
Antalya’nın ve tüm Akdeniz’in denizleri son zamanlarda sıklıkla mikroplastik ve makroplastik konusuyla gündemde yerini koruyor. Atık sorunun tüm Akdeniz’i kirletecek boyuta geldiği uzmanlar tarafından açıklanan noktada Muratpaşa Belediyesi’nin Ödüllü Atık Toplama Projesi olan “Çevreci Komşu Kart” çalışmasını ele aldık. Projeye ve atık konusunda mücadeleye ilişkin ilgili kişiler Antalya Kent Haber’e değerlendirmede bulundu.
Ayşegül Erkaya Arslan
Antalya’nın ve tüm Akdeniz’in denizleri son zamanlarda sıklıkla mikroplastik ve makroplastik konusuyla gündemde yerini koruyor. Uzmanlar, ilgili meslek odaları Sağlık Bakanlığı’nın denizlerin durumuna yönelik bilimsel bir çalışması yapması ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması yönünde taleplerini bir süredir yineliyor. Atık sorunun tüm Akdeniz’i kirletecek boyuta geldiği uzmanlar tarafından açıklanan noktada, Muratpaşa Belediyesi tarafından on yıl sürdürülen Ödüllü Atık Toplama Projesi olan “Çevreci Komşu Kart” çalışmasını ele aldık. Belediye, on yıl boyunca Ödüllü Atık Toplama Projesi olan “Çevreci Komşu Kart” uygulamasıyla “25 milyon 812 bin 921” kilogram atığı geri dönüşüme kazandırdığını açıkladı.
Muratpaşa Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğünde Birim Sorumlusu ve Çevreci Komşu Kart Proje Koordinatörü Ercan Turan projeyi ve süreçte yaşananları aktardı. Uygulamaya dahil olarak atıklarını ayrıştırarak teslim eden iki ayrı mahalleden Aylin Urgan ve Şimal Ertek projeye yönelik görüşlerini, atık ayrıştırma noktasında düşüncelerini anlattı.
Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Güray Doğan, Türkiye’deki geri dönüşüm sisteminin nasıl işlediğini sistemde yaşananlar sorunları, doğru bir atık yönetiminin nasıl işletilmesi gerektiğine yönelik değerlendirmelerini Antalya Kent Haber’e anlattı.

ÇEVRECİ KOMŞU KARTLARA ON YILDA TOPLAM “13 MİLYON 111 LİRA BAKİYE”
Belediyenin “Çevreci Komşu Kart” projesiyle on yılda 25 milyon 812 bin 921 kilogram atığın geri dönüşüme kazandırıldığı ve hanelerden atıklarını ayrıştıran yurttaşlara verilen çevreci komşu kartlara toplamda 13 milyon 111 lira bakiye yüklendiği belediye tarafından projenin sonlandırıldığı Temmuz 2026’da açıklanmıştı.
BELİRLENEN İKİ PİLOT MAHALLEYLE ÇALIŞMALARA BAŞLANDI
Projenin başlaması, ilerleyen süreçler ve sona erdirilmesi sürecine ilişkin Muratpaşa Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü’nde Birim Sorumlusu ve Çevreci Komşu Kart Proje Koordinatörü Ercan Turan gelişmeleri anlattı. Turan, “Çevreci Komşu Kart” proje fikrinin Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın fikriyle ortaya çıktığını, Uysal’ın seçim çalışmalarında halka verdiği söz kapsamında seçimden sonra da projeyi hayata geçirdiğini ifade etti.

Hayata geçirilen ödüllü atık projesinde, atıkları toplama işinin belediye tarafından değil anlaşma yapılan lisanslı atık firmaları tarafından gerçekleştiğini açıklayan Turan, belediye olarak koordinasyon kısmında yer aldıklarını, bu kısımda para ödeyen bir finans kaynağı oluşturmadıklarına dair şunları söyledi:
“Burada hem atıkları toplattık hem vatandaşa para verdik ama bunu hep atığı toplayan firmalar üzerinden yaptık yani bu lisanslı firmalar bunu böyle her firmayla da yapamıyorsunuz zaten.”
