Antalya–Alanya Otoyol Projesi’ne yurttaşlardan tepki: “Yaşam alanlarımız yok edilemez”

antalya alanya otoyol projesi antalya alanya otoyol projesi

Antalya’nın Alanya ilçesindeki Çakallar Mahallesi ve çevre köyleri etkileyen Antalya–Alanya Otoyolu Projesi’ne, yurttaşlar tarafından tepki gösterildi. Proje güzergâhının evleri, tarım arazilerini ve mezarlıkları kapsamasına itiraz eden yurttaşlar, 2018 yılında alınan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararının güncelliğini yitirdiğini belirterek hukuki mücadele başlatacaklarını duyurdu.

Antalya’nın Alanya ilçesinde yurttaşlar Çakallar Mahallesi’nde, Antalya–Alanya Otoyolu Projesi’nin yaşam alanlarını, üretimi ve toplumsal hafızayı tehdit ettiğini ifade ederek yazılı açıklama yayımladı.

Projenin ulaşım yatırımı olmanın ötesinde bir “tasfiye” sürecine dönüştüğünün belirtildiği açıklamada, güzergahın evlerin içinden ve mezarlıklardan geçtiği vurgulandı.

Açıklamada, sekiz yıl önce 2018 yılında alınan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararının dayanak gösterilmesi eleştirilerek, projenin güncel durumu hakkında şeffaf bilgi verilmesi talep edildi. Açıklamada, mülkiyet haklarını ve köylerini korumak adına yürütmeyi durdurma istemiyle dava açmaya hazırlanıldığı bildirildi.

“OTOYOL DEĞİL, YAŞAM ALANLARIMIZ PARÇALANIYOR”

Masa başında çizilen güzergâhın kırsal yaşamın omurgasını bozduğu belirtilen açıklamada, otoyolun sadece bir ulaşım hattı değil, ailelerin üretim yaptığı toprakları ve mezarlıkları yok eden bir müdahale olduğu ifade edildi.

Yapılan açıklamada, “Bu çizgi bir ailenin evini ikiye bölebilir, bir köyü ortadan ayırabilir” denilerek, projenin toplumsal hafızaya geri dönüşsüz zarar vereceği kaydedildi.

2018 ÇED KARARINA İTİRAZ

Açıklamada, projenin dayanağı olarak gösterilen 2018 tarihli ÇED kararının geçerliliği sorgulandı. Ayrıca açıklamada, aradan geçen sürede güzergâhın değişip değişmediğini ve beş yıl içinde fiilen işe başlanıp başlanmadığını soruldu.


“2018’de alınan kararla 2026’da köylerimize girilemez” denilen açıklamada, Antalya Valiliği, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne çağrıda bulunularak sürecin hukuki dayanaklarının açıklanmasını istendi.

“HUKUKSUZLUĞA KARŞIYIZ”


Yatırıma veya kamu hizmetine ilkesel olarak karşı olunmadığı belirtilen açıklamada, halkı dışlayan ve “tepeden inme” olarak nitelendirilen projeye tepki gösterildi.

Açıklamada, kamu yararının önce insanı, çevreyi ve hukuku koruması gerektiği vurgulanarak, insanı yok sayan bir yaklaşımın kamu yararı sayılamayacağı ifade edildi. Ayrıca açıklamada, mülkiyet hakkının korunması için idari başvuruların ve yargı sürecinin işletileceği bildirildi.

TOPLUMSAL MÜCADELE

Açıklamada, köylerin ve yaşam alanlarının sessizce teslim edilmeyeceği ilan edildi. Gelecek kuşaklara korunmuş bir doğa ve yaşam alanı bırakma sorumluluğuyla hareket edildiği belirtilen açıklamada, Antalya Valiliği, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Alanya Kaymakamlığı, Alanya Belediyesi ve ilgili kamu kurumlarına açık çağrıda bulunuldu.

Açıklamada şu sorulara yer verildi:

“*Bu proje hangi güncel hukuki ve çevresel karara dayanmaktadır?

*2018 tarihli olduğu belirtilen ÇED kararı bugün neden hâlâ yeterli kabul edilmektedir?

*Beş yıllık süre içinde yatırıma gerçekten başlanmış mıdır?

*Proje güzergâhı aynı mıdır?

*Etkilenen köyler, mezarlıklar, tarım alanları ve yaşam alanları yeniden değerlendirilmiş midir?

*Bölge halkına neden açık, şeffaf ve dürüst bilgi verilmemektedir?”

Açıklamada, “Yol yapılacak diye köyler yok sayılamaz” denildi. Açıklamada son olarak, tüm kesimlerin toprağın, insan onurunun ve hukukun yanında durmaya çağırıldığı bildirildi.