
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Antalya İl Koordinasyon Kurulu tarafından, Türkiye tarihinin en büyük iş cinayetlerinden biri olan Soma Faciası’nın 12. yıl dönümünde yapılan açıklamada, 13 Mayıs 2014’te yaşamını yitiren 301 madenci anıldı. Açıklamada, facianın bilimsel ve teknik gerekliliklerin yok sayılmasının sonucu olduğu belirtildi.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Antalya İl Koordinasyon Kurulu tarafından, Türkiye tarihinin en büyük iş cinayetlerinden biri olan Soma Faciası’nın 12. yıl dönümünde açıklama yapıldı. Açıklamada, ülke tarihinin en büyük madencilik felaketi olan Soma Faciası’nın üzerinden on iki yıl geçtiği, 13 Mayıs 2014’te yaşamını yitiren 301 madencinin saygı ve özlemle anıldığı belirtildi. Açıklamada üzerinden kaç yıl geçerse geçsin 301 madencinin acısının hissedilmeye devam edildiği ifade edildi.
Açıklamada, Soma’da yaşananların ne kaderle ne de tesadüfle açıklanabileceği, facianın bilimsel ve teknik gerekliliklerin yok sayılmasının, kamusal denetimin etkisizleştirilmesinin, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin maliyet unsuru olarak görülmesinin sonucu olduğu belirtildi. İnsan yaşamı yerine şirketlerin kârını esas alan politikaların 301 madencinin yaşamına mal olduğu vurgulandı.
Madenciliğin bilgi, deneyim, uzmanlık ve sürekli denetim gerektiren en ağır ve en riskli iş kollarından biri olduğu hatırlatılan açıklamada, yıllardır uygulanan özelleştirme, taşeronlaştırma ve piyasalaştırma politikalarının kamusal madencilik birikimini tasfiye ettiği, üretimi teknik altyapısı yetersiz, denetimsiz ve kuralsız çalışma koşullarına teslim ettiği ifade edildi.
“İŞ CİNAYETLERİNİN BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞU ÖNLENEBİLİRDİ”
Açıklamada, 24 yıllık Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı boyunca toplu işçi ölümlerinin tarihin en yüksek sayılarına ulaştığı, aradan geçen on iki yıla rağmen Türkiye’de iş cinayetlerinde azalma olmadığı; madenlerde, inşaatlarda, fabrikalarda ve işyerlerinde güvencesiz çalışma koşulları altında yaşamını yitiren emekçilerin sayısının artarak devam ettiği ve yaşanan iş cinayetlerinin büyük çoğunluğunun önlenebilir olduğu belirtildi.
Açıklamada, TMMOB’nin hazırladığı her raporda, düzenlenen her konferansta, gerçekleştirilen her eylemde bilimsel ve teknik ölçütler doğrultusunda gerekli adımların atılması, etkin ve bağımsız bir denetim mekanizmasının oluşturulması, çalışma yaşamının kamu yararı ve emekçilerin yaşam hakkını esas alan bir anlayışla yeniden düzenlenmesi halinde oluşan faciaların önüne geçilmesinin mümkün olduğunun altı çizildi.
“SİYASİ İKTİDAR VE SERMAYE ÇEVRELERİ İNSAN YAŞAMINI DEĞİL KÂRI ÖNCELER”
Siyasi iktidarın ve sermaye çevrelerinin insan yaşamını değil üretimi ve kârı önceleyen politikalarını sürdürmekte ısrar ettiği belirtilen açıklamada, günümüzde hala madencilerin düşük ücretlere, güvencesiz çalışma koşullarına ve hak gasplarına karşı mücadele etmek zorunda bırakıldığı, bunun en yakın örneklerinden birinin Ankara’da Kurtuluş Parkı’nda ücretleri ve gasp edilen hakları için direnen, açlık greviyle seslerini duyurmaya çalışan Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesinde görüldüğü ifade edildi.
Açıklamada, emekçileri işsizlik ile ölüm arasında tercih yapmaya zorlayan bu anlayış değişmediği sürece yeni Soma’ların yaşanmasının önüne geçilmesinin mümkün olmadığı belirtildi.
Soma Faciasının yalnızca AKP iktidarının emek ve emekçi düşmanı politikalarının değil, aynı zamanda emeğe karşı sermayeyi, emekçilerin yaşamına karşı kar ve rantı koruyarak siyasi iktidara biat eden hukuk sisteminin de bir sonucu olduğu vurgulanan açıklamada, dava süreci boyunca yaşananların ve mahkemenin verdiği kararların, faciada kaybedilen 301 madencinin acısı üzerine adaletsizlik ve haksızlık duygusunun daha da büyümesine neden olduğu dile getirildi.
“SOMA’NIN SORUMLULUĞU YARGI ELİYLE GÖRÜNMEZ KILINDI”
Açıklamada Kamu görevlilerinin yargılandığı davada istinaf mahkemesinin zamanaşımı kararı vererek dosyayı kapatmasının, Soma’da yaşanan büyük iş cinayetinde kamu sorumluluğunun yargı eliyle görünmez kılındığını bir kez daha ortaya koyduğu, gerçek sorumluları koruyan ve cezasızlığı esas alan anlayışın toplumun vicdanında derin yaralar açtığı belirtildi.
Açıklamanın sonunda, üzerinden kaç yıl geçerse geçsin Soma’yı unutturmak isteyenlere rağmen 301 madencinin, ailelerinin adalet mücadelesinin ve bu düzenin yarattığı acıların unutulmayacağı, TMMOB Antalya İl Kurulu’nun eşit, özgür, demokratik ve emekten yana bir ülke ile insanca çalışma ve yaşam koşullarının sağlanması, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin kamusal bir anlayışla ele alındığı, taşeronlaştırmanın, kuralsızlaştırmanın ve güvencesiz çalışmanın son bulduğu bir çalışma yaşamı için mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi.