Projenin, ilk hayata geçtiği dönem ve sonraki dönemlerde farklı aşamalardan geçmek durumunda kaldığını ifade eden Turan, ambalaj atıklarının ilk etapta toplanmasının yönetmelikte “bedelsizlik” ilkesinde olduğunu, bu ilkeye göre de ödüllü bir sistem kurulamadığını, bunun için de projenin ilk aşamalarında atığın karşılığında bir ödül değil, ayrıştırma ödülü olan “ayrıştırma teşvik ödülü” verildiğini ifade etti.
Turan, bu ödüle göre ambalaj atıkları değil, evde verilen emeğin karşılığında bir ödül olduğunu açıkladı.
2016’DA ÇALIŞMALARA BAŞLANDI
Projenin aşamalarından bahseden Turan, projenin Nisan 2016’da iki mahallede pilot uygulamayla başladığını söyledi. Proje hazırlığında bir- bir buçuk yıl kadar nasıl toplama yapılacağı, kaç araçla yapılacağı, mahallerin nüfusunun ne olduğu, saha analizi, teknik analiz gibi çalışmaların gerçekleştiğini ifade etti.
BİLGİLENDİRME ÇALIŞMALARI VE KART DAĞITIMLARI
Turan, belirlenen pilot mahallelerde kartların basılmasının ardından hanelerin gezilerek bilgilendirme çalışması yaptıklarını aktardı. Bilgilendirme çalışması öncesinde buna yönelik iletişim çalışmaları da aldıklarından bahsetti.
Kart basımlarının tamamlanmasıyla mahallerin atıkları teslim alma toplama programlarının, toplama saatlerinin belirlendiğini, ardından bilgilendirme çalışmalarına geçildiğini ifade eden Turan, bilgilendirme kısmındaki konuşmayı şu şekilde örneklendirdi:
“Bu kartınız, bundan sonra ambalaj atıklarınızı artık ödüllendirme sistemiyle alıyoruz, bu kapsamda da pazartesi günü saat 10.00’da sokağınıza araç gelecek. Atıklarınız (kağıt, plastik, metal, cam…) olarak ayrı biriktirdiğinizde personelimiz tartacak, her atık verdiğiniz miktarlar üzerinden de bir ödül alacaksınız. Bu ödüllerde markette alışveriş yapabileceksiniz.”
PROJEYE DAHİL OLAN ERTEK: “ORTALAMA AYLIK 300 400 TL GİBİ BİR BAKİYE YÜKLENİYORDU”
Meydan Kavağı Mahallesi’nden iki yıldır projeye dahil olarak atıklarını teslim eden Şimal Ertek, Çevreci Komşu Kart’a yönelik olumlu bulduğunu düşündüğü noktalardan bahsetti. Belediyenin projesi öncesinde de atıklarını ayrıştırdığını ifade eden Ertek, öncesinde atıklar için yer aradıklarını parkın kenarına taşıdıklarını ancak bu işlemlerin taşıma noktasında araç olmamasıyla zor olduğunu açıkladı.

Projenin atıkların çeşitliliğini kabul etme noktasında da imkan sunduğunu ifade eden Ertek, “kablo atıkları, yağ atıkları…” gibi çeşitliliğin ve hane önüne gelerek atıkların ilgililer tarafından teslim alınmasının işleri daha kolaylaştırdığını söyledi.
Ertek, atıkları ayrıştırma noktasında belirlenen günlere kadar atıkları ayrı ayrı poşetlerde biriktirerek balkonda muhafaza ettiklerini, belediye tarafından yayımlanan listeden araçların kendi mahallelerine geliş saatleri kontrol edilerek ona göre atıkların teslimini yaptıklarını açıkladı.
Ödüllü kart projesi olarak atık miktarında biriken ödüllerin tutara dönüşmesi noktasında elde edilen ekonomik gelirden bahseden Ertek, miktarların aylık 300 400 TL gibi olabildiğini bu miktarlarla da eve gereken belli başlı temel gıdaların alındığını ifade etti.
Ertek, projeye yönelik düşüncesinde sürece herkesin dahil olması gerektiğini, buna yönelik sadece kendi balkonlarında ayrıştırdıkları atıkların çokluğunu gördüklerinde ne kadar çok atık olduğunu fark ettiklerini ifade etti. Kendi oturduğu tüm sitenin yapması gerektiğini düşündüğünü belirten Ertek, durumun böyle olmadığını çoğunluğun kendi kolayına geldiği şekilde atıkları ayrıştırmadan bıraktığını ifade etti.
