
Myra Antik Kenti’nin konumu, tarihçesi, kaya mezarları, tiyatrosu ve UNESCO Geçici Listesi’ndeki yerine ilişkin bilgiler bu haberde.
Antalya’nın Demre ilçesinde yer alan Myra Antik Kenti, Likya Birliği‘nin altı büyük kentinden biri olarak tarihte önemli bir yere sahip. M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren varlığını sürdüren kent, Likya dönemi kaya mezarları, Roma dönemi tiyatrosu ve Aziz Nikolaos Kilisesi (Noel Baba) ile tanınıyor. Likya uygarlığının antik kentleri kapsamında 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kaydedilen Myra, Likçe yazıtlarda “Myrrh” adıyla anılmaktadır. Peki, Myra Antik Kenti nerede ve nasıl gidilir?
MYRA ANTİK KENTİ NEREDE?
Myra Antik Kenti, Antalya ilinin Demre ilçe merkezi ve civarında, aynı adı taşıyan ova üzerinde yer alıyor. Kentin denizle bağlantısı Myros Nehri’nin (Demre Çayı) batısındaki ulaşıma elverişli kanalla sağlanmıştır. Kanalın diğer yanında yer alan Andriake (Çayağzı) Limanı’ndan bölgenin deniz ulaşımı ve ticareti yürütülmüştür.
MYRA ANTİK KENTİ TARİHİ
Kaya mezarları ile Likçe yazıtları ve sikkeler, Myra’nın M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Strabon’un verdiği bilgiye göre Myra, Likya Birliği’nin altı büyük kentinden biridir. Likya Birliği’nde üç oy hakkına sahip olan Myra, “en parlak kent” unvanıyla anılmıştır.
M.S. 2. yüzyıl, Myra’nın büyük bir gelişmeye sahne olduğu dönemdir. Likya Birliği’nin metropolisi olan şehirde, Likyalı zengin kişilerin yardımlarıyla birçok yapı inşa edilmiş ve onarılmıştır.
Bizans döneminde Myra, dini yönden olduğu kadar idari yönden de önde gelen şehirlerden biri olmuştur. Günümüze kadar ulaşan ününü, Aziz Nikolaos’un (Noel Baba) M.S. 4. yüzyılda şehrin piskoposu olmasına ve ölümünden sonra aziz mertebesine ulaşıp adına kilise yapılmasına borçludur. M.S. 5. yüzyılda Likya eyaletinin başkenti olan Myra, Aziz Paulus ve arkadaşlarının uğradıkları şehir olması nedeniyle Hristiyanlık açısından da ayrı bir önem taşımaktadır.
Myra, 7. yüzyıldan itibaren deprem, su baskını ve Demre Çayı’nın getirdiği alüvyonlar ile Arap akınları sebebiyle önemini yitirmiş ve 12. yüzyılda küçük bir yerleşime dönüşmüştür.
MYRA ANTİK KENTİ KALINTILARI
Günümüz kalıntılarını, akropolün güney eteğinde yer alan tiyatro ile her iki yanında bulunan kaya mezarları oluşturuyor.
Tiyatro: Akropolün güney eteğinde yer alan tiyatro, iyi korunmuş bir Roma dönemi tiyatrosunun özelliklerini yansıtıyor. Sahne binası ikinci katın yarısına kadar ayaktadır.
Kaya Mezarları: Tiyatronun hemen iki yanında kabartmalı veya düz kaya mezarları yer alıyor. Likyalıların ahşap ev mimarisinin kaya mezarlarına en iyi uyarlanmış örnekleri olan Myra mezarlarının içinde, ölüyü ve yakınlarını betimleyen kabartmalı mezarlar bulunuyor. Kabartmalı veya kitabeli birçok kaya mezarı, kayalığın güneye bakan yüzünde üst üste veya yan yana sıralanmaktadır.
Sur Kalıntıları: Yapılan araştırmalara göre bugün oldukça sağlam durumda olan Roma dönemi surlarının dışında, Helenistik hatta M.Ö. 5. yüzyıla tarihlenen sur kalıntılarına akropol tepesi ve çevresinde rastlamak mümkündür.
Hamam Kalıntıları: Tiyatro yakınındaki şehir merkezine giderken yolun solundaki hamam kalıntıları, Roma dönemi tuğla mimarisinin erken örneklerini oluşturmaktadır.
SİKKELER VE ANA TANRIÇA
Myra’nın kendi adıyla basılmış sikkelerinde, şehrin ana tanrıçası Artemis’in Anadolu’nun en eski tanrıçası Kybele formunda temsil edilmiş olması ayrı bir önem taşımaktadır.
SU TEMİNİ VE ULAŞIM
Şehrin su ihtiyacı Demre Çayı’nın aktığı vadi kenarındaki kayaya oyulmuş kanallarla karşılanmıştır. Kentin denizle bağlantısı Myros Nehri’nin batısındaki kanalla sağlanmış, Andriake (Çayağzı) Limanı üzerinden bölgenin deniz ticareti yürütülmüştür.
UNESCO DÜNYA MİRASI GEÇİCİ LİSTESİ
Myra’yı da içine alan “Likya Uygarlığı Antik Kentleri (Antalya ve Muğla)” 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kaydedilmiştir.
MYRA ANTİK KENTİ HAKKINDA KISA BİLGİLER
Myra Antik Kenti, Antalya’nın Demre ilçesinde yer alıyor. Likçe yazıtlarda “Myrrh” adıyla anılmaktadır. M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren varlığını sürdürmüştür. Likya Birliği’nin altı büyük kentinden biri ve üç oy hakkına sahip metropolüdür. Aziz Nikolaos (Noel Baba) M.S. 4. yüzyılda şehrin piskoposu olmuştur. Tiyatro, kaya mezarları, sur kalıntıları ve hamam kalıntıları başlıca yapıları arasındadır. Andriake (Çayağzı) Limanı kentin deniz bağlantısını sağlamıştır. 2009 yılında Likya Uygarlığı Antik Kentleri kapsamında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne kaydedilmiştir.





