Son 11 yılda Antalya’da 116 genç, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

Genç İşçiler İş Cinayetleri Raporu Genç İşçiler İş Cinayetleri Raporu

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin yayımladığı Genç İşçiler İş Cinayetleri Raporu’na göre, 2013-2024 yılları arasında Türkiye’de en az 2 bin 664 genç işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu süreçte Antalya’da ise 116 genç, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2013-2024 yılları arasında Türkiye’de yaşanan Genç İşçiler İş Cinayetleri Raporu’nu yayımladı. Rapora göre, son 11 yılda en az 2 bin 664 genç işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Genç İşçiler İş Cinayetleri Raporu

Antalya’da bu süreçte 116 genç iş cinayetlerinde hayatını kaybederken, Türkiye genelinde en fazla çocuk iş cinayetinin yaşandığı il 336 ölümle İstanbul oldu. İstanbul’u 116 genç ölümüyle Antalya ve 108 çocuk ölümüyle İzmir takip etti.

Genç İşçiler İş Cinayetleri Raporu

Rapora göre; 2013 yılında en az 193 genç işçi, 2014 yılında en az 226 genç işçi, 2015 yılında en az 222 genç işçi, 2016 yılında en az 233 genç işçi, 2017 yılında en az 232 genç işçi, 2018 yılında en az 225 genç işçi, 2019 yılında en az 206 genç işçi, 2020 yılında en az 202 genç işçi, 2021 yılında en az 174 genç işçi, 2022 yılında en az 252 genç işçi, 2023 yılında en az 260 genç işçi ve 2024 yılında en az 239 genç işçi olmak üzere; 2013-2024 yılları döneminde “en az” 2 bin 664 genç işçi hayatını kaybetti.

Genç İşçiler İş Cinayetleri Raporu

İş cinayetlerinin yaşandığı iş kollarına göre dağılımı şöyle:

İnşaat, yol işkolunda 695 genç; tarım, orman işkolunda 453 genç (318 işçi ve 135 çiftçi); konaklama, eğlence işkolunda 231 genç; taşımacılık işkolunda 178 genç; metal işkolunda 157 genç; madencilik işkolunda 150 genç; ticaret, büro, eğitim, sinema işkolunda 122 genç; belediye, genel işler işkolunda 93 genç; enerji işkolunda 87 genç; gıda, şeker işkolunda 72 genç; tekstil, deri işkolunda 59 genç; sağlık, sosyal hizmetler işkolunda 58 genç; savunma, güvenlik işkolunda 55 genç; petro-kimya, lastik işkolunda 51 genç; gemi, tersane, deniz, liman işkolunda 44 genç; ağaç, kağıt işkolunda 29 genç; çimento, toprak, cam işkolunda 29 genç; basın, gazetecilik işkolunda 15 genç; iletişim işkolunda 4 genç; banka, finans, sigorta işkolunda 1 genç; çalıştığı işkolunu belirlenemeyen 81 genç işçi hayatını kaybetti…

2013-2024 yılları arasında yılında hayatını kaybeden işçilerin yaşları ise şu şekilde:

18 yaşında 221 genç, 19 yaşında 299 genç, 20 yaşında 303 genç, 21 yaşında 247 genç, 22 yaşında 337 genç, 23 yaşında 373 genç, 24 yaşında 361 genç ve 25 yaşında 523 genç işçi hayatını kaybetti.

2013-2024 yılları arasında yılında yaşanan iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:

Trafik, servis kazası nedeniyle 637 genç; yüksekten düşme nedeniyle 436 genç; ezilme, göçük nedeniyle 403 genç; elektrik çarpması nedeniyle 242 genç; zehirlenme, boğulma nedeniyle 209 genç; şiddet nedeniyle 167 genç; patlama, yanma nedeniyle 123 genç; intihar nedeniyle 194 genç; kalp krizi, beyin kanaması nedeniyle 74 genç; nesne çarpması, düşmesi nedeniyle 60 genç; kesilme, kopma nedeniyle 32 genç; diğer nedenlerden dolayı 177 genç işçi hayatını kaybetti

Genç İşçiler İş Cinayetleri Raporu

GENÇ İŞÇİLERİN ÇOĞU SENDİKASIZ

Raporda, son 11 yılda en az 280 göçmen genç işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

2013-2024 yılları döneminde iş cinayetlerinde ölen Genç İşçilerin 85’ü (yüzde 3,19) sendikalı işçi, 2579’u ise (yüzde 96,81) sendikasız. Sendikalı işçilerin 63 genç maden, 10 genç metal, 3 genç kimya, 3 genç güvenlik, 1 genç gıda, 1 genç tekstil, 1 genç eğitim, 1 genç enerji, 1 genç sağlık ve 1 genç belediye işkolunda çalışıyordu…

Raporun tamamını okumak için tıklayın

NEDEN İŞ CİNAYETİ?

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, iş cinayetleri için şu bilgilendirmeyi yapıyor:

İSİG Meclisi; bütün iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilir olduğunun bilinciyle, yaşanan işçi ölümlerini ‘iş kazası’ olarak değil ‘iş cinayeti’ olarak tanımlar. Bu noktada işçilerin sağlığının her türlü ekonomik çıkardan, büyümeden önce geldiğini savunur. Çalışma ortamında emekçilerin ölümünün, sakat kalmasının, psikolojik ve fizyolojik sağlıklarını kaybetmelerinin gerçek nedenini, emeği sadece artı değer elde etme aracı olarak gören, emekçiyi bütünsel bir insan olarak kabul etmeyen kapitalist sistem olduğunu tespit eder.“