PROJENİN SONA ERMESİNE YÖNELİK: “KİTLE YARI YARIYA DÜŞECEK”
Ödüllü uygulamanın sona ermesine yönelik düşüncelerini paylaşan Ertek, atıklarını ayrıştırmaya devam eden kitlenin yarı yarıya düşebileceğini, çünkü para ile ilgili olarak da atıkları ayrıştıranların olduğunu düşündüğünü söyledi. Ancak bu durumun bilincinde olan ve çocuklarıyla inerek atıklarını birlikte teslim eden insanlar da olduğunu o noktada güzel bir görüntü olduğunu belirtti.
Ertek, atıkların karşılığında ödüllü olmasının kendisi için bir motivasyon olup olmadığı noktasında ücret olmasının bir şey ifade etmediğini, kendisi için motivasyonun araçla kapıdan alınması diğer türlü arabasız atıkların ilgili yerlere bırakılmasının zor olduğunu dile getirdi.
KOMŞU KARTTAN GELEN BAKİYEYLE SMA BEBEKLERİNE BAĞIŞ
Demircikara Mahallesi’nde yaşayan uygulamaya dahil olarak atıklarını olabildiğince teslim ettiğini açıklayan Aylin Urgan 30 yıldır ayrıştırma yaptığını bu sistemin gelmesi için yıllarca kendisinin de her yerde talebini dile getirdiğini söyledi.

Urgan, “Çevreci Komşu Kart” uygulamasının başladığı tarihten itibaren on yıldır, atıklarını teslim ettiğini ödüllü kartı da ilk açıldığı zamandan kullandığını ancak tutarların oldukça düşük olduğunu bu nedenle birçok kişinin atık ayrıştırma sürecini sürdürmediğini gözlemlediğini ifade etti.
“ÜCRET DÜŞÜKLÜĞÜ NEDENİYLE VAZGEÇENLER ÇOĞUNLUKTA”
Urgan, ücret gelmeden önce kimsenin ayrıştırmadığını ücret geldiğinde de ilk etapta herkesin atıklarını verdiğini ancak zamanla ücret düşüklüğünden dolayı vazgeçenlerin çoğunlukta olduğunu ifade etti.
Kartında oluşan bakiyenin zaman zaman değişkenlik gösterdiğini aylık 100 TL de 500 TL de olabildiğini, tutarı gönüllü olduğunu belirttiği SMA bebeklerine yönelik bağışta bulunarak değerlendirdiğini aktardı. Urgan, kart sisteminin tekrar geri gelmesini ancak ücretlerin yükseltilerek gelmesinin daha iyi olacağını ifade etti.
“EKONOMİK DEĞERİ OLAN GERİ DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR TÜM ATIKLAR PROJEYE DAHİL OLDU”
Ercan Turan, “Çevreci Komşu Kart” projesinde bitkisel atık, elektronik atık gibi atıkların da yıllar içinde projeye dahil edilerek atık durumunun çeşitlendirildiğini ekonomik değeri olan geri dönüştürülebilir atık gruplarının projeye süreç içerisinde dahil edildiğini söyledi.
Projenin sona ermesine giden süreçte çeşitli olumsuzluklarla karşılandığını ifade eden Turan, bu süreçte 2019 yılında sıfır atık yönetmeliğinin değiştiğinden bahsetti:
“İşi verirken şunu söylüyoruz alan firmalara, hanelerden ve kamu kurumlarından çevreci komşu kartta toplarken işletmelerden bedelsiz atık toplayacaksınız, bizim projemizi buradan finanse edebilirsiniz. Yani, siz belki hanelerden atıkları toplarken zarar edebilirsiniz, atık miktarları sizin istediğiniz gibi olmayabilir ama burada işte market var oteli var, hastane var buralardan bedelsiz topluyorsunuz.”
