Antalya Barosu: “Soruşturulması gereken barolar değil, hak ihlali iddialarıdır”

Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında 19 Mart 2025 tarihinde başlayan protestolar sürecinde ve sonrasında gerçekleştirilen baro faaliyetleri nedeniyle soruşturma başlatıldığının kamuoyuna yansıdığı belirtildi. Açıklamada, baroların kanundan doğan görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle soruşturma tehdidiyle karşılaşmalarının bir hukuksuzluk olduğu belirtildi.

Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında baro faaliyetleri nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin değerlendirmede bulunuldu. Açıklamada, baroların kanundan doğan görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle soruşturma tehdidiyle karşılaşmalarının bir hukuksuzluk olduğu belirtildi.

Açıklamada, soruşturmanın dayanağı olarak gösterilen hususların, İzmir Barosu’nun toplumsal olaylar sırasında ve sonrasında yaşanan hak ihlallerini takip etmesi, gözaltı ve tutuklama süreçlerini izlemesi, ceza infaz kurumlarında meydana geldiği iddia edilen kötü muamele ve işkence iddialarını araştırması, raporlaştırması ve kamuoyunu bilgilendirmesi ile temel hak ve özgürlükler konusunda açıklamalarda bulunmasının soruşturma konusu yapıldığı ifade edildi.

BARO SAVUNMANIN BAGIMSIZLIĞINI KORUMAKLA YÜKÜMLÜDÜR

Açıklamada, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve savunmanın bağımsızlığını korumakla yükümlü baroların kanundan doğan görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmalarının yalnızca İzmir Barosu’na değil, bir bütün olarak yurttaşların temel hak ve özgürlüklerine yöneltilmiş bir hukuksuzluk olduğu belirtildi. Bu durumun, baroların demokratik toplumdaki rolü, savunma mesleğinin bağımsızlığı ve temel hak ve özgürlüklerin korunması bakımından tüm hukuk camiasını ilgilendiren ciddi bir sorun niteliğinde olduğu vurgulandı.

KANUN YETKİ VE SORUMLULUK VERİYOR

Avukatlık Kanunu’nun 76’ncı maddesinin barolara hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, bu kavramlara işlerlik kazandırmak görevini yüklediği, aynı Kanun’un 95’inci maddesinin ise baro yönetim kurullarına hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını korumak amacıyla gerekli girişimlerde bulunma yetki ve sorumluluğunu verdiği hatırlatıldı.

Açıklamada, baronun temel hak ihlallerini izlemesi, gözaltı ve tutuklama süreçlerini takip etmesi, işkence ve kötü muamele iddialarını araştırması, raporlaması ve bu konularda kamuoyunu bilgilendirmesinin herhangi bir siyasi tercih ya da takdire bağlı faaliyet değil, doğrudan doğruya yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi olduğu ifade edildi. Bu nedenle soruşturmanın yöneldiği esas alanın, baroların insan hakları savunuculuğu rolü ve hukukun üstünlüğünü koruma görevi olduğu belirtildi.

BAROLARIN YASAL YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Açıklamada, Antalya Barosu’nun da bu anlamda tüm süreçte kanunun yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirdiği, hak ihlalleriyle ilgili kapsamlı iki ayrı rapor hazırladığı ve kamuoyuyla paylaştığı kaydedildi. İhlallerin belgelenmesinin baroların yasal yükümlülüğü olduğu gibi, sürece ilişkin yargılamalarda delil ve ihbar evi ile şeffaflık ilkesini de temin eden çok yönlü bir katkıyı temsil ettiği ifade edildi.

HAK İHLALLERİ SORUŞTURULMALI

Ortada ciddi hak ihlali iddiaları varken bu tersinden soruşturma pratiğinin hak ihlallerinin ortaya çıkarılmasını güçleştiren, kamu gücünün denetlenmesini zayıflatan ve toplumun adalete erişim imkânlarını daraltan bir sonuç doğurduğu belirtilen açıklamada asıl etkin ve ivedi şekilde soruşturulması gerekenin söz konusu hak ihlali iddiaları olduğu vurgulandı.

Antalya Barosu’nun İzmir Barosu’na açılan soruşturmaya yönelik olarak yaptığı açıklamanın sonunda, baskı ve tehditlerin ancak hukukun üstünlüğünü, savunmanın bağımsızlığını ve insan haklarını koruma görevini yerine getirme kararlılığını pekiştirdiği, bu sebeple soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bırakılan İzmir Barosu ile dayanışma içinde bulunulduğu, savunmanın susturulmasına yönelik her türlü girişimin karşısında yer alınacağı, hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve baroların yasal görevlerini kararlılıkla savunmaya devam edileceği belirtildi.