Antalya Barosu TODAK, Migros işçilerinin grevine destek verdi: “Bu mücadele hepimizin mücadelesidir”

antalya migros direnişi antalya migros direnişi
Fotoğraf: DGD-SEN

Antalya Barosu Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulu (TODAK) grevdeki Migros işçileriyle dayanışma açıklaması yaptı. Açıklamada, “İşçilerin insanca çalışma ve yaşama talebi, ‘olağan’ değil; vazgeçilmezdir” denildi.

Anadolu Grubu’na ait Migros’un farklı illerdeki depolarında çalışan işçilerin, ücret artışına ilişkin talepleri doğrultusunda başlattığı iş bırakma eylemi 12’nci gününe girdi. İşçiler, işveren tarafından önerilen yüzde 28’lik zam oranını kabul etmeyerek yüzde 50 zam talep ediyor.

Yüzde 28’lik zam oranını yetersiz bulan yaklaşık 5 bin Migros depo işçisinin başlattığı eylemler sürerken, Antalya Barosu Toplumsal Olay ve Davaları İzleme Kurulu (TODAK) konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Açıklamada, “Migros işçilerinin yürüttüğü mücadele, yalnızca bir işyeri uyuşmazlığı değil; Türkiye’de emeğin nasıl değersizleştirildiğinin, sendikal hakların nasıl baskılandığının ve güvencesizliğin nasıl sistematik hale getirildiğinin açık bir göstergesi niteliğindedir” denildi.

Yapılan mücadelenin düşük ücretlere, ağır çalışma koşullarına, keyfi işten çıkarmalara ve sendikal örgütlenmenin fiilen engellenmesine karşı yükseltilen bir mücadele olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Anayasal bir hak olan sendikalaşma hakkının savunusunu ifade etmektedir. İşçilerin insanca çalışma ve yaşama talebi, ‘olağan’ değil; vazgeçilmezdir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, Migros işçilerinin taleplerine kulak vermek yerine, hak arama yollarının kriminalize edildiğini, kolluk müdahaleleriyle ve gözaltılarla sindirilmeye çalışıldığını görmekteyiz.”

Açıklamada, işçilere yönelik baskıların yalnızca çalışanları değil, toplumsal barışı ve hukukun kendisini hedef aldığı ifade edildi.

TODAK açıklamasında, toplanma ve gösteri hakkı, ifade özgürlüğü ile sendikal faaliyetlerin demokratik toplumların temel unsurları olduğu vurgulandı. Bu hakların izinle kullanılan ayrıcalıklar olmadığı belirtilen açıklamada, işçilerin anayasal haklarını kullandıkları gerekçesiyle baskı altına alınmasının, emeğin değil sermayenin korunmasının tercih edildiğini ortaya koyduğu kaydedildi.

Açıklamada, Migros işçilerinin yanında olmanın yalnızca bir dayanışma çağrısı olmadığı vurgulanarak, “Hukuktan, adaletten ve eşitlikten yana bir tutumdur. Bugün Migros’ta yaşananlar emek sömürüsü ve güvencesiz çalışmanın trajik bir dışavurumudur. Bu nedenle bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Emeğin onurunu, işçinin sözünü ve hak arama özgürlüğünü her alanda savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna bildiririz” sözleri kullanıldı.