Ancak sıfır atık yönetmeliğinin çıkmasıyla projenin olumsuz etkilendiğini sıfır atık belgesi alan işletmelerin atıklarını lisanslı firmalara satabildiğini, bu noktada da zincir marketlerin kendi atıklarını toplayanların ve görüp satanların olduğu bu şekilde de “Çevreci Komşu Kart” projesinin olumsuz etkilendiğini ifade etti.
ÇEVRECİ KOMŞU KART PROJESİNDE YILLARA GÖRE GELİŞMELER
2016 Nisan’da iki pilot mahallede uygulamaya başlanan projede aynı içerisinde toplanan atık miktarının hanelerde 40 kat artığı açıklandı. Bu yıl kartlarda biriken puanların anlaşmalı marketlerde ve sinemalarda harcandığı belirtildi.
2017 yılında pilot mahallelerde projenin çok kısa sürede başarılı olduğu ve ilçenin 55 mahallesinde uygulanmaya başladığı açıklandı.
2018 yılında elektronik atıkların proje kapsamında toplanmaya başlandığı belirtildi, 20 bin 970 adet elektronik atığın toplandığı belirtildi.
2019 yılında atık çeşitliliğin artırılarak bitkisel atık yağların da projeye dahil olduğu, 121 bin 567 litre bitkisel atık yağın toplandığı açıklandı.
2020 yılında pandeminin olumsuz koşullarında da projenin hijyen koşullarında devam ettiği belirtildi. Aynı yıl içerisinde Antalya Valiliği ile ortak proje gerçekleştiği Ekim 2020 itibariyle kamu kurumlarının da projeye dahil edildiği açıklandı. Bu kapsamda 474 kamu kurumu yerleşkesinde Çevreci Komşu Kart ile ambalaj atıkları, eloktronik atıklar, bitkisel yağlar ve tekstil atıklarının toplandığı belirtildi.
2021 yılında, beş yılın sonunda yeni dönem başladığı, yeni dönemde komşu kartlara “para kart” özelliği tanımlandığı açıklandı. 623 bin 500 kilogram tekstil atığının toplandığı açıklandı.
Temmuz 2026’da sona erdiği duyurulan projede on yılda 25 milyon 812 bin 921 kilogram atığın geri dönüşüme kazandırıldığı, hanelerden atıklarını ayrıştırarak uygulamaya dahil olan ilçe sakinlerinin kartlarına da toplamda 13 milyon 111 lira bakiye yüklendiği duyuruldu.
BAKANLIĞIN ATIK PROJESİ BAŞLADI
“Çevreci Komşu Kart” projesinin sona erdiği açıklandığı Temmuz 2026 tarihiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kuruluşu olan Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Depozito Yönetim Sistemi (DYS) başlattığını duyurmuştu.
Turan, TÜÇA’nın başlattığı DYS’nin de Muratpaşa Belediyesi’nin ödüllü atık toplama projesini olumsuz etkilediğini söyledi:
“2026 yılında zorunlu depozito sisteminin çıkması, bu süreçte tabii 2026 yılına kadar firma değişikliklerinin yaşanması belirli süreçlerde en son 2024’te yeni bir firma değişikliğimiz oldu. Bu her değişiklik projeyi geriye götürdü maalesef.”
Sıfır atık mevzuatında yaşanan değişiklikler, Bakanlığın kuruluşu olan TÜÇA’nın başlattığı çalışma lisanslı firmaların Muratpaşa Belediyesi’ne olan çalışmalarını etkilediğini ifade eden Turan, atık noktasında insanların halihazırda gönülden yapmadığını firmalar tarafından yaşanan aksaklıkların da projeyi sonlandırma noktasına getirdiğinden örnekleriyle şu şekilde bahsetti:
“Artık araba gelmiyor, niye geç geldi? Araç firma orada işte aracı geç girdi mi çocuk sahadaki personel siz ne kadar yaparsanız yapın personele dayalı bir iş yapıyorsunuz adam orada saatine uymadı mı sizin belirlediğiniz rotaya, vatandaş bir bekler iki bekler üçte seninle uğraşacağım deyip atığı vermez böyle küsüp gidenler oldu işte”
Turan, ayrıca Antalya’nın sıcak iklim koşullarında hem araçlarla alan kişiler hem de atıkları teslim eden kişiler için zor şartlar olduğunu, yanı sıra ücretlerin az olmasının da atıklarda oranların düşmesine sebep olduğunu bu nedenlerin de projenin sonlandırılmasında etkili olduğunu açıkladı.
