL, yıllık ise 6 bin 828 TL kaybına yol açtığı savunuldu.
KESK Antalya, kayıpların yalnızca asgari ücretlilerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, TÜİK verilerine göre SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin maaşlarının son altı aylık enflasyon oranında, yani yüzde 12,19 artırılacağını hatırlattı. Kamu emekçileri ve emeklileri açısından ise yüzde 6,19 enflasyon farkı oluştuğu, Hakem Kurulu kararıyla belirlenen yüzde 11’lik zam ve taban maaş artışıyla birlikte toplam artışın ortalama yüzde 17,48 düzeyinde kaldığı ifade edildi. Açıklamada, bu artışın geçmiş altı ayın enflasyonunu telafi ettiği, 2026 yılına fiilen ortalama yüzde 12,5 zamla girildiği belirtildi.
Basın açıklamasında, aynı dönemde temel harcamalardaki artışlara da dikkat çekildi. 1 Ocak itibarıyla toplu taşıma ücretlerine yüzde 35, sağlıkta katılım payları ve muayene ücretlerine yüzde 30, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine ortalama yüzde 22, MTV ve damga vergisine yüzde 19 zam yapıldığı hatırlatıldı. Kira artış oranının ise TÜİK verilerine göre yüzde 34,88 olacağı ifade edildi.
Örnek verilen bir hesaplamada, 55 bin TL maaş alan ve 25 bin TL kira ödeyen bir kamu emekçisinin Ocak ayı itibarıyla maaşının 64 bin 614 TL’ye çıkacağı, ancak kirasının 33 bin 720 TL’ye yükseleceği belirtilerek, maaş artışının neredeyse tamamının kiraya gideceği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle alım gücünün düştüğü, en düşük memur maaşıyla alınabilen ekmek sayısının son bir yılda azaldığı ifade edildi. Bir yıl önce 10 TL olan ekmekle en düşük memur maaşıyla 4 bin 370 adet ekmek alınabilirken, bugün 15 TL’ye çıkan ekmek fiyatı karşısında bu sayının 4 bin 307’ye düştüğü belirtildi. Bu durumun, en düşük maaş alan memurun sofrasından aylık 1.890, günlük 63 ekmek eksilmesi anlamına geldiği kaydedildi.
MEMUR MAAŞIYLA 18 ÇEYREK ALTIN ALINABİLİRKEN BUGÜN 7 ÇEYREK ALTININ DAHİ ALINMIYOR
Gelir vergisi uygulamalarının da eleştirildiği açıklamada, yeniden değerleme oranının altında tutulan vergi dilimleri nedeniyle maaş artışlarının önemli bir bölümünün vergi yoluyla geri alındığı ifade edildi. Son 10 yılda alım gücündeki düşüşe dikkat çekilerek, geçmişte ortalama memur maaşıyla 18 çeyrek altın alınabilirken bugün 7 çeyrek altının dahi alınamadığı belirtildi.
Açıklamada, bütçesine ilişkin değerlendirmesinde ise kamu kaynaklarının emekçiler yerine sermaye ve faiz ödemelerine aktarıldığını savundu. Açıklamaya göre 2026’da her dakikada 186 asgari ücret tutarında kaynağın faize, 145 asgari ücretin savunma ve güvenlik harcamalarına, 50 asgari ücretin teşvik olarak sermayeye ve 19 asgari ücretin kamu-özel işbirliği projeleri kapsamında müteahhitlere aktarılacağı ifade edildi. Saray harcamalarının ise dakikada 1,5 asgari ücrete karşılık geldiği belirtildi.
Açıklamada, “Bu sefalete ve kölelik düzenine alışmayacağız” diyerek, emekçilerin insanca yaşam koşulları talebini sürdüreceklerini vurguladı.
Açıklamada tüm kamu emekçilerini ve toplumun geniş kesimlerini ortak mücadeleye çağırıldı. Platform, mevcut ekonomik ve çalışma koşullarının emekçiler açısından sürdürülemez hale geldiğini belirterek, insanca yaşam ve adil çalışma düzeni talebini yineledi.
Açıklamada, ayrım yapılmaksızın tüm kamu emekçilerinin; en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarıldığı, insanca yaşamaya yetecek bir ücret düzeyinin sağlandığı bir çalışma düzeni için birlikte mücadele etmesi gerektiği vurgulandı. Güvenceli istihdam ve güvenli gelecek talebinin altı çizilirken, demokratik ve adil bir çalışma yaşamının, halktan yana bir kamu hizmetinin vazgeçilmez olduğu ifade edildi.
KESK Antalya Şubeler Platformu, grev hakkının önündeki engellerin kaldırıldığı, gerçek bir toplu pazarlık sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, bu talepler etrafında omuz omuza verilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada, çağrının yalnızca kamu emekçilerine değil, “sömürü düzeninin çarkları altında ezilen” tüm kesimlere yönelik olduğu ifade edildi. Yoksulluk ve sefalet düzenine karşı artık “yeter” deme zamanının geldiği belirtilerek, herkesi insanca yaşayacak ücret, güvenceli iş ve güvenli gelecek için ortak mücadeleye davet edildi.