GERİ DÖNÜŞÜME SİSTEMİNE YÖNELİK SORUNLAR
Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Güray Doğan, Türkiye’de geri dönüşüm kapsamında yaşanan sorunlara yönelik açıklama yaptı. Doğan, öncelikli sorunların sistemsel sorunlar olduğunu, bunun başlıca nedenlerinin ise plansızlık ve halkla doğru iletişime geçilememesiyle ilgili olduğundan bahsetti.

“BELEDİYELERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ HALKI GERİ DÖNÜŞÜME DAHİL EDEN ÇALIŞMALAR YAPMIYOR”
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Doğan, belediyelerin büyük bölümünün halkı geri dönüşüm sürecine dahil eden çalışmalar yapmadığını, halkın doğru ayrıştıracağına yönelik inançları olmadığını ve buna yönelik başlangıçtan itibaren bir savunma mekanizması kurduklarını söyledi. Bu şekilde çalışan belediyelerin kendi atıklarını topladıktan sonra ya büyükşehir aracılığıyla ya da kendi ara istasyonları aracıyla ayrıştırma noktasına gittiğini ifade etti.
“YURTTAŞLARIN BAŞTAN YANLIŞ İŞ YAPTIĞI DÜŞÜNÜLÜYOR”
Doğru ayrıştırılan atıkların da hepsinin bir arada toplanarak belediyeye çoğu yerde birlikte gönderildiğini belirten Doğan, “Yurttaşların baştan mutlaka yanlış bir iş yaptığı düşünülerek” hareket edildiğini, belediyelerin de buna yönelik kurduğunu belirttiği savunma mekanizmasının da “Halk yanlış ayırmıştır, ya da benim aracım yok, her gün araç mı çıkaracağım” şeklinde olduğunu ifade etti.
Açıklamasının başlangıcında geri dönüşümle ilgili sistemsel sorunlar yaşandığını ifade eden Doğan, diğer bir sorunun da geri dönüştürülebilir logolu atık ambalajlarına yönelik olduğunu daha sadeliğe giderek anlaşılır olması gerektiğini ifade etti.
Geri dönüşüm kutularında da aynı sorunların yaşandığını belirten Doğan, kurumların birçoğunda sekiz ayrı geri dönüşüm kutusu olduğu renkleri ve modellerinin belli olduğu ancak kutuların üzerindeki işaretlerin birbirini tutmadığını bu noktada sadeliğe ihtiyaç olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Mesela ambalaj atığının üzerindeki geri dönüştürülme işaretiyle o kutuların üzerindeki hangi kutuya atacaksınız? Sekiz kutunun içerisindeki hangisine atacaksınız bunlar uyuşmuyor. İnsanların bunu kolaylıkla ayırt etmesi lazım kaldı ki bunların ayrı ayrı toplanarak bertaraf edilmesi lazım.”
Doğan, belediyelerin kendi sınırları içerisindeki sorunlara baktığını ancak bu durumun çözüm odaklı yaklaşımı beraberinde getirmediğini, gerektiğinde iki belediyenin ortaklaşa bir soruna yönelik çözüm üretmesinin daha geniş çaplı çözümü sağlayacağını ifade etti.
Doğan buna yönelik şunları söyledi:
“Her şeyi bir de mikro ölçekte çözmeye çalışıyoruz, mesele Konyaaltı sınırları içerisindeki sorunları Konyaaltı Belediyesi çözsün istiyoruz ya da Muratpaşa sınırlarındaki Muratpaşa Belediyesi çözsün istiyoruz, belki iki belediye birlikte çalışırsa daha doğru bir yaklaşım sergileyecek bunu Büyükşehir Belediyesi kanalıyla ele aldığımız zaman yönettiğimiz zaman daha doğru bir sonuçla belki karşılaşacağız.”
TÜÇA’NIN BAŞLATTIĞI DYS’YE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Geri dönüşüme yönelik, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kuruluşu Türkiye Çevre Ajansı’nın (TÜÇA) başlatmış olduğu Depozito Yönetim Sistemi’nden (DYS) bahseden Doğan sistemin yeterli, kullanışlı ve atıklar açısından kapsayıcı olmadığını açıkladı.
“NEDEN HERKES TELEFON VEYA İNTERNET KULLANMAK ZORUNDA?”
DYS’yi kullanmak için bir akıllı cihaz, internet ve uygulamayı indirmeye gerek olduğunu belirterek neden herkesin bu telefon veya internet kullanmak zorunda olduğunu ifade etti. Burada da sadeliğe ihtiyaç olduğunu ayrıca uygulamanın üç kategoride atıkları aldığını bunun da atık yönetimi konusunda kapsayıcılıktan uzak bir yaklaşım olduğunu ifade etti.
Ayrıca bu tarz bir sistemin, halihazırda çalışan uygulamaları ve halkın atık yönetimine bakışını etkileyerek engelleyeceğini belirten Doğan, “Diğerlerini niye toplayayım, neden belediyeye vereyim” şeklinde sorunlar ortaya çıkabileceğini belirtti.
DYS’NİN MURATPAŞA’NIN SİSTEMİNİ ETKİLEDİĞİ AÇIKLAMASI
Doğan, TÜÇA’nın yapmış olduğu DYS’nin belediyelerin işi olması gerektiği hali hazırda bunu yapan belediyelerin de işini de engellediğini Muratpaşa Belediyesi’nin “Çevreci Komşu Kart” projesinde sona gelinmesinde bu durumun payı olduğuna yönelik şu açıklamaları yaptı:
“Bu belediyenin işi olması gerekirken birden TÜÇA çıkıyor diyor ki ben depozito yönetim sistemi kendim marketlere bir şey koyuyorum takibini ben yapıyorum diyor, bunun olmaması lazım. ‘Ben şimdi üçünü alırım geri kalanını almam diyor’ bu sefer geri kalanın da toplanması da imkansız hale geliyor, belediyelerin sistemi de çökmüş oluyor Muratpaşa Belediyesi’nin sistemi de bu şekilde çökmüş oluyor.”
DOĞRU BİR ATIK SİSTEMİ NASIL OLABİLİRDİ?
Doğan, daha sadece ve kullanılabilir bir atık sisteminin yapılabileceğini bunun için akıllı cihazlara, internete uygulamaya gerek olmadan marketlere konulacak atıkları toplayacak başlat düğmesine basılarak uygulanacak bir sistem olabileceğini söyledi. Böyle bir sistemde atık atıldığı an o gün içerisinde markette kullanmak şartıyla indirimli fiş verilebileceğini bu şekilde daha kullanışlı olabileceğini açıkladı.
ON YILLIK DENEYİM NEYİ GÖSTERİYOR?
Muratpaşa Belediyesi’nin on yıllık ödüllü atık uygulaması, yalnızca atıkların toplanmasının değil, yurttaşların sürece dahil edilmesinin, sisteme kolay erişebilmesinin ve farklı atık çeşitlerinin sürece dahil edilmesinin de atık yönetimi açısından önemli olduğunu gösteriyor. Proje, yurttaşların atıklarını ayrıştırmaya yönelik teşviklerin ve “atıkların kapıdan alınması” gibi kolaylıkların katılım açısından önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Ancak teşviklerin her açıdan yeterli olmaması, ücretlendirmedeki yetersizlik, yurttaşların araçları beklemek durumunda kalabilmesi ve Antalya’nın iklim koşulları, sistemin sürdürülebilirliği açısından sınırlılıkları da ortaya koyuyor.
Bu çalışma, gelecekte kurulacak atık yönetimi sistemlerinin mevcut uygulamanın kısıtları ve olumlu yönleri ele alınarak, yurttaşlar ve ilgili kurumlarla koordinasyonu gözeten, erişilebilir ve sürdürülebilir bir yapıda tasarlanması gerektiğine işaret ediyor.
Bu haber, çözüm odaklı gazetecilik kapsamında hazırlanmıştır. Çözüm gazeteciliği; toplumsal sorunların yanı sıra bu sorunlara yönelik geliştirilen çözümleri, bunların etkilerini ve sınırlılıklarını araştıran bir habercilik yaklaşımıdır.





